ustabanabikacakcay adlı kullanıcının Okuma Listesi
3 stories
Aşkın Kaotik Hâli/Yarı Texting  by ZEYDERLERBEA
ZEYDERLERBEA
  • WpView
    Reads 858,050
  • WpVote
    Votes 57,626
  • WpPart
    Parts 52
Turan Ata Korkmaz: O siktiğimin puştu neden sürekli senin etrafında? Siz: Patronum çünkü? Turan Ata Korkmaz: Ben senin ablanın omuzuna elimi atıyor muyum? Gereksiz samimiyet. Siz: Sen neden benim ablamın omuzuna elini atıyorsun ki? Ayrıca her şeyi geçtim sen beni mi izliyorsun? Neredesin? Turan Ata Korkmaz: Yanıma mı gelmek istiyorsun? Siz: Hayır? Turan Ata Korkmaz: O zaman bilmene gerek yok. Turan Ata Korkmaz: Samimiyetini siktiğime bak ulan iki yıldır tanışıyoruz bir kere bile elimi omuzuna atamadım, adamla bir aydır tanışıyorsun her gördüğümde eli olmayacak yerlerde. Siz: Ablamın patronusun elin neden omuzumda olsun? Turan Ata Korkmaz: O da senin patronun eli neden omuzunda? Siz: Çünkü seninle gerekli bir samimiyetimiz yok. Turan Ata Korkmaz: İki yıldır peşinden koşuyorum insaf *Bölümler kısa olacaktı, yazım hataları olabilir.*
BEYAZ LEKE by asliaarslan
asliaarslan
  • WpView
    Reads 38,438,628
  • WpVote
    Votes 2,075,632
  • WpPart
    Parts 39
Yaşıyorduk, işkence çekiyorduk, idam ediliyorduk, köle gibi çalıştırılıyorduk, susuyorduk, çığlık atıyorduk ama hepsinin sonunda sesli ya da sessiz bir savaş veriyorduk çünkü seviyorduk. Şaşırtıcıydı, sevgi bazen bir savaş meydanının ortasında size uğruyordu. O an iki yolum vardı. Ya sevecektim, ya ölecektim. Sevmeyi seçtim. Onu sevmek de ölümü daima nefes gibi ensende hissetmekti. "En büyük savaşların ortasında kurak topraklardan bile bazen çiçek açar, bombalar etki etmez, kökleri sımsıkı tutunur. Bir bakarsın renkler canlanır, güzel kokar her yer. Sen bu çiçeksin diyemem, biz bu çiçeği temsil ediyoruz diyebilirim. Özgürlüğümüze." Bu kitapta geçen kişiler ve kurumlar tamamen hayal ürünü olup her ayrıntısıyla kurgudan ibarettir.
MIH by _Mehsa_
_Mehsa_
  • WpView
    Reads 9,416,606
  • WpVote
    Votes 386,261
  • WpPart
    Parts 68
İntikamın kıyafetini hiç merak ettiniz mi? Peki ya bedenini? İntikam,nefretle kararmış lacivert gözlerdi. İntikam,bir kafesin ardına gizlenmiş saldırmayı bekleyen bir bedendi. İntikam, ruhunu kasıp kavuran ateşten, uçsuz bucaksız bir buz kütlesiydi. İntikam, karanlığa ait dünyada Siraç Vuslat demekti. Yer altı dünyasının Azrail'i olarak adlandırılmış bir genç adam . Bir kulübe,bir masumun intikamı. Bir kurul, suçsuz insanların günahkar kuklacıları. Ve karanlığın intikamına boyanmış kör kuyularına düşen, küçük narin bir ışık; Elif! O bir anahtar. Kalbine hiç nefret uğramamış bir umut. İntikamın ilk aydınlığı; Günışığı! Onun bir görevi var. Seveceği adamın tek hedefi olan intikam onu yok etmeden, kalbini açtığı bu adamın cehennemden uzaklaşmasını sağlamak. Cehennem, bir ışık için kör karanlığı affedecek miydi? Yoksa bir türlü Azrail'i azad etmeyen intikam, onu anahtarsız kapılar ardında saklamaya devam mı edecekti? Oysa Allah'ın ol demesiyle bütün kapılar açılırdı! İntikamın ölümü, Günışığının baharını getirecekti...