Mahalle Kurguları
11 stories
AĞAÇKAKAN by Bubenimtekhayalim
Bubenimtekhayalim
  • WpView
    Reads 7,488,466
  • WpVote
    Votes 322,816
  • WpPart
    Parts 57
*** "Hiçbir şey beni senin bu korkaklığın bu ilişkiye sahip çıkmayışın kadar üzemez. Seni seviyorum diye senden vazgeçemiyor değilim. Bugün olmaz yarın. Vazgeçerim. Bir başkasına aşık olurum!" dedim öfkeyle. Elini ağzıma kapattı, bir elini belime koyarak bedenimi kendine çekti. Savrulan bedenimin eğer tutmasaydı düşeceğine emindim. Ellerimi göğsüne koydum. Gözlerinin içine bakarken çatık kaşlarının altındaki yeşil gözleri, benim günlerdir denediğim ama yapamadığım şeyi yapıyordu. Öfkesini, bedenime ince ince işliyordu. "Madem öyle... Hazırlan." Elini çekmediği için anlamadığımı sadece bakışlarım ile iletmeye çalıştım. "Bir ay sonra nişan, şubat tatilinde düğün." Ben söylediklerinin etkisi ile şok olurken arkasını döndü, bizim evin bahçesine doğru bir iki adım attı. Ondan çıktığına emin bile olamadığım gür bir sesle bağırdı. "Aytekin!" Kalbim korku ile kasılırken yanına koştum. "Ne? Ne yapacaksın? Hey!" Beni dinlemedi, önüne geçip durdurmaya çalıştığım bedenini sola kaydırdı, bir daha bağırdı. "Aytekin!" Bizim evin ışıkları ile birlikte Cemile teyzelerin ışıkları da açıldı. "Ferhan..." Dediğimde bakışlarını ağabeyimin penceresinden bana çevirdi. "Ferhan yok..." dedi alayla. "Ferhan ağabey diyeceksin." Ellerini havada iki kez itiraz edercesine salladı. "Pardon! Korkak, gururlu, aptal ve sevmeyen Ferhan ağabey diyeceksin!" Bizim evin kapısı açıldığında son kez onu durdurmaya çalıştım. "Ferhan böyle değil. Bir anlık öfke ile değil!" dediğimde ellerimi tuttu, göğsünden indirdi. "Ne bağırıyorsun lan?" diyen ağabeyime aldırmadan bana bakarak konuştu. "Gözünde adamlığım kalmadı ya, bırak onun gözünde de kardeşliğimiz kalmasın. Ama sen..." Bakışlarını yanımıza gelmesine bir iki adım kalan ağabeyime çevirdi. "Bu saate sonra vazgeçme hakkına sahip değilsin." ***
AKİDE by sokratesdiyorki
sokratesdiyorki
  • WpView
    Reads 2,743,016
  • WpVote
    Votes 98,267
  • WpPart
    Parts 61
Aşkı yanlış kişide bulmuştum. Yaptığım hatalar onu bana beni ona itmişti. Hataydı. Yanlıştı. O abimin en yakın arkadaşıydı. Onu abim gibi görmeliydim. Ama neden göremiyordum. Neden onun da beni kardeşi gibi görmesini istemiyordum. Neden kalbim amansız bir şekilde ona çarpıyordu? ° "Sende kaybolmaktan korkarken sana karışmış ruhum da benim haberim bile olmamış" Önyargılarınızı dışarda bırakın lütfen. Çünkü Şuara bir kaç bölüm okumayla anlaşılacak bir karakter değil.
