KerimYldz408 adlı kullanıcının Okuma Listesi
7 stories
ZAMAN ALEVİ  by ElifKaplan3
ElifKaplan3
  • WpView
    Reads 2,188,276
  • WpVote
    Votes 128,831
  • WpPart
    Parts 61
Yetişkin okurlar için uygundur! Nüzhet Yalıyar, başarılı bir iş kadınıdır. Hayattan tek bir isteği kalmıştır ama o istek onun için imkansız gibi görünmeye başlamıştır. Yanıbaşında duran, tanıdığını sandığı ama aslında tanımadığı, abisinin yakın arkadaşının o isteğe çözüm olabileceği aklının ucundan geçmez. Çünkü ikili arasında bir gerilim hakimdir ama o gerilimin onları daha da yakınlaştırdığını hiç beklemedikleri bir anda keşfedeceklerdir. Anlaşmalı evlilik içerir. Lütfen sana böyle sahip olayım Nüzhet. Buna ihtiyacım var." Ses tonu öyle tahrik ediciydi ki düşünmeden evet dedim. Ailesinin evindeyken yaptığımız konuşma aklıma geldi. 'Ah Nüzhet bu kalçaların gözümün önünde gidip gelmesini görmek isterim. Daha sert Saruhan daha fazla Saruhan demeni duymak isterim. Var gücümle bu isteğini yerine getirip içini doldururum, bu harika kalçalarını... Böyle tokatlarım ve senin nefesini kesip beni daha da fazla istemi sağlarım. İşte kendini böyle bana bastırırsın kalçanı bana doğru itersin ve Nüzhet seni mahveden o gizli yerlerine ulaşıp zevkin doruklarına taşırım. Sadece kendini bana teslim et...' Kendimi sana teslim ediyorum," diye mırıldandım sanki tekrardan konuşmuşuz gibi.
BEYAZ IŞIK KIRINTISI | KIRMIZI  by mehriial
mehriial
  • WpView
    Reads 28,627
  • WpVote
    Votes 2,482
  • WpPart
    Parts 20
❝Beyazlıktan ibaretsin. Aşık olup kırılıyorsun, renklerin saçılıyor etrafa. Kalbinse kararıyor.❞ Zeynep Çalhan, tüm hayatını müziğe adayan bir üniversite öğrencisidir. Yalnız başına üniversite hayatını sürdürürken bir konsere gitmesiyle hayatı değişir. Hem aşkı hem de arkadaşlığı o konser sayesinde bulur. * Beyaz Işık Kırıntısı serisi yedi kitaptan oluşuyor, her bir kitabın alt başlığı gökkuşağı renkleri. Beyaz ışık kırılınca ortaya yedi rengin çıkmasını simgeliyor. Kırmızı, serinin ilk kitabıdır. Her kitap birbirinden bağımsızdır; yedi ayrı kurgu, yedi ayrı evren, yedi ayrı çift. Keyifli okumalar dilerim! 06.07.2023'
KAYIP NOTALAR by Invictus1408
Invictus1408
  • WpView
    Reads 334,192
  • WpVote
    Votes 50,066
  • WpPart
    Parts 94
Çetin bir hayatın içinde, dinmeyen arzuların hapsinde yaşayan mutsuz bir adam kendi çirkin ve tehlikeli dünyasından çok uzakta, yalnızca müzikle yaşayan masum, piyanist bir genç kadınla tanıştı... Duyulan ses Do Major'dü. "Soluksun bana," dedi kadına... Aldığı soluktu kadın. "Yüreğim yalnızca senin," dedi kadına... El değmemiş tek şeydi yüreği. Bu kez mutsuz aşkın ağıdı, Do Minor duyuldu. Adı kalbinde, müziği zihninde yankılandı. Ve bir gün; Kadın kayboldu... Ve müzik sustu. Hüzünlü bir ağıt gibi Fa Minor yankılandı. Babanın sanatı oğluna mirastır, derler. Oğluna bıraktığı tek miras acımasız ve çirkin bir dünya ile birlikte sessizlikti. Yıllar sonra o sessizliği yırtan yine bir genç kadın oldu ve o da müzikle geldi. Kimilerinin kader, kimilerinin ise tesadüf dediği olaylar bir biri ardına yaşanarak yıllarca gizli kalmış olan tüm gerçekleri ortaya çıkaracak, bu gerçekler kulaklarda farklı seslerde yankılanacaktı. Kimi Fa Minor, kimi Re Major, kimi ise Mibemol Major duyacaktı. Aşkın Çağrısı ise kaybolan notalarda saklıydı. Bu çağrıya kulak veren kim olacaktı? Hikaye müzikleri; https://open.spotify.com/playlist/7tDIcvCgzYNrFZPmJVyJFU?si=1GpPgvYuQgWzI7qoyXRvAQ
GECEYİ KURTARMAK by handanekur
handanekur
  • WpView
    Reads 1,461,185
  • WpVote
    Votes 65,596
  • WpPart
    Parts 47
