-zehra27- adlı kullanıcının Okuma Listesi
13 historias
GECE VE GÜNDÜZ  por Sude2006_
Sude2006_
  • WpView
    LECTURAS 3,624
  • WpVote
    Votos 2,325
  • WpPart
    Partes 32
15 mayıs gecesi. Gecenin karanlığına saklanıp bir cinayet işlendi. Dökülen kan ruhlarınıda kirletmişti. Acısı geçmedi ve geçmeyecekti. 20 yıl sonra en güçlü haliyle intikam yemini gerçekleştirmek için çabalarken hayat kendi oyunu kurmuştu
KARTAL por aripasx1
aripasx1
  • WpView
    LECTURAS 78,652
  • WpVote
    Votos 5,181
  • WpPart
    Partes 5
Maça Kızı 8 por dpamuk
dpamuk
  • WpView
    LECTURAS 175,299,408
  • WpVote
    Votos 7,395,838
  • WpPart
    Partes 221
"Verdiğim acıyı silebilmek için her bir saç telini öpmek istiyorum," dedi. Önce nefes almayı bıraktım. "Ama bazen öpünce de geçmez," dedi. Buz kestim. ... BU HİKAYEDEKİ OLAYLAR TAMAMEN HAYAL ÜRÜNÜDÜR VE GERÇEK KİŞİ VE KURUMLARLA BİR İLGİSİ BULUNMAMAKTADIR! Yayınlanma Tarihi: 21 Mayıs 2017 Maça Kızı 8, üç kısımdan oluşan bir seridir; hepsi bu kitap altında toplanacaktır.
BEYAZ LEKE por asliaarslan
asliaarslan
  • WpView
    LECTURAS 38,368,955
  • WpVote
    Votos 2,074,198
  • WpPart
    Partes 39
Yaşıyorduk, işkence çekiyorduk, idam ediliyorduk, köle gibi çalıştırılıyorduk, susuyorduk, çığlık atıyorduk ama hepsinin sonunda sesli ya da sessiz bir savaş veriyorduk çünkü seviyorduk. Şaşırtıcıydı, sevgi bazen bir savaş meydanının ortasında size uğruyordu. O an iki yolum vardı. Ya sevecektim, ya ölecektim. Sevmeyi seçtim. Onu sevmek de ölümü daima nefes gibi ensende hissetmekti. "En büyük savaşların ortasında kurak topraklardan bile bazen çiçek açar, bombalar etki etmez, kökleri sımsıkı tutunur. Bir bakarsın renkler canlanır, güzel kokar her yer. Sen bu çiçeksin diyemem, biz bu çiçeği temsil ediyoruz diyebilirim. Özgürlüğümüze." Bu kitapta geçen kişiler ve kurumlar tamamen hayal ürünü olup her ayrıntısıyla kurgudan ibarettir.
