🤍🤍
19 stories
MAÇKA |Askeri Kurgu +18 by lurbaletto
lurbaletto
  • WpView
    Reads 948,714
  • WpVote
    Votes 2,324
  • WpPart
    Parts 1
Doğduğundan beri Türklerden nefret eden bir ailenin içerisinde kendi düşünceleri ve duyguları sömürülerek yaşamak zorunda bırakılan Aydilge, Bordo Berelilerin son ekibi olan Bölük Tim'inin arasına bir infaz görevi için sızıyor. Bu noktada aşkın hırçın pençesine düşüşüyle her şey baştan yazılıyor. Kartlar ve paralar yeniden dağıtılıyor. Def etmeye çalıştıkları 5 Diş örgütünün içindeki gizemleri ve geçmişe dayanan tarikatların kaderi Bölük Timi ve Aydilge'nin elinde. 🦋 "Kelebekler" Evreninin ilk kitabıdır.
KANKARA by zewofl
zewofl
  • WpView
    Reads 960,901
  • WpVote
    Votes 46,021
  • WpPart
    Parts 33
Geleceğin çanları çaldı, mürekkep yazmaya başladı. Siyah beyaza damladı, renkler ağladı. Geçmişin sessiz çığlıkları hançere bulaştı, Hançer yılan oldu, yılan içeri sızdı. Geçmiş ağladı. Yılan süzülerek girdi dört odacıklı yere, Kan ağladı. Bıraktı zehrini, Damar kanadı. Tüm kana bulaşan zehir yayıldı, Her yere bulaştı. Gelecek güldü. Zehir zihine sızdı, Kalp teslim oldu. Geçmiş enkaz oldu, gelecek kuruldu. Karanlık fısıldadı; 'kalbine ihanet et, kendini kurtar.' Alin fısıldadı; 'kalbini dinle bana ihanet et.' . Hukuk öğrencisi Ceyla'nın kısa süreliğine çalıştığı motel de cinayet işlenir. Bunun şokunu henüz atlatamamışken, dönem sonu ödevi ise bu cinayeti çözmektir. Davayı çözmek için bir süreliğine beraber çalışacağı Cinayet Büro ile katilin peşine düşerler. Fakat fark ettikleri korkunç şey ise, katilin seri katil olduğudur. Geçmişinin geleceğe yansıyan görüntüsü, onu çıkmaza sokmaya çalışırken, hem okumak hemde bir seri katil ile baş etmek onun için oldukça zordur. Başarılı bir Savcı olmak isteyen Ceylayı, geçmişinden itibaren bugününe ve yarınına kadar bir sürü şey sınar.
+13 more
PUSULA by arvs98
arvs98
  • WpView
    Reads 6,613,370
  • WpVote
    Votes 276,443
  • WpPart
    Parts 73
Aşkın imkansızlığı kalplere dokunup, kimseyi bu kadar acıtmayacaktı. İntikamın soğukluğu damarlarınıza sokulup, sizi hiç böyle üşütmeyecekti. Ve olağanüstü yetenekler zaaflara kurban olurken, okurlar yerinde duramayacaktı. Mantığıyla aşk arasında kaldığında, ne yapardı? Sorunun cevabı kitap da.
YABANCI by oz_yildirim
oz_yildirim
  • WpView
    Reads 133,549,449
  • WpVote
    Votes 2,702,330
  • WpPart
    Parts 71
O insanın tenini ürpertecek kadar güzel. Tenine işleyen karanlığa rağmen. O ölümcül derecede soğukkanlı. Çimen yeşili gözlerinin derinliklerinde, karanlık bir kuyuya attığı acı dolu bir geçmişi var. Onun bir kalbi yok. O bir kimsesiz. O bir yabancı. O bir katil. O... Ediz Çağıran. Ve pençesine aldığı kurbanına aşık olmak üzere.
