Okuyozişte
125 stories
KALBİMDEKİ HANÇER  by contextlove
contextlove
  • WpView
    Reads 549,035
  • WpVote
    Votes 42,512
  • WpPart
    Parts 29
Sibel mesleğinde tecrübe kazanmak istediği için bakıcılık yapmak ister. Babasının önerisiyle geldiği ailenin oğlu bekâr bir babadır. Kızına bakıcı bulunduğundan habersiz olduğu için görüşmeye gelen kadını, ailesinin seçtiği anne adaylarından biri sanar. Yanlış anlaşılmalarla tanışan ikili, içine kapanık bir kız çocuğu sayesinde günden güne birbirlerine alışırlar. "Hap kullanıyor musun?" "Anlamadım?" "Buraya evlilik görüşmesine gelmedin mi?" diye sordu Hazar gergince. "Siz yanlış anladınız." dedi aceleyle. "Buraya sizin için gelmedim." "Ne için geldin?" "Kızınız için." diye hızla cevap verdi Sibel. "Bakıcı olarak geldim."
Mavzer Çığlığı (Kitap Oldu) by mammamia132
mammamia132
  • WpView
    Reads 5,130,863
  • WpVote
    Votes 214,695
  • WpPart
    Parts 51
+18 cinsellik ve şiddet içerir! • Bir avcı ve av hikayesi değil.. Bir avcının, av olmak pahasına başka bir avcıyı avlamasının hikayesi. Bir adamın ellerine düşen bir kadın... O adamın ellerine düşmek için her şeyi yapan bir kadın... Takıntı mı aşk mı? Turuncudan nefret eden bir kadının gökkuşağının ikinci katmanına hapsolma hikâyesi... Turuncudan nefret eden bir kadını, gökkuşağının ikinci katmanına hapseden bir adamın hikayesi... Kadın o katmana girebilmek için ölümü bile göze almıştı. • Gerçek kişi ve kurumlarla alakâsı yoktur. Tamamiyle hâyâl ürünüdür! Yetişkin okurlara uygun, psikolojik öğeler barındıran, romantik bir kurgudur.
K.Ü.L  (+18) by nergissin
nergissin
  • WpView
    Reads 230,612
  • WpVote
    Votes 5,574
  • WpPart
    Parts 15
Peşinde biri var. Polise gidemiyorsun.Kaçamıyorsun.Saklanamıyorsun. Çünkü peşindeki adam seni öldürmek istemiyor. Öldürmek isteseydi çoktan yapardı. Bazen geceleri pencerenin önünde bir gölge görüyorsun.Bazen eve döndüğünde yerini değiştirmediğin bir eşya buluyorsun.Bazen de adını, kimsenin bilmemesi gereken bir yerden duyuyorsun. Ve her seferinde aynı şeyi düşünüyorsun. Bir insan, avını koruyarak da avlayabilir mi? Çünkü bu hikâyede korkman gereken şey seni takip eden katil değil. Korkman gereken şey... Onun seni bulduğunda neden rahatladığın.
AZE by kelebekleroldu1
kelebekleroldu1
  • WpView
    Reads 1,452,827
  • WpVote
    Votes 77,009
  • WpPart
    Parts 55
PANOMDA VE KİTABIMDA REKLAM YAPANLARI ENGELLİYORUM, YORUMLARINI SİLİYORUM. *** "Tahsin amca kim bu herif?" diye sordum. Kara gözleri avına odaklanmış bir aslan gibi keskince benim ürkek yeşillerime odaklıydı. "Behzat Kıvançlı'nın büyük oğlu Halil İbrahim Kıvançlı." dedi sesinde bariz bir gerginlik vardı. Benim tanımadığım bu adam etrafımdaki herkesi fazlasıyla germiş durumdaydı. "Onlar Karadenizli değiller mi? Ne işi varmış bu topraklarda?" diye sordum. Gözlerimi zar zor kopardım kara gözlerinden. Göz göze geldik Tahsin amcayla, "Onun olanı almaya gelmiş babandan, öyle diyorlar..." Anlamaz bir şekilde kaşlarımı çattım, "Onun olan ne varmış burada acaba? Bizim topraklarımızda hükmü geçmez onun!" dedim çirkefçe. "Benim hükmümün geçmeyeceği bir toprak yoktur küçük hanım." Arkamdan duyduğum sesle irkildim, bu kalın ve sert ses Halil İbrahim denen adama ait olamazdı değil mi? Tahsin amcanın gözlerinden dehşet geçti, arkamdaki adamın önünde hemen ellerini birleştirip başını eğdi ne oldu bilmiyorum ama sessizce yanımızdan sadece birkaç adım ayrılıp bizi baş başa bıraktı ama hala köşede tetikteydi. Cesaretimi toplayarak döndüm ona. Yakın mesafeden gördüm kara gözlerini şimdi daha bir karanlık bakıyordu. "Topraklarınızda gözüm yok. Ben benim olanı almaya geldim." dedi karanlık çıkan ses tonuyla. Yutkundum, sesimin titrememesine özen göstererek, "Senin olan neymiş?" diye sordum. O an gözlerinin parladığına yemin edebilirdim. "Aze, Aze diye bir kadın. Bey kızı Aze derlermiş buralarda ona." Gözlerim istemsiz irileşti, buzlu suyun içine düşmüş gibi titredim. Aze kızdım ben. Yüreği yiğit, gözleri güleç Aze kızdım... Bey kızı Aze derlerdi bana. *** BU KİTAPTA GEÇEN OLAYLAR VE KİŞİLER TAMAMEN HAYAL ÜRÜNÜDÜR. GERÇEK KİŞİ VE KURUMLARLA ALAKASI YOKTUR.
