Okuyacaklarım
43 stories
Kalbime Hoş Geldin (Texting) par twirmak
twirmak
  • WpView
    LECTURES 555,537
  • WpVote
    Votes 39,099
  • WpPart
    Parties 45
0536****: "Merdüm-i dîdeme bilmem ne füsûn etti felek Giryemi kildi hûn eksimi füzûn etti felek Şîrler pençe-i kahrımdan olurken lerzân Beni bir gözleri âhûya zebûn etti felek." 0536****: Anlamı ise: "Bilmem gözlerime felek nasıl bir büyü yaptı ki Gözümü kan içinde bıraktı, aşkımı arttırdı Benim pençemin (gücümün) korkusundan arslanlar (bile) titrerken Felek beni bir ahu gözlüye esir etti." 0536****: Belki ben Yavuz Sultan Selim değilim ama 0536****: Senin sayende bende esir oldum Ahu (05:36) (Görüldü) #1 İman [14.02.2024] #1 Sevda [14.02.2024] #1 Günah [14.02.2024] #1 İslamiaşk [15.03.2024] #1 Dini [15.03.2024] #1 Tevafuk [15.03.2024] #1 Asker [26.03.2024]
BİR KİBRİT YAK +18 par zeynepsnmzsyy
zeynepsnmzsyy
  • WpView
    LECTURES 1,950,776
  • WpVote
    Votes 87,508
  • WpPart
    Parties 43
Not: Kitapta +18 unsurlar mevcuttur.. (Tamamlandı) ........................................ ~ZS~....................................... "Kına yakmak kendini adamaktır. Bir gelin ve damatlara yakarlar; kendilerini birbirlerine adasınlar diye. Bir de kurbanlıklara yakarlar; kendilerini Allah'a adasınlar diye. Bir de askerlere yakarlar; kendilerini vatana adasınlar diye." Asena, babasının ısrarı ile gittiği yemin töreninde, kalabalığın içinde parlayan üniformalar arasında sadece bal gözleriyle baktığı askeri gördü. O an, etrafındaki her şey silinip gitti; zaman durdu ve kalbi hızla çarpmaya başladı. Aşık olduğu askerin, Binbaşı Özçelik olduğunu ve yeni rütbesi ile birlikte Gölge Timini'nin başına geçtiğini öğrenince, heyecanı bir kat daha arttı. Özçelik'in duruşundaki kararlılık ve cesaret, Asena'nın içini ısıtan bir ateş gibi yayıldı. Her detayıyla etkileyici olan bu tören, Asena'nın ruhunda bir iz bıraktı. Gözleri, binlerce kişinin arasında sadece o askerde odaklandı; etrafındaki gürültü, kalabalık ve meraklı bakışlar yok oldu. İçindeki aşk, geleneklerin ötesinde bir bağlılık hissettiriyordu. Özçelik'in gözlerinde, savaşın, fedakarlığın ağır yükünü taşıyan bir derinlik vardı ama Asenayı asıl etkileyen o bal gözler arkasındaki kapalı kapılardı ; Asena, bu kapıları açmak ve onunla birlikte bu yolda yürümeyi istediğini fark etti.. ..... 🇹🇷.... "Al eline bir kibrit yak, sen sigara dumanını izle, ben seni." "Sen al eline bir kibrit yak, imkansızlığımızın ateşini ................................... ~ZS~................................. ~BİR KİBRİT YAK adında wattpad de bulunan ilk ve tek kitaptır ~
Dracula par ClassicsTR
ClassicsTR
  • WpView
    LECTURES 10,431
  • WpVote
    Votes 774
  • WpPart
    Parties 28
