Bitmeyen kitaplar
153 stories
GÖNÜLÇELEN by orenda25
orenda25
  • WpView
    Reads 765,373
  • WpVote
    Votes 75,607
  • WpPart
    Parts 32
Bu bir anlaşmalı evlilik kurgusu. En azından onlar öyle sanıyordu. Savaş Ali pusulası bozuk bir gemi. Asude'nin kıyılarına demir atınca öğrenecek pusulasız da yön bulabileceğini. Pamuklara sarılarak büyütülen Asude... Egenin huzurlu kıyılarından Karadenizin hırçınlığına düştüğünde anlayacak oyun oynamanın meşakkatini. Bir denklemde olmaması gereken her şey bir araya geldi. Savaş Ali evlilik baskısından kurtulmak için Asude'ye bir teklifle gitti. Onun için uygun gelin zaten seçilmişti ama Savaş için bu kabul edilemezdi. Madem kaçamıyordu evlilikten, gelinine de kendi karar verebilirdi. Babaannesi bir gelin sahibi olacaktı, onun istediğinin tam tersi özelliklerde olması Savaş'ın suçu sayılmamalıydı. Ya da bu kanıya Asude'yi tanımadan varmasa mıydı? Savaş için bu plan her şeyiyle mükemmeldi aslında. Ayarsız dilini, ipe sapa sığmaz gülümsemelerini, oyunbaz hallerini görene kadar çok da emindi. Sonra onun aslında bir GÖNÜLÇELEN olduğu ile yüzleşti. İKİ OYUNBAZ, VASAT BİR PLAN VE PİYANGODAN ÇIKAN AŞK! Her şeyin karma karışık olması için lazım olan her şey onların elindeydi...
Şahelvan (+18) by matmazelden
matmazelden
  • WpView
    Reads 4,779
  • WpVote
    Votes 286
  • WpPart
    Parts 24
"Bırak kolumu!" dedim, kolumu çekiştirdim ama durmadı. İçimde sarsıntılar, yer yarılacak gibiydi, sakinleşmek istedim ama nafile. "Ben olmasan nasıl evlenecektin başka biriyle! Ben seni hâlâ boşamadım, farkında mısın?" deyiverdi. "İyi, ben boşuyorum o vakit; bırak beni!" Kolumu çekiyor, debeleniyordum; o hâlâ bir karış kıpırdamıyordu. Anası neyle beslediyse hayvan gibiydi, insanlıktan nasipsiz. "Üç talak hakkı bende. Seni boşamıyorum! Ne yapacaksın, başka bir ağa mı bulacaksın?" Sözleri kulağımdan süzüldü vakit içimde fırtına koptu; daha da öfkelendim. Döndüm ona, boş elimle göğsüne vurup haykırdım: "Bulmayacağım! Hepsi kapımın önünde, birkaç lafıma bakıyor evet diyeceğim birine!" "Ulan sen zaten benimle evlisin!" diye bağırdı. "Varmı elinde kanıt Baran ağa?" diye sordum; sözlerim kontrolüm dışında aktı dudaklarımdan. Öfke gözümü kör etmişti. O da durmuyor basıyordu bam telime. "Bu iş namus meselesi, Arin. Gidersen başka birine, Allah şahidim olsun, yoluna çıkan her adamı vururum." *** İnsan, ölü sanılan yâr ile kaç defa nikâh tazeleyebilir? Ben, her sabah kaderle evlenip her gece onunla dul kaldım. Bir kefenin beyazında senin adını okudum, Bir mezar taşında hâlâ atan kalbini duydum. İçimde senin elinle yakılmış bir kandil yanar, ey Miri dilim, Işığı senin gözlerinden, alevi benim yaramdandır. Her gelen vurdu, giden dağladı; Ben her darbede "aşk" dedim, "sabır" dedim, "sen" dedim. Nefesi gül kokan beyim, Bir avuç ateşsin dediğin nazeninin şimdi har har yandığını görmüyor musun? Ben kül oldum; fakat külümden dahi adını devşiririm. Neredesin şimdi? Yıldızlar mı sakladı sesini, yoksa gece mi örttü izini? Ben her rüzgârda kokunu ararım; Her secdede alnım toprağa değil, sana değer sanki. Bu aşk, doğu gecelerinin kederiyle, Divan kasidelerinin gül rengiyle yazıldı. Her harfi bir sızı, her kel
