Never click suspicious links
Reminder: Wattpad will never ask for passwords, payment information, or other sensitive account security details.
aaa
99 stories
Leyla ile Karabağırlı by alraganinsahibesi
alraganinsahibesi
  • WpView
    Reads 1,369,419
  • WpVote
    Votes 83,780
  • WpPart
    Parts 53
Seha Bey bir ayağını öne atıp ona dengesini vererek şöyle bir durdu. Leyla'yı kısacık üstün körü süzdü. Rahatsız eden bir bakış değildi ama olmasa da olurdu yani. Leyla neler oluyor diye düşünüyordu. "Küçüksün." dedi adam, burnunu çekti. "Gözüm de tutmadı pek seni. Biraz büyü. Bakalım hale yola gelecek misin..." Leyla'nın gülümsemesi soldukça soluyordu. Gözü tutmamıştı madem gelin odasına ne diye sokmuştu bu herif onu? Hale yola gelmek ne demekti? Ah bir eski Leyla olabilseydi ona hali de yolu da gösterirdi ama kaç gündür yaşadıkları onu bitap düşürdüğünden karşılık vermek için laf gelmiyordu aklına. "Eğer aynı yastığa baş koyasım gelirse, haberin olur. Sana söylerim." dedi adam. Leyla'nın gülüşü tamamen düştü bu sefer. Ne ince düşünceli adam! Ya habersiz gelse ne olurdu?! "Ama ben bunu yapmazsam eğer, sen aşkımdan ölsen bile bana gelmeyeceksin." ••• -Yaş farkı içerir- ~hikâyemiz 1989 yılında başlamaktadır~
• NAMÜTENAHİ • Hayatımın Mimarı  by RArsenDemir
RArsenDemir
  • WpView
    Reads 3,065,664
  • WpVote
    Votes 73,900
  • WpPart
    Parts 25
Yiğit, elindeki flaşı açık telefonu ışığı asansörün tavanına vuracak şekilde yere bıraktıktan hemen sonra elleri yanaklarımı kavrayarak, "Hadi Eylül, derin bir nefes al." Kulaklarım uğulduyor, görüş alanım arada bir netleşip bulanıklaşıyordu. Kendimi, aklımı toplayıp dudaklarımı aralayacak konumda hissetmiyordum. Nefesim git gide daha da daralıyor, gözlerim kapanmamak için göz kapaklarımla savaş veriyordu. "Eylül, bana bak." Söylediklerini uğultu şeklinde duysam da ne yazık ki cevap veremiyordum, sadece hafif aralık gözlerimle yüzüne bakıyor, söylediklerini dinlediğimi anlaması için gözlerimi yumup açıyordum. "Eylül!" "Eylül, sakin ol." "Eylül, nefes al." Yiğit'in git gide yükselen sesi ile tedirginliğim daha da artarken yanaklarımı kavrayan büyük, kemikli soğuk elleri ve dudaklarımda hissettiğim bir erkeğe göre oldukça dolgun i dudakları bütün sistemimi çökertmeye yetecek kadar yoğun duygular hissetmeme sebep oluyordu. Vücudumdaki kan az önce çekilmiş, vücudumu buz kaplamışken şimdi fazla miktarda pompalanan kan ile bütün vücudum sıcaklamıştı. Hareketsiz duran dudakları bir süre sonra hareket ederek ağzımı aralamamı sağlarken bir anda kontrolü tamamen eline alarak işaret ve orta parmağı ile çenemi hafifçe yukarıya kaldırdı. Burnundan aldığı derin nefesleri bir bir dudaklarımın arasına bırakırken, titreyen ellerim ve bedenimle bir süre hareketsiz kaldım. O ise durmadan aynı işlemi birkaç kez tekrarladı. Yanaklarımdaki ellerinin baş parmakları elmacık kemiklerimi aşağı yukarı okşarken göğüs kafesimi zorlayan kalbimin atışlarını duymaması imkansızdı. Saniyeler içinde ciğerlerime ulaşan onun nefesi kendimi biraz olsun sakinleştirmemi sağlarken dudakları dudaklarımın üzerindeyken gözlerimi yavaşça araladım. ~Yiğit bir adamın Eylül masalı.~ Sıradan bir mahalle hikayesidir, aksiyon içermez.