İntihaşk +18 by rabiac
rabiac
  • WpView
    Reads 624,986
  • WpVote
    Votes 33,148
  • WpPart
    Parts 52
Her son yeni bir başlangıç... "Onu sevmek cehenneme gülümseyerek yürümek gibiydi.." Son kez baktı ayaklarının altında kalan İstanbul'a. Kendisinden bir hayat çalan, mezarı olup diri diri gömüldüğü şehre buruk bir tebessüm armağan etti. "O bir katil ben ise zavallı bir kurbandım sadece." Yeşil irislerini yumduğunda sıcak bir sıvı yanağından dudaklarına doğru yol aldı. "Kalbimi katletti ve bana sonsuz bir acı bahşetti." ... "Merih..." Diyebildi. Adamın eli kızın ensesi ve sırtı arasındaki bölgede dururken adını işitmek ilk defa hoşuna gitmişti. Zühre'nin savunmasız ve istek dolu çıkan sesi ortamın ambiyansını anında değiştirmişti. İki bedeninin çevresinde hüküm süren ateş çemberinin alevleri artmaya başlıyordu. "Bana ne yapıyorsun?" Zühre sonunda düzgün bir cümleyi zar zor kurarken Merih'in gözlerine bakabilmişti. "Ne yapmışım?" Lakin adamın gözleri hala genç kızın dudaklarında oyalanırken nefesi Zühre'nin yüzüne çarpıyordu. Bu anı her defasında yaşadıklarını biliyordu ve ilk defa sonucu uzaklaşmak olmayacaktı. Yayın Tarihi: 8 Eylül 2021
SERÇEYİ ÖLDÜRMEK by bosverdilan
bosverdilan
  • WpView
    Reads 9,611,052
  • WpVote
    Votes 549,259
  • WpPart
    Parts 83
Efsun Zorlu; atandığı Urfa'da mecburi hizmetini yapan tıp fakültesinden yeni mezun, çiçeği burnunda bir hekimdir. Daha mesleğinin ilk günlerinde, henüz on sekizine yeni girmiş bir hastanın intihar vakasıyla karşı karşıya kalır. Hastasının vücuduna bırakılan izler onu adım adım kendi geçmişine götürürken, geleceğini aniden tanımadığı insanların dudakları arasında bulur. Asla geçmemiş geçmiş, verilmiş sözler, kurtarılan hayatlar, doğrultulan namlular, yalanlar, fermanlar ve aşk. Devrim gibi bir kadın, Urfa'nın göbeğinde destan gibi bir sevdanın koynunda bulur kendini. Koca düzene baş kaldırıp o düzenin minnet ettiğine yenilmekse ne aklının ne de kalbinin kabulüdür. *** "Ağlarsam ölürüm." derken sesim düz, çoktan kabullendiğim bu gerçeği ilk defa dile getirişime rağmen sakindi. Çoktan. Saatlere dökülürdü ama bana şehirler aştıracak kadar çok gelen o vakit. Vücudumun ağrısı ruhumun sancısının çok altındaydı. Onun gözleri bende olsa da ben boşluğa odaklanmıştım. Üzerimde olan bakışlarının ağırlaştığını hissettim. Fetih bana çok ağır bakıyordu. Sırtıma yüklenen çuvallar biraz daha bel bükmeme sebep oldu. "Neden," dediğinde ne dediğimi çok iyi anlamış da yersiz bir sorgulayışa bürünmüş gibiydi. "serçe misin sen?" Kaşlarım hafifçe havalandı, başımın ağrısı belirginleşti. Uzun süreden sonra ona bakan ben oldum. Söylediği şeyin altındaki anlamı yakalamaya çalışıyordum ama buna çok uzaktım. Bunu anladı ve dudakları kıvrılacak sandım. Halbuki gülümsemeye çok uzaktık. "Serçeler," yüzünü hafifçe yüzüme yaklaştırdı. "Ağlayınca ölürlermiş. Bu yüzden mi bunca zamandır gözlerinin kuruluğu?" Bu konuşmadan sonra onun serçesi olacağımı, hatta olduğumu bilemezdim. Tıpkı bu topraklarda serçeyi öldürmenin kadını ağlatmak olduğunu bilmediğim gibi.
