Doğmamış bebeği için para kazanmaya, ona yeni bir hayat sunmaya gelen Lilit.
Annesini gururlandırmak ve borçlarını kapatmak için gelen Thanos.
Ya bu iki gencin bir birileriyle bir bağlantısı varsa?
Arabama doğru dönüş yaptım ve karşımda Seung Hyun'un gözleri vardı.
"Korkudan arabada saklanmayı bırakmışsın ha? Beni bir daha asla arama."
Gözlerimden ateş çıkardığıma emindim. Hem kırılmış hem de bir adam için kendimi tehlikeye atmıştım. Kapının tarafına yöneldiğimde beni kendine çekip göğsüne bastırdı.
"Duyabiliyor musun kalbimi Yoo Ra?"
Kafamı göğsüne bastırırken soruyu sormuştu. Kuvvetine daha fazla dayanamayıp başımı göğsüne dayadım.
"Duymuyorum. Kas yığınısın bu yüzden kalbinin yerini kasların almış!"
"Gevezelik etmek için hiç bir fırsatı kaçırmıyorsun. Ama duyamazsın! Benim kalbim senin için atamaz. Sen bir ucubesin!"
"Ne demek ben ucubeyim!"
Sorumu cevaplaması için sormamıştım. Kendimi hızla kollarından çekerken onu ittirdim. Bir adım bile kıpırdamamıştı. Bakışı anlamlı ve ışıl ışıldı. Anormal değildim ben! Ucube hiç değildim!
"Ala."
"Efendim."
"Daha fazla bir şey söyleme. Çünkü sana hayır diyemiyorum. Ve eğer biraz daha çıkma dersen çıkamayabilirim. Bu da beni ve Fenerbahçe'yi etkiler."
Başka bir şey demedim. Çünkü üzülmesi isteyeceğim son şey. Afallayan bedenine baktım. Gözlerinden yorgunluk akıyordu. Yavaşça kolumda olan elini bıraktırdım ve ona sarıldım. Kolunu bana sardı.
Türkiye'nin erkek futbolu ön plandayken tüm düşünceleri yıkabilecek bir kız futbolcu olsa ne olurdu?
Büyük beklentiler sonucu büyük hayal kırıklıkları..
Beklenmeyen kararlar ve pişmanlık getiren sonuçlar..