Derin su📚🌙✨
200 stories
KÖR MENZİL by mujdeaklanoglu
mujdeaklanoglu
  • WpView
    Reads 15,882
  • WpVote
    Votes 986
  • WpPart
    Parts 15
Merhaba sevgili okurlarım, uzun zaman sonra demeyeceğim birkaç ay evvel kitap bitirmiş olarak yeni bir kurguya sizinle merhaba demenin heyecanını yaşıyorum. Keyifle okuyun, yorum yapmayanın dişi kırılsın :D *** ARKA KAPAK Hiç tanımadığın birini, sadece bir fotoğrafa bakarak sevebilir misin? Peki ya o fotoğraf, yıllar önce saklanmış bir çığlığın taşıyıcısıysa? Yüzbaşı Cihangir, görev gereği adım attığı bir sınırda, yere düşürülmüş bir cüzdana ulaşır. Cüzdanın içindeki kadın fotoğrafı, göğsüne değil, kalbine takılır ve o andan itibaren hiçbir şey eskisi gibi kalmaz çünkü hayallerine yeşil gözlü bir kadın ev sahibi olur. Bir bakışta bile geçmeyen bir sessizlik, çocuklukta bastırılmış bir feryat ve yıllardır kimsenin duymadığı bir iç ses dalga dalga yayılır. Cihangir'in hayatı düzenliydi: emirler, disiplin, mesafe ama bu kez emir yoktu. Sadece kalbinde sessizce büyüyen bir tanıma hissi vardı. "Ben bu kadını biliyorum." O bilmeden gözlerinden kalbine kazınan kadın, kendini görünmez kılmayı öğrenmiş bir hayatta kalandı. Konuşursa, dünya değişecekti ama susarak ayakta ve hayatta kalmış olacaktı. Bu roman; göz göze bile gelmeden başlayan bir bağın, çocukluk travmalarının, korkularının ve suskunluklarının tek tek çözüşünü anlatıyor. Aşkın, sadece sarılmakla değil; anlamakla, yüzleşmekle ve beklemekle mümkün olduğunu ve bazen en gizli hayatların, bir çift gözle başladığını tanımlıyor.
Ay Işığı  by gokyuzumsonsuz3
gokyuzumsonsuz3
  • WpView
    Reads 59,094
  • WpVote
    Votes 426
  • WpPart
    Parts 1
İntikam uğruna kötü kalpli bir adam tarafından ailesinden koparılıp kaçırılan iki çocuk... Biri 6, diğeri 8 yaşında: Ayliz ve Barlas. 2 yıl boyunca bir dağ evinde tutsak edildiler. Kaçmaya çalıştıklarında ya da sessiz kalmadıklarında şiddet gördüler. Onlara, ailelerinin onları istemediği... Bilerek bu adama verdikleri söylendi. Ve bir gün... kaçmaya çalıştılar. Ama o gün her şey değişti. Barlas yakalandı.Ayliz kaçtı. Ayliz o gün Barlas'ın öldüğünü sandı. Ama gerçek çok farklıydı... Barlas ölmemişti. Sadece acıdan bayılmıştı. Ama Ayliz... Onu kaybettiğine inandı. Ve onu istemediğini düşündüğü ailesinin kendisini bulmaması için kaçtı. 🌙 "Barlascım, gökyüzü ne kadar da büyük değil mi?" diye sordu Ayliz. "Evet ay ışığım, çok büyük." dedi Barlas. "Peki sence bir sonu var mıdır, yoksa sonsuz mu?" "Sonsuzdur güzelim." "O zaman birini çok sevdiğimizde... ona seni gökyüzü kadar seviyorum diyebiliriz." Barlas gülümsedi. "Seni gökyüzü kadar seviyorum ay ışığım." 🌙 Yıllar sonra evine dönen Ayliz... Bunca acıdan sonra nasıl toparlanacak?Barlas'ın aslında yaşayıp onu bırakmış olduğunu düşünmesiyle nasıl baş edecek? Ve en önemlisi... Tüm gerçekler ortaya çıktığında ne olacak?