İngiliz yazar ve akademisyen Sir Malcolm Stanley Bradbury'nin, "şimdiye kadar yazılmış en güçlü korku hikayelerinden biri" diye tanımladığı Dracula, hukukçu Jonathan Harker'ın Kont Dracula adında bir alıcının Londra'da satın almak istediği evin işlemlerini yapmak üzere Transilvanya'ya gidişiyle başlar. Jonathan, müşterisinin şatosunda dehşet uyandıran keşiflerde bulunur. Kısa bir süre sonra Londra'da da huzur kaçıran birtakım olaylar başlar. İçinde kimse olmayan bir tekne batar; genç bir kadının alnında gizemli bir işaret belirir, tımarhanedeki bir ruh hastası "efendi"sinin gelmek üzere olduğundan dem vurmaya başlar. Olaylar, uğursuz kont ve onunla savaşmayı göze alan bir grup genç arasında çatışmaya dek gidecektir. İrlandalı yazar Bram Stoker'ın, iki taraf arasındaki bu irade ve güç çatışmasını işlediği ve korku edebiyatının başyapıtlarından biri sayılan Dracula, yayımlanmasının üzerinden yüz yılı aşkın süre geçmesine karşın, bugün de aynı ilgiyle okunuyor. Yayınevi: Can Yayınları Yıl: 2013 Çeviren: Zeynep Bilge
Gök ve Gece (KALDIRILACAK) par aysluna
aysluna
  • WpView
    LECTURES 488,447
  • WpVote
    Votes 39,687
  • WpPart
    Parties 71
Cara'nın elinden alınan hayatı için intikam yemini ettiği adam, yaşadığı büyülü toprakların en büyük kabusuydu. Karanlığın Çocuğu. Kaderlerinin daha onlar doğmadan önce bir kehanetle birbirine bağlandığını bilmiyordu. Geçmişinin gölgesi olan bu adam, onu bambaşka bir dünyayla, tekrar tanıştıracaktı. ... "Herkesin önünde korkuyla titrediği Karanlığın Çocuğu neden benimle ilgileniyor?" "Kaybettiğim şeyin sende olduğunu düşünmeye başladım Carissima... İçimden bir ses bunun için bütün dünyayı yakacağımı söylüyor." ... (+18) Bazı bölümlerde cinsellik ve şiddet ögeleri bulunmaktadır. Yetişkin okuyuculara yöneliktir. ... Şubat 2023 #1 Büyü (8 Haziran 2023) #1 Romantik (3 Temmuz 2023) #1 Kurgu (7 Temmuz 2023) ...
SIFIR NOKTASI par izgocean
izgocean
  • WpView
    LECTURES 2,525,311
  • WpVote
    Votes 125,790
  • WpPart
    Parties 34
Gazetecilik son sınıf öğrencisi Gün Aksa Alatan'ın hayatı, emniyet müdürü babasının suç örgütü liderinin peşine düşmesiyle büyük bir çıkmaza dönüşür. 'Katil insandı, suç şeytana kaldı.' Varlığı öğrenilen örgüt liderinin oğlunun çıkagelişi düzeni değiştirir. Dosyalar açılır, kader baştan yazılır. Genç kız, bir sergide karşılaştığı adamla, onun da dahil olduğu kör bir karanlığın içine çekilir. Yalanlar, seçimler, şüpheler ve biçilen roller... karanlıkta vaat edilir. Peki, karanlığın ömrü ne kadardır? •
KARANLIĞIN ÇİÇEĞİ par Aazranr
Aazranr
  • WpView
    LECTURES 95,620
  • WpVote
    Votes 5,198
  • WpPart
    Parties 46
Koşuyorum, uçsuz bucaksız bir ormanda koşuyorum. Buraya nasıl geldim, burada ne yapıyorum hiçbir fikrim yok! Ama bir şeyden kaçıyorum. Birden hava karardı ve uğursuz bir gök gürültüsü yankılandı gökyüzünde. İliklerime kadar titrediğimi ve korktuğumu hissetsemde koşmaya devam ettim. Kuru dalların yüzümü çizdiğini hissettim ama içimdeki korku ve kaçma içgüdüsü ile önemsemedim ve koşmaya devam ettim. Çevresi ağaçlarla çevrili düz bir araziye çıktığımda bir kez daha gök gürledi. Bu sefer duruyorum. Ama duran ben değilim, sanki bedenim biri tarafından ele geçirilmiş gibi. Kafamı kaldırıp gökyüzüne baktığım sırada yanımdan hızlı bir şey