Ending
36 stories
Buz ve Ateş by FusunS
FusunS
  • WpView
    Reads 102,299
  • WpVote
    Votes 4,901
  • WpPart
    Parts 16
RASTLANTI (Aşk-ı İtalyano) Raflarda by Naz_Ozan
Naz_Ozan
  • WpView
    Reads 389,066
  • WpVote
    Votes 12,094
  • WpPart
    Parts 11
"Aşkın gelişi, aklın gidişidir." Acaba gerçekten öyle midir? Ya da bir dil bir insan, iki dil... Ah, neyse boş verin şimdi dili falan! Burada asıl önemli olan, aşkın dili! Neşeli, sevimli, az biraz inatçı, ama yeri gelince masum bir kedi olan Aslı Karahan ile Roma'yı fethetmeye hazır mısınız? Yalnız, çapkın İtalyanların, aşk dolu kahkahaların ve enfes lezzetlerin de eşlik edeceği bu yolculuk için sizi baştan uyarıyorum. Kemerlerinizi sakıca bağlayın ve yanınızda oturan yol arkadaşınıza dikkatlice bakın! Belki siz de Aslı gibi hayatınızın aşkıyla, hiç ummadığınız bir yerde ve kesinlikle kimseye anlatmak istemeyeceğiniz bir şekilde tanışabilirsiniz. Kim bilir? Pekâlâ, hazır mıyız? O hâlde "Rastlantı" kalkışa hazır... (Tanıtım Bülteninden)
SESSİZLİK SENFONİSİ by MatildaEsteban
MatildaEsteban
  • WpView
    Reads 1,057,498
  • WpVote
    Votes 2,484
  • WpPart
    Parts 1
Bir adam; yüreğinde yalnızlık ve ruhu siyahlara mahkûm... Dünyaya karşı duran ama yüreğine mağlup olan... Her şeye sahip olan bir adam Yusuf Turan Miralı... Bahar kokulu, kırmızı bir kadın yüzünden yitirebilir miydi eşsiz mantığını, şanını, şöhretini, dostunu? Bir kadın; İstanbul kadar kalabalık, İstanbul kadar hüzünlü ve aşk kadar kırmızı... Aza tamah eden, dili aşk şarabını hiç tatmamış, gözlerindeki ırmaklara ruhunu saklayan Hale Soydan... Her şeyin fazlasına sahip gibi görünen, siyahlara bulanmış bir adam yüreğini adayabilir miydi? Farklı yüreklerin, farklı dillerin ve farklı yaşamların ortak notasıydı aşkları. İmkânsızlıkların can bulduğu ateş kadar yakıcı, su kadar duru bir masal... Kocaman bir adamın, ufacık bir kadına muhtaç olması mıydı aşk? Ateş, suya dokunabilir miydi peki? Su, ateşe can verebilir miydi? Ateş ve su birbirlerini tüketmeden bir arada kalabilir miydi? Tüketen, yaralayan, eşsiz melodilerle taçlandırılmış bir ateş kadar yakıcı ve su kadar şeffaf bir aşk... İmkânsız bir aşkla bestelenmiş, duyulmamış bir senfoni... Kırmızı ile siyahın Sessizlik Senfonisi.
Gün Işığı (TAMAMLANDI) by Cigdem_Oz
Cigdem_Oz
  • WpView
    Reads 3,711,633
  • WpVote
    Votes 115,631
  • WpPart
    Parts 44
O; Baran'dı. Yanlış onun göbek adıydı, kaderiydi... O; Zeynep'ti. Doğruluk onun kanına, ruhuna işlemişti. Onlarınki belki de zıt kutupların birbirini çekmesiydi. Belki de değildi... Her karanın içinde bir ak, her akın içinde bir kara vardı. Belki de bundandı birbirlerini tamamlıyor olmaları, birbirlerine iyi gelmeleri, birbirlerine çekilmeleri... Ama bir yanlışlık vardı. Eksiklik vardı. Zaten her şey de dört dörtlük olmazdı..