EKE (Tamamlandı) by bilinmeyen1351
bilinmeyen1351
  • WpView
    Reads 367,482
  • WpVote
    Votes 26,955
  • WpPart
    Parts 36
Eke: büyük, olgun, abi, akıllı Düşmanlığın en koyu lekeleriydiler Yiğit ve Güneş. Ailelerinin başlattığı düşmanlığı ileri götürmekten çekinmeyecek kadar nefret ediyorlardı birbirlerinden. Sürekli birbirlerinin ayağını kaydırmaya çalıştılar yılmadan, bıkmadan. Güneş, Yiğit'in nişanlısı Ahu'nun aklını bulandırıp türlü türlü oyunlar oynayıp adamı aldatmasını sağladı. Yiğit'in aldatılma görüntülerini ise adamın doğum gününde, herkesin önünde izletti. Güzel bir doğum günü hediyesi vermişti ona. Bunun altında kalmak istemeyen Yiğit ise intikamını en acı şekilde alacaktı. Güneş'in erken menopoza gireceğini öğrenen Yiğit tüm planını bunun üzerine kurdu. Anne olmak isteyen ve kısıtlı zamanı olan kadının elindeki tek şansını da alıp onu ömür boyu annelik duygusundan mahrum bırakacaktı. Tüm planını bunun üzerine kurmuştu. Planının ilk adımı ise kadını kendine muhtaç etmek olacaktı.
ROSA BLANCA by Zeouvia
Zeouvia
  • WpView
    Reads 123,272
  • WpVote
    Votes 6,515
  • WpPart
    Parts 23
mafya, aşiret, anlaşmalı evlilik. "Senin için dünyayı yakarım, Mersa." dediğinde, nefesinin suratıma çarpması beni ürpertti. Kesinlikle ondan böyle bir hamle beklemiyordum. Nefesinin suratıma çarpmasından dolayı kendiliğinden birkaç adım geriye gittim. Sırtım duvara yaslanınca, iyice yakınıma geldi ve kafasını eğerek yüzümüzü eşitlemek yerine, bir elini çeneme yerleştirip kafamı kaldırarak ona bakmamı sağladı. "Ne bir başkası, ne de bütün dünya. Çok istiyorlarsa çıksın karşıma. Senin için gözümün kararmayacağını mı sanıyorsun?" dedi, sözlerini bir bir yapacağını biliyordum. Bunu bilmek sertçe yutkunmama sebep oldu. 05.11.24
FIRTINA ZAMANI by DuruMavii
DuruMavii
  • WpView
    Reads 2,356,634
  • WpVote
    Votes 139,546
  • WpPart
    Parts 35
Lüks ve ihtişam içinde büyüyen Melek, babasına meydan okumasının ardından kendini Karadeniz'in bir dağ köyünde öğretmenlik yaparken bulduğunda kaderin ona sarsıcı bir sürprizi vardır. Yıllar önce acımasızca reddettiği silik ve sessiz bir genç olan Tahir'in şimdi karşısında Fırtına lakabıyla dağları kasıp kavuran bir yüzbaşı olarak durması tüm dengeleri alt üst eder. Yıkım Timi'nin karizmatik ve disiplinli komutanının gözleri Melek'in hatırladığından çok uzakta, buz gibi keskin ve acımasızdır. Aralarındaki çatışma kısa sürede alev alarak, yerini inkâr edilmesi imkânsız bir çekime bırakırken Karadeniz'in hırçın dalgaları, sert rüzgârları ve samimi insanlarıyla sınandığı bu yeni düzen; onun için hem gülümsetecek bir savruluş hem de yüreğinin hikâyesini Karadenizli bir adamla yazacağı bir yolculuğa dönüşecektir. Yürek mevzilerinde sipere yer yok be öğretmen hanım. Düştüğün an esirsin. Ben de esirim artık, Hem Karadenize hem bir çift ela göze...
