olmayanulkeyolcusu adlı kullanıcının Okuma Listesi
32 historias
ATEŞPARE (+18) por cerennmelek
cerennmelek
  • WpView
    LECTURAS 51,336,876
  • WpVote
    Votos 2,312,230
  • WpPart
    Partes 97
Korkmuyordum, ne karanlıktan, ne gürleyen gök gürültüsünden, ne de bana zarar verebilecek bir insandan. Çünkü ben karanlıktım, ben gürleyen göktüm, ben zarar görmezdim, ben zarar verirdim. Ben bir katildim. Bu bir sıfat değildi, bu benim mesleğimdi. 🔥 Yayınlanma Tarihi: 12.04.2020 Bu kurguda geçen kişi, kurum ve olaylar tamamen hayal ürünüdür. Uyarı: Eğer kurguyu spoi almadan okumak istiyorsanız, yorumları okumamanızı tavsiye ediyorum.
YARALASAR(Kitap Oldu) por Maral_Atmc6
Maral_Atmc6
  • WpView
    LECTURAS 17,546,782
  • WpVote
    Votos 699,377
  • WpPart
    Partes 56
"Soyun!" "Ne?" Yaşlı adam oturduğu masada kaşlarını çatmıştı ki yanındaki kadın tebessüm ederek bana döndü. "Sadece hırkanı çıkar ve bize sol kolunu göster." Tedirginlik içinde onlara baktığımda uzun bir masada oturan toplam on kişi görmüştüm. Ben kapıya yakın bir yerde duruyordum ve yanımda benimle aynı yaşta olan altı çocuk daha vardı. Sağımdaki kızın sol kolundaki yarasa damgasını gördüğümde sertçe yutkundum. Aynı damgadan benimde kolumda vardı. "Neyi bekliyorsun?" Bu soğuk ses yaşlı adamın sağ tarafında oturan kişiden gelmişti. Başını önündeki dosyadan hiç kaldırmadığı için yüzünü iyi göremiyorum. Hırkamı çıkardığımda benimle aynı hizada duran çocuklar koluma baktı. "Sende Yarasalardan birisin." Yaşlı adamın sesi huzursuz çıkmıştı. "Nasıl damgalandığını hatırlıyor musun?" Yine o adam konuşmuştu ve hâlâ başı önündeki dosyadaydı. İyi hatırlıyordum. "Hayır." Onlara güvenmiyorum. Cevabım ile kalem tutan eli hareketsiz kalmış fakat başını kaldırmamıştı. "Artık bizi neden buraya getirdiğinizi açıklayacak mısınız?" Yanımdaki çocuklardan biri konuşmuştu. Yaşlı adam sıkıntıyla bir nefes alarak bizlere baktı. "Aslında hepiniz aynı çocuk yurdunda bir zamanlar kaldınız. Peşinde olduğumuz biri var ve o yurttaki otuz çocuğu damgaladı. Şimdi yeniden ortaya çıktı ve Yarasaları bulup hepsini öldürüyor." Sanırım Yarasalar biz oluyorduk. "Bizimle işbirliği yapmak zorundasınız, tabii yaşamak istiyorsanız?" Masadakilere döndü. "Herkes kendi eğiteceği çocuğu seçsin. Unutmayın seçeceğiniz çaylaktan siz sorumlusunuz." Burada neler olduğunu anlamıyorum. Masadakiler bizi incelerken o başını hiç kaldırmayan adamın sesini duydum. "Gözlüklü kızı ben eğiteceğim." Burada gözlük takan sadece bendim.
ZEVAHİR por __okuyan94__
__okuyan94__
  • WpView
    LECTURAS 4,775,733
  • WpVote
    Votos 237,427
  • WpPart
    Partes 85
"Lütfen... Hayır," dedim adımlarım geri geri giderken. Buradan uzaklaşmalıydım. Silahtan, bağlı adamdan, karşımdaki gözü dönmüş adamdan... Hepsinden kurtulmam lazımdı. Başıma ağrı saplanmıştı ve başım dönüyordu. "Lütfen. Gitmek istiyorum." "Pekala. Demek sen yapamıyorsun ama biri yapmak zorunda," dedi mavi gözlerini üstümden çekip, bağlı adama yönlendirirken. "O zaman ben yaparım." Ne yapmaya çalıştığını anladığımda ise her şey için çok geçti. Silahı tutan kolu havalandı, durmasını söylememe fırsat vermeden parmağı tetiğe ulaştı ve ucunda susturucu olan silah patladı. Korkuyla açılan gözlerimden gözyaşı döküldüğünde ise hiçbir şeyin eskisi gibi olmayacağını biliyordum. "Bunun suçlusu sensin, Doğanay." Ruhuma damlatılan karanlık büyüdü ve altında kaldı.
