Asker watty
35 stories
ŞAFAK VURGUNU by authsevvy
authsevvy
  • WpView
    Reads 514,199
  • WpVote
    Votes 36,479
  • WpPart
    Parts 16
"Işığa ulaşmak için önce karanlıktan korkmamayı öğrenmen gerek. Çünkü şafak karanlığın içinde. Karanlıktan uyan, gözlerini aç, geceyi terk et, şafaktan kaç." ☼ Çeyrek Vurgun Serisi'nin birinci kitabıdır.
BAHAR KOKUSU by dilanengin58
dilanengin58
  • WpView
    Reads 2,628
  • WpVote
    Votes 1,348
  • WpPart
    Parts 9
DÜZENLENİYOR... Bölümlerimiz hâlâ yayında fakat düzenlenme aşamasındadır. 30/03/2024 tarihinde ilk kitap finali verilecek, Nisan ayında özel bölümler paylaşılacak, Haziran ayına kadar kitap düzenlenecek ve Haziran sonunda ikinci kitap başlayacaktır. Bölümler yeterli uzunlukta olduğu için, 9. Bölüm ilk kitap finalidir. Bunun dışında 3-4 özel bölüm gelecek, ikinci kitap ise yaklaşık 25 bölüm sürecektir. Keyifli okumalar dilerimmm💞 !!!! Bu kitap bir çeşit distopya evreninde geçmektedir, olay ve kişiler tamamen hayal ürünüdür. !!! KONUSU: Kendi halinde bir Albay, bir gün ülkesinin gerçekleriyle acı bir şekilde tanışır. İktidarın değişimiyle, 1989 yılından itibaren ülke, iki tarafa ayrılır. Bir tarafında hükümetin, ülke düzenini koruduğu, halkın refah içinde yaşadığı bir sistem varken, öteki tarafta sistem tamamen yok olmuş, Kara ve sisli bulutların ardına gizlenmiş kan dondurucu gerçekler ve iktidar sahiplerinin korkunç sırları vardır. 2000 yılından itibaren ortaya çıkmaya başlayan gerçekleri, gören herkes susturulmaya başlar. Acı gerceklerle tanışan Albay Selim Maral ve Arkadaşları için, Çirkin iddialarla ihraç ve idam kararları çıkmaya başlar. Ve Madolyonun iki yüzü arasında, Kanla dolu bir savaş çıkar.
GECENİN BİR BATISI by maviialakarga
maviialakarga
  • WpView
    Reads 177,317
  • WpVote
    Votes 1,918
  • WpPart
    Parts 8
Yeniden Düzenlendi. ... Bir askeri sevmek mi zor? Bir askerin seni sevmesi mi zor? .... "Biz sevdik!" Sesim... boğazımın en derininden, içimde bir yerlere saplanan o keskin acıyla çıktı. "Biz seninle deli gibi sevdik... aşık olduk!" Kelime kelime, nefes nefes döküldü. Sanki her kelimede biraz daha eksiliyordum. "Ya... biz seninle seviştik!" Sanki o an, dudaklarımdan çıkan cümleyle bütün o anılar, tenimde kalan bütün dokunuşlar, gecenin içindeki o tarifsiz yakınlık... hepsi bir anda havaya karıştı. Gözlerim doldu, ama gözyaşlarım hâlâ inat ediyordu. Yankılanan tek cümle: "Nasıl yapacağım? Seni hiç tanımamış gibi nasıl yapacağım Demir?" Kelimeler titredi, sanki boğazımda asılı kalmıştı, çıkmamak için direniyordu. Ama o... cevap vermedi. Bir adım attı. Sonra bir adım daha. Ve sonunda... ayağa kalktı. Bütün dünya sustu o an. Saatler, duvarlar, nefesim... hepsi dondu. "Hoşçakal." dedi. Bir bıçak gibi, soğuk, keskin, acımasız. Gözümün içine bakmadı bile. Ve işte o an... ben yıkıldım. "Git!" diye bağırdım. Ama içimden gelen o gerçek cümle... fısıltı gibi boğazıma saplandı: "Gitme... Daha gün ağarmadı!" Daha karanlıktaydık, daha sabah olmadı, daha hiçbir şey bitmedi... "Senden nefret ediyorum!" dedim. Ama içimde yankılanan, kelimelerin arasına sıkışmış o çıplak gerçek... sadece ben duyabiliyordum: "Sana aşığım..." Daha güneş bile doğmamıştı. Ve o... beni en karanlık anımda, en savunmasız hâlimde bırakıp gitti. Gözümde hâlâ sabahın gri aydınlığı yoktu. O kapıdan çıkarken, sanki gökyüzündeki bütün yıldızlar söndü. Sanki içimdeki bütün umutlar sustu. Ve ben... ayakta durmaya çalışırken içimden tek bir cümle geçiyordu: "Beni karanlıkta bırakma..." *Gecenin Bir Batısı isim hakkı bana aittir ve tek bu kitapta kullanılmış bir isimdir... * Karater isimleri herhangi bir kitaptan yada hikayeden alıntı değ