BLACKOUT( Kitap Oldu) by ElifKaplan3
ElifKaplan3
  • WpView
    Reads 1,394,950
  • WpVote
    Votes 13,660
  • WpPart
    Parts 7
-Wattpad'de görmediğiniz, gerçek bilgilerden yararlanılan bir asker(hava) kurgusudur. Blackout bir havacılık terimidir. -Kurguda yetişkin içerikli sahneler vardır! "Bahane mi istiyorsun? Binlerce bahane uydurabilirim." Nefesleri birbirlerinin yüzüne vururken Ceyhan o kararlı gözlere baktı. "Kendimi kaybediyorum, en sağlam kalelerimi bir bir yıkıyorsun. İrademi yerle bir ediyorsun. Şu anda olduğu gibi... Seni görmek istiyorum, tıpkı bu hafta sonu gibi günler geçirmek istiyorum. Bu olanlar... Hayatımda yeni... Dışarıdan nasıl görünüyorum bilmiyorum ama ben... Kadınlara düşkün bir adam değilim. Mümkün olduğunca uzak kaldım. O gece ben... Evinden gitmek istedim. Doğru olan oydu bir beyefendi böyle yapardı. Ama ben... Yapamadım. Çünkü bir yanın beni ele geçirmişti. Aklımı susturdu, tüm benliğimi susturdu, irademi susturdu. Sana kapılmak istedim. Şu an bile istiyorum. Çok istiyorum. Kendimi durduramıyorum." Ceyhan'ın gözünden akan yaşı sildi hızlıca. Kendini suçlu hissetti. Belki de Ceyhan kendini kullanılmış gibi hissediyordu. Söylediklerini ona itiraf etmek sandığından daha zor olmuştu. Cümleler kesik kesik çıkabilmişti ağzından ancak. Çok gerilmişti ama şimdi konuştuğu için daha rahatlamış hissediyordu. Bu yüzden durmadı düşünmeye fırsat vermeden konuşmaya devam etti. "Sanki kendimle bir savaş halindeyim. Direniyorum... Sürekli kafamın içinde yanlış yapıyorsun diye bir ses yankılanıyor. Herkese yanlış yapıyorsun diyor. Komutanına yanlış yapıyorsun, mesleğine yanlış yapıyorsun, liderine yanlış yapıyorsun, ahlakına yanlış yapıyorsun... Hatta sana bile..." Derinlikte Saklı karakterlerinden Timuçin'in abisi Tevfik'in hikayesidir. Tevfik Tuğrul Türkdoğan, on senedir çocukluk hayali olan akrobasi pilotluğu için çalışmaktadır. Bunun için son bir adım kalmıştır. Bu yüzden aklını karıştırabilecek her şeyden süratle kaçmaktad
Mahallemin Polisi by Kaktustugce
Kaktustugce
  • WpView
    Reads 2,851,287
  • WpVote
    Votes 163,045
  • WpPart
    Parts 40
Benim hikayemde kötü kraliçe, saf kral, masum kız, beyaz atlı prens gibi ilgi çekici karakterler yok. Bu benim, sıradan mahallemde aşkı bulma hikâyem... Benim ufak dünyamı büyüten güzel kalpli bir adamı size kendi gözlerimle göstermeye çalışacağım. ... Her şey benim küçük bakkalıma bir şeyler almak için giren o güzel gözlü adamla başladı. Alışverişini yaptı, parasını ödedi ama poşetin içine kalbimi de koyup götürdü. Farkına bile varmadan... Hadi gelin, mahallemin ve kalbimin polisiyle tanışın...
KOMŞU ✔︎ by acherus
acherus
  • WpView
    Reads 3,612,839
  • WpVote
    Votes 170,695
  • WpPart
    Parts 76
YETİŞKİN OKURLAR İÇİNDİR! Haksız iddialar sonucunda kendi kurduğu müzik grubundan atılan Gazel, elinde avcunda kalan son parayla şehrin dışında, izbe bir apartmanda kendine bir daire tutar ancak aynı katı paylaştığı komşusu pek de hoşgörülü değildir. Tartışmalarla alevlenen arzunun ateşiyle ikisi de yanacak mıydı yoksa yeniden mi doğacaklardı? Etrafa ördükleri duvarları aşabilecekler miydi? Yeniden sevebilecekler miydi? Gazi ve eski solist, birbirilerini tamamlayabilecekler miydi? Bu hikayede geçen kurum, kuruluş ve kişiler tamamen hayal ürünüdür. Gerçek ile hiçbir alakası yoktur.