İlerleyen bölümlerde YETİŞKİN İÇERİKLİ SAHNELER olacaktır. *** Kurtuluş. Kurtuluş'tu bu. Bu gözleri, benimkilerin aynısı olan bu gözleri nerede görsem tanırdım. Ama öyle değişmişti ki, yüzündeki o haylaz pırıltılardan eser yoktu. Sanki dünyanın dönmesi onun umurunda değilmiş gibi bize bakmadan kalın parmaklarının arasına kıstırdığı sigarasını içiyordu. Gözleri yere bakıyordu lakin asıl gördüğü bambaşkaydı. Kavruk teninde değerli bir çift taş gibi parlıyordu ela gözleri. Erkeksi yüzünde tanıdık tek bir mimik yoktu. Beni delirten, benimle sürekli uğraşan ve suskun dilimden kelimeler çalmaya çalışan o çocuğun yerini alan bu adama hayretle baktım. O sırada ela gözleri benimkilerle buluştu, bedenimi hatta damarlarımı hedef alarak kıvrandıran bir sızı oluştu. Kanımın akışı tersi yönüne düşerken o hayran olduğum gözleri hedefinden ayrılmayan bir avcı misali saçlarıma dokunduğunda zorlukla yutkundum. Koyu renk kaşlarını çattığında sarıya çalan ela gözleri kıstı. Kirpiklerle çevrili gözlerindeki sert ifade tüm yüzüne itinayla yayılmıştı. Küçükken de güler yüzlü, sevecen bir çocuk değildi ama o zamanlarda bile böyle hiçliğe bakar bakmıyordu. Hala o çocuğa benzeyen tek bir şey vardı yüzünde; benimkilerin ikizi olan sarıya çalan ela gözleri. Limonlu şekerlere benzeyen gözleri hala aynıydı, derinlerdeki ifade değişmiş olsa da. Kurtuluş'tu bu adam. *** Rana & Kurtuluş *** 14.05.21 *** Kapak tasarımı tamamen bana aittir.*
KELEBEKLER BİR GÜN YAŞAR by Helinmavi1
Helinmavi1
  • WpView
    Reads 1,882,733
  • WpVote
    Votes 89,913
  • WpPart
    Parts 39
Dilhun kitabında geçen Karan ve Mavi'nin hikayesidir. Bu kitabı anlamak için diğerini okumanıza gerek yoktur. Kırdığın kalbin vebaliyle yaşar, Seni bir daha kalbine almayacağı gerçeğiyle ölürsün. Unutma; Gitmek, ihanet etmektir. Gitmek, seni aslında sevmedim demektir. Gitmek, sana adanmış bir kalbin içine acımasızca tükürmektir. Ve gitmek, En çok sen demektir. Yayınlama tarihi: 14.02.2024
Akşam Güneşim by azraketen
azraketen
  • WpView
    Reads 1,360,300
  • WpVote
    Votes 66,854
  • WpPart
    Parts 94
'Ben en çok akşam güneşini severim Mem. Sarının en masum, turuncunun en tutkulu, kırmızının en şefkatli hali demek çünkü. Ben akşam güneşinin alacasına meftunum. Sen bu aciz yüreğimin akşam güneşisin Mem.' ☀️☀️☀️ Hızlandım. Bir insan kaçtığı bir yere ne kadar hızlı gidebilirse o kadar hızlı gidiyordum. Koştum. Ardımdaki sesler yaklaştı. Geçmişime yaklaştım. Gidebileceğim ilk yere ulaştım. Demir kapılı konağın önünde durduğumda elimdeki bıçağın kabzasını vurdum. Nefes nefeseydim. Soğuk yakıyordu. Boğazımı yakıyordu. Tenimi yakıyordu. O soğuk yakıyordu ama ben donuyordum. Titriyordum baştan aşağı. Elimdeki kanlı bıçakla vurdum kapıya tekrar tekrar. Ayak sesleri bana yaklaşıyordu. "Mem!" diye bağırdım yıllar sonra. Adı dilimden dökülünce içim dalgalandı. Sesim titredi. "Mem, aç kapıyı!" Gözlerim buğulandı. Adım sesleri kulağımda yankılanıyordu şimdi. Kalbim, göğüs kafesimden taşıyordu. Kirpiklerim bile titredi. O zelzelede birkaç damla döküldü soğuğun kuruttuğu yanaklarıma. "Aç kapıyı, Mem! Aç ne olursun, aç!" Adım sesleri durdu arkamda. Bulmuşlardı beni. Yakalanmıştım işte. Memet kapıyı açmamıştı. Kapıyı ilk ben kapatmıştım bize. Ama bu gece her şeye rağmen bana açamaz mısın Mem? Göz kapaklarım kapandı. Kucağımdaki valizin içinde oğlum ağlıyordu. Elimdeki bıçağın bulandığı kan şimdi kuruyacaktı. Son kez kaldırıp vurdum kapıya. İçimle titredi sesim. Ağladım. "Mem... Duymuyor musun? Sesimi duymuyor musun? Aç kapıyı! Aç kapıyı Mem." ☀️☀️☀️ 'Senden sonra en çok akşam güneşinden nefret ettim Zühre. Sarının en güçsüz, turuncunun en yalancı, kırmızının en zalim hali demekti artık. Ben bir akşam güneşinin alacasında zincire vurdum sevdamı. Sen yüreğime kazınm