HÜZÜN KOVAN KUŞU by afroditmavisi
afroditmavisi
  • WpView
    Reads 1,491,729
  • WpVote
    Votes 101,124
  • WpPart
    Parts 40
Pukka yayınları aracılığıyla kitap oldu! Şimdi düşününce o güne geri dönsem yine o arabaya biner miyim diye sorguluyordum. Bana attığı ilk mesaja cevap verir miydim? Bu yaşadıklarımızı yaşayacağımızı bilsem hayatımdaki ilk keşkeye dönüşen adama büyük bir aşkla tekrar bağlanır mıydım? Tüm bunların yaşanacağını bilsem bile yine o arabaya binerdim. Yekta benden gitmiş olsa bile onun arkasında bıraktığı şey benim için paha biçilemez değerdeydi. Şimdi buradayım, Yekta'nın karşısında. Kucağımda bir yaşına basmak üzere olan kızımla beraber. Kızım. Kızım diyordum çünkü Asya hiçbir zaman Yekta ile bizim kızımız olmamıştı. O sadece benim kızımdı. Yekta'nın Asya'nın üzerinde gezinen bakışları, gözlerinde ve yüzünde edinen o şaşkınlığı beni öfkelendiriyordu. Oysa ben Asya'nın yüzünü ona göstermeyecektim. Yekta hayatı boyunca Asya'nın yamacına bile yaklaşamayacaktı. Bunu hak etmiyordu. Yekta şu an kızımı görmeyi hak etmiyordu. Kader bir şekilde yollarımızı kesiştirmese dünyanın bir ucunda birbirimizden habersiz bir şekilde yaşamaya devam edecek, belki de birbirimizin adını ağzımıza almayacaktık. Çünkü ben iki yıldır onun adını ağzıma almamıştım. '310324 🔗
SAYE  by misseloli1
misseloli1
  • WpView
    Reads 11,532
  • WpVote
    Votes 817
  • WpPart
    Parts 21
"Bazen sevmek, vazgeçmektir." Neva Karayel, sıradan bir hemşiredir. Ta ki, hayatı Ağrı Dağı'nın eteklerindeki bir askeri karargahta değişene kadar. İki yıl önce, komando Yüzbaşı Arhan Soyer'i tedavi etmiş ve ona aşık olmuştur. Ancak Arhan, tehlikeli hayatını Neva'nın masumiyetine bulaştırmak istemediği için onu reddetmiştir. Neva'nın Albay dedesi Cevdet Karayel, torununun içindeki kırgınlığı ve yalnızlığı görmüştür. Onu korumak, gözünün önünde tutmak için tek çareyi, onu kendi karargahına hemşire olarak atamakta bulur. Arhan Soyer ise iki yıldır geçmişini gömmeye çalışmaktadır ama bir türlü Neva'yı unutamıyordur. Neva'nın karargaha gelişi, onun için bir şoktur. Ve Albay'ın emriyle, artık Neva'nın koruma görevlisi olmuştur. Onu korumak için bir zamanlar terk ettiği kadının yanında olmak zorundadır. ~ Acemi bir dille yazılmıştır. Bazı yeryerlede yetişkin içerikli kısımlar bulunmaktadır.
Şans Kurabiyesi | Yarı Text  by iburyyoudarlin
iburyyoudarlin
  • WpView
    Reads 77,446
  • WpVote
    Votes 7,620
  • WpPart
    Parts 26
Şansa ve fallara inanmayan Safir Günay Mila Adanır arkadaşının zoru ile şans kurabiyesi çeker ve içinden çıkan sayıları birleştirerek çıkan numaraya yazar fakat yazdığı kişi hiç de sevimli, dost canlısı biri değildir. Bolca Argo içerir.
