SelviBadem adlı kullanıcının Okuma Listesi
19 stories
Oğuz ATAY Tutunamayanlar... by Berrireelif
Berrireelif
  • WpView
    Reads 18,247
  • WpVote
    Votes 590
  • WpPart
    Parts 45
Oğuz Atay ve Olric arasındaki bütün konuşmalar...
ÖNİZ by gezegenikitap
gezegenikitap
  • WpView
    Reads 3,837
  • WpVote
    Votes 3,167
  • WpPart
    Parts 11
Bir hikâyede her zaman bir kahraman vardır. Başkasını kurtarmak için kendini feda eden bir kahraman. O hikâyelere nazaran benim hikayem de kahraman yoktu. Avcı yeşil gözlü adam benim kahramanım olmazdı. Benden ise zaten bir kahraman olmazdı. Biz kendimizi korumak için gözümüzü kırpmadan başkasını satan kişileriz... Bu hikâyede biri ölecek acımak yok demiştik. Acıma duygusu bende yoktu fakat onda vardı. Benim aksime avcı yeşil gözlerinin sahibindeki iyilik kırıntılarını çıkarıp kullandım. Öyle iyi rol yaptımki kendimi kaptırmaktan alıkoymadım. Ve onun pes etme eşiğine geldiğini şu sözleri ile anladım. "Mayın tarlasındayım adım atmamam gerek ama karşımda sen varsın. Ve ben öleceğimi bilsem de sana ulaşmak için o adımı atarım Jeryy." İçtiği şarapın çarptığını anlamıştım almak için hamle yaptığım da izin vermedi. "Çok içmemelisin çarpmış." Bu sözüm ile gamzesini göstererek güldü. "Onu değil kendini benden uzaklaştır." Söyledikleri ile kalbim anlamsız şekilde atmaya başlarken kaşlarımı çattım. "Ne saçmalıyorsun?" Aramızdaki mesafeyi kapattmak istercesine yaklaştı. Elimi tutup kalbinin üzerine koydu. "Hissediyormusun ne kadar hızlı atıyor. Bunu şarap değil kokun yapıyor Jeryy." Elimi çekmek istedim fakat izin vermedi. "Sarhoşsun ne dediğini bilmiyorsun." Acı çekiyormuş gibi baktı yüzüme."Biliyorum güzellim sana aşık olmaya başladığımı. Eğer gideceksen beni daha fazla öldürmeden git." Buruk tebessüm kondu dudaklarıma. "Ölmekten mi korkuyorsun?" Gülümsedi. "Ölünce seni görememekten korkuyorum." Öldürme beni demişti aylar öncesi konuşmamızı unutmuş gibi. Bu yolda birinin sağ çıkamayacağını bilerek girmiştik. Fakat ikimizde aşk ölümünden bahsetmemişti. Bahsetseydi girermiydik böyle yola?
İNTİHAR HATTI   by -Kirilmisbirkalp
-Kirilmisbirkalp
  • WpView
    Reads 690,421
  • WpVote
    Votes 43,597
  • WpPart
    Parts 52
İntihar Hattı adıyla bilinen Çete, insanları intihara sürükleyerek öldürmesi ve dolandırmasıyla bilinir. Herkes onlardan kaçmaya çalışırken, genç kız nereden geldiğini bilmediği bir cesaretle çete liderine yazmaya başlar. Akşin; Ölmek istiyorum ama bunu bile yapamayacak kadar cesaretsizim. Akşin: Beni siz öldürebilir misiniz? Akşin; Beni sen öldürebilir misin? Yazdığım numaranın karşısında kim olduğunu bile bilmiyordum. Tek bildiğim onlar hakkında çıkan kan dondurucu haberlerdi; insanları intihara sürükleyerek ölümlerine yol açtıkları, dolandırdıkları ve kimliksiz oldukları dışında hiçbir bilgi yoktu. Onlarca insana musallat oluyorlardı ancak eminim bu zamana kadar hiç kimse kendi isteğiyle onlara bulaşmamıştı. Benim dışımda. Belki de bu büyük bir hataydı, beni hiç istemediğim yerlere sürükleyecekti ama artık geriye dönüş yoktu; her şey için çok geçti çünkü mesajlarım çoktan okunmuştu. İntihar hattı; Söyle küçük kız. İntihar hattı; Ölümün, zihninde bile hissedeceğin derecede acılı mı olmalı, İntihar hattı; Yoksa yaşadığın tüm hayatın bir boşluk olduğunu hissettirecek kadar acısız mı? ⚠ Bu kitap yoğun psikolojik şiddet ve yetişkin içerikli sahneler barındırmaktadır.
