Z
33 stories
SARFINAZAR ~İçimdeki Yıldırım~ by RArsenDemir
RArsenDemir
  • WpView
    Reads 11,607,368
  • WpVote
    Votes 531,527
  • WpPart
    Parts 68
"Fazla vaktinizi almayacağım, direkt konuya gireceğim. Birçok şeyin farkındayım. Bana karşı beslediğiniz duygularınızın da, her görev emrinde dönüşümü beklediğinizin de, her yara aldığımda acı çektiğinizin de hepsinin farkındayım." Gözlerini gözlerimden ayırmadan sıkıntılı bir nefes çekti ciğerlerine. Kelimelerini özenle seçtiği o kadar belliydi ki, söyleyeceği şeyi söylemek aynı zamanda da bunu beni kırmadan yapmak için kendisini frenliyordu. "Kendinize bunu yapmayın. Size defalarca söyledim, benim hayatımda böyle bir şeye yer yok." Birkaç gündür ağlamaktan kuruyan gözlerim son cümlesiyle tekrar dolarken ona belli etmemek için başımı yere eğdim. Zorlamayacaktım, onu sevmem için onun sevgisine ihtiyacım yoktu. Ben onu, onsuz da severdim. "Anladım." dedim fısıltıyla. Eğer yüksek sesle söyleseydim ses tellerimin titrediğini anlardı. Karşısında sevgi dilenen aciz bir kız gibi durmak istemiyordum. Birini sevmek hiçbir zaman acizlik değildi. Zaaftı, her insanın tadamayacağı ama tadanın da binlerce kez şükredeceği bir duyguydu. Yaşamı boyunca bir insan için olup olabilecek en güzel zaaftı sevgi. "Başka bir şey yoksa eğer.. İyi günler." Dolu gözlerimi görmesin, bana acımasın diye başımı kaldıramadım. Yanından geçeceğim sırada kolumu tutan iri kemikli, nasırlı elleri tüm vücudumu ateşe vermiş gibi titretmişti. Sesli yutkunuşunu ve kolumdaki elinin titrediğini hissettim. Baş parmağı kolumun üzerini bilinçsizce okşarken yerde olan gözlerim kolumdaki elini buldu. Bir an için fikrini değiştirdiğini sandım ama o bunu fark ettiği gibi elini hızlıca geri çekti üzerimden. "Vazgeç.." diye mırıldandı acı çeker gibi. Sesi kısık ve pürüzlüydü. "Beni sevme. Ben ruhu olmayan, yaşamayı bilmeyen, acı hissetmeyen bir adamım. Sana acı vermek, bu hayatta isteyeceğim en son şey bile değil." 🔴 (Minimum Aksiyon/Bol Aşk)
Kredi Kartı | texting by aciicv
aciicv
  • WpView
    Reads 3,677,358
  • WpVote
    Votes 211,434
  • WpPart
    Parts 49
[tamamlandı] 05**: Cüzdanındaki eksik kredi kartın olmak isterdim Derin: Ne? 05**: Aha cevap verdin Derin: Sen kimsin kardeşim 05**: Hep aynı soru biraz değiştirin ulan Derin: Kardeşim kimsin sen 05***: Vay amk aşırı değişik Derin: Of ne saçmalıyorsun 05**: Kredi kartın diyorum eksik diyorum Derin: Defol git ya. 05**: Cüzdanına bak Derin çevrimdışı Derin çevrimiçi Derin: Hassiktir * Her şey, ödeme yapmak için telefon numaramı vermemden sonra başlamıştı. * Romantik#1 22 Şubat 2022 Romantizm#1 28 Şubat 2022 Genç Kız Edebiyatı#2 28 Şubat 2022 Gerilim#1 4 Mart 2022
Aşk'ın Adı: Ceylan  by Mervegnyll
Mervegnyll
  • WpView
    Reads 771,190
  • WpVote
    Votes 28,165
  • WpPart
    Parts 40
