mystudysblog
- Reads 12,798
- Votes 397
- Parts 54
"Bir yanda hayalleri Paris sokaklarında yankılanan bir genç kız, diğer yanda vatan bildiği toprakların töresine kurban edilen bir dev."
Hazan Soydan için hayat, kaleminden dökülen tasarımlar ve özgürce yaşayacağı bir gelecekten ibaretti. Ancak abisinin işlediği günahın bedeli, onun narin omuzlarına yüklendi. Mezarı olacak bir düğünle, düşmanı olan adamın kollarına itildi.
Boran Şahsuvar... Diyarbakır'ın surları kadar sert, bakışları kadar karanlık bir adam. Şehir onun adıyla titrerken, o kendi kalbine gömdüğü merhametin intikamını Hazan'dan almaya yeminliydi. Onu sevmek bir ihanet, ona boyun eğmek ise ölümdü.
"Sen benim için sadece bir bedelsin," demişti Boran, sesindeki buzu Hazan'ın tenine değdirerek. "Ruhun benim, bedenin benim, nefesin benim hükmümde."
Hazan ise sadece fısıldadı:
"Beni bu konağa hapsedebilirsin Boran Şahsuvar, ama hayallerimi asla zincire vuramazsın."
İki aşiretin kan davası, bir gecede sessiz bir yeminle mühürlendi. Şimdi Diyarbakır sokaklarında ne aşk ne de töre konuşulacak; sadece bu amansız savaşın küllerinden doğan tutku yankılanacak.
"Kanla yazılan bu hikâyede, mürekkep aşka dönüşecek mi?"
Her gün yeni bölümlerle sizlerle!