KUMA  por seh-naz
seh-naz
  • WpView
    LECTURAS 11,839,089
  • WpVote
    Votos 375,419
  • WpPart
    Partes 103
Bir evliliği ayakta tutan yegâne güç; adamın sevdası, kadının bu sevdaya sarılışıdır. Mutluluğun formülü birbirine sevmekte saklıdır. Bu formülü bozacak günler Eroğlu konağının kapısını çalıp içeri buyur edilir. Bebek hasretinin tutulduğu konakta KUMA rüzgârı eserken kaosa doğru sürükleyen fırtınaya iki kadın, bir adam tutulur. Hayat ters köşeden vurarak bebeği olamayan yıllarca bu eksikliğin acısını pervasızca çeken, hastaneden hastaneye koşuşuna, umut etmekten ve istemekten yorulmayan kadının hayatına kuma gölgesi düşürür. Karısının bebeği olmadığı her gün aşkı daha sağlam ayakta dururken seven adamın duygularını ve aklını yitirecek kâbus gerçekleşir. Kokladığı gülün üstüne bir kır çiçeği yerleşir, bu çiçek tohumunu verir ve sevdaya tutulmuş adamın kalbi ikiye bölünür. Konağa düğünsüz derneksiz üzerinde bir gelinlikle kapıdan içeri alınan kadını beklediğinden daha zor bir hayat, beklemediğinden daha kötü bir evlilik gerçekleşir. Zorlu sınavlara tabi tutulur, aşk ve sevgi yoksunu bir evlilikte ayakta durmaya çalışır. Kocası tarafından merhamet dilenen kadın halini alır. Sevda bir kadında tutku bir kadında aynı çatı altında zorlu yaşam sürdürülür. Arafta kalmış bir adamın, bu adama bağlı iki kadının yaşamı zorlu serüvenlerle akıbeti belli olmayan sona doğru giderler. Ateş düştüğü yeri yakar KUMA gelir. Hasreti kadın dindirir bebek doğar. Adam ikiye bölünür. Ve aşkı hangi kadın alacak sorusu akılları alır. Ben Ezo; üzerine kuma gelmiş kadınım. Şimdi sığındığım limanım kocamın kalbindeki aşkım. Ben Şerwan; bir kadının hayatını kalbine alan, bir kadının hayatını omzuna alan adamım. Ben Beritan; kuma giden kadınım. Benim tek dünyam kucağıma aldığım bebeğim.
BİR ADAMIN DAĞINIK YATAĞI por seh-naz
seh-naz
  • WpView
    LECTURAS 328,745
  • WpVote
    Votos 17,850
  • WpPart
    Partes 15
Sesimi duyuyor musun? Yitip gitmeden sana sarılmalıyım. Gün geceye kavuştuğunda geç olabilir sevgilim... Sesimi duyuyor musun? Sesimi duymalısın; ben ellerinden kayıp gitmeden, soğuk bir gecede uçurumdan aşağı düşmeden, soluğum kesilmeden... ve beni öpmeden! Sesimizi duyurmalıyız sevgilim!
MERMİSİZ VURGUN  por voilariel
voilariel
  • WpView
    LECTURAS 841,413
  • WpVote
    Votos 37,375
  • WpPart
    Partes 30
Hayatı bir gecede değişen Yüzbaşı ve Didem... Yaralanan abisi için endişelenen Didem Kopmaz abisinin göreve gitmesini istemediği için gizlice abisinin komutanına yazar. Askeri için endişelenen Yüzbaşı hiç düşünmeden evlerine gelirken ikisininde bir haber olduğu bir gerçek vardı ki. Aşk ilk görüşte onların kalbine yerleşmeyi bekliyordu. Bir bakış ikisininde dengelerini sarsmıştı. Didem ilk defa bir yere ait hissederken Yüzbaşı Akser Bolatav 31 yıllık hayatında ilk defa yenilmişti. Aşkları kolay olmayacaktı çünkü Akser'in korkuları vardı. O korkuları yenmek ne Akser için kolay olacaktı ne de Didem için. "Sen benim kalbime bir vurgun yaptın bir daha da adın ordan silinmedi." 18.02.2022
 AY DÜĞÜMÜ  por _gamzecelik
_gamzecelik
  • WpView
    LECTURAS 2,188,437
  • WpVote
    Votos 104,266
  • WpPart
    Partes 35
Arkeolog olan Ayliz hayatının en büyük hedefini gerçekleştirmek üzere başına neler geleceğini bilmeden Mısır ülkesinde bir piramidin içine girer. Her şey olağan bir şekilde ilerliyordu. Ta ki Ra'nın gözünü bulana kadar... Onu kendi dünyasından alarak bambaşka bir dünyaya sürükleyen o göz bir şey kazandırmıştı. Aşkı... Antik Mısır'ın gizemleriyle birlikte süregelen bir lanet ve tüm bunların yanında her şeyden bihaber olan bir Dünya. Bu onların hikayesiydi. Gecenin hakimi ile parıltısının...
