kekhamnam
"Işığın hiç sönmediği, seslerin sınırları aşamadığı bir yer: Beyazın içinde kaybolmuş bir insanlık, bir numaranın ardına gizlenmiş kimlikler."
Her şey kontrol altındaydı. Zamanın bir başlangıcı yoktu, sadece kesintisiz bir devamı vardı. Duygular, sistemi yavaşlatan birer "yazılım hatası" olarak kodlanmıştı ve her sabah aynı robotik sesin komutuyla dünya yeniden başlıyordu: "Kod 120, uyan."
Sekiz bin gündür bu steril hapishanede yaşadığını sanan Kod 120 için gerçeklik, zihnine sızan tek bir rüyayla çatlamaya başlar. Beyaz tavanın yerini alan uçsuz bucaksız bir derinlik ve tenini ısıtan, daha önce hiç görmediği bir parlaklık... Sistem bu "sapmayı" bir tehdit olarak görürken, Kod 120 aslında çok daha büyük bir sorunun cevabını aramaktadır:
Biz kimiz ve neden buradayız?
Beyaz duvarların ardındaki karanlık sırlar birer birer uyanırken, Kod 120 hayatta kalmak için en tehlikeli oyunu oynamak zorunda: İtaat ediyormuş gibi görünürken ruhunu saklamak. Çünkü duyguların yasak olduğu bu kusursuz düzende en büyük isyan, sadece hissetmektir.