𝑮𝒊𝒛𝒆𝒎 𝑨𝒔𝒍𝒂𝒏 𝒌𝒊𝒕𝒂𝒑𝒍𝒂𝒓ı
13 kuwento
AY VADİSİ'NİN GÜNCESİ ni gizzemasllan
gizzemasllan
  • WpView
    MGA BUMASA 4,454
  • WpVote
    Mga Boto 792
  • WpPart
    Mga Parte 4
Bir gece yarısı... Bir yabancı... Ve hayatını kökten değiştiren bir karşılaşma. Doğa, karanlık bir sokakta karşılaştığı yaralı adama yardım ettiğinde, sıradan hayatının tüm dengesi altüst olur. O karşılaşma, onu bilinmezliklerle dolu, hiç tanımadığı bir dünyanın içine çeker. Hayatını altüst eden kişi, aslında ona yeniden başlamanın kapısını aralar ve o andan itibaren gerçeklik duygusu derin bir sessizliğe gömülür; çünkü o kapının ardında gördüğü şey, bildiği hayatın çok ötesindedir. İşte tam da bu yüzden, paramparça olan hayatını yeniden kurmak için geçmişe dönmelidir; onu oraya sürükleyen o karanlık anı yeniden yaşamak zorundadır. Çünkü çözüm oradadır; başlangıçta. Ne de olsa, iyileşmek için bazen en çok kanayan yere dönmek gerekir.
HARE ni gizzemasllan
gizzemasllan
  • WpView
    MGA BUMASA 95,498
  • WpVote
    Mga Boto 10,907
  • WpPart
    Mga Parte 19
Derin, hayatını ve hasta kardeşinin geleceğini korumak için çaresizce bir çıkış yolu arayan genç bir muhabirdir. Patronunun emriyle, mafyayla bağlantıları olduğu konuşulan güçlü bir iş insanının hayatını araştırmaya başlar. Evindeki pencereden gizlice yerleştirdiği kameralarla, adamın karanlık sırlarını ortaya çıkarmaya çalışır. Ancak beklenmedik bir soygun olayı, Derin'in kaderini bambaşka bir yola sürükler. Soygun anını gizlice kaydettiği o görüntüler, Derin için bir dönüm noktası olur; fakat patronunun gerçek yüzüyle karşılaşması, her şeyi değiştirir. Kendini hayatta kalmak için çok daha karanlık ve tehlikeli bir oyunun içinde bulur. Bir gece kapısında beliren yabancı, onu zor bir anlaşmanın içine çeker ve hayatının en kritik seçimlerinden biriyle karşı karşıya bırakır. O andan sonra Derin'in en zorlu savaşı, dışarıdaki tehditlerden çok kendi iç dünyasındaki kargaşayla olur; çünkü hayatta kalmak için yürüdüğü yollar, onu kimseye anlatamadığı bir hikâyeye sürükler; o hikâye de onun en gerçek savaşıdır.
AŞKA SÜRGÜN ni gizzemasllan
gizzemasllan
  • WpView
    MGA BUMASA 757,158
  • WpVote
    Mga Boto 62,267
  • WpPart
    Mga Parte 56
"O Doğu'ysa ben Batı'ym." "O siyahsa ben beyazım." Diye haykırdı genç kız. Fakat bu cümleleri kurarken bu hikâyenin aslında Doğu'yla Batı'nın kavuşmasını, siyahın beyaza karışmasını anlattığını bilmiyordu. Öğrendiğinde ise hiçbir şey eskisi gibi olmayacaktı. Çünkü çoktan kendi hikâyesinde hem kazanmış hem de kaybetmiş olacaktı. Kaybetmek de kazanmak da daha önce onun için hiç bu kadar zevkli olmamıştı.
