♥️
10 stories
DİLVAN (Kitap oldu)  by helin_q
helin_q
  • WpView
    Reads 4,526,191
  • WpVote
    Votes 9,823
  • WpPart
    Parts 4
Tek davası okumak olan Avin Mirşad. Bin derdin dermanı olan Maran Mirşad. "Mardin şahidim Maran yüreğimin güneşisin. Dışımı aydınlatırken yüreğimi yakansın." Hayatın acımasız döngüsü içerisinde birbirlerine denk gelen iki insan. "Mezopotamya şahidim Avin. Hem gecem hem gündüzümsün. Sen benim gökyüzümsün." Herkesin bir yarası var. Güneş kadar yakıcı, gece kadar karanlık.
NALE by msaslann
msaslann
  • WpView
    Reads 655,722
  • WpVote
    Votes 40,762
  • WpPart
    Parts 36
Benimle yalnız kaldığı ilk anda hesap soracağını sanırken o bambaşka bir şey yaptı. Uzandı, tek seferde kendine çekti beni. Göğsüne sığmamı sağlarken yüreğini yüreğime geçirmek istercesine sıkıca sarıldı. Kanlı ellerim havada kalırken hasreti olduğum kokusuna sarılmamı istercesine sarıldı. Sarılmamalıydı. Yüreğim yuvasından koparılmış bir kuşun feryadıyla atarken geri çekildim. Bu da yetmedi. Gözlerine bakamadığım dakikalarda "Bırak!" dedim onu bitirmek isteyerek. Dikkatli bakışları üzerimde dolanırken geri çekildi. Birkaç dakika öylece durdu. Uzun uzun seyretti, varlığımdan emin olmaya çalıştı. Bir göz kırpışını bile vakit kaybı saydığı dakikalarda "Yüzüme bak!" dedi kısık sesiyle. Bakışları bedenimin her zerresinde dolanırken devam etti. "Gözlerime bak Mihre..." Titrek bir mum ışığının aydınlattığı sesi yeniden ulaştı bana. "Bak ki hayal olmadığına emin olayım ..." © Tüm Hakları Saklıdır kopyalanamaz, alıntı yapılamaz, başka yerlerde kullanılamaz. ❕ Wattpad üzerinde Nale ismiyle yayınlanan ilk hikayedir.
MÂHPARE by msaslann
msaslann
  • WpView
    Reads 3,203,334
  • WpVote
    Votes 140,747
  • WpPart
    Parts 37
"Çok mu seviyorsun?" diye sordu Arslan dayanamayarak. Ahsen ise usulca salladı kafasını. "Tamam, gel o zaman." Elini bırakıp Ahsenin korkuyla yere bıraktığı bisiklete yöneldi. Bisikleti kaldırdığında aklından geçenden emin olamadı. Bu bisiklet ikisini de kaldırır mıydı bilemiyordu. Fakat denemeden bilemezdi. "Arslan abi?" diye sordu küçük kız şaşkınlıkla. Arslan yakışıklı yüzüyle Ahsene baktıktan sonra önündeki kısma vurdu iki kere. "Bisiklet bisiklet demiyor muydun? Atla hadi!" Arslan Ahsenin kıpırdamadan durduğu yerde kendisine bakarken ki yüz ifadesine gülmeden edemedi. Ardından hemen konuştu. "Hadi mâhpare..." tehdit edercesine devam etti. "Beklemem bak!" Yeşil gözleri hemen açıldıktan sonra vakit kaybetmeden daha doğrusu Arslan abisi fikrini değiştirmeden hareketlendi küçük kız. Arslanın da yardımı ile oturdu önüne. "Mahpare mi?" dedi tam olarak telaffuz bile edemezken. "Hoşuna gitmedi mi?" diye sordu Arslan henüz hareket etmeden. Buna karşılık kafasını salladı hızla Ahsen. "Ne demek ki?" "Ay parçası..." dedi gözleri küçük kızın yeşillerine birkaç saniye takılırken. Ardından hemen toparladı kendisini. "Şimdi?" dedi sorunun cevabını yeniden almak ister gibi. "Şimdi hoşuna gitti mi?" Kocaman gülümsedi Ahsen. Saçlarından yayılan kokunun farkında olmadan bir kez daha salladı kafasını. "Hı hı.." ardından o da yeşillerini kahveleriyle buluşturdu. "Çok güzel." © Tüm Hakları Saklıdır kopyalanamaz, alıntı yapılamaz, başka yerlerde kullanılamaz. Mâhpare adıyla yazılmış wattpad üzerindeki ilk hikayedir.
