Tarihi&Köy&Mahalle
16 stories
DİVANELİ by servestizm
servestizm
  • WpView
    Reads 2,467,838
  • WpVote
    Votes 25,391
  • WpPart
    Parts 7
Hikaye, 1980'li yılların yaz sonuna doğru havaların serinlediği, yaprakların sarardığı ama sonbaharın henüz açık seçik bir şekilde kendini göstermediği bulanık bir zaman diliminde aittir. Bir genç kızın uzaktan uzağa gördüğü ve henüz tanımadığı bir adama hayranlık duyuşunu, ardından çevresinin onay verdiği ve hiç görmediği biriyle hayatının en önemli kararlarından birini verişini, bu kararın üzerine de omzuna yüklediği sorumlulukları nasıl yöneteceğini anlatır. Hava nadiren güneşli, toprak çoğunlukla verimli, Nare her zaman sessizdir. Buna tezat epeyce gürültülü bir adam hayatına girmek için yollar aramaktadır. Keyifli okumalar. ... Hikaye Karadenizde geçmektedir.
VALİNİN OĞLU (TAMAMLANDI) by servestizm
servestizm
  • WpView
    Reads 3,221,672
  • WpVote
    Votes 168,271
  • WpPart
    Parts 33
Valinin Oğlu| TAMAMLANDI Odunculuk işi yapan Veysel bir gün küçük kızının ısrarlarına dayanamayarak onu da yanında götürür ve askerlerin önünü kesip Vali'nin kaybolduğunu söylemesiyle tedirgin bir güne başlar.. Günün devamında odun için gittiği yerde Vali'yi bulur ve onu evine götürerek iyileştirir.. Hesapta olmayan bir şekilde Vali kendisinin bir oğlu olduğunu söyler ve oduncunun küçük kızı Nazlı'yı büyüyünce gelini olması için ister.. Oduncu ise bu teklifi kabul eder... Bu olaydan yıllar sonra Nazlı ve Ali Merdan kim olduklarından habersiz bir çeşme başında karşılaşırlar... Hikaye 1600-1700 yıllarında Osmanlı' da geçer. Gerçek kişiler, isimler ve olaylarla bir bağlantısı yoktur.. #Yetişkin içerik barındırır.
GİRAY by servestizm
servestizm
  • WpView
    Reads 1,897,895
  • WpVote
    Votes 124,555
  • WpPart
    Parts 54
"Saçların uzunmuş.." dedi ama tereddütü epey açıktı adamın. Ama bugün denilenden sonra yanlış anladı kız, adamın bundan rahatsız olduğunu düşündü nedense, daha yeni görüyordu Giray saçının hepsini. Tam olarak olmasa da düğünleri bile olmuşken saçını açmaktan çekinmemesi gerektiğini düşünmüştü, helaldi artık sonuçta... Aynadan onunla göz göze gelince sordu aynı tereddütle, "Keseyim mi yani?" Giray kaşlarını çattı kızın tavrıyla, ilk tanıştıklarında her lafıyla bir kasırga koparacak kadar kesin olan Dilrûba artık her daim kırılgandı.. Artık evli olduklarında, kocası sıfatı taşıdığından mıydı bu tavrı? Bazen düşünüyordu, ona yardım edeyim derken bastırmış, ya da ezmiş miydi hiç? Boyun eğmeye mahkum mu hissettirmişti? Düşündüğüyle kendine olan öfkesini atamadan sordu kıza, "Niye kesecekmişsin?" "Dökülür belki. Aynı odada olacağız ya.." yutkundu, boğazını tazeledi ama sözlerini tazeleyemedi, ne diyecekti ki? Bilemedi Dilrûba.. "Dağılır her yere." Giray rahatsız olurdu belki kendisinden parçaları her yerde görürse.. Onun konuyu açmamasını uzun bir süre aynı odada kalacaklarına yormuştu çünkü.. Gözlerini kızdan ayırmadan yaklaştı Giray. Bakışları onun uzun saçlarını okşasa da eli çekindi, mahrum kaldı bu tatlı zevkten, "Dökülsün.." dedi yumuşakça, Ben toplarım senin ardından.' dedi içinden, 'Bir de saklarım, kimseler göremez, benim mahremim olur..' 'Senin gibi...' Saçlarını tutarak hafifçe tebessüm etti Dilrûba, "Salık gezmem o zaman, fazla dökülmez.." dedi ama saç değildi tam olarak kastettiği. Hayatında bana dair pek bir iz bırakmam, rahatsız, olmazsın diyordu.. Şu akşamdan itibaren herkes biliyordu evli olduklarını... O yüzden sanki iki gün önce değil de şimdi kıyılmış gibiydi nikâhları.. Öyle hissediyordu. "İstediğin gibi gez, nasıl rahat eder, nasıl istersen.."
