Popüler
74 stories
SEVDAM KARADENİZ  by RosaMeysa
RosaMeysa
  • WpView
    Reads 122,783
  • WpVote
    Votes 11,002
  • WpPart
    Parts 15
18 yaşında, sevdiği adam askerdeyken ailesinin kendisini istemeye geleceği gün hayatını altüst eden bir iftiraya uğrayan Ceylan Akçay, memleketi Karadeniz'den sürgün edilir. Geride bıraktığı her şeyin ağırlığıyla, ne geçmişini ne de kaybettiklerini unutabilir. Berk, Ceylan'ın kovulmasının ardından döndüğünde, terk edildiğini sandı. 10 yıl boyunca, yalanların içinde bir başına kaldı, ne doğruyu öğrenebildi ne de kendini affedebildi. 10 yıl sonra, acılar ve kayıplarla dolu bir hayatın ardından Ceylan, Karadeniz'e geri dönmek zorunda kalır. Ancak geri dönüşü, sadece geçmişin izlerini değil, eski sevdalarının yeniden canlanmasını da beraberinde getirir. Berk Teber, yıllar sonra kavuşmanın sevinciyle dolsa da, geçmişin gölgeleri ve geleceğin getireceği felaketler onları beklemedikleri bir şekilde bulur. Berk ve Ceylan, kavuştuklarını sandıkları anda, hayat onlara acımasız gerçekleri ve sınavları göstermeye başlar. ‼️Yetişkin İçerik‼️
Kod Adı: Terapi by Remisaa_
Remisaa_
  • WpView
    Reads 26,368
  • WpVote
    Votes 1,848
  • WpPart
    Parts 20
"Bazen en derin yarayı, en sessiz kişi taşır." Gökçe Akçay, psikoloji son sınıf öğrencisidir. Mezun olabilmek için bir danışanla terapi süreci yürütmesi gerekir. Ancak karşısına çıkan sıradan biri değildir: Sessiz, yaralı ve geçmişiyle savaşan bir asker. Kendi içindeki karanlıkla ve ailesinin baskısıyla mücadele eden Gökçe, henüz kendini iyileştirememişken başkasına umut olmaya çalışır. Bu terapi, sadece bir akademik görev değil; kalpleri birbirine dokunan iki ruhun zorlu ve içten bir yolculuğuna dönüşecektir. Yayın tarihi: 10.07.2025 ♡ ❗Kitabın tüm hakları yazara aittir. Kesinlikle kopyalanamaz
Ramazan Geçidi  by Muellife
Muellife
  • WpView
    Reads 50,726
  • WpVote
    Votes 6,091
  • WpPart
    Parts 29
Osmanlı aşığı bir kız ilk teravih gecesi beklenmedik şekilde kendisini Osmanlı'da bulur. 21. yüzyıla ait olduğu her haliinden belli olan Hafsa, bilmecelerle dolu bir ihtiyardan eve dönüş yolunu öğrenmeye çalışırken birde kaderinin bir imamla kesiştiğini öğrenir Reklam veya tanıtım yapmayın #1 Osmanlı #1 zaman
ZEMHERİ by senayyls
senayyls
  • WpView
    Reads 642,082
  • WpVote
    Votes 25,303
  • WpPart
    Parts 33
"Söylesene Güllü?" dedi tekrarlayarak. "Gönlünde büyük adam olabilmeyi başarabildim mi?" "Beni, senden gizleyen herkesi karşına aldığın günden beri..." Kurumuş dudaklarımı ıslatmama fırsat bile vermeden dudaklarıma kapanıp cayır cayır yanmama sebep oldu. ... Mirza Devran Polat ve Gülfem Asel Karaca çocukluk arkadaşı, aynı zamanda zamanda karşılıklı dairelerde oturan aile dostlarıdır. Günlerden bir gün Mirzalar, babasının polis oluşundan dolayı Ankara'ya taşınmak durumunda kalırlar. Bu taşınmanın üzerinden yıllar geçer ve artık Gülfem ile Mirza büyümüşlerdir. Mirza, babası gibi polis olurken Gülfem Ankara'da yani, çocukluk arkadaşı olan Mirza'nın yaşadığı şehirde Hukuk Fakültesi kazanmıştır. Gülfem okulu için Ankara'ya gittiğinde aile büyüklerinin ısrarları üzerine, Mirza ve ailesi ile birlikte aynı evde yaşamaya başlar. Yıllar önce ayrılmak zorunda kalan Gülfem ve Mirza, yıllar sonra yolları kesiştiğinde tekrar bir arada olabilmeyi başarabilecekler miydi? 170623 . . .
