🥱😋
143 stories
Sessiz Kırık Camlar by uykusuzacilar
uykusuzacilar
  • WpView
    Reads 5,886
  • WpVote
    Votes 641
  • WpPart
    Parts 17
Çığlıklarım dışarı çıkamıyor duvarlara çarpıp bana geri dönüyordu. Bedenim oluşan izlere alışmıştı. Kanım akmayı kesmek ve damarlarımı terk etmek istiyordu. Ama kader buna izin vermedi. Peki bu hep böyle mi sürecekti?
AZE by kelebekleroldu1
kelebekleroldu1
  • WpView
    Reads 964,746
  • WpVote
    Votes 55,164
  • WpPart
    Parts 45
PANOMDA VE KİTABIMDA REKLAM YAPANLARI ENGELLİYORUM, YORUMLARINI SİLİYORUM. *** "Tahsin amca kim bu herif?" diye sordum. Kara gözleri avına odaklanmış bir aslan gibi keskince benim ürkek yeşillerime odaklıydı. "Behzat Kıvançlı'nın büyük oğlu Halil İbrahim Kıvançlı." dedi sesinde bariz bir gerginlik vardı. Benim tanımadığım bu adam etrafımdaki herkesi fazlasıyla germiş durumdaydı. "Onlar Karadenizli değiller mi? Ne işi varmış bu topraklarda?" diye sordum. Gözlerimi zar zor kopardım kara gözlerinden. Göz göze geldik Tahsin amcayla, "Onun olanı almaya gelmiş babandan, öyle diyorlar..." Anlamaz bir şekilde kaşlarımı çattım, "Onun olan ne varmış burada acaba? Bizim topraklarımızda hükmü geçmez onun!" dedim çirkefçe. "Benim hükmümün geçmeyeceği bir toprak yoktur küçük hanım." Arkamdan duyduğum sesle irkildim, bu kalın ve sert ses Halil İbrahim denen adama ait olamazdı değil mi? Tahsin amcanın gözlerinden dehşet geçti, arkamdaki adamın önünde hemen ellerini birleştirip başını eğdi ne oldu bilmiyorum ama sessizce yanımızdan sadece birkaç adım ayrılıp bizi baş başa bıraktı ama hala köşede tetikteydi. Cesaretimi toplayarak döndüm ona. Yakın mesafeden gördüm kara gözlerini şimdi daha bir karanlık bakıyordu. "Topraklarınızda gözüm yok. Ben benim olanı almaya geldim." dedi karanlık çıkan ses tonuyla. Yutkundum, sesimin titrememesine özen göstererek, "Senin olan neymiş?" diye sordum. O an gözlerinin parladığına yemin edebilirdim. "Aze, Aze diye bir kadın. Bey kızı Aze derlermiş buralarda ona." Gözlerim istemsiz irileşti, buzlu suyun içine düşmüş gibi titredim. Aze kızdım ben. Yüreği yiğit, gözleri güleç Aze kızdım... Bey kızı Aze derlerdi bana. *** BU KİTAPTA GEÇEN OLAYLAR VE KİŞİLER TAMAMEN HAYAL ÜRÜNÜDÜR. GERÇEK KİŞİ VE KURUMLARLA ALAKASI YOKTUR.
Sessiz İhtilal & Gerçek Ailem  by Zenn_bdrr
Zenn_bdrr
  • WpView
    Reads 65,808
  • WpVote
    Votes 5,095
  • WpPart
    Parts 15
Derler ki gözler kalbin aynasıdır. Kalbindeki saf gerçekliği gözlerine vurarak binlerce duyguyu barındırarak gösterirdi o gözler. Ama zihnin bir noktası olurdu. Kalbine dur diyecek kadar öne geçmesini sağlayan buzdan bir zihin. Benim zihnim, kalbimin üzerine inşa edilmiş devasa bir buz kütlesiydi; ne duygu sızdırırdı, ne de dışarıdan bir sıcaklık kabul ederdi.​ Damarlarımda akan kanın bana ait olmadığını, ismimin bir mezar taşına çoktan kazındığını bilmeden yaşamıştım. Şimdi, küllerinden doğan bir hayalet gibi, o büyük Sancaktar Hanedanı'nın kapısındayım. Elimde bir sevgi buketi değil, Ferhat Ivan Mironov'un zihnime yerleştirdiği o zehirli hançer vardı. İhtilal sessizce başlar; bir yabancıya sarıldığında onun aslında kendi kanın olduğunu fark ettiğin o sarsıcı anda gizlidir her şey. Ve en büyük ihtilal, celladın kendi kalbine yenildiği andır.
DERMAN  by adesyazar
adesyazar
  • WpView
    Reads 611,617
  • WpVote
    Votes 19,373
  • WpPart
    Parts 33
SINIRDA SERİSİ I Bu kitap kısa bir asker kurgusudur. İki askerin evlilik hayatını anlatan, geçmiş ve şimdiki zamandan oluşan bir hikâyedir.