VALİNİN OĞLU (TAMAMLANDI) by servestizm
servestizm
  • WpView
    Reads 3,215,083
  • WpVote
    Votes 167,842
  • WpPart
    Parts 33
Valinin Oğlu| TAMAMLANDI Odunculuk işi yapan Veysel bir gün küçük kızının ısrarlarına dayanamayarak onu da yanında götürür ve askerlerin önünü kesip Vali'nin kaybolduğunu söylemesiyle tedirgin bir güne başlar.. Günün devamında odun için gittiği yerde Vali'yi bulur ve onu evine götürerek iyileştirir.. Hesapta olmayan bir şekilde Vali kendisinin bir oğlu olduğunu söyler ve oduncunun küçük kızı Nazlı'yı büyüyünce gelini olması için ister.. Oduncu ise bu teklifi kabul eder... Bu olaydan yıllar sonra Nazlı ve Ali Merdan kim olduklarından habersiz bir çeşme başında karşılaşırlar... Hikaye 1600-1700 yıllarında Osmanlı' da geçer. Gerçek kişiler, isimler ve olaylarla bir bağlantısı yoktur.. #Yetişkin içerik barındırır.
TESLİMİYET by renkperestt
renkperestt
  • WpView
    Reads 5,348,083
  • WpVote
    Votes 183,369
  • WpPart
    Parts 62
Sevmeyecektim. Her ne olursa olsun daha on altımı doldururken babamın beni sattığı bu adamı sevmeyecektim. Hiçbir zaman dediğini yapmayacaktım. Bana hakim olmasına izin vermeyecektim. Ona direnecektim. Asıl eğlence şimdi başlıyordu. Zorla güzellik olmazdı. Olmayacaktıda. Kesinlikle emin olduğum birşey vardı. Sevmek çok güzeldi, fakat doğru zamanda ve doğru kişiyle. *Sıkıldığımız kötü çocuk iyi kızı sever hikayelerinden değildir. Günümüz aşklarına inat gerçek aşkı anlatır.*
GİRAY by servestizm
servestizm
  • WpView
    Reads 1,885,605
  • WpVote
    Votes 123,807
  • WpPart
    Parts 54
"Saçların uzunmuş.." dedi ama tereddütü epey açıktı adamın. Ama bugün denilenden sonra yanlış anladı kız, adamın bundan rahatsız olduğunu düşündü nedense, daha yeni görüyordu Giray saçının hepsini. Tam olarak olmasa da düğünleri bile olmuşken saçını açmaktan çekinmemesi gerektiğini düşünmüştü, helaldi artık sonuçta... Aynadan onunla göz göze gelince sordu aynı tereddütle, "Keseyim mi yani?" Giray kaşlarını çattı kızın tavrıyla, ilk tanıştıklarında her lafıyla bir kasırga koparacak kadar kesin olan Dilrûba artık her daim kırılgandı.. Artık evli olduklarında, kocası sıfatı taşıdığından mıydı bu tavrı? Bazen düşünüyordu, ona yardım edeyim derken bastırmış, ya da ezmiş miydi hiç? Boyun eğmeye mahkum mu hissettirmişti? Düşündüğüyle kendine olan öfkesini atamadan sordu kıza, "Niye kesecekmişsin?" "Dökülür belki. Aynı odada olacağız ya.." yutkundu, boğazını tazeledi ama sözlerini tazeleyemedi, ne diyecekti ki? Bilemedi Dilrûba.. "Dağılır her yere." Giray rahatsız olurdu belki kendisinden parçaları her yerde görürse.. Onun konuyu açmamasını uzun bir süre aynı odada kalacaklarına yormuştu çünkü.. Gözlerini kızdan ayırmadan yaklaştı Giray. Bakışları onun uzun saçlarını okşasa da eli çekindi, mahrum kaldı bu tatlı zevkten, "Dökülsün.." dedi yumuşakça, Ben toplarım senin ardından.' dedi içinden, 'Bir de saklarım, kimseler göremez, benim mahremim olur..' 'Senin gibi...' Saçlarını tutarak hafifçe tebessüm etti Dilrûba, "Salık gezmem o zaman, fazla dökülmez.." dedi ama saç değildi tam olarak kastettiği. Hayatında bana dair pek bir iz bırakmam, rahatsız, olmazsın diyordu.. Şu akşamdan itibaren herkes biliyordu evli olduklarını... O yüzden sanki iki gün önce değil de şimdi kıyılmış gibiydi nikâhları.. Öyle hissediyordu. "İstediğin gibi gez, nasıl rahat eder, nasıl istersen.."