yanegoe adlı kullanıcının Okuma Listesi
17 stories
ŞEYDA BÜLBÜL by EfendiOlric
EfendiOlric
  • WpView
    Reads 99,972
  • WpVote
    Votes 5,755
  • WpPart
    Parts 28
"Siz onu hiç tanımadınız tabii. Bilmezsiniz kollarının arasında olmanın verdiği güveni. Öyle bir sarardı ki o kolları, o zamanlar kumral olan şu bembayaz saçlarımdan bir koku çekerdi içine, sonra yeşil gözlerime iki buse kondururdu... Ben babamın evinde, annemin dizinin dibinde küçük bir kız çocuğuyken dahi öyle huzurlu, korkusuz, güvende hissetmemiştim. Ev onun olduğu her yerdi, kollarının arasıydı, sıcak sinesiydi. Huzur, o varsa vardı. Beni öyle severdi ki hayatında hiç sevilmemişsin sen Süheyla derdim kendime. Derdim de bilmezdim işte o sevginin kıymetini. Kör, cahil, aklını kaybetmiş biriydim. Şeyda Bülbüldüm. Size hikâyeyi anlatacağım ancak bilmelisiniz ki bu hikâye benim hikayem değil. Size bir adamın hikayesinden bahsedeceğim." 🍁 "Seni Süheyla... Sadece seni... Bir seni Süheyla, bir seni. Bir seni her şeye rağmen, bir seni hâlâ... " 🦋
Leyla ile Karabağırlı by alraganinsahibesi
alraganinsahibesi
  • WpView
    Reads 1,487,976
  • WpVote
    Votes 87,145
  • WpPart
    Parts 53
Seha Bey bir ayağını öne atıp ona dengesini vererek şöyle bir durdu. Leyla'yı kısacık üstün körü süzdü. Rahatsız eden bir bakış değildi ama olmasa da olurdu yani. Leyla neler oluyor diye düşünüyordu. "Küçüksün." dedi adam, burnunu çekti. "Gözüm de tutmadı pek seni. Biraz büyü. Bakalım hale yola gelecek misin..." Leyla'nın gülümsemesi soldukça soluyordu. Gözü tutmamıştı madem gelin odasına ne diye sokmuştu bu herif onu? Hale yola gelmek ne demekti? Ah bir eski Leyla olabilseydi ona hali de yolu da gösterirdi ama kaç gündür yaşadıkları onu bitap düşürdüğünden karşılık vermek için laf gelmiyordu aklına. "Eğer aynı yastığa baş koyasım gelirse, haberin olur. Sana söylerim." dedi adam. Leyla'nın gülüşü tamamen düştü bu sefer. Ne ince düşünceli adam! Ya habersiz gelse ne olurdu?! "Ama ben bunu yapmazsam eğer, sen aşkımdan ölsen bile bana gelmeyeceksin." ••• -Yaş farkı içerir- ~hikâyemiz 1989 yılında başlamaktadır~
YABAN  by papatyakorusu
papatyakorusu
  • WpView
    Reads 5,205,463
  • WpVote
    Votes 277,198
  • WpPart
    Parts 61
<Güzel sevmek üzerine bir hikâye... > - Yaş farkı vardır- Mahalledeki gençler olarak uzak tavırları, suskunluğu, sert mizacı sebebiyle aramızda onun adı "Yaban"dı. Beş yıl sonra mahalleye geri döndüğünde hiçbir şey eskisi gibi olmayacaktı. Özellikle benim için. * (Nisan 2021)
BEYHUDE ÇIRPINIŞLAR by melektugceeee
melektugceeee
  • WpView
    Reads 105,827
  • WpVote
    Votes 7,085
  • WpPart
    Parts 13
Bambaşka şekillerde kesişebilirdi yolları... O çok bilindik dönemeçten dönünce kitapları yere düşebilir, toplamaya çalışırken kafaları tokuşabilirdi. Arkadaşları vesilesiyle kendilerini sürpriz bir görüşmenin ortasında bulabilir, hayatlarında aşka yer olmadığını iddia etseler de oracıkta sözlerini yutup kalplerini kaptırabilirlerdi. Yahut aynı mahallede büyüdükten sonra hislerinin farkına varmış sıradan komşu çocukları da olabilirlerdi. Kim bilir; belki o zaman birbirlerine kaşlarını dahi çatamaz, gönüllerini yarınlar yokmuşçasına kırma müsabakasına girmezlerdi. Fakat ne yazık ki en yakınındakiler bu hakkı onlara çok