+11 more
Ederlezi by profeysinil
profeysinil
  • WpView
    Reads 1,846,800
  • WpVote
    Votes 85,371
  • WpPart
    Parts 47
"Sabaha kadar konuşmanın sabaha kadar sevişmekten daha tehlikeli olabileceğini kim tahmin ederdi ki? Her gece çiftliktekiler uyuduktan sonra Elif gizlice odama gelip yatağın diğer ucuna geçiyordu. Işıkları yakmayı hiç teklif etmemiştim, o da durumdan şikayetçi değildi. Binbir gece masallarındaki gibi karanlıkta başlayıp aydınlıkta son bulan gece buluşmalarıydı bunlar, ve nedense gizli kalmasını istemiştik. Oysa ortada gizlemeyi gerektirecek bir şey yoktu, onca gece yanımdaydı fakat elim onun eline bile değmemişti. Biz sadece konuşuyorduk... Sadece konuşuyorduk ve sanırım tüm sorun buydu. Belki konuşmak yerine sevişseydik bu kadar kök salmazdık birbirimize. Ben bile anlatacak bu kadar çok şey biriktirdiğimden habersizdim. Konu konuyu, kapı kapıyı açıyor ve konuştukça söylenecek daha fazla söz açığa çıkıyordu aramızda. Bazen attığımız kahkahalar duyulmasın diye ellerimizi ağzımıza kapatmak zorunda kalıyorduk. Bazense Elif mutfağa inip gizlice yiyecek bir şeyler getiriyordu ikimize. Biri duyar diye ekmeği bile sessizce böldüğüm, çocukluğumdan bile daha çocuk olduğum, hayatımda ilk kez bir kadının yüzünde kaybolduğum gecelerdi. Bir erkeğin neden binbir gece boyunca masal dinlemek isteyebileceğini ilk kez o gecelerde anladım. Ve tarihteki onca adamı eline kalem almaya iten, tüm bunları bana yazdıran şeyi ilk kez o gecelerde buldum. Bazen bir kahkahanın ortasında, bazen birbirine çarpan iki bakışta, bazense saçını kulağının arkasına sıkıştırmasını izlerken ansızın beliriveren o sızıyı... İçimdeki edebiyatı uyandıran bir ağrıydı bu. İnkâr edip kaçsam da, durup kapılsam da gözlerine bakarken hissettiğim gerçek hiç değişmiyordu. Elif bir Balkan ağıdı gibi göğsümde büyüyordu."
GÖKÇEN by Loresimaa__
Loresimaa__
  • WpView
    Reads 61,539,344
  • WpVote
    Votes 3,110,854
  • WpPart
    Parts 60
"Masalda da gerçekte de kalbi olmayan bütün kızların adı Gökçen'dir..." . . . Kapak: @birkadehsevgi- 🦋🖤
BAHARIN RENGARENK GÜLLERİ  by MoonnRoosee
MoonnRoosee
  • WpView
    Reads 1,180,183
  • WpVote
    Votes 53,079
  • WpPart
    Parts 49
Mimarlık son sınıf öğrencisi olan Feride Erva Önay, okulunun bitmesine günler kala hayatının son derece yolunda olduğunu düşünmektedir. Artık sorumluluğunu zevkle kabul edeceği bir döneme geçmesine az kalmıştır ve çok sevdiği mesleğini yapmak için iş arayışında olmasına çok yakındır. Geçmişte yaşadıklarını geride bıraktığını ve eski sessiz Feride olmadığını onu tanıyan herkes söyleyebilirdi fakat Feride'nin yıllarca unutamadığı aşkını kimse bilmemektedir. Karşı dairede oturan ailenin kızı ve sekiz yıldır en iyi arkadaşı olan Melis, Rusya'da mimarlık okuyan ve yıllardır orada çalışan ağabeyinin döneceğini söylerken Feride'nin içindeki karmaşadan habersizdir. Peki Feride Erva, anılarıyla birlikte geçmişte bıraktığını düşündüğü adamı sekiz yıl sonra yeniden görmeye hazır mıydı? Kış uykusuna dalan duygularının baharda dönecek olan adam için uyanma vakti gelmiş miydi? Ve en önemlisi Feride Erva bunu artık en yakın arkadaşından nasıl gizleyecekti? ^^^^ Melis Kaya hayatının aşkını hep sıra dışı bir tanışma hikayesiyle bulacağına inanmaktadır. Yıllar süren arayışları ve hayal kırıklıkları ardı ardına devam ederken kendisini birdenbire polis baskınının ortasında bulur. Renkli karakteriyle en yakın arkadaşı Feride Erva'dan tamamen farklı olan Melis'in hikayesi de Baharın Rengarenk Gülleri'nin içinde okuyucularını farklı bir serüvene sürüklüyor. ^^^^ Y. T. 24.03.2020 - F. T. 02.04.2021
SERÇEYİ ÖLDÜRMEK by bosverdilan
bosverdilan
  • WpView
    Reads 9,529,276
  • WpVote
    Votes 546,528
  • WpPart
    Parts 83