ESİR ni gizzemasllan
gizzemasllan
  • WpView
    MGA BUMASA 10,895,243
  • WpVote
    Mga Boto 515,004
  • WpPart
    Mga Parte 69
"Öldürün o zaman." Duyduğum sert ve soğuk sesle irkildim. Sanki normal bir şeymiş söylüyormuş gibi bir çırpıda söylemişti. Bunların bana yardım etmelerini beklerken daha tehlikeli çıkmışlardı. Ölüm emri verilen adama bakıp vicdanımın sesine engel olarak usulca geldiğim yoldan geri döndüm. Yanlarından birkaç metre uzaklaşmışken bir silah sesi duydum. Bağırmamak için kendimi tutarak korku dolu gözlerimi adamlara çevirdim. Az önce ölüm emri verilen adam başından akan kanla yerde cansız bir şekilde yatıyordu. Diğerleri de başında hâlâ bir şeyler konuşmaya devam ediyorlardı. Yerdeki ölü adama bakıp kaldım. Hiç acımadan, bir saniye bile düşünmeden öldürmüşlerdi adamı. "Sen de kimsin?" Birinin beni fark etmesiyle hepsi bir anda bana döndü ama ben sadece az önce ölüm emrini veren adamın soğuk gözlerine baktım. "Ben şey..." Sustum. Söyleyecek bir şey bulamadım. Karanlıktan dolayı yüzlerini net olarak göremedim. "Sen ne?" dedi, bana doğru bir adım attı. Eş zamanlı olarak geri gittim. Bir saniye olsun bakışlarını benden çekmezken yutkundum. "Ben hiçbir şey görmedim." Tek kaşı kalktı. "Bizi mi izliyordun?" Korkuyla birkaç adım daha geri gittim. "Öyle bir amacım yoktu." Yine bana doğru bir adım attı. Korkudan tüm bedenim titremeye başladı. "Ne amacın vardı?" Cevap vermek istedim ama söyleyecek bir şey bulamadım. Tek istediğim şey şu an buradan kaçıp gitmek. Gözlerim adamın elindeki silaha kaydı. Bu daha çok korkmama neden olurken daha fazla durmanın bana bir faydası olmayacağına kanaat getirdim ve koşarak yanlarından uzaklaştım. "Yakalayın şunu!" Arkamdan bağırdı. Bunu duymak daha hırslı bir şekilde koşmama neden oldu. Resmen başımdaki bela birken iki olmuştu. Koskoca ormanda bir mafyadan kaçarken bir başkasının kucağına düşmüştüm.
RAİLWAY KASABASI  ni gizzemasllan
gizzemasllan
  • WpView
    MGA BUMASA 174,597
  • WpVote
    Mga Boto 13,648
  • WpPart
    Mga Parte 30
1872 yılının acımasız topraklarında, Railway Kasabası; kanunların değil emirlerin hüküm sürdüğü, itaatsizliğin idamla cezalandırıldığı bir yerdir. Gün batımından sonra sokaklara adım atmak yasakken ve herkes bu kurallara boyun eğmişken Valencia Pride, bir gün sokağa çıkma yasağına rağmen erkek kılığında dışarı çıkar. Ancak işler beklediği gibi gitmez ve askerler onu fark ettiğinde Valencia'nın küçük bir adımı, büyük bir felakete dönüşür. Kasabanın yeni komutanı Devrim Gürkan Karel, kalabalıklar içinde Valencia'nın sırrını gören tek kişidir. Fakat onu serbest bırakmak yerine, kuralları baştan yazacak bir karar alır. Valencia, şimdi yalnızca hayatta kalma mücadelesi vermekle kalmayacak; kendi hayatını ve tüm kasabanın kaderini değiştirecek bir oyunun içinde yer almak zorunda kalacaktır ve bu, yalnızca bir direniş değil, özgürlüğün ateşini yakacak bir mücadele olacaktır.
KURALSIZ | KİTAP OLDU ni gizzemasllan
gizzemasllan
  • WpView
    MGA BUMASA 10,694,506
  • WpVote
    Mga Boto 540,957
  • WpPart
    Mga Parte 93
"Ben, kalbinde yaşayabileceğim birini hayatımda isterdim," dedim ve yemyeşil gözlerinin içine baktım. "Peki sen, sen nasıl birini isterdin hayatında?" Yeşillerini denize çevirdi, iç çekti. Sabırla bekledim dudaklarından dökülecek olan cümleleri. Uzun uzun baktı denize. Sabrımı sınamak istercesine uzun baktı hem de ve sonunda yeniden bana dönebildi. "Hiç kimseyi," dedi kendinden emin bir şekilde, afalladım. "Neden?" Sordum, kadehinde kalan şarabını bir kerede içti. Boşalan kadehe odakladı bakışlarını. Uzun uzun düşündü. Gözünün ucuyla bana baktığında yüz ifadesi düzdü ama gözlerini yine saklayamamıştı. Gözlerinden anlaşılıyordu kederli olduğu. "Çünkü ben kimseyi kalbimde yaşatamam," dedi, bu cümlenin ağırlığı altında ezilirken acıyla yutkundu ve ekledi. "Benim kalbimde bana bile yaşam yokken, hiç kimseye olamaz."
