Miselissii
- Reads 1,788
- Votes 223
- Parts 5
Kendi diyarının başını eğmeyen, gururlu prensesi; kaderin fırtınalı yollarından geçip kendini Osmanlı sarayının o ihtişamlı ama bir o kadar da tehlikeli dehlizlerinde bulduğunda, bu taş duvarlar arasında neleri ateşe vereceğinden henüz habersizdi.
Karşısında ise devletin ağırlığını omuzlarında taşıyan, keskin zekâsı ve tavizsiz duruşuyla herkesin korkuyla karışık bir saygı duyduğu II. Bayezid vardı. İki farklı dünyanın taçlı başı aynı sarayda karşı karşıya geldiğinde, ne protokol kuralları geçerliydi ne de dillerdeki sırlar...
Bayezid'in o alaycı ve
her an sabrı sınayan tavırları, prensesin inatçı ve boyun eğmez ruhuyla çarpıştığında, sarayın koridorlarında kılıç seslerinden çok daha tehlikeli bir şey yankılanmaya başlardı: İki inatçı kalbin birbirine karşı verdiği sessiz savaş. Sarayın entrikaları arasında yükselen bu yasak çekim, ya bütün bir nizamı altüst edecekti ya da iki gururlu insanı birbirinin kollarında eritip tarihin akışını değiştirecekti.