KIRIK PUSULA by kaminya
kaminya
  • WpView
    Reads 129,132
  • WpVote
    Votes 6,726
  • WpPart
    Parts 17
"Hazır ol gelin hanım... En fazla bir saat sonra evleniyoruz. Ve karım olduğun andan itibaren sana ağlamayı yasaklıyorum... Çünkü sana hiç yakışmıyor." Bir gün, tanımadığı bir adamla evlenmek zorunda kalacağını söyleseler, gülüp geçerdi... Ama kader, Lavinia'yı tam da bu noktaya sürükledi. Kırık pusula... ve kırk bir günlük bir oyun.Gerçek suçlu kim? Kim hayatta kalacak, kim yok olacak? Her sayfa, sırları bir bir ortaya çıkarıyor. Ve unutma: Ölüm Çiçeği'nin laneti, seni izliyor... "Kırık pusula seni karanlığa sürüklerken, Ölüm Çiçeği kaderini belirleyecek." Varlığı, annesi için hiçlikten ibaret olan tüm kız çocuklarına... Veteriner:1. Sırada Lavinia: 1. Sırada 🧭⚓
ARDIÇ                                                                            by UMAY_6
UMAY_6
  • WpView
    Reads 2,207,191
  • WpVote
    Votes 68,469
  • WpPart
    Parts 35
Kana bulanmış hatıralar, kanadı kırık kuşlar, üzeri yalanlarla süslenmiş sırlar, kalbi hasta kadınlar ve kırık pusulalar. "Sen benim pusulamsın İzgi. Ben seni kaybedersem yolumu kaybederim." ... Heyecanla gülümsediğinde sandalyeden atladı ve bana doğru koştu. "Teyze!" Dedi neşeyle bacaklarıma yapışırken kafasını kaldırıp bana baktı. "Bitti mi oyun?" Diye sordu merakla. Keskinin yere çömelen heybetli bedeni ayaklandığında ağır hareketlerle bana doğru döndü ve ona doğrulttuğum silahımın namlusuyla karşı karşıya geldiğinde hareketleri durdu. Kalbimi saran pamuk ipliği çözüldü. Ruhuma karışan karanlığının emaresi kalmadı içimde. Kara gözlerinde bir yıkım meydana geldi. "Bitti." Dedim titremememesi için üstün bir çaba sarf ettiğim buz gibi sesimle. Kara gözlerindeki ifade hayattayken cehennemi yaşamama sebep oldu. 26/01/2024 02/03/23 KİTAPTA +18 SAHNELER MEVCUT OLACAKTIR! BİLGİNİZE!
MEDUSANIN ÖLÜ KUMLARI (Kitap Oldu) by Maral_Atmc6
Maral_Atmc6
  • WpView
    Reads 9,483,502
  • WpVote
    Votes 731,576
  • WpPart
    Parts 72
Elzem Akay'ın sıradan ama güzel bir hayatı vardı. En iyi okullarda okumuş, en güzel oyuncaklara ve kıyafetlere sahip olmuştu. En değerli mücevherler daima onun boynunu süslemiştir. Lüks içinde yaşarken hayatta istediği her şeye kolayca sahip olmuştu. Üzerine titreyen iki abisi, onu hep güldüren kız kardeşi, iyi bir yengesi ve onu sürekli çıldırtan bir hizmetçisi varken hayat ona karşı fazlasıyla cömertti. Tüm bunları ne bozabilirdi ki? Bir gece korkunç bir ritüele kurban edildiğinde gözlerini bambaşka bir dünyada açar. Orta Çağın hiyerarşisinin içinde kalmışken eve dönmek hiç kolay değildi. Kendi dünyasında bir öğretmenken Ölümsüzlerin akademisinde bir hizmetçi olunca, sınıf farkının acımasız gerçekleriyle yüzleşir. Burası onun dünyası değildi, burası barbarların hüküm sürdüğü Araftı ve o, hayatta kalmak istiyorsa lüks alışkanlıklarından ödün vermeyi öğrenmeliydi. *** "Medeniyet yoksunu, vahşi barbar!" diye ona sesimi yükselttiğimde çatılan kaşları umurumda bile değildi. Tüm gün kuyudan su çeken o değildi. "Şu sivri dilin bir gün başına bela olacak." Sert bakışlarla beni uyardıktan sonra merdiveni işaret etti. "Kahyadan fırça yemek istemiyorsan işinin başına dön." "O kadın bir cadı." Ondan bahsederken bile tiksintiyle yüzümü buruşturdum. "Bence benden nefret ediyor." "Hayret." Kaşları alayla yukarı kalktı. "Oysaki çok sevilesi bir kadınsın." İğneleyici sesiyle ters ters ona baktım. "Sizde öyle Savcı Bey," dedim oyunbaz bir ifadeyle. "Sizi görenlerin yüzünde güller açıyor." "Bunu inanarak söylemiyorsun." "Tabii ki inanarak söylemiyorum." Gülerek bana ikinci kez merdiveni işaret etti. "İşinin başına dön aksi taktirde yarın seni sınıfıma almam. Bir hizmetçiye ders verdiğim için yeterince sorun yaşıyorum." Bu vahşiler kendi dünyamda ne kadar zengin ve asil olduğumu anlamak istemiyordu.