ACIBADEM -ASKIYA ALINDI- by lil_esra
lil_esra
  • WpView
    Reads 595,361
  • WpVote
    Votes 26,919
  • WpPart
    Parts 33
Ne olduğunu anlamadan havalanırken ağzımdan kaçan çığlığa engel olamadım. Belime sarılan kollar beni havalandırıp kendi kucağına çekerken utançla geri çekilmeye çalıştım. Araf, buna izin vermeyip ellerini sıkılaştırırken beni dizlerine otutturdu. Bu yakınlaşmaya alışkın olmayan vücudum titrerken gözlerimin kapanmasına engel olamadım. Fazlasıyla gerilen bedenim titrerken gözlerimi açıp onun kahverengi hareleriyle karşılaşmak istemiyordum. Onun yakınlığı bedenimi kavururken güzel ve dolgun dudakları birkaç santimetre uzağımdaydı. İçimdeki his kontrol edemeyeceğim bir boyuta ulaşırken ellerimi sürükledim ve onın yanağında durdurdum. Boğazıma oturan yumruyu sertçe yutkunurken elime batan sakalları usul usul okşayıp sevdim. Ellerim onun güzel suratındayken hayalimdeki sakallara dokunmanın verdiği heyecan kalbimi hızlandırmakla kalmıyor, nefesimi kesik kesik alıp vermemi sağlıyordu. Kendime hakim olamayarak ona yaklaşırken burunlarımızı birbirine bastırdım ve dudaklarımı dudaklarına sürttüm, öpmedim. Bana ters tepki vermeyişi hareketlenmemi sağlarken kucağında kıpırdanmadan edemedim. Dudaklarımın hizasında olan dudakları aralanıp boğuk inlemesini bırakırken kapanan gözlerimi araladım. Uzun ve biçimli kirpiklerinin ardına gizlenmiş kahverengi gözleri koyulaşmış, belimdeki elini sıkılaştırmıştı. Öylece birbirimizi izlerken Araf sertçe yutkundu. "Söylesene, bana böyle bakarken nasıl senden uzak kalmamı isteyebilirsin?" Ona cevap veremezken, dudaklarının değdiği dudaklarımı araladım. O konuşurken bana temas eden dudakları benim dudaklarıma daha fazlasını istetirken duygularıma engel olamayarak aramızdakş mesafeyi kapattım ve onun dolgun dudaklarını, izinsiz bir şekilde mühürledim. Bu hareketimle birlikte abi kavramı, çok uzaklara, izbe bir köşeye çekildi ve alayla bizi ve birleşen dudaklarımızı izledi.
MAHALLE ARASINDA  by Nehirbeeen
Nehirbeeen
  • WpView
    Reads 127,041
  • WpVote
    Votes 4,785
  • WpPart
    Parts 43
"Faik abi yine mi kavga ediyorsunuz allah aşkına ya" "Sus Melisa parçalayacağım bu Behçeti yoksa gözüme uyku girmeyecek bu akşam" "Abi Melisa değil Melsa lütfen ama artık yeter yahu" Diyebilirdim ismimin Melisa değil de Melsa olduğunu söyleyebilirdim. Ama canım arkadaşım Olcay araya girmeseydi... "Parçala Behçeeet" diye bağırdı Olcay. Behçet abinin biricik kızıydı o. "Yılların gelmiş geçmiş en iyi bakkalcısı benim Faik artık bunu öğrensen iyi olur soyadının hakkını veriyorsun kulağın yok duymuyorsun herkes benim ne kadar iyi mallar sattığımı konuşuyor. Seninkilerse hep bozuk tarihi geçmiş hahaha. Ayrıca Olcay eve bi gidelim parçalayacağım ben seni yavrucum." Eyvah Behçet abi bunu demeyecektin kendi ölüm fermanını kendin yazdın. Şu hayatta en iyi bildiğim birşey varsa o da Faik kulaksız abimin soyadıyla dalga geçilmemeliydi... Sende sıcacık aile sevgisi,mahalle kavgaları,mahalle dedikoduları,altın günleri,aile komedileri,entrikalar ve daha niceleri için hemen okumalısın! Üstelik her şey aramızda :)
DEHARİR by melisyazafir
melisyazafir
  • WpView
    Reads 1,693,605
  • WpVote
    Votes 75,761
  • WpPart
    Parts 40
Dağda pençezen... Bayırda gelinciği postalı altında ezen. Herkese vahşi atmaca, bana garib bir hazen. "Soğuk su ve sigara... Belki dedim, sevgilim. Belki iyi gelir yarama." Yüzbaşı Çakır Biryan Alaca & Ferimah Karabağ
CEVİZ AĞACI MAHALLESİ by mariematisse
mariematisse
