Riverlight09
"Bazı lekeler suyla çıkmaz, bazı yaralar zamanla kapanmaz. Ve bazen bir annenin sustuğu yerden, bir kızın isyanı yükselir."
Her şey tek bir sözle başladı; bir fısıltı, bir iftira ve ardından çığ gibi büyüyen o kör yargı... Kasabanın dar sokaklarında yankılanan zehirli kelimeler, bir kadının dünyasını kaç parçaya bölebilir? Bir kadını uçurumun kenarına kadar sürükleyen bu haksızlık, arkasında sadece "namussuz" yaftasını ve yapayalnız kalmış bir evladı bıraktı.
Şimdi toplumun önyargılarıyla örülmüş o aşılması imkansız duvarlar, Emine'nin önünde duruyor. Herkes onun da annesi gibi pes etmesini, boyun eğmesini ve o karanlık lekenin içinde kaybolup gitmesini bekliyor. Ancak unuttukları bir şey var: Bazı fırtınalar, içindeki fidanı kırmak yerine onu çelikleştirir.
Bu kitapta;
Yarım bırakılmış hayallerin sızısını ve "namus" kavramının kirli dillerde nasıl bir silaha dönüştüğünü,
Başkalarının günahını ağır bir miras gibi omuzlarında taşıyanların, "el alem ne der?" hapishanesinden kaçışını,
Ve en önemlisi; uğradığı her haksızlığa rağmen annesinin yarım kalan hikayesini onuruyla tamamlamaya ant içmiş Emine'nin zafer çığlığını okuyacaksınız.
Siz hiç suçsuzken mahkum edildiniz mi? Kendi hayatınızda bir yabancı gibi izlendiniz mi? Arda Kalan, sizi bu soruların tam ortasına, acımasız bir gerçekliğin içine davet ediyor.
Hazır olun; bu hikaye sadece okunmak için değil, hissedilmek ve toplumsal yargıları yerle bir etmek için yazıldı. Çünkü gerçek namus; kirli dillerde değil, temiz vicdanlarda ve kazanılan onurlu savaşlardadır.