Aykırı Çiçek by dusklavande
dusklavande
  • WpView
    Reads 2,936,490
  • WpVote
    Votes 152,899
  • WpPart
    Parts 75
*Klasikten uzak aşk/gerçek aile kurgusu. *Yetişkin içerik barındırır. *İlk birkaç bölüm texting --- Ben İzgi. Feris İzgi... Aylarca uzaktan izleyip, hayaliyle yanıp tutuştuğum aşkıma tam kavuşmuşken; aslında kavuşmam gereken bir de ailem olduğunu biraz geç fark etmiştim. Hem de yaklaşık 20 yıl kadar geç... ••• XXII. Acar, nedensiz bir dürtüyle kadının yüzüne bakamadı bir an. Biraz sonra ise yanağının üzerinde uzanan kadının yüzüne nihayet bakmaya cesaret edebildi. Yavaşça eğdiği başını İzgi'nin yüzüne yaklaştırıp alnına dudaklarını bastırdı, dudaklarını hemen geriye çekmedi. Aksine burnunu da saç diplerine yasladı. Saçlarından yayılan kokunun bir ay öncekiyle aynı olmadığını duyumsadı. Fakat umurunda değildi, kokuyu eşsiz kılan Feris'in ta kendisiydi. Kokunun kaynağının o olması Acar için fazlasıyla yeterliydi. "Yeşil gözlü cadı," diye mırıldandı dudaklarını alnından çekmeden. Sesi o kadar kısıktı ki kendisine bile ulaşamamıştı. "Hangi büyüyü üzerimde denedin bilmiyorum ama bu kadar işe yaramış olmasını sen bile hayal edemezdin." ••• XXVII. Savaş, çaresiz bir merakla yüzünü kızının omuzuna doğru yaslayıp kokusunu hissetmeye çalıştı. Bebek kokusunu hatırlamak istese de artık hatırlayamıyordu, burnunda kalan tek koku isli yanık kokusuydu. Savaş, başını kızının omuzuna koyduğunda burnuna dolan kokunun çiçek bahçesinde gibi hissettirmesine buruk bir tebessümle tepki verdi. Bu kokuyu ilk kez alıyordu, bundan sonra hep alabiliyor olmak için ne yapılması gerekiyorsa yapacaktı. Çekindiği, göze alamayacağı hiçbir şey yoktu. "Bitti babam ait olduğun yerdesin artık, uyandıktan sonra bambaşka olacak her şey. Söz veriyorum, her şeyim üzerine yemin ediyorum sana. Ne kalbine ne tenine bir daha zarar gelmeyecek, baban burada, yanında." --- '120122
GÜLBEŞEKER by ilahipetekya
ilahipetekya
  • WpView
    Reads 721,683
  • WpVote
    Votes 37,065
  • WpPart
    Parts 56
İnsanın en masum olduğu dönemi çocuk olduğu zamanlardır, öyle değil mi? Doğru. Fakat eksik. İnsanın en acımasız olduğu dönem de çocuk olduğu zamanlardır. Kimi çocuk sevgiyle arkadaş edinir, oyunlar kurardı. Kimisi ise tek bir korku salmasıyla etrafına toplardı kendi tebaasını. Ben ve benim gibi çocukların sevgi cumhuriyetine karşı, zorbaların korku imparatorluğuydu aslında durum kısaca. Diyelim ki bir zamanlar çocuktuk. Biz de, onlar da. Lisede de mi çocuktuk? Türlü türlü oyunlar kurarken de mi çocuktuk? İnsanların hayatlarında unutamayacağı anılar bırakırken, hafızalarından kazıyarak silmek istemelerine rağmen bunu başaramıyor oluşlarının sorumlusu olurken de mi çocuktuk? Tuvalete kilitlerken, okulun önünde alay konusu ederken, yapmadıkları şeylerle suçlarken ve hatta manipüle ederek kendilerinden bile şüphe etmelerini sağlarken de mi çocuktuk? Değildik. Ne biz ne de onlar. Bunu inkar edecek insanın vicdanı sorgulanmazdı zaten.
