_Nurayy_
- Прочтений 7,930
- Голосов 69
- Частей 2
Dünya dört renge bölündü.
Bu bir tercih değildi.
Bu bir sınıflandırmaydı.
Siyah, kötülere verildi.
Kan dökenlere, yıkanlara, acımayanlara.
Sarı, masumlara.
Sisteme uyanlara, ses çıkarmayanlara.
Mavi, zekilere.
Düşünenlere, yönetenlere, plan yapanlara.
Ve bir de Kırmızı vardı.
Kırmızı hiçbir şeyi temsil etmiyordu.
Onu kazanmak için doğmak yetmezdi.
Görünür bir yara gerekiyordu.
Gerçek bir güç.
Geri dönüşü olmayan bir iz.
Dünyada bu renge sahip tek bir kişi vardı.
Ona Kırmızı Yılan diyorlardı.
Yüzü bilinmiyordu.
Adı yoktu.
Varlığı inkâr ediliyordu.
Ama yaptığı her şey ortadaydı.
Çünkü gittiği yerde hep aynı şey kalıyordu:kırmızı yılan sembolü.
Sonra dünya resmen bölündü.Telefonlara renkler düştü.Herkes ait olduğu rengi ekranda gördü.
Siyah.
Sarı.
Mavi.
Ama biri vardı...
Ona hiçbir renk gelmedi.
Ekranında tek bir kelime yazıyordu:
BORDO
Bordo.
Bordo...
Sistem hatası.
Bordo diye bir renk yoktu.
Sıralama yeniden yapıldı:
1, 2, 3 - Siyah, Sarı, Mavi
1, 2 - Kırmızı
1 - Bordo
Bu rengin sahibi bir kadındı.
Kırmızının sahibi bir erkekti.
İki nadir renk.
İki istisna.
İki tehdit.
Peki kral kimdi?
Bordo mu?
Kırmızı mı?
Bu bir savaş mıydı?
Yoksa bir aşk mı?
Kırmızı Yılan mı?
Bordo mu?
Cevap kolay değildi.
Zaten kolay olsaydı, dünya bu hale gelmezdi.
Cevap sonda öğrenilecekti.
Kral kimdi?
MOZALANA
Çok yakında.