Kuzularımın güzellikleri💜💜💜
86 historias
Pencere Önü Çiçeği  por caylakmatmazel
caylakmatmazel
  • WpView
    LECTURAS 6,028
  • WpVote
    Votos 693
  • WpPart
    Partes 5
Bazı insanlar aşka koşarak gider. Bazılarıysa ondan saklanırken yakalanır. Cihangir, herkesin tanıdığı bir adamdı. Fenerbahçe'nin kaptanı, milyonların sevgilisi, sessizliğin ustası. Ama kalabalıkların alkışladığı hayatının ardında, küçük kızıyla paylaştığı sade bir dünya vardı. Düzeni belliydi; kimseyi içeri almadan yaşayıp gidiyordu. Ta ki Rana, karşı daireye taşınana kadar. İzmir'den apar topar gelen bu genç kadın, ardında cevap vermediği telefonlar, yarım bırakılmış bir hayat ve peşini bırakmayan korkular getirmişti. Kimseye güvenmemeye alışmıştı. Özellikle de gözlerinin içine baktığında insanın içini okuyan adamlara artık hayatında yer yoktu. Aynı apartman. Aynı iş yeri. Aynı kaçınılmaz karşılaşmalar... Birbirinden saklanmaya çalışan iki insan, farkında olmadan aynı yaralarının etrafında yakınlaşırken; geçmiş peşlerinden gelmeye devam edecekti ve aşk şüphesiz hiç hesapta yokken birden filizlenecekti. Çünkü bazı hikâyelerde aşk, tam da insan kaçmaya çalışırken kapıyı çalardı ve etkisi hafife alınmayacak kadar büyük olurdu.
DEMİR ZAMBAK por Loresimaa__
Loresimaa__
  • WpView
    LECTURAS 3,672,623
  • WpVote
    Votos 196,944
  • WpPart
    Partes 19
"Zambaklar en ıssız yerlerde açar, Ve vardır her vahşi çiçekte gurur... ⚜️🦅 Kapak tasarım; publlisherr ❤️
İHTİYACIN OLAN O AŞK por sedalena
sedalena
  • WpView
    LECTURAS 434,607
  • WpVote
    Votos 43,861
  • WpPart
    Partes 20
"Yanlışlık falan yok." Bir elini başımın hemen yanından koltuğa bastırıp yüzüme eğildi. "Sen benim karımsın." Lila, nikâh tarihi aldığı patronunun zaten evli olduğunu öğrendiğinde takipçilerine anlatacağı eğlenceli bir hikâye bulduğundan emindi çünkü patronuyla evlenen kadının kendisi olduğuna dair en ufak bir fikri yoktu. YAZ ESİNTİLERİ - 1
Biri İle Evlensene! por Ssibellasibell
Ssibellasibell
  • WpView
    LECTURAS 3,056
  • WpVote
    Votos 430
  • WpPart
    Partes 7
Eğer otuz yaşına geldiyseniz ve hala bekârsanız toplum için resmi olarak çanlar çalmaya başlar. O saatten sonra seçme şansınız yoktur. Birileri çıkar, "Bu olur mu?" diye sormadan nikâh masasına oturturlar sizi. Ne olur mu? Kim olur mu? Önemli değil. Otur. Bazı kesim için evlenmemek diye bir seçenek yoktur. Evlilik sanki vatandaşlık göreviymiş gibi on sekiz yaşını geçince hadi bakalım, nikâh masasına... "Bekâr var mı?" "Var!" "Kaçıyor!" "Yakalayın!" Evlenmeyeni şeytan taşlıyormuş gibi büyük bir coşkuyla zorbalarlar. Onlar için evlenmeyen kadın evde kalmış demektir. Kimse onu istememiştir. Kesin kusurludur. Yüzünde, kişiliğinde, psikolojisinde bir bozukluk vardır. Ve tüm bunların üzerine giydirilen son ceket; "Kız kurusu." Hele ki toplumca kabul edilmiş bir yaş eşiği var ki o yaşı geçtiğiniz zaman hemen en uygun damat adayı araştırmaları başlar. Aman şöyle işi var, böyle iyi bir aile... ve sonrasında gelen o meşhur bağlaç, "ama." O 'ama' kelimesinden sonra insanın içi kararır. Dünya üstüne çöker ve damat adayı bir anda evrim geçirmiş gibi çirkinleşir. Peki o yaş eşiği kaçtır bilir misiniz? Bilmiyorsanız ben söyleyeyim yirmi beş... Yirmi beş yaşını geçtiyseniz ve bekârsanız vay halinize! Otuz yaşına gelmiş ve hâlâ evlenmemiş beni düşünün bir de. Yirmi beş yaş eşiğini çoktan geçmişim ama koca adayı bile yok, skandal! Mahallemize özel bir gazete çıksa baş manşetten medeni durumum haber olurdu öyle büyük bir olay.
