Faww
4 stories
RUH HASTASI (Tamamlandı) by GeceninKadiniii
GeceninKadiniii
  • WpView
    Reads 738,366
  • WpVote
    Votes 15,381
  • WpPart
    Parts 29
!!!Dikkat!!! Şiddet ve Cinsellik içerir. Rahatsız edici durumlar olabilir. Rahatsız olacaklar okumasın.... Adam kızı kolundan tuttuğu gibi yatağa savurdu. Adam kıza o kadar sinirli bakıyordu ki kız o bakışlar altın da eziliyordu. Adamdan korktuğu her halinden belliydi. Kızın korku dolu bakışları adama zevk veriyordu. Kız şu an adama ne kadar haz verdiğini bilse korkusunu saklamak için elinden gelen her şeyi yapardı. Adam kıza doğru yaklaştı ve kulağına usulca fısıldadı. "Korkmak için geç kaldın küçük sen o deftere imza attığın an kendini benim önüme attın. Ama aklımdan geçenleri bir bilsen o gün defteri ne pahasına olursa olsun imzalamazdın. Ama her şey için artık çok geç sen bu kapıdan girdiğin an benim oldun. Bu gece tam olarak benim olacaksın.Bu geceyi asla unutma bu gece senin amcan yüzüne ödeyeceğin bedellerin sadece başlangıcı." Adamın her kelimesinde kızın ürkek kalbi tekrar tekrar çırpınmaya başladı. Bu adamın kendine neler yaşayabileceğini tahmin ediyordu. Ama onunla evlenmekten başka şansı yoktu. Sence neden tüm renkler birden siyаhа böründü, desene bir mаsаlın sonu dаhа göründü.... Şiddet ve Cinsellik içerir..
BRONZ SERİSİ by zanegzo
zanegzo
  • WpView
    Reads 13,632,457
  • WpVote
    Votes 896,031
  • WpPart
    Parts 102
Kitap oldu. Dört kitabı basıldı. ❝El bebek, gül bebek değil; el bebek, öl bebek.❞ Karanlık örgütün kurduğu düzen için doğmuş bir kız çocuğuyken ona verilen en büyük ceza sevgisizlikti. Kaderini kabullendi ve kartını oynadı. O kim miydi? Hisar Alatav. Hayır, sil. His Alatav. Karanlık düzenin kıyameti olmak üzere. O ise Bronz. Karanlık örgüte başkaldırıp kartları yeniden dağıtan adam. Ona Bronz derler. Onların tohumları el bebek gül bebek değildi; el bebek öl bebekti.
SERMEST by olmekvarsaucunda
olmekvarsaucunda
  • WpView
    Reads 117,706
  • WpVote
    Votes 6,878
  • WpPart
    Parts 45
Buz mavilerinin getirdiği tüm enkazları; yüreğimin en uç noktasında, okyanusun haşim dalgalarına yuvarlandığı o saniyelerde evladım bilmiştim. Yüreğimde uyuyakalan acı tanelerimi okşayışının ardında derin bir sükunet vardı. Kokusunun beni götürdüğü o cennetin saf sularındaki gölgede biriktirdiği ateşi yaşlı gözlerle izliyordum. İntikamının ateşini. Ellerinde büyüttüğü kininin bana sunduğu en kıymetli hediyeyi. Ömrümün en vefakar dönemine kendini fırlatan buz mavileri, beni uçsuz bir varsayımın peşinden sürüklüyordu. Parmak uçlarının tenimin üzerinde gösterdiği o işkenceyi avuçlarımdaki şefkatle süpürmek istediğim anlar çoktu. Onu göğsüme saklamak istediğim, kumral saç tanelerini hafızama kazımak istercesine koklamayı hayal ettiğim anlar dünyadan büyük bir mevlaya sahipti. Öl dese seve seve öleceğim adamın ağzından sevmekle ilgili bir kelime çıksa başaramayacağım bu durumda, kokusunun elimden tutup beni götürdüğü cennetler kabul edilemezdi. Kan gölünün içinde, feryatlarında boğulan balıkların ahları aralarındaki ipi her soyuşunda açığa çıkan yeni duygular günahların arasına karıştı. Gözlerinin üzerine konan siyah kelebeği izledim, kelebek o bana bakarken yuvasından uçtu, uzak diyarlara yol aldı. Gözlerindeki siyah kelebeğin yerini ilgisiz bir bebek aldı. Sevdi o bebeği bana bakarken, sevdim o bebeği gözlerinde kaybolurken. Kadın ölüme kaçıyordu. Ölüm, adamın ona verebileceği en güzel hediyeydi. Adam aşık olmaktan kaçıyordu. İşin içine yokuşu olmayan bir karanlık girdi. Adam yakalandı. "Fakat dünya kırık, ben buruktum. Ben ölümdüm; o, bir kelebeğin yaşama hevesi." ••• 25.12.2016. Güzelliklerini yazmaya cesaret ettiğim tarih. 13.02.2017. Şarabın içinde kaybolup, sarhoşluğun kırında dolaşarak bu hikayeyi yayımladığım tarih. 22:25. #Kimsesiz 1 (27.04.2021) #Psikoloji 2 (04.07
Kelebeğin ölüm dansı by lguleraslan
lguleraslan
  • WpView
    Reads 16,394
  • WpVote
    Votes 949
  • WpPart
    Parts 19
"İntikam." dedim. Kahverengi gözlerini, gözlerime kenetlendi. "Ölüm." dedi, fısıldayarak. Omuz silktim. Başımı yana doğru sallayarak, gülümsedim. "Kin." dedim. Başımı gökyüzüne kaldırdım. Son durağıma geldim. Burası benim son durağımdı. Burası benim hikayemin bittiği yerdi. "Öleceksin." dedi, endişeyle. Genişçe gülümsedim, tekrardan başıma yana doğru salladım. "Öfke." dedim, bu sefer de. Bunlar benim parçalarım. Bunlar hayata tutunma sebebi olan parçalarım. "Öleceğiz." dedi. Bu sefer gülümsemedim. Işıklar kapandı, her yer karanlığa büründü. "Perde kapandı, oyun bitti." dedim. Bir kurşun, bir ölüm. İlk öfke başlar. Kendini zorlar, hakim olmadığında kin'i meydana getirir. Kin başta ki öfke den daha farklıdır. Sonu getirebilecek kadar. Bir anda Kin, intikama dönüşür. Ama intikam yaşatmaz, intikam öldürür. Bu hikaye'de kendinizi bulmak ister misiniz? Ya da empati kurarak onların hikayelerini dinlemek ister misiniz? Eğer öyleyse rahat bir nefes alın, hızlı bir tren edasıyla olup bitecek her şey. Tren durduğunda, olacaklardan ben sorumlu değilim. İzleyiciler, o hikayelere şahit olacak olanlar.