Kitap
2 stories
Bilmukabele by DELIFCE
DELIFCE
  • WpView
    Reads 69
  • WpVote
    Votes 22
  • WpPart
    Parts 2
Geçmişine tutsak,anılarına esir olan kaç kişi varız ki şurada? Sınandığımız maziydi,acılar vücudumuzda volta atarken nefes almakta ızdırap gelirdi insana.Gördüğümüz her biri farklı maskeden oluşan insan yüzlerinin kim bilir ne farklı hikayeleri vardı.Bu okuyacağınız kitapta tam 10 farklı hayatın hikayesi olacak.Yaşanmamış her güzel güne lanet okuyup diğer günlerinde ölmek için yalvaran 10 insan...Bilmukabele tımarhane,siz okurlara hayatın aslında kötü bir yer olmadığını sadece yaşamasını bilirsek kendimiz olabileceğimizi ve mazi denen o şey ne kadar kötü geçse de bir geleceğimizin olduğunu anlamamızı sağlayacaktır.Sevgilerle E.A...
ÖTANAZİ OKULU(Kitap Oldu) by Maral_Atmc6
Maral_Atmc6
  • WpView
    Reads 7,844,203
  • WpVote
    Votes 193,489
  • WpPart
    Parts 18
Dilsiz bir kızın kalbi tüm kötülükleri kendisine çekiyordu. Hiçbir kalp bu kadar değerli olmamıştır. Yeşil, Ötanazi Okulu'na sürgün edildiğinde o yıllarda henüz bir çocuktu. Öz babasının onu nasıl bir yere mahkûm ettiğini bile bilmiyordu. Ötanazi Okulu, Amerika Birleşik Devletleri'ne bağlı olan Alaska'da açılmış karanlık bir okuldu. Bildiğiniz tüm o okulları unutun çünkü Ötanazi Okulunda öğretmenler ders vermiyordu. Her biri kendi dalında uzman bilimcilerdi ve oradaki amaçları bir okul dolusu öğrencinin üzerinde deneyler yapmaktı. Öğrenciler ise sıradan öğrenciler değildi çünkü her biri idam cezası almış mahkûmlardı. Okul onları satın alarak kendi deneylerinde kullanan karanlık bir girdaptan farklı değildi. Bir kez içine girince çıkmak mümkün değildi. Yeşil tüm o tehlikeli mahkûmların içinde göğsünde değerli bir kalple yaşamak zorundaydı. Herkes onun kalbini isterken kurtların içine atılmış bir kuzudan farklı değildi. Kalbini isteyenlerden biri de öz babasıydı. Babasının onun kalbi için okula tehlikeli bir suikastçı göndermesiyle, belki de tüm ezberler bozulmaya başlamıştı. Avcı'da her zaman bu kadar acımasız değildi. Özellikle ateşten kızıl saçları olan ve bir katile gülümseyen hasta bir kadını tanıyana kadar. Şimdi karar verme sırası ondaydı. Avını öldürmeli mi, yoksa korumalı mı? Sayfalar üzerinde konuştuğu bu dilsiz kadınla tam olarak ne yapmalıydı? "Kadın kandan korkuyordu, adam ise kan kokuyordu. Şimdi sen söyle; böyle bir durumda kadın özleyebilir mi ölüm kokan bir adamı?" dedim. "Kadın aptaldı adam ise kadına kör. Şimdi sen cevap ver; her şeye, herkese ve özellikle küçük bir kadına kör olan bir adam bekleyebilir mi kadın tarafından özlenmeyi?" diyerek bana cevap verdi.