caglayuce38's Reading List
5 historias
Matmazel Noir • yarı texting por isilsugultekinn
isilsugultekinn
  • WpView
    LECTURAS 1,557,887
  • WpVote
    Votos 5,176
  • WpPart
    Partes 1
Dedin ki; Işıkları kapa. Kim olduğunu bilmeyeyim. Ben siyah saçlarının arasında esen o hafif meltemim. * Aşkın geceye bulansın, Yalnızca bu seferlik, Matmazel Noir, Saçlarını sal parmaklarımın uçlarına. Rüzgar onu ilk gördüğünde ne olduğunu anlamadı, çözemediği biriydi, onun kendisini fark etmesini bekledi. Okulun yıldız çocuklarındandı, ancak O kız onu fark etmedi. Matmazel Noir ne saklıyorsun rüzgarında?
SONAT (KİTAP) por isilsugultekinn
isilsugultekinn
  • WpView
    LECTURAS 10,464,233
  • WpVote
    Votos 36,437
  • WpPart
    Partes 23
"Pençelerini çıkarmış bir Tilki. Aslanın karşısında ne kadar şansı olduğunu düşünüyor?" "Bir yerlerde birisi tam da senin verebileceklerini arıyor." ** "Çektiğim korkunç acı, yaşamdan geliyor. Benim erişebileceğim hiçbir durum yok. Kesin olan şu ki ben, uzun zamandır ölüyüm, çoktan intihar etmişim. İntihar ettirildim, demek istiyorum. Ölüme açlık duymuyorum, varlık olmaya açlık duyuyorum." "Antonin Artaud." Dedi kız ona bakarak. Yeşil gözler hayret karışımı bir ifadeyle ona döndü. ** İçine kapanık sadece müzikle ilgilenen bir kız, yeteneğini herkesten gizleyen soğuk ters bir erkek. Yeteneğin olduğu tarafta tehlike var.Tehlike çanları ikisi için de çalıyor. İkisi de kurban İkisi de müziğe sığınıyor. Bir harfin değiştirdiği adlara sahipler. Birbirlerinden oldukça uzak, uzak oldukları kadar yakınlar. ~ Bir kurbanın yoldaşı o kurbandan daha çok acı çeker. Friedrich Nietzsche
EON SONSUZLUK PİRAMİDİ por ozzie_dyler
ozzie_dyler
  • WpView
    LECTURAS 22,420
  • WpVote
    Votos 2,390
  • WpPart
    Partes 21
Yıllar boyu, dünyanın değişik coğrafyalarında farklı büyüler, öğretiler, iblisler ve cadılarla karşılaştı. Kadim dünyanın gizemlerine hakim olurken, sadece insan, hayvan ve bitkilerin yaşadığı zannedilen dünyada, iblislerin, dokunulmazların ve Tanrısal varlıkların da olduğunu ama sadece eğitimli gözler tarafından fark edildiklerini öğrendi. İyilik ve kötülük bir terazinin kefelerine konulmuş, esen rüzgara göre bazen biri bazen diğeri üste çıkıyor gibiydi. Ama şunu anladı ki, insanoğlu var olduğundan beri süren bu savaş asla bitmeyecekti. Dünya üzerinde tek insan kalana kadar devam edecek ama o tek insana sahip olmak için hala birbirlerini çiğneyen iblisler olacaktı. Tanrı'nın, insanı mı yoksa iblisleri mi sınadığını ise bilmiyordu. Çünkü görünen kısmıyla bu savaşın tarafları insanlar ve iblisler değil, insanlara sahip olmak için çabalayan iblisler ve bu amaçlarını gerçekleştirememeleri için oradan oraya koşan "ölümsüzlerdi". Bir Tapınak Şövalyesi olarak başladığı yolculuğa, kalelerde, savaş meydanlarında ve ihtişamlı şatolarda devam edecekken, bir insanın omuzlarına yüklenebilecek en büyük laneti yani "ölümsüzlüğü" kabullenip, iblisleri avlamak için dünyanın her yerinde dolaşan bir adamın, Jack Molay'ın hikayesi.
Unutulmuş: Türkiye por CrHPossitive
CrHPossitive
  • WpView
    LECTURAS 503,496
  • WpVote
    Votos 33,532
  • WpPart
    Partes 1
Kitabın başlangıç tarihi 12/09/2015. #1 Bilim kurgu **Dikkat! Parola Yayınevi ile yapılan anlaşma ile Unutulmuş: Türkiye iki ayrı kitap şeklinde basılacaktır. İlk on bölüm tanıtım amaçlı bırakılmıştır, kalan bölümler kaldırılmıştır** 21 Aralık 2012. Maya takviminin son günü. Çoğu kişinin bir şey olacağına inanmadığı, ufak bir kesimin ise dünyanın sonunun geleceğine inandığı o 'büyük gün'. Ben de çoğu kişi gibi o gün bir şey olacağına inanmıyordum. Daha fazla yanılamazdım... 21 Aralık gününün ilk saatlerinde Dünya'nın bir ülkesi hariç bütün ülkelerinde aynı virüs yayılmaya başladı. 21 Aralık günü ailemle birlikte sabah kahvaltısı yaparken, korku dolu spikerin söyledikleri bugün bile kulağımda. Spiker, gece saat 12'yi geçtikten sonra Dünya'nın bütün ülkelerinde aynı virüsün görüldüğünü söylemişti. Virüsün kim tarafından oluşturulduğu ya da tedavisinin olup olmadığı şimdilik bilinmiyordu. Bilinen tek şey virüsün, insanları birer zombiye dönüştürdüğüydü. Spiker o kelimeyi söylediğinde kendime hakim olamamış ve gülmüştüm. Keşke gülmeseydim... Haberler bittikten sonra ailemle şaşkın bir biçimde birbirimize baktığımızı hatırlıyorum. Haberlerde söylenilenler gerçek miydi? Yoksa bizim o harika medyamız oyuna mı gelmişti? Her şeyden önemlisi şimdi ne yapacaktık? Benim okula gitme saatim gelmişti. Anne ve babamınsa işe gitmeleri gerekiyordu. Bakanlıklar herhangi bir açıklama yapmadığına göre durum o kadar ciddi olamazdı. Sonunda hepimiz hazırlanarak evden çıktık. Keşke hiç çıkmasaydık...