ÇİÇEĞİM (Sevdalı Adamlar 2) by ayca_k__
ayca_k__
  • WpView
    Reads 889,429
  • WpVote
    Votes 49,664
  • WpPart
    Parts 32
Tanıtım... Bir adam ki sevdiği kız uğruna tüm tabularını yıkmış. Bir kız ki tek bir bakışı koca adamı yakıp kavurmuş. Bu aşk hikayesi değil. Bu bir sevda hikayesi. Bu, kocaman bedeninde çocuk gibi, yaralı bir kalp taşıyan Devran ve sessiz, narin Çiçeğin hikayesi. ... Aldı sazı eline adam. Sessiz, sakin evinde yankılandı bağlamanın sesi. Vurdukça vurdu tellerine ama dilinden dökülmedi tek bir kelime. Yüreği kan ağlarken sustu dili. Aklı, kalbi tek bir ismi haykırırken sadece bağlamanın tellerine vurdu. Ah nasıl da yanıyordu kalbi, bir ufacık kız uğruna. Dudaklarında acı ama aynı zamanda güzel bir tebessüm yer ederken hislerinin tercümanı oldu saz. Dudaklarından Neşet babanın bir sozu dökülü verdi aniden. "Biz sevmekle yükümlüyüz. Kavuşmak mı? Onu ALLAH bilir. "
BANA KENDİMİ VER by havvanurdan
havvanurdan
  • WpView
    Reads 2,877,819
  • WpVote
    Votes 158,350
  • WpPart
    Parts 31
"Adı Lamia." dediğinde parlak yansımalı yelesi olan güzel atına doğru yürüyorduk, el ele. "İnanışa göre mitolojide Lamia, siyah ve kadifemsi bir pelerin giyer. Menekşe rengi gözleriyle çıkar insanın karşısına." "Onun da siyah ve kadife bir pelerini var sanki." diye mırıldandım. "Dışarısı ne kadar soğuk olursa olsun nefesinden o buhar çıkmaz Lamia'nın." diyerek kaldığı yerden devam etti. "Çünkü ölümdür Lamia, nefesi ölüm kokar." Beni nazikçe kolumdan çekti, dudağım bir ata verilen ismin ürkütücü hikayesiyle seğiriyordu. "Buna rağmen tek istediği biraz olsun sıcaklıktır." dedi, "Karşısında bu isteğini yerine getirmeyecek insan sayısı bir elin parmağı kadardır çünkü inci çiçeği kokar her yanı, büyüsüne kapılmamak imkansızdır." Bana ne yapacağımı tahmin etme fırsatı bile tanıma­dan ağılın içine doğru yürümeye devam etti. Yerlerde içi tahıl ve saman dolu, bir sürü çelikten kova duruyordu. "Lamia'nın öpücüğü nefessiz kalmak içindir." dediğinde derin bir nefes alarak tamamladım. "Bu yüzden insan, karşısındaki Lamia bile olsa o öpücüğün tadına varmak için öper onu." dedi ve durdu. "Ölümü göze alır, Lamia'sından vazgeçmeyi alamaz." İlk yayım: 12.02.2016
GÜNEŞİN SON IŞIKLARI ●Tamamlandı● by mepria
mepria
  • WpView
    Reads 940,176
  • WpVote
    Votes 48,033
  • WpPart
    Parts 22
Bakıyordu adam. Kara saçlarına, yeşil gözlerine, beyaz tenine, güldüğü için yanağında oluşan o ömürlük çukura... İçi yana yana bakıyordu. Hasreti ile kanayan yüreğiyle bakıyordu. Ne güzel demişti mevlana; Gönül yorulunca ter, gözden akar... Gönlünün teriyle, gözünden akan yaş ile bakıyordu. Yağan yağmur ile karışmıştı artık gözyaşları. Ama gönlü öyle bir sevda ateşi ile yanıyordu ki, o an istedi bir tek onun