geçti. Ama ne olduğu hakkında hiçbir fikrim yok. O kadar hızlıydı ki! Yanımdan geçişini, tüylerimi diken diken edişini hissetmesem gerçek olduğuna inanmazdım! Hızla etrafımda dönerek çevreme baktım, ama bir şey göremedim. Pes etmeyip bir kere daha baktım, yine bir şey göremedim. Bu şey her neyse artık delirmek üzereydim! Son kez bir şeyler görme umudu ile bir tur daha döndüm etrafımda. Ama hiçbir şey yok! Sadece ay ışığının aydınlattığı, benimde bulunduğum açık alan. Gerisi zifiri bir karanlık ve ölüm sessizliği. Tam o anda arkamda bir nefes hissettiğimde korkum daha fazla arttı ve titremeye başladım. Birden bardaktan boşalırcasına yağmur yağmaya başladı. Arkamdakinin varlığını iliklerime kadar hissediyordum ama ne arkama dönüp bakmaya cesaretim, ne de arkama dönüp, "Sen kimsin?", "Benden ne istiyorsun?" demeye cesaretim vardı. Olduğum yere çakılıp kalmıştım, ne bir adım atabiliyor ne de kaçıp koşabiliyordum. Hoş bu korku ve titreme ile bir adım bile atamazdım... Ama arkamdaki her kim ise deli gibi merak ediyordum ve daha bu şekilde ne kadar ayakta kalabilirdim bilmiyordum. Göreceğim şeyden korkarak arkama döndüm. Tanıtım bölümüne göz atınız🧚
Ederlezi par profeysinil
profeysinil
  • WpView
    LECTURES 1,848,212
  • WpVote
    Votes 85,396
  • WpPart
    Parties 47
"Sabaha kadar konuşmanın sabaha kadar sevişmekten daha tehlikeli olabileceğini kim tahmin ederdi ki? Her gece çiftliktekiler uyuduktan sonra Elif gizlice odama gelip yatağın diğer ucuna geçiyordu. Işıkları yakmayı hiç teklif etmemiştim, o da durumdan şikayetçi değildi. Binbir gece masallarındaki gibi karanlıkta başlayıp aydınlıkta son bulan gece buluşmalarıydı bunlar, ve nedense gizli kalmasını istemiştik. Oysa ortada gizlemeyi gerektirecek bir şey yoktu, onca gece yanımdaydı fakat elim onun eline bile değmemişti. Biz sadece konuşuyorduk... Sadece konuşuyorduk ve sanırım tüm sorun buydu. Belki konuşmak yerine sevişseydik bu kadar kök salmazdık birbirimize. Ben bile anlatacak bu kadar çok şey biriktirdiğimden habersizdim. Konu konuyu, kapı kapıyı açıyor ve konuştukça söylenecek daha fazla söz açığa çıkıyordu aramızda. Bazen attığımız kahkahalar duyulmasın diye ellerimizi ağzımıza kapatmak zorunda kalıyorduk. Bazense Elif mutfağa inip gizlice yiyecek bir şeyler getiriyordu ikimize. Biri duyar diye ekmeği bile sessizce böldüğüm, çocukluğumdan bile daha çocuk olduğum, hayatımda ilk kez bir kadının yüzünde kaybolduğum gecelerdi. Bir erkeğin neden binbir gece boyunca masal dinlemek isteyebileceğini ilk kez o gecelerde anladım. Ve tarihteki onca adamı eline kalem almaya iten, tüm bunları bana yazdıran şeyi ilk kez o gecelerde buldum. Bazen bir kahkahanın ortasında, bazen birbirine çarpan iki bakışta, bazense saçını kulağının arkasına sıkıştırmasını izlerken ansızın beliriveren o sızıyı... İçimdeki edebiyatı uyandıran bir ağrıydı bu. İnkâr edip kaçsam da, durup kapılsam da gözlerine bakarken hissettiğim gerçek hiç değişmiyordu. Elif bir Balkan ağıdı gibi göğsümde büyüyordu."