AŞK-I MAVERA (Kitap Oluyor) by sevincrami
sevincrami
  • WpView
    Reads 2,556,907
  • WpVote
    Votes 129,998
  • WpPart
    Parts 59
Kitap basıldıktan sonra bölümler basılı haline uygun olarak güncellenecektir. დ ❛Ben Vatanıma aşığım. Kalbimde ve aklımda ondan başka bir şey yok. Ama sen... Sen delisin. Bir askerin peşinden koşacak kadar delisin. Söylesene; hiç mi akıllanmayacaksın, Nar Çiçeği?❜ დ Asker ve Askeri Psikolog. დ Uzum zamandır kendisine saplantılı şekilde aşık olan Mirza'dan kurtulmaya çalışırken, daha da dibe batar Leyla İzem. Her şey bitti dediği vakitte aniden karşısına çıkan celladı kaçırır onu ve tutsağı yapar. Abisi gibi gördüğü adamın terör örgütünün lideri olduğunu öğrenir kaçırıldığında. Üç ay türlü türlü işkenceler görür, ama yine de boyun eğmez onlara. Üç ay boyunca çocukların, gençlerin ölümüne şahit olur. Umudunu kaybettiği sırada bir mucize olur. Kaçırılıp tutsak edildiği mağaraya gelen Türk askerleri, ona yeniden umudu verir. İsmini bilmediği siyah gözlü bir asker alır onu caninin elinden. O asker sol göğsüne yara alır o gün, Leyla İzem ise sağ elinin avuç içine. Tutsaklığı biten Leyla İzem, ailesinin yanına geri götürülür fakat aklından çıkmaz o siyah hareler. Ona bir borcu var - hayat borcu... Yıllar sonra okuyup askeri psikolog olarak Şırnak'a gelen Leyla İzem, aslında yıllardır rüyasına giren askerine doğru yaklaştığından habersizdi. Peki ya ismini bilmediği kahramanı ile karşılan bu yaralı kızı, tanıyacak mı yıllar önce onu kurtaran asker? Hayat onları nasıl bir sınavın içerisine sokacak..? ~Tüm hakları tarafımdan korunuyor. Her hangi bir (ç)alıntı durumu olursa, gerekli işlemler başlatılacaktır! Kitap kapağını, kendi kitabınızda kullanmanyın! ~YAZIM TARİHİ: 01.08.2023 ~YAYIM TARİHİ: 10.09.2023
MECRÛH by SudenzBalikci6
SudenzBalikci6
  • WpView
    Reads 475,955
  • WpVote
    Votes 17,248
  • WpPart
    Parts 50
İLK BİR KAÇ BÖLÜM KİTAP FİNAL VERİNCE DÜZENLENECEKTİR. İLK KİTABIM YAZIM YANLIŞI VEYA CÜMLEDE HATA OLURSA KUSURA BAKMAYIN DİKKAT ETMEYE ÇALIŞIYORUM ELİMDEN GELDİĞİNCE. ~ Mihriban Aras, geçmişi trajik şekilde unutan ve hayatına ailesinin kaybından sonra devam etmeye çalışan genç bir kadın. Üniversite yıllarında sonra ülkesine döner ve amcası ile yaşamaya başlar. Her şey çok iyi gidiyor diye düşünürken bir anda yıllardır boş duran yan eve bir aile taşınır ve aslında herşeyin yeni başladığı. Taşların yeniden oturtulması gerektiği anlaşılır. Alparslan Demir, zengin ve normal bir ailede büyümüş bir adam. Kendisi medya da iş insanı sanılırken aslında bordo bereli tim komutanı ve yıllardır çocukluk aşkı olan kadını arıyordur. Ailesinin yeni evine gittiğinde aslında yıllardır aradığı kadını bulur ama atladığı bir şey vardır. Kadın adamı hatırlamıyor. Adam kadını unutamıyor. ~ Kucağındaki kızı daha sıkı tuttu küçük kolları, bahçenin bir köşesine geçti. "Şşt... tamam küçük kız ben yanındayım korkma." Mihriban'ın küçük elleri, Alparslan'ın tişörtünü tutmuştu sımsıkı. Alp kızın korktuğunu anlamıştı ve b bu yüzden daha da sıkı tutu. Mihriban, Alparslana tutundu. Alparslan, Mihriban'ı sımsıkı tuttu. Kader ağlarını iki küçük çocuk için örmüştü. O gece birbirini kazanan iki küçük çocuk. Yıllar sonra bir arada olucaklar belki de... Mihriban, bir gecede her şeyini kayıp etmişti... Alparslan, bir gecede büyümüştü küçük kız için... ~ YETİŞKİN OKURLAR İÇİNDİR!❌ ÇALINMA V.B. DURUMLARDA ADLİ İŞLEMLER YAPILACAKTIR. KİTAPTA GECEN KARAKTERLER VE OLAYLAR KESİNLİKLE KURGUDUR.