Efsun Zorlu; atandığı Urfa'da mecburi hizmetini yapan tıp fakültesinden yeni mezun, çiçeği burnunda bir hekimdir. Daha mesleğinin ilk günlerinde, henüz on sekizine yeni girmiş bir hastanın intihar vakasıyla karşı karşıya kalır. Hastasının vücuduna bırakılan izler onu adım adım kendi geçmişine götürürken, geleceğini aniden tanımadığı insanların dudakları arasında bulur. Asla geçmemiş geçmiş, verilmiş sözler, kurtarılan hayatlar, doğrultulan namlular, yalanlar, fermanlar ve aşk. Devrim gibi bir kadın, Urfa'nın göbeğinde destan gibi bir sevdanın koynunda bulur kendini. Koca düzene baş kaldırıp o düzenin minnet ettiğine yenilmekse ne aklının ne de kalbinin kabulüdür. *** "Ağlarsam ölürüm." derken sesim düz, çoktan kabullendiğim bu gerçeği ilk defa dile getirişime rağmen sakindi. Çoktan. Saatlere dökülürdü ama bana şehirler aştıracak kadar çok gelen o vakit. Vücudumun ağrısı ruhumun sancısının çok altındaydı. Onun gözleri bende olsa da ben boşluğa odaklanmıştım. Üzerimde olan bakışlarının ağırlaştığını hissettim. Fetih bana çok ağır bakıyordu. Sırtıma yüklenen çuvallar biraz daha bel bükmeme sebep oldu. "Neden," dediğinde ne dediğimi çok iyi anlamış da yersiz bir sorgulayışa bürünmüş gibiydi. "serçe misin sen?" Kaşlarım hafifçe havalandı, başımın ağrısı belirginleşti. Uzun süreden sonra ona bakan ben oldum. Söylediği şeyin altındaki anlamı yakalamaya çalışıyordum ama buna çok uzaktım. Bunu anladı ve dudakları kıvrılacak sandım. Halbuki gülümsemeye çok uzaktık. "Serçeler," yüzünü hafifçe yüzüme yaklaştırdı. "Ağlayınca ölürlermiş. Bu yüzden mi bunca zamandır gözlerinin kuruluğu?" Bu konuşmadan sonra onun serçesi olacağımı, hatta olduğumu bilemezdim. Tıpkı bu topraklarda serçeyi öldürmenin kadını ağlatmak olduğunu bilmediğim gibi.
VİSAL by kendince_yazar
kendince_yazar
  • WpView
    Reads 1,964,047
  • WpVote
    Votes 101,680
  • WpPart
    Parts 38
Yetişkin içerikli sahneler bulunmaktadır. "Senin seviyorum deyişlerin," dediğimde Mirza'nın kalbimin içine soktuğu bıçak daha çok batmaya başladı. "Senin kurban oluşların..." Bıçak bir kez daha çevrildi. Gözlerimden akan yaşlar yanaklarımda durdu. "Senin uğruma ölüşlerin..." Ona baktım. Gözlerinin içine baktım. "Senin sevdan yalan olabilir." Bıçak durdu. Kalbim durdu. "Ama benim sevdam gerçekti." * 16.01.2021
Karahisarlı by cokguluyombenya
cokguluyombenya
  • WpView
    Reads 4,846,115
  • WpVote
    Votes 231,830
  • WpPart
    Parts 33
Başkomiser Kürşad Karahisarlı. O mahallenin ağabeyi, herkesin saygı duyduğu delikanlısıydı. Karahisarlı soyadıyla nam saldığı mahallesinde hayatına birden giren Özlem ile kalbinden vurulmuşa dönmesi çokta geç olmayacaktı. (Tamamlandı) ©Tüm Hakları Saklıdır.
Bir Gönül Davası (TAMAMLANDI) by umrantan
umrantan
  • WpView
    Reads 1,551,623
  • WpVote
    Votes 105,846
  • WpPart
    Parts 29
Yetişkin okurlar içindir! "Beni ilk gördüğünde ne düşündün?" Başını yana eğerken işaret parmağıyla dudağının altındaki çizgiyi kaşıdı. "Buraya ne kadar aykırı durduğunu." Kadir ağır hareketlerle ayağa kalkınca tam önümde durdu. Masada oturmama rağmen benden çok büyük duruyordu. Yüzüne bakmak için başımı geriye atmak zorunda kalmıştım. Bana doğru eğildiğinde aramızdaki tansiyon o kadar hızla yükseldi ki... Mesafeyi iyice azaltırken boğuk çıkan kalın sesiyle konuşmaya devam etti. "Aykırı ve güzel..." dedi yavaşça."Çok güzel." Kuruyan dudaklarım aralandığında bana doğru bir adım daha attı ve aralana bacaklarımın arasında durdu. "Zararlı olan her şey gibi..." Dilimi alt dudağımda gezdirdim. "Sana zarar vermek istemem." Biraz daha yaklaştığında dolgun dudakları dudağıma dokunuyordu. Kalbim göğüs kafesime şiddetli darbeler indirirken kısık sesiyle cevap verdi. "Ama ben isterim." • Gitmek mi zor kalmak mı? Kalana zorsa gidene ölümdü.