bennmariama
Bazı ailelerde düşmanlık miras kalır.
Bazı evlilikler ise seçim değildir.
Maraş'ın iki güçlü ailesi yıllardır süren bir kan davasının gölgesinde yaşamaktadır.
Barmanbekler ve Karaşahlar.
Bir zamanlar işlenen tek bir cinayet, iki ailenin arasına yalnızca nefret değil, yıllarca sürecek bir hesaplaşma bırakmıştır.
Arden Belgi Barmanbek ise bu savaşın hiçbir zaman parçası olmak istememiştir.
Ta ki bir gün, babasının ona söylediği tek bir cümle bütün hayatını değiştirmeye yetene kadar.
Çünkü bu kez kan davasının bedeli bir can değil, bir kızdır.
Arden, düşmanının evine gelin gideceğini öğrendiğinde karşısında yalnızca yıllardır nefret edilen bir ailenin
oğlunu bulmaz.
Adnan Baransel Karaşah.
Arden'in ilk karşılaşmalarında birbirlerine bıraktıkları tek şey öfke ve tehditlerdir.
"Bir daha bana dokunmaya bile cesaret gösterme Karaşah, yoksa seni buraya gömerim."
Adnan'ın cevabı ise kısa ve soğuktur:
"Barmanbek kızı, kendine dikkat et."
Ama ikisinin de bilmediği bir şey vardır.
Bu evlilik yalnızca iki düşman ailenin arasındaki savaşı bitirmek için yapılmayacaktır.
Çünkü bazı anlaşmalar imzalanmadan önce çoktan bozulmuştur.
Ve Arden'in asıl savaşı, Karaşah konağına girdiği gün başlayacaktır.
Ailesinin yıllardır sakladığı gerçekler...
Geçmişte bırakıldığı sanılan bir cinayet...
İki ailenin arasındaki bitmeyen hesap...
Ve istemeden içine çekildiği bir evlilik.
Arden'in önünde artık tek bir soru vardır:
Kendi kaderini mi yaşayacak, yoksa ailesinin yıllar önce yazdığı hikâyenin sonunu mu getirecek?
Bazı sınırlar vardır.
Aşılmaması gerekir.
Ama bazen insan, sınırın nerede çizildiğini bile bilmeden o çizginin tam ortasında bulur kendini.
MARAŞ USULÜ;
Kan davası.
Zorunlu evlilik.
Aile sırları.
Ve susmayan bir geçmiş.