darlings'🫀
3 stories
ÖLÜ KEHANETLER by eyekic
eyekic
  • WpView
    Reads 64
  • WpVote
    Votes 26
  • WpPart
    Parts 5
Şiddet ve argo içerir. Ölüm onların yaşamıydı. Dört kızın kaderi aynıydı; ruhları farklıydı. Doğdukları gün, ölüm kapılarını aynı anda çaldı ve onları hayatta tutan nefes aynı kişiden geldi. Yaşamlarıysa yirmi yıl sürecek bir emanetten ibaretti. O yirmi yıl dolduğunda gözlerini başka bir dünyada açtılar: ırkların, büyülerin, krallıkların ve savaşların hüküm sürdüğü Ophidya'da. Evlerine dönebilmek için kadim bir bilmeceyi çözmeleri ve adı konmamış bir görevi tamamlamaları gerekecek. Girdikleri Akademi'nin taş duvarları arasında dostluklar kuracak, aşka bulaşacak ve en az büyüler kadar tehlikeli düşmanlar edinecekler. Çünkü bu dünyada her seçim bir büyü, her sır bir silah, her kalp bir savaş alanıydı. Onlar için Ophidya'daki yaşam ölümden zor olacaktı. "Ölümü karanlık son değildi sadece karanlık yaşama açılan bir kapıydı."
BÜLBÜL KAPANI by Loresimaa__
Loresimaa__
  • WpView
    Reads 21,967,147
  • WpVote
    Votes 1,346,592
  • WpPart
    Parts 46
"Bela yağmur gibi gökten yağarsa Başını ona tutmaktır, adı aşk..." . . . 🪶❤️‍🔥 Kapak tasarım; @Publiisherr
SOKAK NÖBETÇİLERİ by asliaarslan
asliaarslan
  • WpView
    Reads 58,900,974
  • WpVote
    Votes 2,264,023
  • WpPart
    Parts 63
16 Mayıs 2021 güncellemesi: Bölüm yorumlarında fazlasıyla spoiler olabilir, eğer hoşlanmıyor ve keyif alarak okumak istiyorsanız yorumlara bakmayın. Bütün Sokak Nöbetçileri'nin gözleri benim üzerimdeydi, benim gözlerim ise onun turkuaz rengi gözlerinden ayrılmıyordu. Hepimiz yine bir amaç uğruna toplanmıştık. "Sokak çocuklarını her gördüğünüzde saçlarını okşayın," dediğimde gözlerim onun kumral saçlarına kaydı, alnına bir tutam saç düşmüştü ve her zamanki gibi dağınık, özensizdi. "Onları sevin, gülümseyin. Bir gün o çocukların büyüyeceğini ve karşınıza çıkacağını unutmayın." Hafifçe tebessüm ettiğimde canım hiç olmadığı kadar fazla yanıyordu. "Büyüdüm, büyüdün, büyüdük." Ona doğru bir adım attım ve başımı kaldırıp "Keşke hiç büyümeseydik," diye fısıldadım. "Keşke büyümeseydin. Keşke o sokaklara ait kalsaydık." Öfkeli değil, bıkkındı. Ruhsuz değil, tepkisizdi. Yalnız değil, kimsesizdi. "İçimi sokaklara çevirmenin bir yolu var mı?" diye sorduğunda sesinde ilk defa başkaldırı yoktu, vazgeçiş vardı. "Kendimi değil ama seni o sokaklarda yaşatıp gizlemek istiyorum."