Bir İdam Mahkumunun Son Günü by ClassicsTR
ClassicsTR
  • WpView
    Reads 45,353
  • WpVote
    Votes 1,642
  • WpPart
    Parts 10
Victor Hugo, 1829 yılında yayımlanan Bir İdam Mahkûmunun Son Günü'nü yazdığında 26 yaşındaydı. Genç yazar, ölüme mahkûm edilen bir insanın son gününü büyük bir ustalıkla anlatarak kamu vicdanını etkilemeyi ve idam cezasına karşı bir protesto hareketi başlatmayı amaçlamış, başarılı da olmuştur. Bugün dünyanın birçok ülkesinde idam cezası yürürlükten kaldırılmışsa, böylesi bir cezanın hem trajik hem de insanlık dışı yanını daha XIX. yüzyılın ilk yarısında gözler önüne seren Hugo'nun bunda hiç de azımsanmayacak bir payı olsa gerek. Şiirleri, oyunları, Sefiller ve Notre-Dame'ın Kamburu gibi yapıtlarıyla Romantik dönem Fransız edebiyatının en saygın yazarlarından biri olan Victor Hugo'nun bu romanının bir başka önemli özelliği de, bir tür "zihinsel otopsi" niteliği taşımasıdır. Can Yayınları Çeviri: Erhan Büyükakıncı
KODEX | RAFLARDA by RGAYEONEL
RGAYEONEL
  • WpView
    Reads 3,570,743
  • WpVote
    Votes 100,146
  • WpPart
    Parts 35
Hafızanı kaybedersen düşmanına âşık olabilir misin? Karaca Yıldırım, ailesini kaybettiği kazadan aylar sonra iyileştiğinde teyzesinin yanına taşınır. Hayatına devam etmek için üniversiteye kaydolup güzel sanatlar bölümüne gitmeye başlar. Başlangıçta her şey iyidir. Onu çok seven bir teyzesi, samimi arkadaşları ve başarılı olduğu bir üniversitesi vardır. Ta ki geçmişinden gelen gizemli bir çocuk işleri karıştırana dek. Şimdi, her şey değişmiştir. Karaca artık ne arkadaşlarına, ne teyzesine ne de çok iyi bildiği hayatına güvenemez hale gelir. Sırlarla dolu Aram Alevyan, ansızın çıkıp geldiğinde Kar'ın hayatı tepetaklak olur. Artık geçmişten anılarla günümüzdeki hayatı iç içe geçmiştir. Karaca Yıldırım, gerçekten de sandığı kişi mi? Tabloların altına fiyakalı bir imza atan ressam öğrenci mi yoksa gerçek çok daha karanlık bir mahzende henüz çocukluğuna kazınmış bir gölge mi? Peki ya Aram? O, Karaca'nın neyi? Düşmanı mı? Peki, neden düşman olduğunu hatırlamıyorsa... Ona âşık olabilir mi?
şiddetli takıntı by euphoriamilena
euphoriamilena
  • WpView
    Reads 113,574
  • WpVote
    Votes 6,744
  • WpPart
    Parts 20
(0.5) Estelle White, Adrian Black'in takıntısıydı. Asla bünyesinden atamadığı, çocukluğundan beri bırakamadığı, zarar veren bir bağımlılıktı. Adrian, bunun ölene kadar süreceğini biliyordu. Bilmediği şey ise, Estelle'in de ona takıntılı olduğuydu.
Ölüm Kelebeği  by imPnar__
imPnar__
  • WpView
    Reads 1,935,671
  • WpVote
    Votes 97,609
  • WpPart
    Parts 57
"Sence dışardan bakınca silahını banyoda unutacak bir adama benziyor muyum?"dedi. Şaşkınlıkla ona bakarken konuşmaya devam etti. "Beni dinlediğinide biliyorum." Utanmam gerekiyordu belki ama utanmamıştım çünkü ben bunu yapmak zorundaydım. "Bana neden yardım ettin?"diye sordum. "Çünkü yardıma ihtiyacın vardı." "İyide bunu nereden anladın?" Yeniden şaşkınlıkla sorduğum soruyla gözlerime baktı. "Çaresiz olan bir insanı her halinden anlarım ve sen çok çaresizdin." Beni çaresiz olarak görmesi sinirimi bozmuştu. "Ben çaresiz değilim. " dedim. "Bak ya çaresiz olan birisi eve gelen birinin silahını alarak evden kaçmayı düşünür ya da ahmak olan birisi. Ahmak olmadığını düşünmek istiyorum ."