KÖYGÖÇÜREN by servestizm
servestizm
  • WpView
    Reads 5,424,018
  • WpVote
    Votes 437,285
  • WpPart
    Parts 80
Hasret köyden uzakta bir dere kenarındaki küçücük evinde hem hayatla hem de annesiyle mücadele eden başı dik, dili sivri bir kızdır. Yaşadığı yerin yazı kurak, kışı çorak, baharı biraz rahattır. Ama babası olmadığından evin direği sürekli gıcırdar. Annesinin zoruyla gittiği bir düğünde gözü bir Külhanbeyine çarpar, ama başı diktir, pek yüz vermek istemez. Düğün boyu bakışırlar, tek kelime etmezler. Adam da pek bir hoşuna gitse de Hasret bunca bakışı hayra yormaz, yine de içi kıpraşır. Beyaz gömleğine, yanık tenine, kara kaşına, üstünden ayrılmayan kara gözüne... Sonra nasıl olduysa düğünün gecesinde evine gitmiş, saçılmış dökünmüşken penceresinden bir ses işitir, akşamki adamı daha görmeden tanır. Penceresinin köşesine siner, perdesinin arkasına saklanır. Sesini duyar adamın, sonra sesini duyurur. Onca yıllık Hasret bir toz olur bir duman. Sonrası dere kenarı, dut ağaçları, üzüm bağları.. Geçmişten gelen bir Köygöçüren lafı, Hamza'nın Görgülü belası... ..... Tarihi bir hikayedir.
Elma Ağacının Altında by sloaneraine
sloaneraine
  • WpView
    Reads 331,304
  • WpVote
    Votes 23,833
  • WpPart
    Parts 51
"Sevmeler emek ister, sen benim emeğimsin." 🌿 Eski dönem köy kurgusudur.
Bir Tutam Hasret  by sedaoktem
sedaoktem
  • WpView
    Reads 570,716
  • WpVote
    Votes 37,319
  • WpPart
    Parts 29
Ayşe , hiç bilmediği bir ülkeye görücü usulu bir evlilikle gelin gider . Sürmeneli Ayşe artık Alamancı olmuştur .
Şubar by Irmaksr
Irmaksr
  • WpView
    Reads 1,366
  • WpVote
    Votes 447
  • WpPart
    Parts 36
Güneş, Türkiye'yi uzun süre sonra olimpiyatlarda temsil eden binici olmak isterken kendini bir anda Türkiye'nin ilk kadın jokeyi olarak bulur. Başarısız geçen olimpiyat elemelerinin ardından kariyerinin bittiğini düşünen Güneş, karşısına çıkan bu fırsatı bütün engellere rağmen kabul eder. Başarılı bir kariyer sürdürürken hakkında çıkan şike iddiaları ve cinayet suçlaması sebebiyle önce jokeyliği bırakmak zorunda kalır. Masum olduğunu iddia eder fakat bunu kanıtlayamaz. Bunun sonucunda uzun sürecek cezasını çekmek için cezaevine girer. Tarih yazmak isterken, tarih olan Güneş, bir gün kendini tanıyan genç bir gazetecinin onunla röportaj yapmak istemesi üzerine olayların seyri değişir. Röportaj isteğiyle başlayan bu durum Güneş'in hayatını belgesel yapmak üzerine anlaşılmasıyla Türkiye'nin gündemine yıllar sonra tekrar oturur. Hayatını, ailesini, aşklarını, başına gelenleri, ona yapılan haksızlıkları, bütün gerçekleri ve cezaevinde yaşadıklarını anlatması ülkede infial yaratır. Güneş yıllar önce hayâlini kurduğu tarih sayfalarına altın harflerle yazılmak için hayatının en sancılı yanlarını milyonlarla paylaşır. Ne kazandım ben? Neleri kaybettim? Denildiği gibi efsane mi oldum? Yoksa tozlu raflara hapis mi? Hangisi benim?