YARALI GÜVERCİNİM by boncugum
boncugum
  • WpView
    Reads 1,586,593
  • WpVote
    Votes 73,184
  • WpPart
    Parts 57
BURCU VE YAMAN
ATEŞ VE GÜNEŞ (Tutku ve Tehlike Serisi-1) by casablanca94
casablanca94
  • WpView
    Reads 1,506,145
  • WpVote
    Votes 71,048
  • WpPart
    Parts 52
(FİNAL YAPILDI) Suroğlu Şirketler Grubu'nun CEO'su Ateş Suroğlu'nun henüz iki haftadır asistanlığını yapan Güneş, oldukça naif olmasına rağmen cesurdur ve en dikkat çeken özelliği sivri diline hakim olamadığı o kıvrak zekasıdır. Öyle ki birinin daha dikkatini çekmektedir ve bu kişi hiç şüphesiz genç patronu Ateş Suroğlu'dur. Ancak Ateş,onun varlığını kadınsı özelliklerinden çok kişiliği ile fark eder. Güneş ise patronundan çekinse de ona karşı her zaman cevap verebilecek konumdadır ve herkes gibi o da patronunun her zaman sert ve kuralları esnetmeyen bir adam olduğunu sanmaktadır. Ta ki o korku dolu ve gerilimi iliklerine kadar hissedecekleri geceye kadar.. O gece,her ikisi içinde kötü bir vakit de olsa hayatlarını sonuna kadar değiştirecekleri ve birbirlerinden kopmalarının o kadar da kolay olmayacağının habercisidir.Öyle ki bu yolda başlarına gelecek her şeye karşı her zaman bir tarafın tetikte olması gerekmektedir.. Ve tüm bunların bir bedeli olacaktır.. "Biraz önce ateşe uzattım elimi,alevin tam ortasına..Bu bir yangın, yanıyorum ama acıyı hissetmiyorum.." Güneş Soydan... "Çünkü ben böyle biriyim Güneş ve değişmeyeceğim. Ve dünyada senin için yanlış bir seçim olduğumu gösteren tüm nedenleri haksız çıkaracak bir özür yok.." Ateş Suroğlu...
Sanaldan Gerçeğe | TAMAMLANDI! by Esra269
Esra269
  • WpView
    Reads 3,728,552
  • WpVote
    Votes 169,273
  • WpPart
    Parts 46
Komik, kendi halinde dişli bir kadın karakter! Koca mavi gözü ve 'Deli Feride' lakabıyla gerçekten de sevilesi. Minyon, maskot bir dişi! Feride! Disiplin adamı, karizma, kendinden hiç taviz vermeyen ama gizli bir romantik olan adam! İsmi gibi kendisi de faziletli, olgun. Zihin gücü yüksek, kültür zengini ...yürüyen bir afet! Bera! Feride kendini pek beğenmiyor! "Güzel değilim." Papağan gibi tekrarlayıp duruyor dili. Güzel olup olmadığı kimin umrunda ki? Bu ikisi normal bir şekilde girmiyorlar birbirlerinin hayatına. Biri diğerinin kapısını çalmıyor. Ya da bir yerde çarpışmıyorlar. Ya da gözgöze gelip o gözlerde tutuklu kalmıyorlar. Birbirlerini görmeden, seslerini duymadan kapılıyorlar birbirlerine. İlk anda hem de! Tesadüf dediğimiz şey nedir ki? Bir arkadaş sitesinde başlıyor hikayeleri. Kaptırıyorlar kendilerini. Sonra sahne değişiveriyor birden! Feride, bir mesaj uzağında olan adamı karşısında kanlı canlı buluveriyor! Bera, O'nun mesajlaştığı Feride olduğundan habersiz! Feride de bir türlü söylemeye cesaret edemiyor! Ve hikaye asıl şimdi başlıyor.