11.12.2018 Başlangıç. 08.08.2019 Bitiş. Ayakları kum tanelerine bata çıka ilerliyordu genç kız. Gözlerindeki yaş bitmişti peşinden gelen adam yüzünden. "Seni öptü!" Adamın sessiz haykırışını duymuştu. Artık sessiz kalamayacaktı ama avaz avaz bağıracak hali de yoktu. arkasını dönüp kafasını iki yana salladı üzgünce. Ve adamın bildiği bir gerçeği itiraf etti. "Ben bu elleri," dedi ellerini gözünün önüne getirip. Adam da sessizce onu izliyordu ama yıkılmışlığını görebiliyordu. Sonra elini dudaklarına götürdü. "Bu dudakları," yutkundu. "Sana saklamıştım." Gördü o gözlerde kırılan parçaları ve acımadan devam etti konuşmasına. "Ama sen istemedin!" Konuşurken şiddetli bir biçimde kafasını da sallıyordu. Adamın canı yüzüne vurulan gerçeklikle daha çok acımıştı. "Beni sen ittin Cihan, beni ona kendi ellerinle ittin. Şimdi hiçbir şeyimin ilki olamayacaksın!" Bu gerçeklik adamı mahvettiği gibi kadını da alt üst etmişti. Arkasını dönüp göz yaşları içinde paytak paytak yürümeye devam etti. "Ceylan!" O kudretli sesi duyduğunda, zaten zor yürüdüğü kumların üzerinde durdu fakat arkasını dönmedi. "Andım olsun ki o dudaklardaki izleri sileceğim, o ellerindeki izleri kendi ellerimle kazıyacağım. Hepsini kendi izlerimle yok edeceğim ve hepsi, senin ki kadar eşsiz olacak!" Ceylan & Cihan
Pizzalar Kapınızda  by Mmars13az
Mmars13az
  • WpView
    Reads 861,072
  • WpVote
    Votes 58,336
  • WpPart
    Parts 42
Bu kitap sizi gülmekten yerlere yatıracak. O halde trene atlayın ve kemerinizi sıkı bağlayın. Gülmekten ölme garantisi veriyorum. *** "Kim o?" "Pizza."
Polis Kapıyı Kırınca  by maviruyasi
maviruyasi
  • WpView
    Reads 750,627
  • WpVote
    Votes 41,984
  • WpPart
    Parts 30
Hızlı adımlarla kuaföre geri girerken arkadaşımın günün heyecanıyla olsa gerek almayı unuttuğu çiçeği aradım. Sonunda masanın üstünde bulurken elime alıp hızla dışarı çıktım. Ayağımdaki ayakkabılarla zorlansam da köşede duran gelin arabasına yaklaşmıştım. Binip çiçeği arkaya uzatırken güzeller güzeli arkadaşım "Teşekkür ederim Sadem" demiş ve evleneceği adamla konuşmaya devam etmişti. Önüme dönüp derin bir nefes verirken elbisemin açılan eteğimi düzelttim. Çalışan araba ile düğün yerine doğru yola koyulurken yanımdaki adama döndüm. Güneşte parlayan saçları ve hafif çıkmış sakalları ile güzel bir yüzü vardı. Direksiyondaki kolunda takılı saat göze çarparken yolu takip eden gözlerini göremiyordum. Kırmızı ışıkta durduğumuzda bana dönerken merak ettiğim gözlerini gördüm. Etraftaki tüm sesler kesildi. Durdum. Gördüğüm gözler yeşilin en güzel tonuydu. Beni içinde kaybolacak kadar çeken ıssız bir ormandı. Kapak tasarımı: @kitapkurdululu
"AYSU" by selin-visne
selin-visne
  • WpView
    Reads 565,141
  • WpVote
    Votes 38,571
  • WpPart
    Parts 44
Aysu istemezken Asaf inat ederken bakalım kim galip gelecek ? Kiraz Mahallesi yine bir sevda peşinde gelin hep beraber tanık olalım. Başlama Tarihi: 17.07.2019
• NAMÜTENAHİ • Hayatımın Mimarı  by RArsenDemir
RArsenDemir
  • WpView
    Reads 3,053,317
  • WpVote
    Votes 73,492
  • WpPart
    Parts 25
