KumsalCosmaz adlı kullanıcının Okuma Listesi
16 stories
NETÂMELİ  by mizuslovestories
mizuslovestories
  • WpView
    Reads 1,106,744
  • WpVote
    Votes 70,597
  • WpPart
    Parts 33
[TAMAMLANDI] Canavarlara inanır mısınız? Yaser...İnanmazdı.Çocukları korkutmak veya gençelere eğlence olsun diye uydurulmuş şeyler olduğunu düşünürdü. Ama şu an içerisinde bulunduğum durum ile öyle düşünmüyordu.Gözlerinin içerisine bakan kırmızı gözlerle,korkuyla yerine daha çok sinerken elindeki tavayı kendisine yaklaşan uzun,siyah bedene doğru daha çok uzattı. Sıradan bir çocuk ve lanetlenmiş bir insan- canavarın hikayesi... Netâmeli -Tekin olmayan,gizli bir tehlikesi olduğuna inanılan
PROMAJA  by mizuslovestories
mizuslovestories
  • WpView
    Reads 502,315
  • WpVote
    Votes 38,903
  • WpPart
    Parts 31
[TAMAMLANDI] • Sıradan bir okul gezisini nasıl bu hale getirebilmişlerdi, aklı almıyordu zavallı çocuğun. Aslında basitti..Öğretmenler uyuduktan sonra ergen ve macera arayan çocuklar ile iddiaya girmekle bu hale gelmişti işte! 'Hangi hale?'Diye soracaksanız,size en kısa haliyle şöyle açıklayayım...Bir çocuk ve bir canavar. • Promaja -Cereyanda, rüzgarda kalmak gibi insanları hasta edecek kadar kuvvetli, gizemli, mistik güç.
OYUNBAZ 7 TUTSAK 1 ÖLÜ by Limaei
Limaei
  • WpView
    Reads 5,965,031
  • WpVote
    Votes 446,616
  • WpPart
    Parts 96
KİTAP OLDU. Tüm seri bu çalışma içinde yer almaktadır. 1. Kitap: Oyunbaz | 2. Kitap: Düzenbaz | 3. Kitap: Cambaz adıyla kitapları kitap satan her yerde bulabilirsiniz! 1 KIZ, 6 ERKEK, ÖLÜMCÜL BİR EV. Afra'nın diğer tutsaklardan dört farkı vardı: Birincisi, bir kız olmasıydı. İkincisi, tutsak alınan son kişi olmasıydı. Üçüncüsü, Ölüm'ün gözdesi ve favori oyuncağı olmasıydı. Dördüncüsü ise... Ölüm'ün telefon ve görevler verdiği tek kişi olmasıydı. Kameralar yerine, onları her an öldürebilecek silahların asıldığı bir ev. İçinde neden orada olduğunu bilmeyen altı erkek ve bir kız. Kendine 'Ölüm' diyen ve tutsaklarıyla haylaz bir çocuk gibi oynayan bir 'oyunbaz'. Gelecek ve şimdiki zaman arasında dokunmuş, sınırları zorlayan, sizi Ölüm'ün oyununu çözmeye davet eden bir ev burası. Ah, uyarmam gerekiyor. Oyunbaz'a yetişmek ve 'Bir Ölü' olmak istemiyorsanız... Sizin de tıpkı Ölüm gibi oyunbaz olmanız gerekli. Ölüm sizi bulmacayı andıran gizemli bir oyuna davet ediyor! Hazır mısın? ● յՅ ɴᴜᴍᴀʀᴀʟı ᴇᴠᴇ ᴋᴀᴛıʟᴍᴀʏı ᴋᴀʙᴜʟ ᴇᴅɪʏᴏʀᴜᴍ. ● ⚠️🔞 Bu kitap ağır, travma tetikleyici olaylar içeriyor olup psikolojisi hassas olanlara uygun değildir. Kurgu Oluşturulma Tarihi: 14.07.2019 İlk Yazılma Tarihi: 15.05.2020 Birinci Kitap Bitiş Tarihi: 20.08.2021 Tüm Hakları Saklıdır. ÇALINTI, ESİNLENME GİBİ DURUMLARDA UYARI OLMAKSIZIN YASAL İŞLEMLERE BAŞVURULACAKTIR.
