Sinsirella324 adlı kullanıcının Okuma Listesi
4 stories
BERDEL (+18) by nandosrivero
nandosrivero
  • WpView
    Reads 2,220,827
  • WpVote
    Votes 38,182
  • WpPart
    Parts 51
"Hani bana dokunmayacaktın ne oldu" dedim sorar bir şekilde. "Şuan tam dokunmuyorum ama daha farklı şekilde dokunabilirim istersen" dedi. Mal gibi ortada kaldım.
Zoraki Aşk(+18) by minicikkarpuzsu
minicikkarpuzsu
  • WpView
    Reads 212,774
  • WpVote
    Votes 3,858
  • WpPart
    Parts 16
Tanımadığım zoraki evlendiğim o adamın evinde onun yatağındaydım. Sertliği içimi delip geçerken sıcak nefeslerini kulağıma verirken boğazımı sertçe sıkıyordu. "Sen benimsin , Sen benim karımsın" diye sayıklayan koca adam bacaklarımı daha çok ayırırken kafasını boynuma gömdü. eşsiz dişlerini boynuma geçirirken "bu taptığım tenini benden başkası görmeyecek yoksa seni bu yataktan çıkarmam duydun mu" derken gözlerimi zorlukla açtım. Benim yeşilliklerim onun kahveleriyle buluşurken gözlerindeki tehlikeli parıltılar hâla oradaydı. boğazımı hafifçe sıktığı an kafamı salladım. dudaklarıma yeniden kapanınca ondan başka seçeneğim olmadığını kendime itiraf edebilmiştim...
FIRTINA ZAMANI by DuruMavii
DuruMavii
  • WpView
    Reads 2,570,730
  • WpVote
    Votes 145,445
  • WpPart
    Parts 36
Lüks ve ihtişam içinde büyüyen Melek, babasına meydan okumasının ardından kendini Karadeniz'in bir dağ köyünde öğretmenlik yaparken bulduğunda kaderin ona sarsıcı bir sürprizi vardır. Yıllar önce acımasızca reddettiği silik ve sessiz bir genç olan Tahir'in şimdi karşısında Fırtına lakabıyla dağları kasıp kavuran bir yüzbaşı olarak durması tüm dengeleri alt üst eder. Yıkım Timi'nin karizmatik ve disiplinli komutanının gözleri Melek'in hatırladığından çok uzakta, buz gibi keskin ve acımasızdır. Aralarındaki çatışma kısa sürede alev alarak, yerini inkâr edilmesi imkânsız bir çekime bırakırken Karadeniz'in hırçın dalgaları, sert rüzgârları ve samimi insanlarıyla sınandığı bu yeni düzen; onun için hem gülümsetecek bir savruluş hem de yüreğinin hikâyesini Karadenizli bir adamla yazacağı bir yolculuğa dönüşecektir. Yürek mevzilerinde sipere yer yok be öğretmen hanım. Düştüğün an esirsin. Ben de esirim artık, Hem Karadenize hem bir çift ela göze...
ZİRVENİN SAVAŞI by esrraaakk
esrraaakk
  • WpView
    Reads 6,707
  • WpVote
    Votes 408
  • WpPart
    Parts 31
"Ne bekliyordun ya!" diye bu sefer ben bağırdım avazım çıktığı kadar. "Sana diyorum Cesur, sana! Ne bekliyordun ya sen benden?" Elimdeki kutuyu kaldırıp ona doğru salladım. "Dedem öleli bir ay olmuşken, bana alyans göndererek ne bekliyordun ya sen ne!" "Dönmeni!" dedi hışımla yönünü tekrar bana çevirirken. "Beni unutmamanı! Uğruna her şeyimi tek kalemde feda edebileceğim kadının dönmesini umdum Helen!" derken dibime kadar girmiş, bağırıyordu. "Sadece İstanbul'a değil ama! Bana da dönmeni istedim! Burada tek başıma her gün her gece köpekler gibi seni özlerken sen de beni özle de dön istedim!" Ellerini saçlarına daldırmış sakinleşmeye çalışmıştı."Ya şu siktiğimin iki yılında hep ne istediysem onu istedim sadece senden! Bir kez olsun benim seni sevdiğim gibi beni sev istedim Helen! Çok mu şey istedim?" Gözlerim hırstan mı yoksa kırgınlıktan mı bilinmez dolarken başımı iki yana salladım. "Ben seni çok sevdim Cesur." Buruk bir kıvrılma boy gösterdi ifadesinde. "Kabul," dedi. "Sen de sevdin belki beni. Ama benim sevgim, senin için herkesi, her şeyi yakıp geçebilecekken seninki beni hiçbir konuda öne koymana bile yetmedi. Ben, hiçbir konuda senin ilk tercihin bile olamadım." Başını iki yana salladı. "Sen varya sen; elindeki işinden, önündeki dosyadan, Helen..." dedi ve üzerime eğildi. "Sen beni dudağındaki o kırmızı rujundan bile daha az sevdin." Dudaklarım aralandı, istemsizce bir adım geriledim. Nasıl böyle düşünebilirdi? Beni oradan, o kalıptan çıkartmak zorundaydı. Benim gidip de ona geri dönmeyişim sevgisizliğimden değil, bana söylediği yalanlarındandı. "Ben seni terk edip giden annen değilim Cesur." dedim tek celsede. "İlk önce bunun bir farkında ol." An be an gölge inen yüzüne ve düşen omuzlarına rağmen durmadım. "Ama tıpkı onun gibi," dedim arkamı dönüp gitmeden önce. "Ben de unuttum seni."