gördüler, kendi menfaatleri uğruna hayatlarını altüst edecek bir karar verdiler ve bunu yaparken enine boyuna düşünme gereği bile görmediler. Öyle bir karmaşayla aynı eve girmelerine sebep oldular ki; ikilinin tahammülsüzlükle yükselmeyi adet edinmiş sesleri kısılmak nedir bilmedi. Neredeyse her günleri zehir zemberek başladı ve yine aynı zulümle geceye erişti. On iki yaşında bir kız çocuğu ile on altısında bir delikanlı evlendirilir miydi hiç? Bunların çift olabileceğini düşünecek kadar basiretsizleşmek hangi cümle ile tanımlanabilirdi? Hepsinden öte kimse de çıkıp sormamış mıydı ki; birbirlerini görmeye bile katlanamıyorken, sevmeyi nasıl becereceklerdi? •gerçek bir hayat hikayesinden esinlenilmiştir•
Gençlik Kumpanyasının Hatıra Defteri by alizarbmbin
alizarbmbin
  • WpView
    Reads 555,871
  • WpVote
    Votes 29,994
  • WpPart
    Parts 26
Sevgili defter, Ben bugün aşık oldum. Sahne ışıklarının altında, Juliet'in pencereden Romeo'ya uzandığı gibi uzandı üzerime aşk. Üstelik ölüm iksiri içmeye de yemin ettik. Ey Hermia! Bükme o masum boynunu. Çiçekteki iksirin etkisi bir düş kadar kısa, aşksa masallar kadar uzun. Gerçeği gömmeye bir avuç toprak yetmez, gençlik çiçek gibi açacaktır elbet gerçeğin üzerinde. Gençlik, pop şarkılarındaki nakaratlar gibi hareketli ve çarpıcı çünkü. Bu bir gençlik kumpanyası, Ve ben bugün aşık oldum.
BÜLBÜL by papatyakorusu
papatyakorusu
  • WpView
    Reads 223,224
  • WpVote
    Votes 17,823
  • WpPart
    Parts 26
*avareyim,asudeyim,yorgunum bilmiyorum,neden sana vurgunum? -bir mahalle hikâyesi- 18/05/2023 " Dökme yüzünü." dedi. Yüzüne vuran kızıl ateşlere bakarken gözlerinde kararlı bir ifade vardı. Kurşuni bulutlar, karşıdaki binaların silüetlerin üzerine yığılmışlardı ve akşamın alacasına güneşin son kızıllıkları karışıyordu. Hafif bir rüzgâr çıkmıştı. Sesi, bulanıklıktan uzak, net ve kendinden emindi. Hiç tereddütleri olmamıştı zaten. Şimdi oturduğumuz bu tenhalıkta, gözleri yerdeki ateşin kızıllığındayken düşen yüzümü, incinen kalbimi nasıl fark etmiş, nasıl sezmişti bilemiyordum. Beni şaşırtmaya devam ediyordu. Kemikli yüzündeki kararlı ifadeye baktım. Gözleri ateşten uzaklaşıp bana döndüğünde yanağında şimdi sakalların gizlediği yara izini ve sebebini düşünüyordum. Yaralar her zaman görünür değildi, olamazdı ama sanki onun yaraları gördüğümden daha derinlerde bir yerlerde gibi geliyordu bana. Gözleri, uysal bir kuştan uzak, gelip gözlerime ilişti. Bakışları karanlık bir orman gibiydi ama tekinsiz değildi. Alaz alaz bir ifade vardı. Hummalı, sert ve kendinden emindi. Kaşlarının arasındaki çukurlar inen akşamla karanlık çizgilere dönmüştü. Garip bir şekilde yanında kendimi hiç olmadığı ölçüde güvende hissettiğimi fark ediyordum. Bana bakarken gözünü bile kırpmıyor, bakışlarındaki bir şey beni gözlerimi kaçırmaya hatta buradan çıkıp ardıma bile bakmadan kaçmaya zorluyordu. Ama direniyordum. Ne gözlerimi mızrak gibi saplanan bakışlarından çekebiliyordum ne de koşup uzaklaşmaya derman bulabiliyordum. " Dökmedim." dedim inkar ederek, az önceki sözünü esasında kendime hatırlatmak için. Elindeki uzun çubukla ateşi karıştırırken tüylerimi diken diken eden ifadesini de çekip almıştı üzerimden. " Döktün. Ama sen yine de dökme yüzünü. O yüz, dökülecek yüzlerden değil."