üzerine yağsın bu yağmur, yağsın ki söndürsün içindeki ateşi. Ama o an irkilerek kendine geldi ve iki yana salladı başını. Onun sevdasının ateşiydi bu. Varsın yaksın, kül etsin ama gitmesin kendinden. Çünkü ona dair sahip olduğu tek şeydi içindeki bu yürek yakan sevdası. Yıllardır hasretiyle kavrulduğu sevdası. Yara olan ama yâr olamayan sevdası... Kaderin üstünde bir kader vardı, Ve her şey olacağına varırdı... 🫀 *** Bir umut beklemekti onu Bir umut kavuşmaktı ona... *** Beklenmeyen Evlilik Ağa / Bekar Baba Adam Uzaktan Platonik Seven Erkek Karakter Yaralı Karakterler Annelik Dram & Soft Aşk ***
K A R A D A Ğ L I by simaara
simaara
  • WpView
    Reads 5,516,863
  • WpVote
    Votes 245,997
  • WpPart
    Parts 47
❝Yüreğindeki ateşin içinde cayır cayır yanıyordu kadının ruhu. Mahkum edildiği hayatı istememişti oysa... çocukluğu gibi çalınıp alınmıştı gençliği de. Güvendiği her limanın onu yarı yolda bırakmasına da alışmıştı, diğer birçok şeye alıştığı gibi. Şimdi ise içine düşmüş olduğu bir diğer bilinmezliği anlamaya çalışıyordu. AŞK'tan haberi olmayan bir kadındı o, güvenemezdi. Sevemezdi de... Sevmeyi bilmeyen adam ise ona AŞıK olamazdı. Üzer ve kırardı... Bu hikayenin birden fazla kahramanı vardı, lakin hepsi galip gelir miydi... işte orası büyük bir muammaydı. Kıran kırılırdı, üzen üzülürdü. Ama adalet er ya da geç yerini bulurdu.❞ 🌑 3 0 / 1 0 / 2 0 2 1 ALINMASI, KOPYALANMASI VE ÇALINMASI DURUMUNDA YASAL İŞLEM BAŞLATILACAKTIR 🖇 #Mardin 1. 📌 27/01/2022 #Watty 1. 📌 22/05/2022 #Şehvet 1. 📌 13/01/2023 #Yalan 1. 📌 18/01/2023 #Midyat 1. 📌 30/09/2023 #Watty 1. 📌 04/12/2023 #Watty 1. 📌 30/04/2024
DİLHUN: Zehir ve Deva by dilfiruz17
dilfiruz17
  • WpView
    Reads 88,274
  • WpVote
    Votes 4,184
  • WpPart
    Parts 23
"Dila," dedi Devran, sanki adımı söylemek ona huzur veriyormuş gibi hali vardı fakat adımı çekinerek zikretmişti. Birkaç dakika gözleri yüzümde dolaştı. "Benim seninle aynı yastığa baş koymaya ihtiyacım var," dedi, gözlerini gözlerimden hiç çekmeden kurduğu cümleyle afalladım. Gözlerimi kaçırdım. Ona dair hiçbir şey hatırlamıyordum. "Yine beraber yatalım aynı yatakta," deyince yüzüne baktım. "Yatağımızda," diye düzeltti kendini sonra. "Söz, bir santim yerimden bile kımıldamam. Hareket bile etmeden yatarım yanında. Dokunmam sana, asla. Tenim bile değmez tenine Dila," dedi art arda sıralarken cümlelerini benim ters bir tepki vermemden korkar gibiydi. "Sana yemin ederim ki değmez," dedi tek bir nefeslik es verdikten sonra. "Yeter ki aynı odada, aynı yatakta olmamıza izin ver. Benim yeniden," deyip duraksadı. Konuşmak zor geliyordu sanki ona. Omuzları çökmüştü. "Benim yeniden sadece bir gecelik de olsa nefes almama izin ver." +18 sahneler mevcuttur. *Yetişkin okurlar içindir.