KONUK SEVMEZ DENİZ por zanegzo
zanegzo
  • WpView
    LECTURAS 6,128,696
  • WpVote
    Votos 383,910
  • WpPart
    Partes 38
Bölümler yazdıkça gelmektedir. ❝Burası Karadeniz, burada hiçbir aşk mücadelesiz olmaz.❞ "Karadeniz'e eskiden Konuk Sevmez Deniz derlermiş," dedi. Sesindeki buz dağı yüreğimi titretti. Bunu daha önce hiç duymamıştım. Demek hırçın dalgaların sahibi olan Karadeniz'e Konuk Sevmez Deniz diyorlardı. İlk kez duyduğum için olsa gerek garibime gitmişti. Ben de buraya gelen bir konuktum. "Peki ya, öyle mi?" diye sorduğumda bakışlarımı usulca ona kaldırdım. "Burası gerçekten konuk sevmez mi?" "Sevmez," dedi Kuzey net bir dille. "Alır, götürür, öldürür seni. Sen de elbet gideceksin buralardan, ait olduğun yere döneceksin. Buralar hiç konuk sevmez." Bir düşman kapıyı çalar. Elinde ölümle bekler. İmkânsız bir aşk başlar.
Mir por humeyraao
humeyraao
  • WpView
    LECTURAS 691,701
  • WpVote
    Votos 53,423
  • WpPart
    Partes 33
Ölüm ve yaşam arası bir savaşta güneşi arkasına alıp üzerimde oluşturduğu o devasa gölgede biz onunla göz göze geldik. Bu meydanda, bir savaşın orta yerinde mağlubiyetin getirdiği bir galibiyetti sanki yaşadığımız. Şerrin hayra dönüştüğü, kuşların yolunu bulduğu, kafesin yok oluşu ama bir insanın bir insana tutsaklığıydı. ''Ben Şifa Sürmeli.'' Dedim nefes nefese. Yer ayaklarımın altından kayıyorken dizlerimin üstüne çöktüm. ''1 yıldır bu topraklarda esir tutuluyorum. Şimdi burada benim ülkem için hak, hukuk, bayrak, vatan sensin! Ülkeme dönmek için adaletinle birlikte merhametine sığınıyorum.'' ... Çıkılan bazı yolların dönüşü olmaz. Bazen ise çıkılan yolda kendini bulmuş olarak dönersin. Sen benim dönmeyi düşünmediğim o yolda kendimi bulduğumsun.
Bıçak Sırtı por humeyraao
humeyraao
  • WpView
    LECTURAS 173,675
  • WpVote
    Votos 16,274
  • WpPart
    Partes 24
Bir kurşun sesi duyuldu. Bir kurşun attığı adımı kesti. Aldığı soluğu bile veremeden bir kurşun daha saplandı sırtına. Koşuşturmalar, uğultular, artık ona isabet etmeyen bir sürü kurşun sesiyle birlikte etrafı bir duvar gibi örülürken onun sesini duydu. "Dila!" Feryadı yeri göğü inletti. Onu dizi getiremeyen sevdası bir kurşuna yenilmiş, yıllar sonra adını yere göğe duyuracak bir kudretle kazımıştı. Dakikalar, saniyeler, saliseler sonra onun kolları arasında onunla birlikte çöktü yere. Hayat hem çok acımasız hem çok cömertkardı. Onlara bir ömrü reva görmemiş ama son dakikalarını onun kolları arasında tamamlamasına müsade etmişti. Bir damla yaş gözlerinden avuçlarına usulca dökülürken "İskender." Dedi. Son nefesiyle adını hecelere böldü ama yine de bitmek bilmez sevdasıyla döküldü dudaklarından. Canı çıkıyordu. Canı çıkıyordu ama sevdası çıkmıyordu içinden. "Ölüm bile bana bu kadar yakınken, sen neden bu kadar uzak kaldın?"
ARAF  por lalgonul
lalgonul
  • WpView
    LECTURAS 51,085
  • WpVote
    Votos 3,393
  • WpPart
    Partes 36
"Senin yüzünden her gün birilerinin canının yandığını bile bile seninle aynı yolda yürüyemem. Bu kadar günahın içinde devam edemem. Göz göre göre ateşe yürümeni izleyemem. Belli ki birbirimizin nasibi değiliz." Yumruk yaptığı eliyle alnına birkaç defa hafif sayılmayacak şekilde vurdu. Daha fazla konuşmamalıyım uzadıkça üzülüyor görüyorum. Arkamı dönüp dış kapıya doğru henüz birkaç adım atmıştım ki sözleriyle olduğum yerde durup bakışlarımı tekrar ona doğru çevirmek zorunda kaldım. "Ben çok fazla anlamam öyle kader, alın yazısı falan ama şuna eminim; bir çocuğun geleceğini doğduğu ev belirler. Buğday ektiğin tarladan pamuk çıkmasını bekleyemezsin. Sen babanı camiye giderken görmüşsün ben kumarhaneye." *BU HİKAYEDEKİ OLAYLAR TAMAMEN HAYAL ÜRÜNÜDÜR. GERÇEK HİÇBİR KURUM KURULUŞ VE KİŞİLERLE İLİŞKİSİ BULUNMAMAKTADIR!*