HARMANŞAH by Vengativo_
Vengativo_
  • WpView
    Reads 694,861
  • WpVote
    Votes 26,178
  • WpPart
    Parts 29
Habil Esat HARMANŞAH Soyum, memlekette kök söktüren dedeme dayanıyor. Asilliğimi babamın damarlarında dolaşan Harmanşah kanından, gücümü annemin duruşundan alıyorum. Duruşum mert, bakışlarım keskin, ellerim ise nasırlı. Damarlarımda dolaşan kanın hakkını veriyorum kesinlikle. Namertlere meydan okuyorum bir bakışımla. Demir gibi paslanmış, şarap gibi yıllanmışım. Dedemin ellerinde demlenmişim. Bu 'işkolik' lakabımı kolay elde etmemişim elbette. Soğuk, işkolik, egoist, huysuz. Ne derseniz deyin. Beni tanımlayacak tek bir kelime yok. Bir rüzgar gibi esiyor, fırtına gibi gürlüyorum. Duygulara yer yok hayatımda. Ben bir Harmanşah'ım, anlıyor musunuz? Hata yapma lüksüm yok. Aşık olma lüksüm yok. Delikanlı çağımı çoktan geçtim. Otuzuna basmış, yolun yarısına varmaya az kalmış bir adamım ben. Soyadımın hakkını veriyorum tıpkı babam ve dedem gibi. Ta ki, Dilber'imi bulana kadar. Onu bulunca anlıyorum. Bir HARMANŞAH bile bir kadının önünde diz çökebilirmiş. Çok geç öğreniyorum. Bir HARMANŞAH'ın katlini bir kadın yazabilirmiş, o narin elleriyle.
KADIRGALI by gulsahvurgun03
gulsahvurgun03
  • WpView
    Reads 629,151
  • WpVote
    Votes 25,580
  • WpPart
    Parts 61
Gökyüzünün mavi gerdanlığı insanların boynunda ziynet gibi parlarken, benim başımda ve gözlerimde aysız gecenin siyahı ve günahı vardı. Kadırgalı Ali . Hikaye kurgusu ve telif hakkı tamamen bana aittir.Böyle bir hikaye kurgusu görürseniz lütfen bana özelden haber veriniz.Çalıntı durumunda gerekli işlemleri yapacağım. Hikaye 13/07/2016'da yayımlanmaya başlamış fakat okul nedeniyle yeniden kaldırıp düzenlemeye alınarak 06/06/2018 tarihinde yeniden yayımlanmaya başlamıştır. Hikaye 52. bölümde kaldırılmıştır. Gülşah.
İskoçya'nın Esiri (Tamamlandı) by DamlanurBuyuksen
DamlanurBuyuksen
  • WpView
    Reads 2,428,015
  • WpVote
    Votes 113,558
  • WpPart
    Parts 45
BU9012BC On dokuz yaşında, hayatı yalanlarla süslü, güzel, zeki ve cesur bir genç kız. Ettiği intikam yemininin esiri, etrafına korku salan, güçlü ve sevgisiz bir adam. Birbirinden tamamen farklı bu iki insanın yolu bir intikam planı sonucu kesişiyor. Yanlış anlamalar, düşmanlıklar, karşılıklı yalanlar ve her şeyin ortasında birbirine tutunan iki düşman... Hayatta sevdiğiniz herkes size yalan söylemişse ve düşmanınızdan başka doğruları söyleyen kimse yoksa ne yapardınız? Elizabeth Anna Barnes için de durum böyleydi. Onun artık bir ailesi yoktu ve kaderi, ailesini yok edip onu esir alan adamın ellerindeydi. Jamie MacDougal, korkusuz İskoç lordu ve düşmanlarının andığı ismiyle Kara MacDougal... Yıllardır tek istediği İngiliz düşmanından intikamını almaktı ve bunun için kader, hiç beklemediği bir anda karşısına fırsat çıkardı. Planlarını uygulamak için Elizabeth'e ihtiyacı vardı ve bu kızla uğraşmak ordulara diz çöktüren adam için hiç kolay olmayacaktı. 1315 yılının Britanya'sında bir İngiliz leydi ile ona düşman bir İskoç savaşçının hikâyesi...