okuryazarkedii
- LECTURAS 1,325
- Votos 253
- Partes 6
Birbirimize bakıyorduk; iki tutsak, iki yalnız ruh... O, yaşamak için kök salmaya muhtaçtı ama bunu asla başaramıyordu. Benimse köklerim vardı bir zamanlar, derinlere inmiş, ait olduğu topraklara sımsıkı sarılmış kökler... Ama biri geldi ve köklerimi kopardı. Parmaklarımın arasındaki çiçeğin yaprakları gibi, nazikçe değil; acıtarak, hoyratça...
Bir saksıda hapsolmuş bu çiçek gibi, ben de bir kafesin içindeydim. Onun toprağı yetmiyordu yaşamaya, benimse nefesim yetmiyordu ait olmaya. İçimde bir eksiklik, tanımlayamadığım ama her an hissettiğim bir boşluk vardı. Ve belki de bu yüzden, bu küçük çiçeğe böylesine tutunuyordum. O da benim gibi bir mahkûmdu.
Ne tuhaf... Birbirimizi teselli etmeye çalışıyorduk. O, varlığıyla benim yalnızlığımı azaltıyor, ben ise onun köklerine elimden gelen tek şeyi birazcık dokunuş, birazcık sevgi vererek onu hayatta tutmaya çalışıyordum.
Ama ikimiz de biliyorduk... Köklerini toprağa salamayan bir çiçek de, ait olduğu topraklardan koparılmış bir insan da sonsuza dek yaşayamazdı.
Cam Güzeli |+18 ©