GÖNÜLÇELEN by orenda25
orenda25
  • WpView
    Reads 1,975,270
  • WpVote
    Votes 139,985
  • WpPart
    Parts 38
Bu bir anlaşmalı evlilik kurgusu. En azından onlar öyle sanıyordu. Savaş Ali pusulası bozuk bir gemi. Asude'nin kıyılarına demir atınca öğrenecek pusulasız da yön bulabileceğini. Pamuklara sarılarak büyütülen Asude... Egenin huzurlu kıyılarından Karadenizin hırçınlığına düştüğünde anlayacak oyun oynamanın meşakkatini. Bir denklemde olmaması gereken her şey bir araya geldi. Savaş Ali evlilik baskısından kurtulmak için Asude'ye bir teklifle gitti. Onun için uygun gelin zaten seçilmişti ama Savaş için bu kabul edilemezdi. Madem kaçamıyordu evlilikten, gelinine de kendi karar verebilirdi. Babaannesi bir gelin sahibi olacaktı, onun istediğinin tam tersi özelliklerde olması Savaş'ın suçu sayılmamalıydı. Ya da bu kanıya Asude'yi tanımadan varmasa mıydı? Savaş için bu plan her şeyiyle mükemmeldi aslında. Ayarsız dilini, ipe sapa sığmaz gülümsemelerini, oyunbaz hallerini görene kadar çok da emindi. Sonra onun aslında bir GÖNÜLÇELEN olduğu ile yüzleşti. İKİ OYUNBAZ, VASAT BİR PLAN VE PİYANGODAN ÇIKAN AŞK! Her şeyin karma karışık olması için lazım olan her şey onların elindeydi...
Kül Ateşten Korkmaz by RArsenDemir
RArsenDemir
  • WpView
    Reads 40,068
  • WpVote
    Votes 4,039
  • WpPart
    Parts 14
"Bayraktepe 1, 112 Merkez." "112 Merkez, Bayraktepe 1 dinlemede." "Akseki mevkine doğru çıkış yapalım. Vakanız ateşli silahla yaralanma. Olay yerine yaklaştığınız anda askeri birlikler tarafından karşılanacaksınız." "Anlaşıldı. Çıkış yapıyoruz." Her insanın hayatını değiştiren bir dönüm noktası vardır. Benim hayatımın dönüm noktası ise KKM ile 112 istasyonumuza verilen bu vaka anonsu olmuştu. Bir asker, kar tanelerinin düştüğü soğuk ve toprak zemine uzanmış, bası uygulamalanmasına rağmen göğsünün altından sızan kan damlaları ile toprağa can veriyordu. Elimdeki yetişkin sırt tahtası ile en önde koşarken bir şey dikkatimi çekti. Vurulan askerin yüzü. Tanımıyordum ancak yüzü bembeyaz bir ışık tutulmuşçasına parlarken, dudaklarında eşsiz bir tebessümle semaya bakıyordu. Sanki yıllardır beklediği, aradığı huzura ermiş gibi. Sanki erişmek için çabaladığı bulutlara uzanmış gibi. Sanki... Sanki şehadet şerbetini içeceğini anlamış gibi... P. Yzb. Korhan Temur Ozanalp & Prm. Meva Yalım Yaltaray
MÜNFERİT by RArsenDemir
RArsenDemir
  • WpView
    Reads 6,813,801
  • WpVote
    Votes 352,317
  • WpPart
    Parts 54