Sev BENİ |TAMAMLANDI-AŞK SERİSİ 2 by Esra269
Esra269
  • WpView
    Reads 3,343,955
  • WpVote
    Votes 158,039
  • WpPart
    Parts 48
Aşıktı toprak gözlüsü. Güzel gözleri, aşık olduğu kişiyi görünce ışıl ışıl parlardı. Bakmaya, tutmaya kıyamadığı o erkeksi, güçlü, sıcak elleri başka bir kızın elini tutardı. Canı yanardı o zaman genç kızın. Canından bile çok sevdiği toprak gözlüsü, başka bir kızın elini tutarken, nasıl canı yanmasındı ki? Her şeyini bilirdi Aslı, O'nun. Neyi sever, neye kızar, çayına kaç şeker atar, kahvesini nasıl içer, en çok hangi kitabı sever, neyi ister ..hepsini bilirdi. Mehmet'in kendisinden bile daha yakındı Aslı, O'na. Bebeklikleri, çocuklukları, gençlikleri birdi onların. Kalpleri birdi. Ama Aslı, seviyordu işte çocukluk arkadaşını. Çok seviyordu hem de. İçi gidiyordu Mehmet'ine bakarken. Mehmet ona dostça sarılıp, öperken içi gidiyordu genç kızın. Titriyordu elleri, eriyordu kalbi. Öyle güzel bakardı ki Mehmet kendisine...toprak gözlerini öyle güzel gezdirirdi ki Aslı'nın üzerinde. Bir de tatlı tatlı gülümserdi ya hani! İşte Aslı, kaybederdi kendini. Mehmet'i onu sevse, onu görse, onu bilse, onu öpse, onun elini tutsa olmaz mıydı? Ne gerek vardı yabancı ellere? Onun için titreyen, onun tenine değecek olmanın heyecanıyla terleyen kendi elleri dururken, neden başka bir kızın elini tutardı ki Mehmet? Kalbi onun için delicesine çarparken, nasıl da fark etmezdi bunu genç adam? Peki ya Mehmet? Horoz ibiğini(Öyle derdi Aslı'sına Mehmet) paylaşabilir miydi kimseyle? Fark etmeden içine yerleşen o tarifi mümkün olmayan duygularla nasıl baş edebilirdi? --- Aslı ve Mehmet, Nefretten Gelen Aşk(NGA) hikayesindeki Elif ile Ali ve Kenan ile Hayal'in çocuklarıdır. Bu hikaye NGA'nın devam hikayesidir. NGA'daki Aslı ve Mehmet kısımlarını okumak için son bölüm ve özel bölümlere bakın. Hadi, başlayalım.
+5 more
Çiçek Gelin by MehtapSoyuduruCicek
MehtapSoyuduruCicek
  • WpView
    Reads 1,076,227
  • WpVote
    Votes 95,886
  • WpPart
    Parts 63
Anlaşmalı evlilik hikayelerinden birini de MSÇ kaleminden okumaya ne dersiniz? Zamanın çapkın, havai genci Erhan, anne sözü dinleyerek evlenmiş, üç de çocuk yapmıştır. Bir de üstüne belediye başkanı olunca hayatı düzene girmiştir. Ta ki üç çocuğunun annesi olan karısı ölüp de tekrar evlenmesi için çevre baskısı yediği karanlık günler gelene dek. Bütün bunlar Erhan'ı yıldırmamış aksine dahiyane bir planla hayatına yeniden el atmıştır. Ailesinin çenesini kapatmak için elinden tutup güzeller güzeli Çiçek'i çocuklarına annelik etmek üzere evine getirmiş ve çok aşık olduğunu söylemiştir. Cebindeki evlilik sözleşmesinden ve güzel Çiçek'in kendisine Bey diye hitap ettiğinden ise kimseye bahsetmemiştir. Erhan Başkan, Çiçek Gelin'i en küçük kızı okulunu bitirene kadar yanında tutmayı düşünürken planları yaşadıkları ile örtüşecek mi acaba?