Mahalle kurgu ©
3 stories
KANLI HARBİYE  by Voctevya
Voctevya
  • WpView
    Reads 536,869
  • WpVote
    Votes 19,448
  • WpPart
    Parts 12
❝ Kanla açılan bir hikayenin sayfaları, daha çok kanla yazılmaya mahkumdur. Çünkü kan başladıysa, sonuna kadar akar. ❞ Bir gece belirsiz kişiler tarafından ülke devlet adamlarına yönelik yapılan vahşi katliam sonucu ülke geri dönülmez büyük bir uçuruma sürüklenip kendi içinde parçalara ayrılır. Ve bu bütün dengeleri altüst eder. Çünkü ülkenin her bir bölünmüş bölgesi farklı federallerin hakimiyeti altına girmeye başlamış ve artık böylelikle de başa geçen her federal kendi düzenini, kendi kurallarını, istekleri doğrultusunda şekillendirmeye başlamıştır. Kimi federal halkına özgürlüğü, eşitliği ve rahatlığı sunarken, kimisi acımasız diktatörlüğü ile halkını anarşi içinde kaybeder. Bölgelerinde yaşayan insanlar ise bu hiyerarşik sisteme ayak uydurmaktan başka çareleri yoktur. İşte herkese dayatılan bu korkunç düzene başkaldıran ve değiştirmeye çalışan Ülke Başkanın tanınan kızı Avukat Pera A. Dorokva ve bu yolda onu araştırıp, yanlarına sızmak için gizli görevlendirilen Matov askeri yüzbaşı Harpkan Davis. İkisininde hiç kolay hayatları olmayacaktı. "KANLI HARBİYE"
SESİNİ KAYBEDENLER  by aprilgirl10_
aprilgirl10_
  • WpView
    Reads 391,703
  • WpVote
    Votes 19,775
  • WpPart
    Parts 48
"Sesini Kaybedenler", susturulmuş kadınların, bastırılmış kimliklerin ve dayatılmış hayatların hikâyesi. Psikoloji öğrencisi Sâyra karaca, yıllar sonra gittiği ailesinin yanında, istemediği bir evliliğe sürüklenir. Ailesi, onu aşiretin genç lideri Arsem'le evlendirmeye kararlıdır. Ancak Sâyra, kaderini sessizce kabullenecek biri değildir. Bu, sesi elinden alınmaya çalışılan bir kadının, kendi sesini geri alma mücadelesidir. Ve bazen bir çığlık, bin yıllık suskunluğu bozmaya yeter.
Yıldızlar Şahidim Olsun | Mahalle Kurgusu by elakaramela
elakaramela
  • WpView
    Reads 159,143
  • WpVote
    Votes 6,448
  • WpPart
    Parts 19
‎"Ne dediğinin farkında mısın sen?" dedi şoku üstünden atıp tüyler ürperten sesiyle. "Ne demek seviyorum?" ‎ ‎Gittikçe kararan bakışları ve beklenmedik tepkisi cesaretimi zedelerken şaşkınlığına vererek direncimi yitirmeden sözlerimi yineledim. ‎ ‎"Duydun işte" dedim güç bela yutkunurken. "Seni seviyo-" ‎ ‎"Kes saçmalamayı" diye gür sesiyle bağırmasıyla yerimde sıçrayıp dudaklarımı birbirine bastırarak bir adım geri gittim. ‎ ‎"Benim için kolay mı sanıyorsun?" dedim benden bağımsız titreyen sesimle. "Bana asla o gözle bakmayacağını bilmeme rağmen her yeni güne bugün beni fark edeceksin umuduna tutunarak uyandım ben." ‎ ‎"Yıllarca kardeşim dedim ben sana. Şimdi karşılık mı bekliyorsun?" Sesi öyle ürkütücü çıkıyordu ki bağırsa bu kadar etki etmezdi. Başını iki yana salladı. "Asla karşılık alamayacaksın duydun mu beni? İçinde yaşa bitir bunu." ‎ ‎Kalbime kor ateşler düşerken görüş açım puslandı. "Üç günlük heves değil benim duygularım" dedim hayretle. "Nasıl bitirmemi beklersin? ‎ ‎"Bana ne lan duygularından, bana mı sordun aşık olurken?" ‎ ‎Karşımda yıllarca tanıdığım adam değil de bir yabancı varmış gibi acımasızca sözlerini sarf ederken onu ilk defa sırf aşkımı itiraf ettim diye bu denli sinirden çıldırdığını görmek ruhuma ızdırap dolu acılar yüklüyordu. ‎ ‎"Aşık olacağım kişiyi seçseydim sence seni mi seçerdim?" ‎ ‎Sözlerimi umursamadan "bu konuşma aramızda hiç geçmedi Aysima" dedi her bir kelimeye zihnime kodlarcasına vurgu yaparak. "Anladın mı beni? Ne sen bunları söyledin ne ben duydum." ‎ ‎Kalbim acıyla sıkışırken hemen öylece kestirip atmasına izin veremezdim. Bu yüzden ilk defa sözlü olarak abi kelimesini bir kenara bırakıp ona ismiyle hitap ettim. "Ama Alparslan ye-" ‎ ‎"Alparslan deme lan bana!"