filizayyld adlı kullanıcının Okuma Listesi
175 cerita
Nadide Umutlar oleh amissaspe_0
amissaspe_0
  • WpView
    Membaca 27,938
  • WpVote
    Vote 603
  • WpPart
    Bab 10
"Senin evin benim yanım!"dedi sakinlikten uzak bir ses tonuyla.Artık onun bu saçma imalarından çok sıkılmıştım gitmek istiyordum. "Bırak beni yanında kalmak istemiyorum bu konaktan da senden de nefret ediyorum!"dedim hiddetle "Artık çok geç küçüğüm,bir kez baktın gözlerime şefkatle.Bir daha bırakamam seni."dedi boğuk bir sesle. Bu takıntılı halerinden korkuyordum.Konak çıkışına doğru gidiyordum ki çıkıştaki korumalar geçmeme izin vermedi arkamı dönüp ona baktığımda ise sırıtışından bile bir şeylerin iyi gitmediğini anladım.
AŞK-I YÜREK  oleh hewjinn
hewjinn
  • WpView
    Membaca 148,697
  • WpVote
    Vote 6,852
  • WpPart
    Bab 16
Felaketlerle başlayan bir gece kaç Bedel ödettirdi? 🕯️
TUTKU /// Vanilya Kokusu oleh mislinaQ
mislinaQ
  • WpView
    Membaca 1,034,098
  • WpVote
    Vote 30,073
  • WpPart
    Bab 55
🔥🔥🔥+ 18 yetişkin içeriklidir Pantalonunun düğmelerini açarak üzerime doğru gözlerinden ateş çıkarak geliyordu. Harun sakin ol desemde fayda etmiyecekti gözlerinde ki ateş ikimizide yakacaktı. " ben sana kendimi anlatamadım, seni'de anlamadım istediğin sikse bende ağlası var" diyerek gömleğini yere attı. " Harun saçmalama hemen dur" Geri geri giderken beni kolumdan yakaladı ve üzerimde ki beyaz elbiseyi bir çırpıda çıkartıp beni yatağa attı. Çığlıkla Harun dur desemde iç çamaşırlarımızla yatağın üzerindeydik dizinle bacağımı araladı eli kilotuma giderken" Harun dur ben Bakireyim "diye bağırdım....... Hikayeye başlama zamanı. 5.7.2022
Aşk-ı Gaye oleh hyll_dunyam1
hyll_dunyam1
  • WpView
    Membaca 688
  • WpVote
    Vote 35
  • WpPart
    Bab 5
Aile sevgisi görmemiş bır kızın ve fuhuş mafyasının imkansız olan aşk hikayesi... " Ne yani benide mi onlar gibi yurtdışına yollayacaksınız"dedim, ağlamaktan pürüzlenmis sesimle. "Kapa çeneni,sana dediklerimi yap"dedi Yağız. Gözlerim tekrardan dolarken, zorlansamda konuşmayı başarabilmiştim."beni asla o adama veremezsin"dedim sonda kısılan sesimle,kafami olumsuz şekilde sallarken, bir süre gözlerime bakarak zorlukla yutkunduğunu gördüm. "Caner götürün"dedi ve kafasını hızlıca çevirdi,gözleri dolmuştu....