DENEK -DENEY : 0001- DÜZENLEMEDE por yakamozpariltisii
yakamozpariltisii
  • WpView
    LECTURAS 25,746
  • WpVote
    Votos 1,544
  • WpPart
    Partes 32
"Kaç yaşındasın?" "Se-Sekiz..." "Annenin adı ne?" "A-annem yok," dedi Uralp yutkunmaya çalışarak. Kadın gülümsedi. "Babanın adı ne?" Uralp sarışın kadının sorduğu soruyu düşündü. Zihninin ezberlediği ve sürekli söylediği yanıtı verdi. "Babam da yok," "Güzel, adın ne?" Uralp'in gözleri parladı, hiç düşünmeden, heyecanla yanıt verdi. "Uralp!" Kadının kaşları çatıldı. "Hayır, gerçek adını söyle." Çocuk bir kez daha yineledi. "Uralp!" "Adını söyle!" diye kükredi sarışın kadın. Ve bulutlar dağıldı. "0001," dedi Uralp. Yine sekiz yaşındaki o güne gitmişti. Halbuki şuan 23 yaşındaydı. *** Çok küçük yaşta babası tarafından yüklü miktarda para karşılığında, insanlar üzerinde deney yapan bilim insanlarına satılan Uralp'in acı dolu hikayesi. Türlü işkencelerle, ilaçlarla, seslerle delirmeye yakın olan Uralp'in hüzün dolu öyküsü. *** "Adın ne evladım?" Okul müdürünün sorduğu soruya gülümsedim. Adım neydi benim? Uralp mi, 0001 mi?
ÖTANAZİ OKULU(Kitap Oldu) por Maral_Atmc6
Maral_Atmc6
  • WpView
    LECTURAS 7,874,379
  • WpVote
    Votos 194,173
  • WpPart
    Partes 18
Dilsiz bir kızın kalbi tüm kötülükleri kendisine çekiyordu. Hiçbir kalp bu kadar değerli olmamıştır. Yeşil, Ötanazi Okulu'na sürgün edildiğinde o yıllarda henüz bir çocuktu. Öz babasının onu nasıl bir yere mahkûm ettiğini bile bilmiyordu. Ötanazi Okulu, Amerika Birleşik Devletleri'ne bağlı olan Alaska'da açılmış karanlık bir okuldu. Bildiğiniz tüm o okulları unutun çünkü Ötanazi Okulunda öğretmenler ders vermiyordu. Her biri kendi dalında uzman bilimcilerdi ve oradaki amaçları bir okul dolusu öğrencinin üzerinde deneyler yapmaktı. Öğrenciler ise sıradan öğrenciler değildi çünkü her biri idam cezası almış mahkûmlardı. Okul onları satın alarak kendi deneylerinde kullanan karanlık bir girdaptan farklı değildi. Bir kez içine girince çıkmak mümkün değildi. Yeşil tüm o tehlikeli mahkûmların içinde göğsünde değerli bir kalple yaşamak zorundaydı. Herkes onun kalbini isterken kurtların içine atılmış bir kuzudan farklı değildi. Kalbini isteyenlerden biri de öz babasıydı. Babasının onun kalbi için okula tehlikeli bir suikastçı göndermesiyle, belki de tüm ezberler bozulmaya başlamıştı. Avcı'da her zaman bu kadar acımasız değildi. Özellikle ateşten kızıl saçları olan ve bir katile gülümseyen hasta bir kadını tanıyana kadar. Şimdi karar verme sırası ondaydı. Avını öldürmeli mi, yoksa korumalı mı? Sayfalar üzerinde konuştuğu bu dilsiz kadınla tam olarak ne yapmalıydı? "Kadın kandan korkuyordu, adam ise kan kokuyordu. Şimdi sen söyle; böyle bir durumda kadın özleyebilir mi ölüm kokan bir adamı?" dedim. "Kadın aptaldı adam ise kadına kör. Şimdi sen cevap ver; her şeye, herkese ve özellikle küçük bir kadına kör olan bir adam bekleyebilir mi kadın tarafından özlenmeyi?" diyerek bana cevap verdi.