Yiğit, elindeki flaşı açık telefonu ışığı asansörün tavanına vuracak şekilde yere bıraktıktan hemen sonra elleri yanaklarımı kavrayarak, "Hadi Eylül, derin bir nefes al." Kulaklarım uğulduyor, görüş alanım arada bir netleşip bulanıklaşıyordu. Kendimi, aklımı toplayıp dudaklarımı aralayacak konumda hissetmiyordum. Nefesim git gide daha da daralıyor, gözlerim kapanmamak için göz kapaklarımla savaş veriyordu. "Eylül, bana bak." Söylediklerini uğultu şeklinde duysam da ne yazık ki cevap veremiyordum, sadece hafif aralık gözlerimle yüzüne bakıyor, söylediklerini dinlediğimi anlaması için gözlerimi yumup açıyordum. "Eylül!" "Eylül, sakin ol." "Eylül, nefes al." Yiğit'in git gide yükselen sesi ile tedirginliğim daha da artarken yanaklarımı kavrayan büyük, kemikli soğuk elleri ve dudaklarımda hissettiğim bir erkeğe göre oldukça dolgun i dudakları bütün sistemimi çökertmeye yetecek kadar yoğun duygular hissetmeme sebep oluyordu. Vücudumdaki kan az önce çekilmiş, vücudumu buz kaplamışken şimdi fazla miktarda pompalanan kan ile bütün vücudum sıcaklamıştı. Hareketsiz duran dudakları bir süre sonra hareket ederek ağzımı aralamamı sağlarken bir anda kontrolü tamamen eline alarak işaret ve orta parmağı ile çenemi hafifçe yukarıya kaldırdı. Burnundan aldığı derin nefesleri bir bir dudaklarımın arasına bırakırken, titreyen ellerim ve bedenimle bir süre hareketsiz kaldım. O ise durmadan aynı işlemi birkaç kez tekrarladı. Yanaklarımdaki ellerinin baş parmakları elmacık kemiklerimi aşağı yukarı okşarken göğüs kafesimi zorlayan kalbimin atışlarını duymaması imkansızdı. Saniyeler içinde ciğerlerime ulaşan onun nefesi kendimi biraz olsun sakinleştirmemi sağlarken dudakları dudaklarımın üzerindeyken gözlerimi yavaşça araladım. ~Yiğit bir adamın Eylül masalı.~ Sıradan bir mahalle hikayesidir, aksiyon içermez.
SINIR |Tamamlandı| by __Katre__
__Katre__
  • WpView
    Reads 2,854,527
  • WpVote
    Votes 138,145
  • WpPart
    Parts 75
Az önce Eylül'ün tuttuğu boşta kalan elini yeşil kalın askeri kemerinin üzerine koyup lafa girdi. " Gel ben sana espriyi göstereyim."dedi. Elini kemerinin üzerinden çekip göğsünün üzerinde yazan yazıyı işaret etti. " Bak bakalım burada ne yazıyor?"dedi sesindeki alaycı tınıyla. " Arslan."dedi karşısındaki adam kısık çıkan sesiyle. Ardından Eylül'ün yaka kartını gösterdi Toprak parmak ucuyla. "Peki burada ne yazıyor." "Eylül Arslan." "Aynen öyle." dedi Toprak başını aşağı yukarı sallayarak. Ardından elini kaldırıp yüzüğünü gösterdi. " Bu."dedi sorgulayan sesiyle. " Yüzük." Eylül'ün elini tutup kaldırdı. " Bu."dedi tekrar. Aynı cevabı aldığında ellerini indirip birbirine kenetledi. Ve tekrar kaldırıp herkesin gözüne sokarcasına konuştu. " Birleştir bakalım ne çıkacak ortaya."dedi. Ardından masaya göz gezdirip karşısındaki adama dikti bakışlarını. Birkaç saniye cevap vermesini bekleyip adamın omzundaki elini sıktı. " Evlisiniz."dedi adam fısıltıdan farksız sesiyle. " Doğru cevap." dedi Toprak alayla. Adamın omzundaki elini çekip yüzünü Eylül'e çevirdi. Birkaç saniyeliğine yumuşayan bakışlarını tekrar buza çevirip masaya döndü. Birbirlerine kenetlenmiş ellerini gösterip: " Duyduğunuz gibi biz evliyiz. Daha öncesinde bilmiyordunuz çünkü bilmenize gerek yoktu. Şimdi öğrendiğinize göre herkese afiyet olsun." dedi. Masadan yükselen hayret nidalarını umursamazken masadaki yerine ilerledi. Eylül'ün elini bırakmadan yanındaki sandalyeyi çekip:" Geç güzelim." dedi. Yanlarındaki birkaç kişi duydukları ile küçük çaplı bir şok yaşarken onların gözü sadece birbirleri üzerinde idi.