YAKAMOZ ni gizzemasllan
gizzemasllan
  • WpView
    MGA BUMASA 199,010
  • WpVote
    Mga Boto 29,302
  • WpPart
    Mga Parte 56
Yakamoz nasıl oluşur bilir misiniz? Denizde yolunu kaybetmiş, yalnız kalmış ve ışık saçan canlıların bir araya gelmesiyle, onların birbirlerine dokunmasıyla oluşur. Bu da bizim bir araya gelme, birbirimizin hayatına dokunma hikâyemizdi. Bu, beş kişinin yakamoz oluşunun hikâyesiydi. Farklı yerlerde ışık saçan beş kişiydik. Bir araya geldik, birbirimizin hayatına dokunduk, ışığımız parladı, yakamoz olduk. Birimiz sönsek yakamoz kaybolurdu. Karanlıkta kalır, yolumuzu kaybederdik. Fakat biz ne söndük ne de kaybolduk. Biz, dünyanın en güzel yakamozu olduk.
MASKELİ KIZ ni gizzemasllan
gizzemasllan
  • WpView
    MGA BUMASA 539,462
  • WpVote
    Mga Boto 58,247
  • WpPart
    Mga Parte 47
Kendi geliştirdiği bir uygulama sayesinde insanlara ulaşıp para karşılığında her türlü işi yapan, bu sayede şehir efsanesine dönüşen MK'nın yeni işi ünlü iş insanı Alaz Demiray'ın iş dünyasında yaptığı tüm yolsuzlukları ortaya çıkarmaktır..
KARANLIĞA DOĞANLAR ni gizzemasllan
gizzemasllan
  • WpView
    MGA BUMASA 5,379,010
  • WpVote
    Mga Boto 312,315
  • WpPart
    Mga Parte 69
"Bade Karahanlı." Duyduğum tok sesle eş zamanlı olarak derin bir nefes aldım, ağır hareketlerle sesin geldiği yöne döndüm. Kapıyı yavaşça kapattı, gözleri beni buldu. "İsmimi bile öğrenmişsin." Dudakları yana kıvrıldı, bana doğru geldi. "Öğrenmek zorunda kaldım diyelim." Gülümsedim, biraz daha yaklaştı, birkaç adım geri gittim ama sırtım soğuk duvara temas edince durmak zorunda kaldım. Fakat o durmadan üzerime gelmeye devam etti. Kaçmak için sağ tarafa doğru geçecekken kolunu önüme kalkan etti. Boş bir anında sol taraftan kacayım dedim ama bu sefer de diğer koluyla önümü kapattı. Tamamen onunla duvar arasında kalmıştım, kaçmama izin vermiyordu. Sırtımı duvara yasladım, yemyeşil gözlerinin içine baktım. "Ne yapıyorsun?" "Konuşmamız gereken şeyler var." "Evet var ama bunu aramızda mesafe varken de yapabiliriz." "Yapamayız, böyle konuşmak istiyorum." Cevap verecekken gördüğüm şeyle sol gözünün altına düşen kirpiğini nazik bir şekilde aldım. "Kirpiklerin dökülüyor." Dudaklarındaki tebessüm büyüdü, sessiz kaldı. Sağ yanağında küçük bir gamzesi vardı, yakın olduğumuz için fark edebilmiştim. Kirpiğe usulca üfleyerek gözlerimi yeşillerine çevirdim. "Badem yağı sürebilirsin, çok iyi geliyor." Tek kaşı kalktı, söylediğim şeye şaşırmış gibiydi. Fakat bu şaşkınlığı üzerinden çabucak atıp kaçmamı engellemek için önüme kalkan ettiği elini duvardan çekti, cebine attı. Merakla ona bakarken elini cebinden çıkardı, badem şekerlerini uzattı. "Yer misin?" Elinden bademleri alarak birini ağzıma attım. "Çok severim." Biraz daha yaklaştı, derin bir nefes aldı. "Badem şekeri gibi kokuyorsun." Badem şekeri mi demişti o? Şaşkınca bakarak elimdeki bademleri kokladım. "Güzel kokuyorlar yalnız." Başını salladı. "Biliyorum." Gülümsedim, kendisi de bir şeker yedi ve ekledi. "O yüzden söyledim zaten."