Kırmızı Haziran par iremmipelin
iremmipelin
  • WpView
    LECTURES 1,545,865
  • WpVote
    Votes 117,983
  • WpPart
    Parties 78
Pars, Atlas'ın önce ilk aşkı, sonra oyun arkadaşı oldu. Oynadıkları oyunun ipleri ayaklarına dolandı. Biri kaldı diğeri kaçtı. Çok zaman sonra kapı yeniden çaldı, postacı kapıya bir kaset bıraktı. Kasette Atlas'ın abisinin, Aras'ın katilinin sesi vardı. Atlas duyduğu sesin, Pars'ın peşine düştü. 🩸 "Pars..." dedim. "Seni öldüreceğim." "Lütfen..." dedi, gözlerini gözlerimden çekmeden. "Atlas, lütfen öldür beni."
FANTOM ETKİSİ doğa dönüyor  par Talkinglibrary
Talkinglibrary
  • WpView
    LECTURES 1,245,302
  • WpVote
    Votes 44,572
  • WpPart
    Parties 27
Yaşamı boyunca hiç kimsenin onu "tehlikeli" olarak nitelendireceğini düşünmezdi. Eh, hayat bazen hoş olmayan sürprizler yapabiliyordu. "Nefes al," dedi kendine. "Çünkü her an biri gelip onu senden alabilir." Ölüme kapadığı gözlerini bir öncekilerden çok farklı, çok daha karanlık bir dünyaya açmıştı. Tek bir bakışla tüm o renklerin, o sihrin ve mükemmeliyetin ondan çok uzakta, geçmişte kaldığını anladı. Yakında uğruna savaşması gereken tek şeyin canı ile sınırlı olmadığını da anlayacaktı. Belki bu gökyüzü bile olmayan evrende, kalbini verdiği cesaret timsali oğlan, belki de sayısız esir ve acılı ruh. Her biri Alessia'nın büyüsünü ve kılıcını savurması için dualar ediyordu. Yüzlerce Labradorit, Garnet, Sitrin ve Yem edilmiş ruh refaha kavuşacak ya da daha karanlık günler ile karşı karşıya kalacaktı. Alessia ruh yiyen bir imparatoru yerle bir edebilir miydi? Edemezsin demişlerdi. Göreceklerdi.
KIRMIZI GÜLLER ÇABUK SOLAR par ceyzabel
ceyzabel
  • WpView
    LECTURES 887,047
  • WpVote
    Votes 64,065
  • WpPart
    Parties 54
"Ve unutma Zümrüt; tüm çiçekler yavaş yavaş, kırmızı güller çabuk solar." *** 1980 yılının Mayıs ayında, Dilektaşı Mahallesi'ndeki aylardır boş olan daireye genç bir adam taşındı. Tek başınaydı, bir karısı veya çocukları yoktu. Kimseyle konuşmazdı ve soğuk çehresi, tenindeki yanığa benzer farklı renkte izleri, şüpheli hareketleri nedeniyle kimsenin de onunla konuşmaya niyeti pek yoktu. Mahalleli, bu suskun ve gizemli adamın dönemin şartlarını da göz önünde bulundurarak bir Amerikan ajanı olduğuna karar vermişti ve adama kendi aralarında 'Dilsiz Ajan' diye sesleniyorlardı. Zümrüt Ayten Özsoy ise henüz yirmisine yeni basmıştı. Altı çocuklu bir ailenin ikinci çocuğuydu. Hayat hakkında bilgisi bu aileyle ve bu mahalleyle sınırlıydı. Liseyi yarıda bırakmak zorunda kalmıştı, hayata en büyük kızgınlığı da buydu. Hayallerini baltalayan şey yoksulluk ve yoksulluğunun sebebi ise başlarındaki sorumsuz babalarıydı. Çoğunlukla bu kalabalık mahallenin cıvıltısında ömrünün çürüyeceğini ve ailesine rağmen yapayalnız öleceğini düşünürdü. Onun için hayat, ışıltılı bir oyun sahnesiydi ve bu sahne, akşam babası eve geldikten sonra perdelerini kapatarak karanlığa bürünürdü. Ve bir gün Dilsiz Ajan nihayet konuştu. Zümrüt Ayten Özsoy ise hayallerine çok yakın olduğunun henüz farkında değildi. (30.03.2021)