GÖKÇEN by Loresimaa__
Loresimaa__
  • WpView
    Reads 61,543,873
  • WpVote
    Votes 3,110,949
  • WpPart
    Parts 60
"Masalda da gerçekte de kalbi olmayan bütün kızların adı Gökçen'dir..." . . . Kapak: @birkadehsevgi- 🦋🖤
SERÇEYİ ÖLDÜRMEK by bosverdilan
bosverdilan
  • WpView
    Reads 9,530,800
  • WpVote
    Votes 546,583
  • WpPart
    Parts 83
Efsun Zorlu; atandığı Urfa'da mecburi hizmetini yapan tıp fakültesinden yeni mezun, çiçeği burnunda bir hekimdir. Daha mesleğinin ilk günlerinde, henüz on sekizine yeni girmiş bir hastanın intihar vakasıyla karşı karşıya kalır. Hastasının vücuduna bırakılan izler onu adım adım kendi geçmişine götürürken, geleceğini aniden tanımadığı insanların dudakları arasında bulur. Asla geçmemiş geçmiş, verilmiş sözler, kurtarılan hayatlar, doğrultulan namlular, yalanlar, fermanlar ve aşk. Devrim gibi bir kadın, Urfa'nın göbeğinde destan gibi bir sevdanın koynunda bulur kendini. Koca düzene baş kaldırıp o düzenin minnet ettiğine yenilmekse ne aklının ne de kalbinin kabulüdür. *** "Ağlarsam ölürüm." derken sesim düz, çoktan kabullendiğim bu gerçeği ilk defa dile getirişime rağmen sakindi. Çoktan. Saatlere dökülürdü ama bana şehirler aştıracak kadar çok gelen o vakit. Vücudumun ağrısı ruhumun sancısının çok altındaydı. Onun gözleri bende olsa da ben boşluğa odaklanmıştım. Üzerimde olan bakışlarının ağırlaştığını hissettim. Fetih bana çok ağır bakıyordu. Sırtıma yüklenen çuvallar biraz daha bel bükmeme sebep oldu. "Neden," dediğinde ne dediğimi çok iyi anlamış da yersiz bir sorgulayışa bürünmüş gibiydi. "serçe misin sen?" Kaşlarım hafifçe havalandı, başımın ağrısı belirginleşti. Uzun süreden sonra ona bakan ben oldum. Söylediği şeyin altındaki anlamı yakalamaya çalışıyordum ama buna çok uzaktım. Bunu anladı ve dudakları kıvrılacak sandım. Halbuki gülümsemeye çok uzaktık. "Serçeler," yüzünü hafifçe yüzüme yaklaştırdı. "Ağlayınca ölürlermiş. Bu yüzden mi bunca zamandır gözlerinin kuruluğu?" Bu konuşmadan sonra onun serçesi olacağımı, hatta olduğumu bilemezdim. Tıpkı bu topraklarda serçeyi öldürmenin kadını ağlatmak olduğunu bilmediğim gibi.