ATEŞPARE (+18) by cerennmelek
cerennmelek
  • WpView
    Reads 51,612,197
  • WpVote
    Votes 2,318,585
  • WpPart
    Parts 97
Korkmuyordum, ne karanlıktan, ne gürleyen gök gürültüsünden, ne de bana zarar verebilecek bir insandan. Çünkü ben karanlıktım, ben gürleyen göktüm, ben zarar görmezdim, ben zarar verirdim. Ben bir katildim. Bu bir sıfat değildi, bu benim mesleğimdi. 🔥 Yayınlanma Tarihi: 12.04.2020 Bu kurguda geçen kişi, kurum ve olaylar tamamen hayal ürünüdür. Uyarı: Eğer kurguyu spoi almadan okumak istiyorsanız, yorumları okumamanızı tavsiye ediyorum.
MEDUSANIN ÖLÜ KUMLARI (Kitap Oldu) by Maral_Atmc6
Maral_Atmc6
  • WpView
    Reads 9,484,921
  • WpVote
    Votes 731,623
  • WpPart
    Parts 72
Elzem Akay'ın sıradan ama güzel bir hayatı vardı. En iyi okullarda okumuş, en güzel oyuncaklara ve kıyafetlere sahip olmuştu. En değerli mücevherler daima onun boynunu süslemiştir. Lüks içinde yaşarken hayatta istediği her şeye kolayca sahip olmuştu. Üzerine titreyen iki abisi, onu hep güldüren kız kardeşi, iyi bir yengesi ve onu sürekli çıldırtan bir hizmetçisi varken hayat ona karşı fazlasıyla cömertti. Tüm bunları ne bozabilirdi ki? Bir gece korkunç bir ritüele kurban edildiğinde gözlerini bambaşka bir dünyada açar. Orta Çağın hiyerarşisinin içinde kalmışken eve dönmek hiç kolay değildi. Kendi dünyasında bir öğretmenken Ölümsüzlerin akademisinde bir hizmetçi olunca, sınıf farkının acımasız gerçekleriyle yüzleşir. Burası onun dünyası değildi, burası barbarların hüküm sürdüğü Araftı ve o, hayatta kalmak istiyorsa lüks alışkanlıklarından ödün vermeyi öğrenmeliydi. *** "Medeniyet yoksunu, vahşi barbar!" diye ona sesimi yükselttiğimde çatılan kaşları umurumda bile değildi. Tüm gün kuyudan su çeken o değildi. "Şu sivri dilin bir gün başına bela olacak." Sert bakışlarla beni uyardıktan sonra merdiveni işaret etti. "Kahyadan fırça yemek istemiyorsan işinin başına dön." "O kadın bir cadı." Ondan bahsederken bile tiksintiyle yüzümü buruşturdum. "Bence benden nefret ediyor." "Hayret." Kaşları alayla yukarı kalktı. "Oysaki çok sevilesi bir kadınsın." İğneleyici sesiyle ters ters ona baktım. "Sizde öyle Savcı Bey," dedim oyunbaz bir ifadeyle. "Sizi görenlerin yüzünde güller açıyor." "Bunu inanarak söylemiyorsun." "Tabii ki inanarak söylemiyorum." Gülerek bana ikinci kez merdiveni işaret etti. "İşinin başına dön aksi taktirde yarın seni sınıfıma almam. Bir hizmetçiye ders verdiğim için yeterince sorun yaşıyorum." Bu vahşiler kendi dünyamda ne kadar zengin ve asil olduğumu anlamak istemiyordu.
Söyle Bana Demonio by EceHilal123
EceHilal123
  • WpView
    Reads 5,187,325
  • WpVote
    Votes 252,055
  • WpPart
    Parts 36
Kitabın tüm hakları şahsıma aittir, en ufak bir çalıntı söz konusu olduğunda derhal yasal işlem başlatılacaktır!! 🕷🕊 İspanyol bir mafyanın, masum bir Türk kızına bağımlı olma hikayesi. 🇹🇷🇪🇸 Una Turco hizo lo que el Demonio no pudo. +18 sahneler vardır