Kaderin Oyunu by VenessaElena
VenessaElena
  • WpView
    Reads 149,436
  • WpVote
    Votes 7,844
  • WpPart
    Parts 42
Borda bereliler için bir söz vardır: Ne geldiklerini görürsün ne de silahlarının sesini duyarsın göreceğin son şey bir çift göz olur. Üsteğmen Dicle Arslan'nın namlusunun ucundakininde gördüğü son şey bir çift bela olan okyanus olur. Peki bu okyanus kendi gibi bela olan ormana mahkum olmak isterse? Ya da ketum, duygusuz gibi görünen bu kadının içinde saklamış olduğu hayata kırgın olan kız çocuğunun bütün hayatı bir hata yüzünden değişmiş olursa? Bir kalbe iki aşk sığmaz Komutanım. ~~~~~ Kalbimi iki parçaya ayırmışlar bir yarısında vatan bir yarısında sen varsın sen bana ne yaptın da ben senden kaçarken bile sana geliyorum Yüzbaşı. şu an senden utanıyorum ama yine sana sığınıyorum
KIŞ GÜNEŞİM by gunesveaygibi428
gunesveaygibi428
  • WpView
    Reads 81,611
  • WpVote
    Votes 6,773
  • WpPart
    Parts 23
En can yakan yara, gönül yarasıymış meğer. Sevdiği kızın başkasıyla evlendiğini gören Yiğit Ali, yaşadığı yeri terk ederek Ankara'ya gider. Yıllar geçer ve Yiğit Ali, başarılı bir yüzbaşı olur. Fakat gönül yarası bir türlü geçmez. Tam her şeyden umudunu kesecekken, dünyalar güzeli Mihriban ile karşılaşır. Mihriban kardeşi Ege ile birlikte, değerli taş ticareti yapan Artem Volkov ve adamlarından kaçmaktadır. Volkov, taşlarını Mihriban'ın babasının çaldığını düşündüğü için onları aramaktadır. Kaçarken yolları Hakkari'ye düşer. Tevafuk bu ya, Yiğit Ali ve Mihriban karmaşık bir olayın içinde karşılaşırlar. Kader, onların kalplerinin iplerini kördüğüm ile birbirine bağlamıştır. Yiğit Ali'nin asla olmaz dediği şey olur ve Yiğit Ali, Mihriban'a aşık olur. (Tamamen kurgudur.) Derin bir nefes alıp verdim ve gözlerine baktım. "Yüzbaşı." Dedim. "Mihriban?" Dedi bana doğru eğilerek. Allah'tan masa küçük değildi. "Bak paramız yetmediği için öyle yaptık biliyorum yapmamamız gerekirdi bir daha yapmayız söz. Hem sizin aradığınız kadın da değilim ben. Rica ediyorum bizi bırakın gidelim." Dedim. Bu sefer kendimi iyi ifade ettiğimi düşünüyordum. Kendimden emin bir şekilde dik durdum. "Afedersiniz, yanlış anlaşılma olmuş. İsterseniz anı kalsın diye size hediyelik bir şeyler de verebiliriz Mihriban hanım." Dedi kollarını birbirine bağlayarak. Yüzünde anlam veremediğim bir gülümseme oluşmuştu. Ciddi olup olmadığını anlamaya çalışıyordum. Muhtemelen ciddidir dedim ve masadan destek alarak çabucak ayağa kalktım. "Hediyeye gerek yok iyi günler." Dedim ve hevesle kapıya doğru bir adım attım ki o an duyduğum yüksek ses yüzünden olduğum yerde kaldım. "Mihriban yerine otur!" Diye kükredi yüzbaşı. İşte bu ses tonu tam da binbaşı Özçelik'in sesine benziyordu. Hiç hoş değildi beni kandırması
İS KOKAN ZEYTİN AĞACI by sulisindunyasi
sulisindunyasi
  • WpView
    Reads 2,498,772
  • WpVote
    Votes 221,657
  • WpPart
    Parts 49
"Benim topraklarımda ölmek için özel bir nedene gerek yok." Mihra Elnurova, Türkiye'nin güneyinde yer alan, ufak bir Türkmen ülkesi olan Karahan'da yaşamaktadır. Sıcacık bir ailede büyüyen Mihra, hayatın sert ve acımasız yüzüyle henüz tanışmamıştır. Ta ki ülkesinde baş gösteren iç savaşa kadar. Ülkenin çeşitli bölgelerinden ayaklanma, silahlanma haberleri gelirken hiçbir sorun olmadığına inanarak yaşayan genç kız, bir sabah bulundukları kasabaya ülkesini ve kendi topraklarını korumak için Türkiye'den askerlerin gönderildiğini öğrenir. Bu askerlerin arasında hayatının aşkının da olacağından bihaberdir. Yağmurlu bir günde şarkı söyleyip kendi kendine eğlenirken çitlerin arkasından kendini izleyen Türk askeri Yusuf Agâh Demiral'ı görünce Mihra'nın kalbi o zamana dek hiç atmadığı kadar kuvvetli atmaya başlar.
NARE by majezikmerv
majezikmerv
  • WpView
    Reads 302,074
  • WpVote
    Votes 21,306
  • WpPart
    Parts 36
Nare, güç ve direnç sahibi demekti. 🤎🩺