KUZGUN KRAL +18! | Darkrom by ariavellora
ariavellora
  • WpView
    Reads 603,745
  • WpVote
    Votes 21,650
  • WpPart
    Parts 44
❝Kuzgun, birileri gelecek!❞ ❝Korkma yavrum,❞ dedi m*melerime öpücükler bırakarak. ❝Gelen olursa ö.l.dürürüm.❞ - Saraya, kız kardeşinin intikamını aldığı gece kendini son sürat gelen bir tırın önüne atarak yaşamına son vermek istemişti. Bilmediği şey ise o tırın içinde ülkenin en büyük çetesinin lideri olan Kuzgun Kral'ın olduğuydu. Büyük bir banka soygunundan bir tır dolusu parayla kaçan Kuzgun Kral, şehrin tüm polisleri peşlerine takılmışken tırının önüne atlayan bu kız için yakalanma pahasına tırı durdurur. Geçmişten tanıdığı bu kız kollarında bayıldığında onu evine götürür. Saraya uyandığında kendini efsanevi Gece Kuzgunları çetesinin yuvasında, Kuzgun Kralın yatağında bulur. Hayatına son vermek isterken önünde bambaşka bir kapı açılmıştır: Bu sistemi onu kuranlarla birlikte yok etmek. - Detaylı cinsel sahneler ve işkence sahneleri bulunmaktadır! 18 yaşından küçüklere asla önerilmez! Distopya ve Dark Romance türündedir.
HİS 🔥 by DuruMavii
DuruMavii
  • WpView
    Reads 8,467,770
  • WpVote
    Votes 43,640
  • WpPart
    Parts 5
Siz hiç bir ruha aşık oldunuz mu? Gülüşünden bihaberken ya da öfkelendiginde nasıl baktığı bilemeden sonsuz bir melankoninin içine düştünüz mü? Hare düştü.. Ruh onu parmak boğumlarına hapsetti, ve oraya sakladı.. 'Aklın almadığı, mantığın devredışı kaldığı Ruhlar Şehri'ne hoşgeldin Hare' Başlangıç tarihi- 27-09- 2017
YAPBOZMA  by vaseofroze
vaseofroze
  • WpView
    Reads 540,282
  • WpVote
    Votes 13,041
  • WpPart
    Parts 42
O bir psikopattan fazlasıydı. O; ait olduğum yaşamdı.
İHANETİN SOĞUK YÜZÜ (+18) by ben_deniz
ben_deniz
  • WpView
    Reads 669,045
  • WpVote
    Votes 39,752
  • WpPart
    Parts 67
"Öylece öldürecek misin?" dedi en sadık adamı Musa. Sesi, bu gergin sessizliğin içinde bir kırılma noktası gibi yankılandı. Savaş'ın en sadık adamıydı o; fırtınanın ortasında bile geri adım atmayan tek kişi. Savaş."Öldürmeyip ne yapacağım Musa?" diye kükredi. Sesi deponun boş duvarlarında çarparak çoğaldı. "O bana ihanet etti! Sırtımdan vurdu beni!" İki adım geride duran Musa, soğukkanlılığını korumaya çalışarak bir adım daha geriledi. "Ben sadece pişman olma diye söyledim abi," dedi fısıltıdan hallice bir sesle. Savaş hışımla arkasını döndü. Bir ağız dolusu küfür savururken elindeki silahı havaya savurdu. "Neden pişman olacağım lan? Bana ihanet eden bir kadın için mi?!" diye bağırdı. Sesi kontrolünü tamamen kaybettiğinin kanıtıydı. Öfkesi, içindeki o derin hayal kırıklığını örtmeye yetmiyordu. Musa, elindeki Efnan'ın çantasını karıştırırken bulduğu küçük, siyah-beyaz kağıt parçasına son kez baktı. Parmakları titriyordu ama geri dönüşü olmayan o yolu kapatmak zorundaydı. Savaş tekrar Efnan'a dönüp silahı doğrulttuğu sırada Musa, o kağıdı Savaş'ın görebileceği şekilde havaya kaldırdı. "Abi..." dedi Musa, sesi bu kez titriyordu. "O hamile." Sadakat bir yalandı. İhanet ise tek gerçek.