  • WpView
    Reads 4,162,278
  • WpVote
    Votes 143,838
  • WpPart
    Parts 51
Lapis Yayınları aracılığıyla kitap olmuştur ✨🧡 NOT: Düzenlenmiş hali ile basılmıştır. Ayrıca yorumlarda spoiler vardır, dikkat etmenizi öneririm. Eğer spoiler verecekseniz lütfen öncesinde uyarı bırakınız. ... Ceviz Ağacı Mahallesi'nin gölgesi bahar ayında yeryüzüne dokunurken içerisinde bulunan yaşantılar da birbirlerine dokundu. Sıcacık insanların sıcacık mahallesine ve oradan da evlerinin içine misafir olduğumda çok küçüktüm ama anımsıyorum, çocuksu mutluluğum o kadar gerçekti ki içim içime sığmıyordu. Sonra büyüdüm ve onlara dahil oldum, onlara karıştım ve Ceviz Ağacı Mahallesi'ndeki ağaçların şekline girdim. Aşk bir diken gibi tırmandığım ağaçların dallarından tenime doğru uzanıp bedenimi baştan sonra doğru keserken gözlerimdeki sıcak yaşları yeryüzüne davet ediyordum. Aşık olacak kadar büyümüş, aşka düşecek kadar sersemdim. Ama mutluydum, Ceviz Ağacı demek mutluluk demekti. Ceviz ağacı demek buralarda, tepesindeki çalıkuşu demekti. Ve ben... Kızıl Çalıkuşu'ydum. .... Onların aşkı dillendirilemeyen bir lanet gibi içlerinde dağlanırken mahalleye düşen yağmur damlalarına arkadaşlık etti. Sonra mahallenin açık pencerelerinin birinden usulca bir şarkı yükseldi ve Ceviz Ağacı'na yayıldı. "O gözler bana eskisinden yabancı, Gönlümdeki bu sevda hiç bitmeyen bir acı." ... Bu isimle yazılan ilk kurgudur. Kapak için birkadehsevgi-'ye teşekkürler. Tüm Hakları Saklıdır, kurgu tamamen yazara aittir ve çalıntı durumunda yasal işlem başlatılacaktır.
BADEMLİ MAHALLESİ by ZehraAyar0
ZehraAyar0
  • WpView
    Reads 3,708,772
  • WpVote
    Votes 130,978
  • WpPart
    Parts 38
"Sana her yaklaştığımda," dediğinde başını eğip dudaklarını usul usul kulağımın kenarına getirdi. Nefesi resmen nefesimdeydi. Bu çok fazlaydı.. O gecekinden daha farklıydı bu. Yirmi iki yıllık ömrümde tanıdığım Kerim abi değildi bu karşımdaki adam. "Benden sanki bir vebalıymışım gibi bir canavarmışım gibi kaçışın," sıcak nefesi önce kulağıma sonra boynuma çarptı. Gözlerim artık kendiliğinden kapandı. İşkenceden beterdi bu durum. Biz şu an ne yapıyorduk? Cümlesini tamamlamadan son kez derin bir nefes çekti ciğerlerine. Bunu yaparken burnu benim kulağımın tam üstünde, saçlarımın tam başlangıcındaydı. "Şu koskoca bedenimi bitirdi, tüketti Işıl." baştaki cümlenin amacından sapan bu cümle de ne demek oluyordu? Neler söylüyordu bu adam, neler hissettiriyordu bana!? Dudaklarının arasından usul usul bıraktığı kısık nefesler saçlarımın arasına vurduğunu ve onları yavaşça havalandırdığını hissettim. Tüm tüylerim havaya kalktığında yeni doğmuş bir bebeğin açmaya çalıştığı gözleri gibi bende araladım gözlerimi ve dudaklarımın kıyısına vuran bir hevesle mırıldandım. "Kerim a-" "Şşş," titreyerek söylemeye çalıştığım sözler bıçak gibi kesildi, irkildim. Tüm bedenime etkisi altına alan bir ürperti yayıldı. Tüm hislerim öyle bir karmaşıklığa gömülmüştü ki ne hareket edebiliyor, ne de buna itiraz edebiliyordum. O ise göz kapakları birbirine geçili, sanki boşlukta sallanıyor gibiydi. Sanki bir hayalin içindeydi ve o hayalde yalnızca ikimiz vardık. Sonra bir an kapalı göz kapakları titredi. Nabzım her geçen saniye hızlanıyor, bana yaşam alanı bırakmıyordu. Ama meğer ben daha hiçbir şey duymamışım ki. Zira saniyeler sonra duyduğum Kerim abinin işkenceden farksız pürüzlü sesi canı çekilen parmaklarımın tutunmak amacıyla bir yerlere savrulmasına sebep oldu. "Abi yok, artık abi yok güzelim."