Keko [bxb] by 96diess
96diess
  • WpView
    Reads 682,518
  • WpVote
    Votes 31,959
  • WpPart
    Parts 29
Karanlıkta hiçbir yeri göremiyordum ve ilerlerken ayağım yerde ki bir ipe takıldı. Tam düşücekken belimden güçlü kollarla tutuldum ve arkamda ki bedene bastırıldım. Arkamda ki kim ise göğsünü sırtımda hissediyordum. "Yavaş ol küçük,bir yerini incitmeni istemem." dedi arkamda ki ses.Bu Doğan Abi'ydi. Kurgu bana aittir. homofobikler şöyle geri çekilsinler,uğraşamam.
BEYAZ LEKE by asliaarslan
asliaarslan
  • WpView
    Reads 38,441,437
  • WpVote
    Votes 2,075,671
  • WpPart
    Parts 39
Yaşıyorduk, işkence çekiyorduk, idam ediliyorduk, köle gibi çalıştırılıyorduk, susuyorduk, çığlık atıyorduk ama hepsinin sonunda sesli ya da sessiz bir savaş veriyorduk çünkü seviyorduk. Şaşırtıcıydı, sevgi bazen bir savaş meydanının ortasında size uğruyordu. O an iki yolum vardı. Ya sevecektim, ya ölecektim. Sevmeyi seçtim. Onu sevmek de ölümü daima nefes gibi ensende hissetmekti. "En büyük savaşların ortasında kurak topraklardan bile bazen çiçek açar, bombalar etki etmez, kökleri sımsıkı tutunur. Bir bakarsın renkler canlanır, güzel kokar her yer. Sen bu çiçeksin diyemem, biz bu çiçeği temsil ediyoruz diyebilirim. Özgürlüğümüze." Bu kitapta geçen kişiler ve kurumlar tamamen hayal ürünü olup her ayrıntısıyla kurgudan ibarettir.
HANEDAN  by earthlingfaerie
earthlingfaerie
  • WpView
    Reads 35,796
  • WpVote
    Votes 2,289
  • WpPart
    Parts 25
1759 İspanya'sında Kralın bir erkekle evlenmesi sakıncalıydı. Bay Carlos ise bunu yaparken hiç çekinmedi.
YARINLAR ZİFİRİ KARANLIK by byzloey
byzloey
  • WpView
    Reads 1,071,513
  • WpVote
    Votes 46,213
  • WpPart
    Parts 45
Önüme bir kadeh koydu, içine şarap doldurdu ve ince uzun parmaklarıyla masa da bana doğru ittirdi. Kimse dokunmadı, sadece gözlerimiz değdi kadehe ama o kadeh devrildi, kucağıma düştü ve içinde ki şarap bedenime yayıldı. Bu şarap benim kanımdı, şarap şişesinin kırılan cam parçaları benim kalbimdi ve kucağıma düşen bu kadeh benim hayallerimdi. Kadehi bana uzatan bu adam ise ölümle aramda ki tek engeldi.
+10 more
KABADAYI BxB by Einsames_Rosa
Einsames_Rosa
  • WpView
    Reads 349,276
  • WpVote
    Votes 23,647
  • WpPart
    Parts 37
[TAMAMLANDI] Annesinin ölümünden sonra hiçkimsesi ve kalacak bir yeri olmayan Matteo kendisine evini açan temiz kalpli Gülnihal Hanım'ın teklifini kabul eder bu sayede de hem onların evinde kalır hemde ev işlerini görür. Fakat Gülnihal Hanım aynı zamanda İstanbul'un en tanınmış kabadayılarından olan Ustura Kemal'in annesidir. İki senelik hapis hayatından sonra semtine geri dönen Kemal ilk defa Matteo ile tanışacaktır. (Tarihteki Ustura Kemal ile hiçbir alakası yoktur.)