TAHAYYÜL (Tamamlandı) by delusionslayer
delusionslayer
  • WpView
    Reads 3,048,643
  • WpVote
    Votes 122,084
  • WpPart
    Parts 62
''O kadar imkânsızdın ki benim için...'' İçine çektiği derin nefes sessizliğin kol gezdiği çocuk parkına ses olurken ellerini, oturduğum bankta sırtımı yasladığım tahta parçalarının iki yanından omuzlarıma temas edecek yakınlıkta yerleştirip devam etti sözlerine. ''...ama ben o gözlerde gördüm Defne. Yıllardır hayalini bile kurmaktan korktuğum o anlardaki gibi bana baktığını gördüm ve ben o bakışları ömrümün sonuna kadar görmek için canımı bile veririm.'' Öyle baskındı ki her kelimesi, dudakları arasından çıkan her cümle bir yemindi sanki. Bedenini bedenimin üzerine eğdiğini hissettiğimde hareketsizce oturmaya devam ettim. Nefesi saçlarımın arasındaydı ve ben arsızca o nefes oradan hiç ayrılmasın istiyordum. Tam başımın üzerine temas eden dudaklarla beraber kalbim, sanki özgürce uçmaya âşık bir kuşmuş da küçücük bir kutuya zorla kapatılmış gibi kanat çırparken kanatlarına zarar verdiğinin bile farkında değildi. Canım yanıyordu hatta daha da yanacaktı biliyorum ama yine de istiyordum işte... Her şeye rağmen canımın yanmasını. ''Korkuyorum.'' Titrek ve cansız çıkan sesimi belki de duymamıştır bile diye düşünürken aldığım cevapla benim seslerimi en iyi onun duyduğunu bir kere daha anlamıştım. ''Seni bekledim, beni gör istedim ama yapamadım. Şimdi sen beni görmüşken bu yolda karşıma ne çıkarsa çıksın gözüm görmez, kulağım işitmez. Ben, bana aile olsun istediğim kadın için ailemi bile karşıma alabilecek bir adamım. Korkutacaksa bu korkutsun seni.'' ... Kurgunun ilerleyen bölümlerinde argo, küfür ve yetişkin içerik barındıran sahneler bulunabilir! ... ⭐️Tamamlandı: 8 Şubat 2024
SERÇEYİ ÖLDÜRMEK by bosverdilan
bosverdilan
  • WpView
    Reads 10,857,773
  • WpVote
    Votes 587,240
  • WpPart
    Parts 83
Efsun Zorlu; atandığı Urfa'da mecburi hizmetini yapan tıp fakültesinden yeni mezun, çiçeği burnunda bir hekimdir. Daha mesleğinin ilk günlerinde, henüz on sekizine yeni girmiş bir hastanın intihar vakasıyla karşı karşıya kalır. Hastasının vücuduna bırakılan izler onu adım adım kendi geçmişine götürürken, geleceğini aniden tanımadığı insanların dudakları arasında bulur. Asla geçmemiş geçmiş, verilmiş sözler, kurtarılan hayatlar, doğrultulan namlular, yalanlar, fermanlar ve aşk. Devrim gibi bir kadın, Urfa'nın göbeğinde destan gibi bir sevdanın koynunda bulur kendini. Koca düzene baş kaldırıp o düzenin minnet ettiğine yenilmekse ne aklının ne de kalbinin kabulüdür. *** "Ağlarsam ölürüm." derken sesim düz, çoktan kabullendiğim bu gerçeği ilk defa dile getirişime rağmen sakindi. Çoktan. Saatlere dökülürdü ama bana şehirler aştıracak kadar çok gelen o vakit. Vücudumun ağrısı ruhumun sancısının çok altındaydı. Onun gözleri bende olsa da ben boşluğa odaklanmıştım. Üzerimde olan bakışlarının ağırlaştığını hissettim. Fetih bana çok ağır bakıyordu. Sırtıma yüklenen çuvallar biraz daha bel bükmeme sebep oldu. "Neden," dediğinde ne dediğimi çok iyi anlamış da yersiz bir sorgulayışa bürünmüş gibiydi. "serçe misin sen?" Kaşlarım hafifçe havalandı, başımın ağrısı belirginleşti. Uzun süreden sonra ona bakan ben oldum. Söylediği şeyin altındaki anlamı yakalamaya çalışıyordum ama buna çok uzaktım. Bunu anladı ve dudakları kıvrılacak sandım. Halbuki gülümsemeye çok uzaktık. "Serçeler," yüzünü hafifçe yüzüme yaklaştırdı. "Ağlayınca ölürlermiş. Bu yüzden mi bunca zamandır gözlerinin kuruluğu?" Bu konuşmadan sonra onun serçesi olacağımı, hatta olduğumu bilemezdim. Tıpkı bu topraklarda serçeyi öldürmenin kadını ağlatmak olduğunu bilmediğim gibi.