ROSA BLANCA by Zeouvia
Zeouvia
  • WpView
    Reads 138,704
  • WpVote
    Votes 6,964
  • WpPart
    Parts 24
mafya, aşiret, anlaşmalı evlilik. "Senin için dünyayı yakarım, Mersa." dediğinde, nefesinin suratıma çarpması beni ürpertti. Kesinlikle ondan böyle bir hamle beklemiyordum. Nefesinin suratıma çarpmasından dolayı kendiliğinden birkaç adım geriye gittim. Sırtım duvara yaslanınca, iyice yakınıma geldi ve kafasını eğerek yüzümüzü eşitlemek yerine, bir elini çeneme yerleştirip kafamı kaldırarak ona bakmamı sağladı. "Ne bir başkası, ne de bütün dünya. Çok istiyorlarsa çıksın karşıma. Senin için gözümün kararmayacağını mı sanıyorsun?" dedi, sözlerini bir bir yapacağını biliyordum. Bunu bilmek sertçe yutkunmama sebep oldu. 05.11.24
KALBE DÜŞEN KIVILCIM  by aynrdq
aynrdq
  • WpView
    Reads 101,454
  • WpVote
    Votes 4,709
  • WpPart
    Parts 15
​Arina, son dört yılını Türkiye'de geçirmiş bir kızdır. Kafa dağıtmak için geldiği mekanda çıkan olaylar nedeniyle oradan ayrılmak ister; fakat işler istediği gibi gitmez. Kimsenin bilmediği bir sırrı öğrenir ve bu durum yüzünden başı derde girer. Yer altı dünyasının en acımasızı, "Patron" lakabı ile tanınan adamın esiri olur. ​"Bunu bilmemeliydin." Gözlerim kapanmadan önce duyduğum son sözler bunlar oldu. "Artık istesen de kurtuluşun yok
Yaşamı Beklerken by Svetlatna
Svetlatna
  • WpView
    Reads 3,941
  • WpVote
    Votes 394
  • WpPart
    Parts 19
Hayat, benim için istediğim gibi yaşayamayacaksam neden yaşıyorum? diyeceğim bir yerdi. Hiç bir zaman kafamı yere eğip, özür dileyen yada pısrık kalan bir kız değildim. ve böyle gideceğinden emindim. ama hayat bana inat yaparcasına karşıma çıkmaması gereken birini çıkarmıştı. Kim olduğunu bilmiyordum. Ama isminin önüne gelen tehlikeli, ve mafya kelimeleri beni ondan kaçmam için yeterliydi. Kaçtım. Başım dik bir şekilde onu her gördüğümde ağzının payı verdim ama bizi birleştiren kaderdi. bu yüzden kaçmayı bıraktım. Artık ona hayatı cehennem edecektim...
Bakır ve Zifir [Mafya] by zehrasenn
zehrasenn
  • WpView
    Reads 1,362
  • WpVote
    Votes 119
  • WpPart
    Parts 3
İris Kayalar, katıldığı operasyondaki suçlu tarafından kaçırılan dişli bir polistir. Ondan istenilen görevi yerine getirmesi beklenmektedir. Bu kişi, Rus asıllı Türk silah kaçakçısı Zahid Borishan'dır. Zifir lakabına sahip olan Zahid toy bir polisi kaçırırken her şeyin istediği şekilde olacağından adı kadar emindir. Bilmediği şey ise karakolda Bakır diye adlandırılan İris'in yaman bir polis olduğudur. "Bakır, Zifir'e hapsolmaya mecburdu." "Bakır'dım ben, bir Zifir'e boyun eğmezdim."
kırık kaderler by 00ayde00
00ayde00
  • WpView
    Reads 4,517
  • WpVote
    Votes 319
  • WpPart
    Parts 7
Mardin'in sıcak güneşi altında, geçmişin gölgesinde yaşayan iki kırık ruh... Berdan, toprağına sadık, gururlu bir ağa... Eşini doğumda kaybetmiş, üç yıldır hiçbir kadının gözünün içine bakmamış, kalbine kimseyi sokmamış. Elif, hayata küstürülmüş, karanlığa itilmiş bir kadın... Bir daha kimseye güvenemeyeceğini düşünen, sessizliği kendine siper etmiş bir yaralı yürek. Kader, bu iki yabancıyı aynı sokakta, aynı suskunlukta buluşturur. İkisi de yaralı, ikisi de parçalanmış... ama belki de kırık olan tek şey kader değildir. Kırık Kaderler, geçmişin suskunluklarıyla geleceğin ihtimalleri arasında kalan iki insanın hikayesidir. Sevmenin yeniden mümkün olup olmadığını, acının içinden filizlenen umudu ve sessizliğin bazen en derin bağ olduğunu anlatır.
Gölge Dansı by kizilyakamoz22
kizilyakamoz22
  • WpView
    Reads 107,199
  • WpVote
    Votes 1,226
  • WpPart
    Parts 1
Kuzey ve Güney Kore ufak bir sınır ihlali suçundan ötürü savaş hazırlıklarına başlarlar. 2026 yılında iki ülke arasında yaşanan gerilimi savaş olmadan çözmek isteyen diğer ülke başkanları özel bir karargahta toplanır. Fakat bilmedikleri tek şey Sovyet Rusya'nın geri döndüğüdür. Bir roket. Üstünde tek bir cümle. "Sovyetler iyi günler diler." Tüm ülkelerde duyulan bu anons ve katliam. Ülkeler arası anlaşmazlığı gidermeye çalışan insanlarım ölümü... Gerisi ise sadece kaos... Yıkım... Üçüncü Dünya Savaşı.... 2035 yılına kadar eden savaş iki dünya devinin ateşkes emriyle sonlandı. Fakat verilen zararın haddi hesabı yoktu. Tam bu anda ise tüm dünyada siyasal bir çöküklük yaşandı ,tam on yıllık yeni bir savaş... Yeni devletler ve yeni monarşiler. Tüm sınırlar değişmiş, adına muhafız denilen insanlar kafalarına göre sokakta insan deşer olmuşlardı. Artık monarşi vardı, payitaht vardı, korku vardı... Ya biri gelirse ve on yıllık savaşı tekrar başlatırsa? Herşey daha mı kötü olur yoksa direniş dünyayı canlandırır mı? Distopik ama bir o kadar romantik Gölge Dansı'na hoşgeldiniz.