...
3 stories
Yıldız Haritası by visnelikapkekk
visnelikapkekk
  • WpView
    Reads 246,630
  • WpVote
    Votes 781
  • WpPart
    Parts 2
Hayat hikâyelerden oluşur. İyi hikâyeler, kötü hikâyeler, mutlu hikâyeler. Acı hikâyeler... Ya hikâyeleri yaşar ve kendinize saklarsınız ya da anlatmayı seçersiniz. Bazen konuşarak, bazen yazarak, eğer şanslıysanız çizerek anlatırsınız. Ya da belki anı yakalayarak, hikâyeyi bir fotoğrafa sığdırırsınız. Benim yaptığım gibi. Fotoğraf, ışık yardımıyla iz bırakmaktır. İz bırakmak. Işık yardımıyla. Karanlıklar arasına bir ışık doğrultmak ve orada güzel bir hikâye yaşatmak. Herkesin uzaktan yüzünü buruşturduğu çamurlu bir yolun üzerinde doğru açıyı bulup göründüğünden çok daha fazlası olduğunu ispat etmek. Bir yüzün, fotoğrafçının açısıyla kaç farklı şekilde görünebileceğini ortaya koymak. İz bırakmak. Geçtiğin her yeri güzelleştirerek, ya da bazen yalnızca gerçek görüntüyü ölümsüzleştirerek. Bazen yaşanan acıların unutulmaması için iz bırakmak. Bazen yalan söyleyerek, bazen her şeyi daha karamsar hale büründürerek ama nasıl olursa olsun çektiğin her fotoğrafla hayata bir iz bırakmak. Gördüklerinden, yaşadıklarından, hissettiklerinden kalan izler.
Enkaz Altındakiler by beyzaalkoc
beyzaalkoc
  • WpView
    Reads 9,294,199
  • WpVote
    Votes 574,205
  • WpPart
    Parts 54
Gözlerinizi açtığınızda yıkılmış bir evde uyanacaksınız. Tek çıkış yolunuz yerin altı olacak. Kendinizi bulduğunuz çıkış noktası her bir yanı kameralarla çevrili, her yeri izlenen bir plato. Tek amacınız ise alandaki ipuçlarını takip edip evinizi bulmak. Tüm yarışmacılar evlerini bulduğu an, kazanan belirlenmiş olacak. Öyleyse, sizi kaybetmemizi ister misiniz?
SOKAK NÖBETÇİLERİ by asliaarslan
asliaarslan
  • WpView
    Reads 58,397,716
  • WpVote
    Votes 2,253,112
  • WpPart
    Parts 63
16 Mayıs 2021 güncellemesi: Bölüm yorumlarında fazlasıyla spoiler olabilir, eğer hoşlanmıyor ve keyif alarak okumak istiyorsanız yorumlara bakmayın. Bütün Sokak Nöbetçileri'nin gözleri benim üzerimdeydi, benim gözlerim ise onun turkuaz rengi gözlerinden ayrılmıyordu. Hepimiz yine bir amaç uğruna toplanmıştık. "Sokak çocuklarını her gördüğünüzde saçlarını okşayın," dediğimde gözlerim onun kumral saçlarına kaydı, alnına bir tutam saç düşmüştü ve her zamanki gibi dağınık, özensizdi. "Onları sevin, gülümseyin. Bir gün o çocukların büyüyeceğini ve karşınıza çıkacağını unutmayın." Hafifçe tebessüm ettiğimde canım hiç olmadığı kadar fazla yanıyordu. "Büyüdüm, büyüdün, büyüdük." Ona doğru bir adım attım ve başımı kaldırıp "Keşke hiç büyümeseydik," diye fısıldadım. "Keşke büyümeseydin. Keşke o sokaklara ait kalsaydık." Öfkeli değil, bıkkındı. Ruhsuz değil, tepkisizdi. Yalnız değil, kimsesizdi. "İçimi sokaklara çevirmenin bir yolu var mı?" diye sorduğunda sesinde ilk defa başkaldırı yoktu, vazgeçiş vardı. "Kendimi değil ama seni o sokaklarda yaşatıp gizlemek istiyorum."