Afitap_in00
Safir şeytan lakabı ile balkanlarda kendi liderini öldürüp, yetim doğduğu düşünülen ve intikamı için karanlığın kendisi olan Roza Sahirah Khalil, babası Menes Khalil'in elindeki idam ipini öleceğini bilmeden boynuna geçirmiş ve yıllarca ucu kapalı bir intikam davasının benliğini yitirişine şahit olmuştu.
Aç karınla hayatta kalmayı, soğukla bir bütün olup, ateşle de yanmayı öğrenmişti. Ona kim olduğunu sorduklarında ise cevabı yoktu. Kendini tanımayan bir kadının geçmişle bir bütün olarak hayatının üzerine nakış gibi diktiği kaderi, onun için beklenmedik bir son hazırlıyordu.
Şimdi gözler kör, kelimeler sağırdı bu hikâyede. Düşmanın karanlığı ise onun için beklenmedik en parlak ışıktı, ama yansıma değilse.
Adını zihninden atmak imkânsızdı onun için, Azazel dediğinde kanı şahlanıyordu sanki damarlarında ve bir çağ başlıyordu göz bebeklerinde. Sonra nefreti yükseliyordu göğüs kafesinde, işte onu uğuruna çıktığı bu yolun amacını hatırlatan da buydu.
Unutmamalıyım diyordu sürekli çünkü en acımasız düşmana dönüşmeliydi, bir insanın kalbine giden yolda zaafı olmak, Roza'nın benliğine bağladığı en acımasız karardı.
Belki Azazel değil ama bu lakabı taşıyan Boris Aleksey Vladislav'ın en büyük zaafı olabilmek için kendisini bile kandırmalıydı. Arkasındaki bıçağı görmeden, içine sızdığı örgütün en güvenilir düşmanı, en güvenilir kozu olacaktı.
Ve silahlar karanlıkta çekildiğinde kimse namlunun ucundaki kişiyi göremeyecekti, karanlık saklardı. Karanlık kim olduğunu saklardı, Roza, o tamamen karanlıktı.
Aleksey ise karanlığını görebileceğine inanan ve kötülüğü elinin tersi ile kalbine sokan o adamdı. Aşk, en cahil yaraydı ama en çokta o can yakardı.