Sevdiğim kitaplar
4 stories
Şeker Kız Bilge | Texting by Tardela
Tardela
  • WpView
    Reads 24,249
  • WpVote
    Votes 1,842
  • WpPart
    Parts 22
Bilge/ Yaa sen çok şeker bir şeysin var ya Bilge/ Sadece söylemek istedim Yakışıklı Beyim/ Öyle mi Bilge/ Sınıfa girdiğinde bana bakmasan da olsun. Öyle tabii Yakışıklı Beyim/ Bu beni mutlu etti güzelim Güzelim? Bilge/ Güzelim miii Yakışıklı Beyim/ Fotoğraf atsana. Konuştuğum bu tatlı bayanın yüzünü görmek beni mutlu eder Niye böyle ağır abi havaları takınıyor? Oysaki çok şekerdin sen. Bilge/ Ama sen daha beni tahmin etmedin. Hemen olmaz. Yakışıklı Beyim/ Ne önemi var? Kız değil misin? Neee! Bilge/ Neee Bilge/ İnanmıyorum Eren. Ben seni böyle bilmezdim. Moralim bozuldu şu an Yakışıklı Beyim/ Eren de olurum güzelim. Fark etmez Gözlerimi kırpıştırıp tekrar tekrar baktım mesaja. Bi dakika Bilge/ Foto atsana. Yakışıklı Beyim/ Sonra sen atacaksın ama. Söz mü Bilge/ Hadi at Yakışıklı Beyim/ Fotoğraf📷 Gördüğüm kişiyle gözlerim yuvalarından çıkacakmış gibi oldu. Nerden baksan 50'ye merdiven dayamış bir adam. Aman Allahım! Ben ne yaptım böyle! Bu kişiyi engellediniz
OH MY KOLEJ by galatasarayoloji-
galatasarayoloji-
  • WpView
    Reads 229,153
  • WpVote
    Votes 16,372
  • WpPart
    Parts 27
..."Vay anasını sayın seyirciler." diyerek yüzümü gökyüzüne çevirdim. Hava iyice karanlıklaşmıştı ve yıldızlar geceyi süslüyordu. Hayran hayran yıldızlara bakarak "Yıldızlar." dedim, "Çok güzeller, keşke yeryüzüne inseler." gülümsediğini hissedebiliyordum. "Yıldızlar." dedi, "Belki bir gün senin için yeryüzüne inerler."
PUSULAM:AJAN BELA by kitaplardan_dunyaya
kitaplardan_dunyaya
  • WpView
    Reads 33,528
  • WpVote
    Votes 1,779
  • WpPart
    Parts 42
TGİ yetimhanelerdeki çocukları küçük yaşta alarak eğitip şehirlerini korumaları ve ülkenin güvenliğini sağlamaları için oluşturulan özel bir tim.Devletin bilgisi doğrultusunda kurulan devletten bağımsız çalışan tim ülkenin karanlık sokaklarını aydınlatmak için çalışıyor. Alin Bükre Karadağ ve Duha Hazar Bulut iki kurucu ailenin çocukları . TGİ için yıllarca eğitim almış son derece iyi iki ajan. İkisi de başarı istiyor,ülkelerine tutkun,hırslı,güçlüler ve her ikisi de tehlikeyi,risk almayı seviyor.Bu başarı istekleri ve tehlikeye olan tutkuları yollarını birbirine çıkarıyor.Alin Bükre başarılı olduğu kadar zeki ve inatçı,Duha Hazar başarılı olduğu kadar kararlı ve bir o kadar da hırslı. Peki iki büyük kurucu ailenin başarılı ve bir o kadar zıt olan çocukları bir araya gelirse ne olur?Gelin birlikte okuyalım. .............................. "Sen benim üstüm değilsin,bana emir verme!"bir süre bana baksa da şu an üstüm olduğunun farkındalığıyla yüzündeki pislik sırıtmasıyla konuşmaya başladı: "Bu görevde sana emir verebilirim ve sen bana karşı çıkamazsın çünkü operasyonun yöneticisi benim."sinirlerimin gerilmesiyle hemen karşı çıktım "Öyle mi?Peki bana emir verebileceğini kim söyledi Bulut?" "Ben karar verdim Karadağ" "Sen,sen ukala bir pisliksin Duha Hazar BULUT" "Sen,katlanılmaz bir dırdırcısın Alin Bükre KARADAĞ" Alin Bükre KARADAĞ&Duha Hazar BULUT Kapak Tasarımı; @erisbia 💞 Kitapta yer verilen kişi ve kuruluşlar tamamen hayal ürünüdür.
ÖTANAZİ OKULU(Kitap Oldu) by Maral_Atmc6
Maral_Atmc6
  • WpView
    Reads 7,837,221
  • WpVote
    Votes 193,335
  • WpPart
    Parts 18
Dilsiz bir kızın kalbi tüm kötülükleri kendisine çekiyordu. Hiçbir kalp bu kadar değerli olmamıştır. Yeşil, Ötanazi Okulu'na sürgün edildiğinde o yıllarda henüz bir çocuktu. Öz babasının onu nasıl bir yere mahkûm ettiğini bile bilmiyordu. Ötanazi Okulu, Amerika Birleşik Devletleri'ne bağlı olan Alaska'da açılmış karanlık bir okuldu. Bildiğiniz tüm o okulları unutun çünkü Ötanazi Okulunda öğretmenler ders vermiyordu. Her biri kendi dalında uzman bilimcilerdi ve oradaki amaçları bir okul dolusu öğrencinin üzerinde deneyler yapmaktı. Öğrenciler ise sıradan öğrenciler değildi çünkü her biri idam cezası almış mahkûmlardı. Okul onları satın alarak kendi deneylerinde kullanan karanlık bir girdaptan farklı değildi. Bir kez içine girince çıkmak mümkün değildi. Yeşil tüm o tehlikeli mahkûmların içinde göğsünde değerli bir kalple yaşamak zorundaydı. Herkes onun kalbini isterken kurtların içine atılmış bir kuzudan farklı değildi. Kalbini isteyenlerden biri de öz babasıydı. Babasının onun kalbi için okula tehlikeli bir suikastçı göndermesiyle, belki de tüm ezberler bozulmaya başlamıştı. Avcı'da her zaman bu kadar acımasız değildi. Özellikle ateşten kızıl saçları olan ve bir katile gülümseyen hasta bir kadını tanıyana kadar. Şimdi karar verme sırası ondaydı. Avını öldürmeli mi, yoksa korumalı mı? Sayfalar üzerinde konuştuğu bu dilsiz kadınla tam olarak ne yapmalıydı? "Kadın kandan korkuyordu, adam ise kan kokuyordu. Şimdi sen söyle; böyle bir durumda kadın özleyebilir mi ölüm kokan bir adamı?" dedim. "Kadın aptaldı adam ise kadına kör. Şimdi sen cevap ver; her şeye, herkese ve özellikle küçük bir kadına kör olan bir adam bekleyebilir mi kadın tarafından özlenmeyi?" diyerek bana cevap verdi.