BUZ YANIĞI by EsranurOzer
EsranurOzer
  • WpView
    Reads 2,880,746
  • WpVote
    Votes 140,180
  • WpPart
    Parts 83
"SENİN DERDİN NE?" diyerek bağırdım karşımda beni sinir eden adama, ağlamamak için kendimle mücadele veriyordum. Ama nafile bir mücadele olmuştu. Çünkü, gözyaşlarım yine bana ihanet ederek, yanaklarımdan aşağıya süzülüyordu. Arkası dönük olan Melih, bir hışımla bana döndü ve "Ne dedin tekrarlasana" dedi. Sağ dudağı yukarıya doğru kıvrılmış, ela gözlerinde küçümseyici bir bakış vardı. "Senin derdin ne?dedim." dişlerimin arasından. aslında avaz avaz bağırmak istiyordum, ama sadece sinirden dişlerimi sıkmakla yetinmek zorunda kaldım. " Ben senin kölen değilim... Bana emirler yağdırıp durma. " Oldukça öfkeliydim ve ağzımdan çıkanı kulaklarımın duymasını isteyecek hiç değildim. Melih, hızlı adımlarla aramızdaki mesafeyi kapattı. "Ahu, hep unutuyorsun... Ben sana istediğim gibi davranırım." Ela gözleri, en koyu rengini almış tehlikeliyim diye bas bas bağırıyordu. "Davranamazsın" dedim. Cılız ve kısık bir sesle, cevap vermedi. Gözleriyle, gözlerimi işgal etmeye devam etti. Arkasını dönüp çıkışa doğru ilerledi. Nereden geldiğini bilmediğim bir cesaretle; "ASLA SENİN İÇİN GÜLMEYECEĞİM! YÜZÜMDE ASLA SANA AİT BİR GÜLÜMSEME OLMAYACAK!" diyerek haykırdım.Melih, olduğu yerde bir süre durdu. Bir anda bana dönüp, ateş saçan ela gözlerini, kahve gözlerime dikti. "Ben, bencil bir adamım Ahu. Benim için asla gülmeyecek bir kadının... Gözyaşlarını bile istiyorum." Ölüm kokan bir ses tonuyla "GÖZYAŞLARI BİLE SADECE BANA AİT OLSUN İSTİYORUM."
Haziran Rüzgarı (+18) by Umman35
Umman35
  • WpView
    Reads 141,118
  • WpVote
    Votes 6,673
  • WpPart
    Parts 12
Bir köy hikayesi. Yaş farkı vardır. Haziran&Agah Rüzgar Ağa +18 bölümler olacaktır. * Agah ağa konağa girdiğinde yüzü gergin, kaşları çatıktı. Hızla merdivenlerden çıkarak çalışma odasına ilerlerken bir anda adımları duraksadı ve balkondan boş avluya bakarak "Haziran!" diye bağırdı. Fakat ilk defa seslenişi cevapsız kaldı. Kaşları daha da çatılırken yönünü Haziran'ın odasına çevirdi. Kadının odasının önüne geldiğinde kapıyı iki kere çalmasına rağmen cevap alamamak onu daha da sinirlendirince hırsla kapıyı açarak boş odaya girdi. Biraz ilerlediğinde odanın içindeki hamamdan gelen su sesleriyle gayrı ihtiyar kafasını hamam kapısına çevirdiğinde ömrünün şokunu yaşadı Agah Ağa. Kapısı yarı açık odanın ona sunduğu manzaradan gözlerini alamıyordu Agah. Gözlerini dahi kırpmadan karşısında çırılçıplak bir şekilde yıkanan kadın yüzünden gözlerini bile kırpamamıştı. Kızıl saçları vardı! Hiç görmediği kızıl saçları kalçalarına kadar iniyor bembeyaz teniyle muhteşem bir uyum içerisinde adamı çıldırtıyordu. Kadının kalkan elini takip etti. Elindeki köpüklü bezi göğüslerine sürterek kafasını geriye doğru yatıran kadınla içi yanmaya başladı. Dimdik duran uçları sertleşmiş göğüsleri avuçlasa avucundan taşacaktı. Hele o kalçaları... Elini atsa kıpkırmızı olacak kadar beyaz ve dolgunlardı. Yutkundu Agah bir adım geri çekildi. Zar zor kafasını çevirip gidecekti ki onu gördü. Kadının inleyerek en kuytu mahremine götürdüğü eli onun için son nokta olmuştu. Dehşet içinde kafasını eğip odadan resmen kaçarken kendi odasına girdiğinde kafasını eğerek ikinci bir şok yaşadı. 6 yıldır gitmediği doktor ve görmediği tedavi kalmamasına rağmen sertleşmeyen penisi şuan pantolonunu zorlayacak kadar sert ve dikti