EMANET oleh aysegulkalayzengin
aysegulkalayzengin
  • WpView
    Membaca 2,606,990
  • WpVote
    Vote 97,775
  • WpPart
    Bab 51
Bebeği lösemi olan Arslan ile kardeşinin beyninde tümör olan Ayşegül, çaresizlik dolu bir dönemde kaderin ağlarını örmesiyle karşılaşır. Onların çaresizlikten başlayan zoraki evlilikleri, acaba güçlü bir aşka yuva olabilecek miydi? "Sakin misin?" diye sorduğunda, iyice yaklaştı. "Sakinim." Onun sözlerinden cesaret alarak, dudaklarıyla dudaklarına dokundu ama ansızın yüzüne yediği tokatla, şaşkına döndü. Ayşegül'ün tedirgin bakan ela gözleri, kırpışan kirpiklerinin altında fazlasıyla masum duruyordu. "Özür dilerim." "Önemli değil... Şimdi ben seni tekrar öpeceğim ve sen bana tokat atmayacaksın." "Sen öpeceksin, ben tokat atmayacağım." "Aynen öyle..." "Tamam." "Öpüyorum." "Öp..." "Tokat yok?" "Tokat yok." Arslan, dudaklarını hafifçe onun dudaklarına değdirdiğinde, Ayşegül istemsizce geri çekildi. Onun gerilemesiyle, Arslan ona doğru yaklaştı. "Kaçarsan olmaz." "Kaçmamam lazım, evet!" "Ayşegül, sakin kal..." "Sakinim. Gayet sakinim!" Karısının titreyen ellerini tuttu ve dudaklarına götürüp öptü. Onu yatıştıracak başka bir çare bulamamıştı. Onun derin bir şekilde nefes almasıyla, rahatlamaya çalıştığını gördü ve tekrar denedi. Dudaklarını onun dudaklarına yakınlaştırdı ve ansızın Ayşegül'ün onu öpmesiyle şaşkınlığa uğradı. Geri çekilen Ayşegül, telaşla söylendi. "Çok pardon! Sen öpecektin, ben tokat atmayacaktım! Ben yanlışlıkla öptüm!" Arslan, kıza şaşkınca baktı. Bu kız gerçek miydi? "Biz öpüşmeye bu kadar zaman harcadıysak, gerisi..." diyen Arslan, geri çekilip önüne döndü. Ne yapsaydılar acaba? Sakin yaklaşınca, becerememişlerdi. Bir anda mı olsaydı? Bir de onu denemek isteyerek tekrar karısına döndü ve ansızın dudaklarına yapıştı. Uzun öpücüğü, nefes almak adına sonlandığında, tekrar yanağına yediği tokatla şaşkınlığa uğradı. "Ayşegül, tokat yok demi
MECRUH (KİTAP OLDU) oleh nhll__
nhll__
  • WpView
    Membaca 3,075,726
  • WpVote
    Vote 114,733
  • WpPart
    Bab 52
🖤♾️ "Bir daha gelme!" Dedi fısıltıdan ibaret buruk sesiyle. "Sakın ola bir daha bana dokunma da!" Kendisi ne kadar öfkesini ortaya seriyorsa, Mirhan'da mimik oynamıyor öylece gözlerine bakıyordu. "Geleceğim..." dedi kısık fakat vurgulu bir kararlılıkla Mirhan. Bakışları dudaklarına inip tekrar gözlerine çıktı. "Dokunacağım da." diyerek sürdürdü kararlılığını. Hatta kendinden fazlasıyla emin bir şekilde,"Bir kere aldım, yine alacağım." dedi büyük yemin verir gibi."Yine biz olacağız..." Burnundan verdiği soluğu alaylı bir şekilde havaya karıştı, her kelimesi bir meydan okuma gibiydi."Hangi yüzle söylüyorsun bunları?" Eli de ağır ağır kalbinin üzerine gitti. "Sen şurama, onca acımın tam üzerine bir de evlat acısı yerleştirdin ya...Ben o gün, senli olan bütün anıları tek celsede çöpe attım... Gök kubbe yere inip ikiye yarılsa, biz diye bir şey olmayacak artık." Dila ♾ Mirhan 29/04/2021
Zerde oleh sayisalcihanimefendi
sayisalcihanimefendi
  • WpView
    Membaca 1,514,607
  • WpVote
    Vote 47,946
  • WpPart
    Bab 4
