caylakmatmazel
- Reads 1,245
- Votes 191
- Parts 2
Bazı insanlar aşka koşarak gider.
Bazılarıysa ondan saklanırken yakalanır.
Cihangir, herkesin tanıdığı bir adamdı. Fenerbahçe'nin kaptanı, milyonların sevgilisi, sessizliğin ustası. Ama kalabalıkların alkışladığı hayatının ardında, küçük kızıyla paylaştığı sade bir dünya vardı. Düzeni belliydi; kimseyi içeri almadan yaşayıp gidiyordu.
Ta ki Rana, karşı daireye taşınana kadar.
İzmir'den apar topar gelen bu genç kadın, ardında cevap vermediği telefonlar, yarım bırakılmış bir hayat ve peşini bırakmayan korkular getirmişti. Kimseye güvenmemeye alışmıştı. Özellikle de gözlerinin içine baktığında insanın içini okuyan adamlara artık hayatında yer yoktu.
Aynı apartman. Aynı iş yeri. Aynı kaçınılmaz karşılaşmalar...
Birbirinden saklanmaya çalışan iki insan, farkında olmadan aynı yaralarının etrafında yakınlaşırken; geçmiş peşlerinden gelmeye devam edecekti ve aşk şüphesiz hiç hesapta yokken birden filizlenecekti.
Çünkü bazı hikâyelerde aşk, tam da insan kaçmaya çalışırken kapıyı çalardı ve etkisi hafife alınmayacak kadar büyük olurdu.