ASENA by zeynep_bayramm
zeynep_bayramm
  • WpView
    Reads 579,256
  • WpVote
    Votes 28,613
  • WpPart
    Parts 52
Asena; geçmişi kayıplarla dolu, hayata tutunmayı bırakmış genç bir ressam. Kutay; korkuyla anılan, sert kurallarla yaşayan bir adam. Birbirlerinin karanlığına adım attıkları anda, hiçbir şey yerli yerinde kalmayacaktır. Mafyalar, düşmanlar, itaatkârlar, tehditkârlar, zorunlu ilişkiler, kan davaları, sırlar, oyunlar, dövüşler ve muhteşem tablolar... Asena, kaçırıldığı adamı esir alacak kadar cesur; Kutay ise geçmişini öğrendiği kadına ilk görüşte âşık olacak kadar delidir. Soylarının bıraktığı kan izleri ve yanan şehirlerin ortasında tek sığınakları birbirleri olur. Bir aşk ne kadar büyükse, bedeli o kadar ağırdır. * "Silahımı çeneme yasladığında kehribar gözlerine bakarken bu kız beni öldürür dedim içimden. Çünkü o an âşık oldum. Âşık olmak benim için ölmek demekti. Ben yenilmez bir adamken hayatımda ilk defa, tek bir bakışta yenildim."
Sessiz Yemin by meizzo_
meizzo_
  • WpView
    Reads 57,020
  • WpVote
    Votes 2,647
  • WpPart
    Parts 18
Bir söz var bilir misiniz? "Doğduğun ev kaderindir.." 𝓡&𝓚
BERDEL: Barışın Kurbanı by ulvyris0
ulvyris0
  • WpView
    Reads 17,892
  • WpVote
    Votes 1,304
  • WpPart
    Parts 23
"GEÇMİŞİNİ BIRAKABİLİR AMA GEÇMİŞİ ONUN ARDINDAN GELECEK" Azad Zinar, yıllar önce Mardin'in tozlu sokaklarını ve törenin nefes aldırmayan kurallarını arkasında bırakıp İstanbul'a sığınmış bir adamdır. Kendi tırnaklarıyla kazıyarak kurduğu imparatorluk, bugün Türkiye'nin dört bir yanına yayılan şirketler zinciriyle ona büyük bir güç ve özgürlük kazandırmıştır. O artık Mezopotamya'nın bir aşiret varisi değil, modern iş dünyasının parmakla gösterilen, sert ve kararlı iş adamıdır. Geçmişin gölgesinden kaçtığını sanırken, hayatın ona en büyük oyununu oynaması uzun sürmez. Kız kardeşinin bir başka aşiretin oğluyla kaçtığı haberi, Azad'ın İstanbul'daki lüks hayatına bir yıldırım gibi düşer. Töresi, kanı ve aşireti onu geri çağırır. Mardin'e döndüğünde, namlunun ucunda sadece bir hayat değil, sarsılan bir onur ve durdurulması gereken bir kan davası vardır. Silahların susması, toprağın kanla sulanmaması için tek bir yol kalmıştır: Berdel. Rojîn, hayatı boyunca o topraklardan kaçmanın hayaliyle yaşamış, gecesini gündüzüne katarak tıp fakültesini kazanmış genç bir kızdır. Beyaz önlüğünü giyip insanlara şifa dağıtacağı günün hayaliyle yaşarken, bir sabah kendini o meşhur berdel masasında bulur. Kardeşinin hatasının bedeli, Rojîn'in hayallerinden vazgeçmesi ve hiç tanımadığı, kalbi buz tutmuş bir adama gelin olmasıdır. İstanbul'un gökdelenlerinden Mardin'in taş konaklarına dönen Azad ile hayalleri elinden alınan müstakbel doktor Rojîn... Bir yanda törenin yıkılmaz duvarları, diğer yanda yarım kalmış bir gençlik. Azad, bu evliliği sadece bir borç olarak görürken; Rojîn, o konakta kendi sesini ve özgürlüğünü arayacaktır. Bu sadece bir evliliğin değil; pişmanlığın, küllerinden doğan bir aşkın ve bir kadının onur mücadelesinin hikayesidir.
