VeLetafet
- Reads 568
- Votes 36
- Parts 35
Yinede Sevdik, ölümün kıyısında duran bir kadının hayatına çöken o karanlık gölgenin ruhunu parça parça edişinin hikâyesidir.
"Öldür beni,"dedim, sesim kendi kulaklarıma bile yabancı, çaresiz bir fısıltı gibi ulaştı."Öldür beni ya da yalvarırım uzak dur, sakın dokunma bana!"
Bileğimi bir pençe gibi kavrayıp beni kendine doğru çekti. Aramızdaki o zehirli mesafe kapandığında, gözümden bir damla yaş süzüldü tıpkı o saniyede ölen hayallerim gibi...
"Bu kadar mı zor?"diye gürledi sesi,"Benimle olma fikri seni ölmeyi isteyecek kadar mı sarsıyor?"
"Korkuyorum," diyebildim sadece, kapalı kapının ardındaki hayata özlemle bakarak. "Lütfen, aç şu kapıyı gideyim."
Güldü. Bu ses, sevgiye dair bildiğim ne varsa yakıp kül etti. "Ben miyim seni korkutan? Ben seni sevdim kızım! Öyle alelade değil, deli gibi, her hücremle tutuldum sana! O korktuğun şey benim aşkımdı..Ama şimdi," dedi, sesi buz kesti, "Şimdi gerçekten korkmalısın. Çünkü asıl korkunç olan ne biliyor musun? Birazdan yaşayacakların. Bu zamana kadar yaptıklarım, yapacaklarımın yanında sadece bir sessizlikti."
"Ne? Ne yapacaksın?"Bileğimi kurtarmak için hamle yaptım ama dünya üzerime yıkılıyordu.
"Ah yeter, çok nazlandın!"
Küçücük odada kaçacak bir nefeslik yer aradım. Ben kaçtıkça o yakaladı ben ağladıkça o daha çok keyif aldı. Bir sağa, bir sola savruldum; yalvardım, sesimi duyurmaya çalıştım. O ise avını izleyen bir avcı gibi, alaycı ve ağır adımlarla üzerime geliyordu.
Sahi, çok acır mıydı? Yüreğim mi daha çok yanacaktı yoksa bedenim mi? Hangisi daha derin bir iz bırakırdı ruhta?
Odanın o küf kokan karanlığı, panjurların arasından sızıp yüzümü bir bıçak gibi kesen güneş ışığıyla birleşince dünya durdu. Kaçışlarımın sonu, saçlarımda hissettiğim o amansız acıyla geldi. Beni yerde sürüklerken ruhumun ç