"Neden getirdin beni buraya?" Gitmek istedim. Arkamı dönüp ilerleyeceğim sırada eliyle bileğimi tuttu. "Yürü." Emir veren sesine rağmen o an bile dediğini yapabilirdim ama kendime engel olup yapmadım. Peşinden sürükledi beni. Elimle bileğimdeki elini itmek istedim ama başaramadım. Parmakları mengene gibi sarmıştı bileğimi. O kadar hızlı adımlar atıyordu ki koşmak zorunda kalıyordum. Rüzgardan elbisemin etekleri savruluyor diğer elimle eteğimi tutmaya çalışıyordum. Hızlıca avlunun merdivenlerini çıktı. "Biraz yavaş olur musun?" Aldırmadı, daha da hızlı yürüdü. Avluya ulaştığımızda durdu. Aniden durması ile göğsüm sırtına çarptı. Nefes nefese kalmıştım. Savrulan saçlarımı düzelttim. Aşiret toplanmış bütün ağalar bize bakıyordu. Kolumu elinden kurtardım, omzu düşmüş hırkamı düzelttim. "Beni öldürmeleri için mi getirdin buraya?" Sanki etrafta hiçkimse yokmuş gibi sordum ona. Bana bakmadı. Cevapta vermedi. Ağaların içinden biri konuştu. "Ömer Ağa kızı getirmek ile en doğrusunu yaptın. Ölüm fermanı verilmiştir." Gözlerim anında konuşan adama döndü. Diğer ağalarda onaylar gibi başlarını salladılar. Ama o öyle bir şey yaptı ki, herkes şok oldu. "Zerde bundan böyle sözlümdür, Eroğlu aşiretinin gelin ağasıdır, ölüm fermanı düşmüştür." Ağzım açık ona baktım. ### Okuduğunuz töre hikayelerinden farklı bir kurguya sahiptir.
MÜJGAN  oleh nhll__
nhll__
  • WpView
    Membaca 659,901
  • WpVote
    Vote 35,837
  • WpPart
    Bab 38
🥀💔 "Ben gidiyorum Berfan. Bir daha dönmemek üzere gidiyorum." Kelimeler ağırdı, nefesi düzensizdi. Kalbinin çarpıntısı, göğsünü sıkıştırıyor, nefes almasına bile izin vermiyordu. Boğazındaki düğümü yutkundu ve ekledi. "Tek başıma." Sonda vurguladığı tek nefeslik cümle, bir bıçak gibi Berfan'ın içine saplandı. Yüreğini burkan bir sessizlik çöktü aralarına. "Biz!" diye haykırdı Berfan, gözleri koca bir çığlığı içinde tutmaya çalışırcasına parlıyordu. O tek kelime, yıkılan gururunun enkazında can çekişirken, ayaklarının altına batıyordu sanki. Ama umursamadı, acısını hiçe saydı. "Biz diye bir şey yok. Unut olanları." Acımasızca savurdu bu cümleyi Yusuf Karahan. Sesinde soğuk bir keskinlik vardı. O soğukluk, Berfan'ın içine işledi, iliklerine kadar titremesine sebep oldu. Gözleri kararmıştı. İçindeki öfkeyle birkaç adım attı ve göğsünden sertçe itti. Yusuf'un bir anlığına sendelemesine aldırmadan, gözyaşlarıyla harmanlanan sesiyle haykırdı: "Ne demek yok! Allah'ın cezası, ne demek 'biz' diye bir şey yok?" Nefesi düzensizdi, göğsü hiddetle inip kalkıyordu. "Dün gece... Dün gece benimle birlikte oldun sen!" derken sesi çatallaşmış, titremesi öfkeyle gölgelenmişti. "Sabah gittiğinde 'geleceğim' dedin... Ne değişti, hı? Söylesene, ne değişti de yine benden vazgeçtin?" 🥀 "Göreceksin!" diye tısladı, sesi zehir gibiydi. İki parmağının tırnaklarını birbirine bastırarak devam etti. "Gün gelecek..." Her kelimesi bir intikam yeminiydi. "Seni şu kadar sevmem için bana yalvaracaksın." Baş parmağıyla işaret parmağının arasındaki incecik boşluğu gösterdi. Gözleri, karşısındaki adamı delip geçecek gibi parlıyordu. "Ama ben o gün..." dedi, sesi alaycı bir acıyla titreyerek. "Bırak sevmeyi, senin yüzüne dahi bakmamak için ölmeyi tercih edeceğim!"