Gözyaşı Kadehleri by dusklavande
dusklavande
  • WpView
    Reads 1,397,152
  • WpVote
    Votes 95,277
  • WpPart
    Parts 43
*Yetişkin içerik barındırır. *Nefretten aşka/anlaşmalı evlilik kurgusu --- "Kimi öptüğünün farkında bile değilsin," dedim üzerime tüm ağırlığıyla kapanan bedenini omuzlarından hafifçe iterek. Yüzlerimiz arasında bir nefeslik mesafeden fazlası yoktu. Aldığı her nefes benden doğuyor, aldığım her nefes ondan kopuyordu. Az önce dudaklarıma dokunan dudaklarını diliyle ıslattı ve ardından göğsü şişerek göğsüme yaslandı. Altında ezilmeye, o isteyerek üstümden kalkmadıkça son veremeyeceğimi biliyordum. Yatakla arasında kalan bedenimi kıvrandırıp yormak yerine onu ikna etmek için dudaklarımı araladım. "Sarhoşsun, farkında bile olmadan beni öptüğün için pişman olduğunu haykırdığın bir sabaha uyanmak istemiyorum." "Kim olduğunun farkında olmadığımı mı sanıyorsun?" diye sorarken sarhoşluğunun izlerini taşıyan sıcak nefesi yüzümü okşadı. "Karımı öptüğümün farkında olmadığımı mı sanıyorsun?" İrkilerek gözlerimi kırptım birkaç kez. Etrafta birilerinin olup olmadığını görmek için delice odaya bakındım. Kimse yoktu. Cevahir Avcıoğlu'nun beni 'karısı' olarak benliğine katmasına sebep olacağı oyunumuzun seyircilerinden hiçbiri burada değildi. Dudaklarını biraz önceki hafif baskıdan çok daha yoğun bir biçimde yeniden dudaklarıma bastırdığında zihnim binlerce soruya aynı anda yanıt aramaya başladı. Bizim dünyamızda her şey sahteydi. Her şey oyundu. Seyirciler gittiğinde perde kapanır, oyuncular birbirlerinin yanından hızla kaybolurdu. Ama şimdi ilk kez, hatta belki de son kez seyircisiz oynuyordu oyununu. Avcıoğlu'nun kurallarına kendisinden başka kimse karşı çıkamazdı. Bizim için yıkımı getirecek olan da, işte bu nedenle, bizzat kendisi olacaktı. --- '260224
BERDEL  { TAMAMLANDI } by AskiYeniden
AskiYeniden
  • WpView
    Reads 3,624,042
  • WpVote
    Votes 102,410
  • WpPart
    Parts 51
18 yaşında sırf abisinin mutluluğu için hiç tanımadığı ve sevmediği bir adamala berdel için evlenmeyi kabul eden Evin Güler'in hayatını okumak istermisiniz.? ******* Hadi gene iyisin! Seni akşam ağanın oğluna istemeye gelecekler." Dediğinde gözlerim kocaman açıldı. Ve Babamın dediklerini idrak etmeye çalıştım. Ne evlenmesinden bahsediyordu bu adam? Üstelik ağanın oğluyla, birden kendime geldim ve babama olacak adama bağırdım. "Ne evlenmesi!? Ben evlenmemem. istemiyorum evlenmek! " O kadar bağırmıştım ki, ses tellerim acımıştı. Ama ben bağırarak konuştuğum için babamın kahve rengli gözleri birden sinirden koyulaştı. Ona bağırdım için ellerini yumruk yaptı ve üstüme yürüyüp bağırarak konuşmaya başladı. "Nasıl evlenmiceksin lan! Yurek mi yedin sen kız!? Kimsin sen lan, kimsin de benim lafımı ikiletiyorsun." Deyip elini havaya kaldırdı. Bana bir tokat atıcakken annem onun kolundan tutu ve beni arkasına alıp babamın önüne geçti. Derin bir nefes verip, korku dolu bir ses tonuyla konuşmaya başladı. "Yapma Aziz! Sana yalvarırım kızımı evlendirme, o daha çocuk." Demesiyle babam olacak herif sinirle gülmeye başladı. Annemin elindeki kolunu serçe çekip bana bakarak parmağını salladı. "Evleneceksin! Kendin için değilse, abin için evleneceksin. Tamamı lan!" Deyip bana sert bir bakış atıp anneme döndü. "Hemen hazırlıklara başlayın." Dedi demir kadar soğuk sesiyle, yine sinirle bana döndü. "Git hazırlan hemen, beni deli etme." Dedikten sonra arkasını dönüp siktir olup gitti. Nasıl evlenecektim ben, hemde tanımadığım sevmediğim bir adamla. Istanbull'da yaşıyordu ama herkesin söylediğine göre zalim bir adamdı. Murat Haznedaroğuları.. Kapak tasarımı için@ kimliksizzbiryazar çok teşekür ederim♥