Ruh Cinayetleri por calayss
calayss
  • WpView
    LECTURAS 340,511
  • WpVote
    Votos 24,217
  • WpPart
    Partes 42
"İğrenç bir adamsın sen..." dedim elim hala ağzımdayken. Boğuk çıkan sesim onu yalnızca gülümsetti. Mezarlığın içine doğru adım attığında boynuna daha sıkı sarıldım. Her mezara tiksinircesine baktı ama onun iğrenme sebebi bugünde değil, geçmişteydi. Her birine büyük bir öfke, çokça da tiksintiyle baktı. "Tam şu an, iğrenç bir adamım." Birkaç adım daha attığında mezarlığın tam ortasındaki ağacın gövdesine sırtımın yaslandığını hissettim. Kucağında olmama rağmen başımı kaldırarak ona bakarken yutkundu ve gözümün önüne gelen saçımı geriye doğru itti tüm bu mezarlığı inşa eden acımasız, iğrenç adam o değilmiş gibi, nazikçe. "Gör. Konu sana değen tek nefes olunca nasıl delirdiğimi gör."
Hissiz Kalpler por oobiryazar
oobiryazar
  • WpView
    LECTURAS 82,929
  • WpVote
    Votos 5,634
  • WpPart
    Partes 21
Ömer, yüzüme anlam veremeyen bakışlarla baktı. "Ben sana beni kucakla mı,diyorum?" Sinirle derin bir nefes aldım. "Ayy çok pardon ya, sen o kadar masumsun ki anlatamam. Doğru kucaklamanın az olacağını düşünerek direkt olarak beni kaçırıp 'sen benimle evleneceksin." Dedin haksız benim şuan. Hayatıma niye girdin niye? Her şeyimi altüst ettin. Benim hayatım şuan bok gibi duydun mu, beni? Sen benim hayatıma girdiğin gün ben bok çukuruna düştüm Ömer!" Ömer,bana göre büyük bir oyunculukla ve nedeni bilmediğim bir şekilde sinirlenerek. "LAN BEN SENİ SEVİYORUM! FARKINDA DEĞİL MİSİN? ETRAFINDAKİ HERKES ANNEN DE DAHİL OLMAK ÜZERE HERKES BUNUN FARKINDA! S-SEN ETRAFINDAKİ HERKESİ GÖRÜYORSUN DA BİR TEK BANA MI, KÖRSÜN?" Dedi Kendi duygularımı dürüstçe söyleyerek. "Ben seni sevmiyorum Ömer anla bunu artık! Ben seni hayatımda istemiyorum! Nasıl hayatıma girdiysen öyle de çık hayatımdan!" Dedim Ömer'in gözleri dolmuştu. "Ben senin hayatından çıkacağım ama sen beni unutma olur, mu?" Dedi Ben tekrar konuşacakken tek bir kurşun sesi duyuldu. İşte o an kalbimde bir sancı hissettim. Ve gecenin karanlığını inim inim inleten bir çığlık sesi doldurdu. Kapak tasarımı @ezmervan Wattpad platformunda Hissiz Kalpler adında yazılan ilk ve tek kurgudur! Çalıntı vb durumlarda adli işlemler başlatılacaktır!!!
SINIR |Tamamlandı| por __Katre__
__Katre__
  • WpView
    LECTURAS 2,880,939
  • WpVote
    Votos 139,011
  • WpPart
    Partes 75
Az önce Eylül'ün tuttuğu boşta kalan elini yeşil kalın askeri kemerinin üzerine koyup lafa girdi. " Gel ben sana espriyi göstereyim."dedi. Elini kemerinin üzerinden çekip göğsünün üzerinde yazan yazıyı işaret etti. " Bak bakalım burada ne yazıyor?"dedi sesindeki alaycı tınıyla. " Arslan."dedi karşısındaki adam kısık çıkan sesiyle. Ardından Eylül'ün yaka kartını gösterdi Toprak parmak ucuyla. "Peki burada ne yazıyor." "Eylül Arslan." "Aynen öyle." dedi Toprak başını aşağı yukarı sallayarak. Ardından elini kaldırıp yüzüğünü gösterdi. " Bu."dedi sorgulayan sesiyle. " Yüzük." Eylül'ün elini tutup kaldırdı. " Bu."dedi tekrar. Aynı cevabı aldığında ellerini indirip birbirine kenetledi. Ve tekrar kaldırıp herkesin gözüne sokarcasına konuştu. " Birleştir bakalım ne çıkacak ortaya."dedi. Ardından masaya göz gezdirip karşısındaki adama dikti bakışlarını. Birkaç saniye cevap vermesini bekleyip adamın omzundaki elini sıktı. " Evlisiniz."dedi adam fısıltıdan farksız sesiyle. " Doğru cevap." dedi Toprak alayla. Adamın omzundaki elini çekip yüzünü Eylül'e çevirdi. Birkaç saniyeliğine yumuşayan bakışlarını tekrar buza çevirip masaya döndü. Birbirlerine kenetlenmiş ellerini gösterip: " Duyduğunuz gibi biz evliyiz. Daha öncesinde bilmiyordunuz çünkü bilmenize gerek yoktu. Şimdi öğrendiğinize göre herkese afiyet olsun." dedi. Masadan yükselen hayret nidalarını umursamazken masadaki yerine ilerledi. Eylül'ün elini bırakmadan yanındaki sandalyeyi çekip:" Geç güzelim." dedi. Yanlarındaki birkaç kişi duydukları ile küçük çaplı bir şok yaşarken onların gözü sadece birbirleri üzerinde idi.