Bedenini öne doğru büktü ve koyu kahvelerini kısarak dudaklarını büyük bir yavaşlıkla alnıma dokundurdu. Tam da o anda midemin aniden kasıldığını hissettim. "Eğer benden istediğin gerçekten buysa, abin olurum." Sarfettiği sözler ile kulaklarımda bir uğultu ve hemen ardından boğazımda bir yanma meydana geldi. Onu göğüsünden tutup kendimden uzaklaştırmak ve bu yakınlığın gereksiz olduğunu savunmak istedim ancak dudakları temasını kesmeden ve onu itmemden gram etkilenmeden sürtünerek burnumun ucuna kadar indi. "İhtiyaç duyduğunda, baban olurum." Dudakları burnuma küçük bir baskı uygulayarak kısa süreliğine tenimden ayrılırken çok geçmeden sıcak dudaklarının varlığını yanan yanaklarımda hissettim. Göğüsümde binbir çabayla canlı tutmak için çabaladığım, özenle sakladığım o minik kuşun kanatlarını delicesine çırptığına şahit oldum. Yutkunuşlarım arttı. Nefes alış verişlerim hızlandı. Dudaklarını aralayıp kısa bir nefes aldığı esnada burnunu bir kedi misali usulca yanağıma sürttü. "Sığınmak isteğinde, liman olurum." Ilık nefesini sertçe dışarı bırakarak aralık dudaklarımın arasından içeri sızmasını sağlarken kollarının arasında titredim. "Korktuğunda, kalkan olurum." Dudakları temasını kesmeden bir yol izlercesine dudaklarımı es geçip çeneme ilerledi ve bir sonraki durağında yumuşak bir baskıyla çeneme yaslandı. "Ne olmamı, neyin olmamı istiyorsan o olurum." Başını aşağıya eğmeden hemen önce bakışlarını gözlerime çevirerek yüz ifademi dikkatle inceledi. Rahatsız olup olmadığımı kontrol ediyor olmalıydı. Değildim. Biraz garip hisler içindeydim ancak bu senelerdir hissettiğim huzursuzluk, rahatsızlık ya da korku hislerine hiçte benzemiyordu. "İhtiyacına, isteğine göre şekillenirim ama bu durum kocan olduğum gerçeğini değiştirmez."
Yılanın Kızı  by alraganinsahibesi
alraganinsahibesi
  • WpView
    Reads 1,024,303
  • WpVote
    Votes 59,059
  • WpPart
    Parts 48
Pusat Ali Şahoğlu, en yakın dostunun kız kardeşi Gökbeyaz Çakır'ı kurtarırken istemeden katil olur. Onun için hapse girer, dört sene yatar, elinden birçok fırsatı kaçırır, sözlüsü Suna tarafından terk edilir ve yaralı, ihanete uğramış bir adam olarak hapishaneden çıkar. O çıkarken, Virankaya'da anlı şanlı bir düğün başlamak üzeredir: kardeş bildiği, kardeşini kurtarırken katil olduğu Baran Çakır ile, eski sözlüsü Suna'nın düğünü. Virankaya artık bir savaş beklemektedir. Yörenin iki güçlü ailesini de kasıp kavuracak, tam ortasında da iki büyük beyi birbirine düşüren Suna'nın olduğu bir savaş... Fakat hiçbir şey beklendiği gibi olmaz. Sebebi Pusat Ali Şahoğlu'nun çıkar çıkmaz Suna'ya değil de, kimsenin beklemediği birine yönelmesidir. Gökbeyaz Çakır'a. İNTİKAM SÖZCÜĞÜNÜ FAZLASIYLA İÇERSE DE İNTİKAM OLAY ÖRGÜSÜNÜ İÇERMEZ :)