KASVET by wialyonis
wialyonis
  • WpView
    Reads 13,990
  • WpVote
    Votes 72
  • WpPart
    Parts 1
"Masumu oynayan bir ailede büyüdüm, yüzsüz gibi onlardan oldum ve şimdi de özgürlüğü hak edecek kadar kalbimde masumiyet olduğunu mu düşünüyorsun?" "Hem masumiyet, hem teslimiyet," dedi hiç olmadığı kadar emin bir sesle. Beni görüyordu, yaratılan cehennemde sıkışmış beni hissediyordu; onların aksine onlar gibi olmadığımı biliyordu. Yine de ben bunu kabul edemeyecek kadar yalancı, mumu sönemeyecek kadar küle dönmüş biriydim. "Yanılıyorsun," dedim. "Kıyameti şu ana kadar en çok zaman güçlendirdi, aynı şekilde herkesi de o değiştirdi. Ben, o değişenlerdenim." Yalana batan bir soytarı, hiç mi göremeyecekti sahi aydınlığı? "Sen herkes değilsin." "Aksine, ben en çok o herkesim, Demirsoy." Gömleğimin düğmelerini teker tekerler sökerken içimdeki beyaz tişört ortaya çıkıyordu ve bu tişört hiç de tertemiz değildi. Önce kan lekelerini gördü, sonra da ses kayıt cihazını. Ben ne aydınlığı görecektim, ne de hayali kelepçeler elimde, lanet bir çip ise beynimdeyken aşık olup karşımdakini karanlıktan sürükleyerek özgürlüğüne kavuşturacaktım. Zira ben, her şeyi bir kenara atıp üzerine toprak atacak, ihaneti bir kurşun geçirmez yelek misali giyecek kadar yüzsüzdüm. "Cehenneme asıl şu anda hoş geldin, sevgilim." *** Kitapta geçen unsurlar; olaylar, kurum ve kuruluşlar tamamen hayal ürünüdür, gerçekliğe dair hiçbir şey barındırmamaktadır!
Keknek (+18) by letbooks
letbooks
  • WpView
    Reads 128,571
  • WpVote
    Votes 4,296
  • WpPart
    Parts 9
Eylül, yıllardır abisi olarak gördüğü Kerem'in minik bebeğine annelik ederken, bu durum nelere yol açabilir?
Milyon Dolarlık Gelin by madamosiella
madamosiella
  • WpView
    Reads 7,956
  • WpVote
    Votes 119
  • WpPart
    Parts 2
Olmadık yerde olmadık zamanda kapını çalıyorsa aşk onu içeri buyur etmekten başka çaren yoktur.
MASKE by aNOnimel
aNOnimel
  • WpView
    Reads 285,595
  • WpVote
    Votes 12,267
  • WpPart
    Parts 56
"Cinsiyeti ?" diye merak ettiği soruyu soruduğunda genç kız bakışlarını ayırarak kısa bir süre karının da gezindirdi. "Belli değil. Doktorun dediğine göre kendini saklamakta oldukça becerikliymiş" diyerek karnını sağ eliyle tutarak gayri ihtiyari bir şekilde okşadı. Şimdiden bebeğini o kadar çok seviyordu ki. "Annesine çekmiş desene o zaman" diyerek oturduğu koltuktan kalktı ve genç kadına doğru birkaç adım attı genç adam. Onu özlemişti. Tenini, kokusunu, bakışlarını... Bir kere daha onu karşısında görünce bundan emin olmuştu. Ve şimdi ona tek olmadığını üstüne birde karnında ikisine ait bir can taşıdığını söylüyordu. Ne hissetmesi ne yapması gerektiğini bilmiyordu. Genç kadını omuzlarından tutup sarsmak, hesap sormak istiyordu "Neden gittin? Neden beni bıraktın?" sonra aklına karnında ikisine ait bir varlığın olduğu geliyor bu seferde heyecanlanıyor bu mucize hakkında öğrenebildiği kadar şeyi öğrenmek, sorabildiği kadar soru sormak istiyordu. "Bu sefer" diyerek genç kadının yanında ki boşluğa otururken sözlerine devam etti genç adam. Sesi kendinden oldukça emin, itiraz kabul etmeyecek kadar hiddetli ve genç kadının daha önce hiç duymadığı kadar sertti. Bir ürperti yayıldı genç kadının bedenine sırtından başlayarak ensesine tırmanan. "Bana ait hiçbir şeyi alıp gidemeyeceksin" sol eliyle genç kadının yüzünü kavrayıp kendisine iyice yakınlaştırdı. Artık gözlerinin odağında sadece kadının iri ela gözleri vardı. "Artık izin vermem"