KODEX | RAFLARDA por RGAYEONEL
RGAYEONEL
  • WpView
    LECTURAS 3,559,344
  • WpVote
    Votos 99,870
  • WpPart
    Partes 35
Hafızanı kaybedersen düşmanına âşık olabilir misin? Karaca Yıldırım, ailesini kaybettiği kazadan aylar sonra iyileştiğinde teyzesinin yanına taşınır. Hayatına devam etmek için üniversiteye kaydolup güzel sanatlar bölümüne gitmeye başlar. Başlangıçta her şey iyidir. Onu çok seven bir teyzesi, samimi arkadaşları ve başarılı olduğu bir üniversitesi vardır. Ta ki geçmişinden gelen gizemli bir çocuk işleri karıştırana dek. Şimdi, her şey değişmiştir. Karaca artık ne arkadaşlarına, ne teyzesine ne de çok iyi bildiği hayatına güvenemez hale gelir. Sırlarla dolu Aram Alevyan, ansızın çıkıp geldiğinde Kar'ın hayatı tepetaklak olur. Artık geçmişten anılarla günümüzdeki hayatı iç içe geçmiştir. Karaca Yıldırım, gerçekten de sandığı kişi mi? Tabloların altına fiyakalı bir imza atan ressam öğrenci mi yoksa gerçek çok daha karanlık bir mahzende henüz çocukluğuna kazınmış bir gölge mi? Peki ya Aram? O, Karaca'nın neyi? Düşmanı mı? Peki, neden düşman olduğunu hatırlamıyorsa... Ona âşık olabilir mi?
ÖLÜ RUHLAR MAHZENİ por gecemdekiyazar
gecemdekiyazar
  • WpView
    LECTURAS 150,609
  • WpVote
    Votos 6,801
  • WpPart
    Partes 24
İnatçı acımasız kararlı yüzbaşı Ateş Karahanlı'nın ; Ondan daha da inatçı güçlü üsteğmen Yağmur Çakır la olan karanlık hikayesi... • Kuru sıkı bir aşk hikayesi, hayallerimiz bile kuru sıkı bizim... "Kaderimiz bir değil ki kalplerimiz bir olsun." "Aynı lakabın gibi karanlık bir adamsın" dedim gözlerimi kısıp kehribar gözlerini izlerken "Evet, sende benim aydınlığımsın" dedi yüzüme hayranmış gibi bakarken kendi yolunu aydınlatamayan kadın sevdiği adam için kendi karanlığından vazgeçiyordu... kitabın bütün hakları şahsıma aittir, çalınması kopyalanması ya da esinlenilmesi söz konusu dahi değildir aksi takdirde yasal işlem başlatılmaktadır!!
KATRAN   por esra_nurer
esra_nurer
  • WpView
    LECTURAS 1,357,445
  • WpVote
    Votos 66,671
  • WpPart
    Partes 44
En kötü anında ona birkaç kelime ile destek olan o peri dedesinin gittiği yerden son hediyesi olmalıydı. Burnuna bir kere daha götürdüğü mendilin kokusunu ciğerlerine çekerken üzerinde ki minik peri kanadı işlemesi dikkatini çekti. O kız gerçekten bir peri olmalıydı ve bu da o perinin simgesi olmalıydı. Yekta o peri kızını bir daha göremeyeceğini düşündü. Fakat bunu kalpten dile getiremedi. Çok kırgın olan kalbi o an da; "Keşke hayatımı, hayatına katsan peri kızı." Dedi. Fakat bilmiyordu ki, kalpten edilen dualar kabul olurdu. Bilmediği bu gerçek ile kader çarkları kırıldı ve rota yeniden oluşturuldu. Artık kaderin tek bir hedefi vardı. Yekta'nın kalbini ısıtan o peri kızını, yine kusursuz bir zamanda Yekta'nın buzlarını çözmesi için hayatını, hayatına katmaktı. Ne kadar başarılı olacağı bilinmez fakat bilinen bir şey var o da; kaderin oyunları çok sevdiği ve galibiyeti yakalamadan oyunun peşini bırakmadığıydı. Yekta ve Peri kızının oyununun senaryosu da o gün, o sahilde, o mendil ve çiçek kokusu eşliğinde yazıldı. Artık geriye tek bir şey kaldı o da; oyunun sahnelenmesi! Onun da zamanı uzak değildi, en azından çok çok uzak değildi...