ÂŞIK-I MEHCUR (ASKERİ KURGU / DÜZENLENİYOR) by marselkalp
marselkalp
  • WpView
    Reads 42,144
  • WpVote
    Votes 353
  • WpPart
    Parts 1
"Şakağından öptüğümden beri çok dincim." Gülümsedim büyükçe. "O günden sonra kurşun yedin, hatırlatırım." "Buna rağmen çok dincim." dedi Yavuz. "Pozitif enerji mi verdim?" diye sordum. "Vallahi yaptın bir şeyler." diyen Yavuz bu kez izin almadan yaklaştı şakağıma. Önce ellerimi kavradı. Gülümsedi. Gülümsemesiyle öptü şakağımdan. Geri çekilmek istemedi... "Yavuz?" dedim büyük bir endiş hâlinde. "Bir gören olacak." "Olsun." dedi Yavuz azıcık geri çekilip. "Olmasın." dedim net bir dille. Dinlemedi Yavuz. Bir kez daha yaklaştı şakağıma. Bir öpücük daha bıraktı. Öpücüğü o kadar masumdu ki... Tıpkı yeni açmış bir çiçeğin yaprağına düşen ilk sabah çiyi gibiydi. Hafif, neredeyse hissedilmez. Ama aynı zamanda, o çiçeğin özünü barındırıyordu. İşte o masumiyetin ardında, bir volkanın derinlerindeki lav gibi, sabırla bekleyen bir arzu da vardı. Dudakları şakağıma değdiğinde yayılan sıcaklık, tenimi yakıp kavurmasa da, ruhumu derinden titretiyordu. Gözlerini kapattığını hissettim. Kirpiklerinin hafifçe şakağıma dokunuşu, fısıltıyla söylenen bir sır gibiydi. O an, zaman durdu. Etrafımızdaki tüm sesler kayboldu. Ne kuş sesi ne dışarıdaki hastaların sesi... Sadece onun nefesinin sıcaklığı ve dudaklarının tenime bıraktığı o tarifsiz his vardı. İçimde yeşeren karmaşık duygularla, ne yapacağımı bilemez bir halde kaldım. Kalbim, bu beklenmedik yakınlığın etkisiyle hızlanırken, zihnimde bin bir soru yankılanıyordu. "Nazelif?" dedi Yavuz sol şakağıma öpücük bırakıp. "Çok güzelsin." "Yavuz?" dedim kısık çıkan sesimle. Sağ şakağımdan öptü Yavuz. "Çok özelsin." . . Asker & Doktor
Mahalle Çocukları by lauraninnyiildizi
lauraninnyiildizi
  • WpView
    Reads 686,476
  • WpVote
    Votes 30,046
  • WpPart
    Parts 39
Tam kapıdan çıkacaktım ki birine çarpmıştım. Yerden gelen kırılma sesiyle bakışlarım yere yöneldi. Çocukluk oyuncağım olan atlı karınca kutumun yerde binbir parçaya ayrıldığını gördüğümde bütün vücudumda hem hüzün hemde elektrik dalgası geçti. Yere eğilip parçaları toplamaya başladım az önceki çarptığım çocuk yanıma çömelip parçaları toplamaya başladığında eline aldığı bir parçayı elinden çektim. Kafasını kaldırıp bana baktığında ben ayağa kalkmıştım bile. " Bırak." Ağır ağır ayağa kalkıp boyunun boyumu geçmesini göz önünde bulundurmadan karşımda dikildi. " Sadece yardım etmek istemiştim." Sadece yardım mı? Bunun sadece olan bir tarafı var mıydı? Oyuncağım kırılıyordu ve onun yaptığı sadece yardımdı. Sadece. " Allah razı olsun çok yardımcı oldun." Dediğimde sırıtır gibi oldu. Kafasını sağa sola sallayarak parmağıyla beni gösterdi. " Bana çarpan sendin." Gözlerim bu cevapla kısılırken inatla bir cevap bulmaya yeltendim. Ama bulamamıştım. Burada haklı olabilir miydi? O kadar hızlı gelmeseydim ona çarpmazdım ve böylelikle kutu da kırılmazdı. " Oyuncak kutumun sende ne işi var?" Bir yerden onu suçlu yapmak istiyordum. Çünkü yüzünde sakladığı sırıtma benim haksızlığım ile ortaya çıkarsa delirebilirdim. " Çocuk yardım etmek istedi bende kutuyu verdim. Nereden bilecektik kırılacağını." Annem karşımdaki çocuktan daha önce savunmaya geçtiğinde daha çok bozulmuştum. " Peki." Sadece bu çıkmıştı ağzımdan. Annem koltuğu taşıyan adamlara talimat verirken az önceki çocuk ise sırıtmaya başlamıştı. Ona sinirle bakıp yanından yürüdüm hızlıca.
VADELYAN by yazalven
yazalven
  • WpView
    Reads 288,053
  • WpVote
    Votes 14,547
  • WpPart
    Parts 8
"Ateşin içine girdiysen, yanmayı bileceksin." ... Bir taht ve iki kanlı soy. Vadelyan'lar ve Alivyan'lar. Bir savaş... Kazananı yok, kaybedeni çok. Ateşe atılan o ilk adımdan sonra hiçbir şey aynı kalmayacak. "Şahın devrilişi bütün savaşı başlatır. Ruhu buzdan kız, hayatını cehenneme çevirecek o adamla karşılaşır." VADELYAN.