"Bir asistan doktor, bir cerrah doktora âşık olabilir miydi ki?" diye düşünüyordu. Bunu sanki bir kitaptan çıkmış gibi, kendi kendine sorguluyor; mantığa sığdırmaya çalıştıkça daha da karışıyordu içi.
(İlk defa yazıyorum bir hatam olursa kusura bakmayın)
Çok değerli abisinin kaybından sonra etrafında bir sürü insan olmasına ve herşeye sahip bir aileden gelmesine rağmen onların arasında yapayalnız kalan Kayla Karan hayatına ailesine,arkadaşlarına ve en önemlisi de asla aşka yer vermemeye karar verir. Onun için ailede arkadaşta abisi demekti. Abisi yoksa onun için ne aile ne arkadaşlık ne de abisinin uğruna öldüğü o aşk önemliydi. Ama hesaba katmadığı bir şey vardı: Bir anda sadece istediği intikam uğruna evlendiği Kadına Sinem Soyluya yani patronunun kızına daha önce hiçbir kadına karşı hissetmediği ve kontrol edemediği duyguların ortaya çıkmasıydı.
(Kayla G!p)(Pipili hatun yani)
"Başkomiserim ben bu işe uygun değilim ama..Bakın gerçekten aşk hakkında bir şey bilmeden birini kendime nasıl aşıl edebilirim? Hele ki azılı bir hırsızı.." kendimce mantıklı açıklamalar sıralıyordum.