MehmetBenibil
Bazı insanlar yaşlanmaz; yalnızca ağırlaşır.
Zaman, onların omuzlarına çöken bir enkazdır.
Zevat Tarumar, geriye dönük bir hayat muhasebesi değil, geçmişin hâlâ bugünü yönettiğini gösteren sert bir yüzleşmedir. Ardı ardına yıkılan dostluklar, yarım kalmış hesaplar ve unutuldu sanılan suçlar, yaşlı bir adamın sessiz adımlarında yeniden dirilir. Şehir, Zevat'ın belleği gibidir: karanlık ve affetmez.
Bu roman, insanın kendisiyle arasına koyduğu mesafeyi, kaçışın aslında bir tür bekleyiş olduğunu anlatır. Huzurevinden kopan bir hayat, sokaklarda yankılanan eski seslerle yeniden şekillenir. Her köşe başı bir hatıra, her gölge bir suç ortaklığıdır.
Zevat Tarumar, yalnızlıkla sertleşmiş bir bilincin, şehirle giriştiği son hesaplaşmadır.
Ve bazı hesaplar, geç kalındığında daha da kanlı kapanır.