En yeni
5 stories
Afşar de Rainshii
Rainshii
  • WpView
    Leituras 82,990
  • WpVote
    Votos 4,815
  • WpPart
    Capítulos 33
Doktor olduğum günü abim beni almaya çocukluk arkadaşı Girayla gelmişti hem arkadaşı hem komutanı. Kendisi bana abi demem için zorlamasıyla ona genelde abi diyordum ama bu durumun değişeceği kimsenin aklına bile gelmezdi. *Kitabın bütün hakları bana aittir çalınması kopyalanması durumunda dava açacağımız belirtmek isterim.*
MAHALLE 1 de zlemGndz4
zlemGndz4
  • WpView
    Leituras 3,190,262
  • WpVote
    Votos 94,621
  • WpPart
    Capítulos 29
(DÜZENLENİYOR!) +18 Kartal Karacahan 🦋🦅 Ecem Akar Devam Ediyor. Instagram @yazargunes20 TÜM HAKLARI ŞAHSIMA AİTTİR. İZİNSİZ (Ç)ALMA SÖZ KONUSU OLURSA İŞLEM BAŞLATILACAKTIR BÜTÜN KİTAPLARIM İÇİN AYNI İŞLEM YAPILACAKTIR!.
Acısı Dinmeyen İzler  de areliimss
areliimss
  • WpView
    Leituras 105,900
  • WpVote
    Votos 5,285
  • WpPart
    Capítulos 24
Altemur: "Askerim ben, ölüm şah damarımda daha yakın. Ölebilirim doktor." Alin: "O zaman peşinden bende ölürüm. Ölüm yokluğun kadar canımı acıtmaz Yüzbaşı." Daha küçük yaşlarda ruhu bedenini terk eden o kızdı Alin Kutseli. Hayatına giren insanların hepsinin acı dolu çıkışları olmuştu. Ancak bu sefer kaybeden olmak istemiyordu. Aşkta ve dostlukta kazanmak istiyordu. Peki kazanabilecek miydi? [Kitap ikinci bölüm ile akıcılığını kazanmıştır. İlk bölüm descendants of the sun dizisinden esinlenerek yazılmıştır.] Yeni Hikaye #1 Mutsuzson #1 Kaos #1
KODEX | RAFLARDA de RGAYEONEL
RGAYEONEL
  • WpView
    Leituras 3,550,193
  • WpVote
    Votos 99,704
  • WpPart
    Capítulos 35
Hafızanı kaybedersen düşmanına âşık olabilir misin? Karaca Yıldırım, ailesini kaybettiği kazadan aylar sonra iyileştiğinde teyzesinin yanına taşınır. Hayatına devam etmek için üniversiteye kaydolup güzel sanatlar bölümüne gitmeye başlar. Başlangıçta her şey iyidir. Onu çok seven bir teyzesi, samimi arkadaşları ve başarılı olduğu bir üniversitesi vardır. Ta ki geçmişinden gelen gizemli bir çocuk işleri karıştırana dek. Şimdi, her şey değişmiştir. Karaca artık ne arkadaşlarına, ne teyzesine ne de çok iyi bildiği hayatına güvenemez hale gelir. Sırlarla dolu Aram Alevyan, ansızın çıkıp geldiğinde Kar'ın hayatı tepetaklak olur. Artık geçmişten anılarla günümüzdeki hayatı iç içe geçmiştir. Karaca Yıldırım, gerçekten de sandığı kişi mi? Tabloların altına fiyakalı bir imza atan ressam öğrenci mi yoksa gerçek çok daha karanlık bir mahzende henüz çocukluğuna kazınmış bir gölge mi? Peki ya Aram? O, Karaca'nın neyi? Düşmanı mı? Peki, neden düşman olduğunu hatırlamıyorsa... Ona âşık olabilir mi?
KIŞ GÜNEŞİM de gunesveaygibi428
gunesveaygibi428
  • WpView
    Leituras 81,734
  • WpVote
    Votos 6,773
  • WpPart
    Capítulos 23
En can yakan yara, gönül yarasıymış meğer. Sevdiği kızın başkasıyla evlendiğini gören Yiğit Ali, yaşadığı yeri terk ederek Ankara'ya gider. Yıllar geçer ve Yiğit Ali, başarılı bir yüzbaşı olur. Fakat gönül yarası bir türlü geçmez. Tam her şeyden umudunu kesecekken, dünyalar güzeli Mihriban ile karşılaşır. Mihriban kardeşi Ege ile birlikte, değerli taş ticareti yapan Artem Volkov ve adamlarından kaçmaktadır. Volkov, taşlarını Mihriban'ın babasının çaldığını düşündüğü için onları aramaktadır. Kaçarken yolları Hakkari'ye düşer. Tevafuk bu ya, Yiğit Ali ve Mihriban karmaşık bir olayın içinde karşılaşırlar. Kader, onların kalplerinin iplerini kördüğüm ile birbirine bağlamıştır. Yiğit Ali'nin asla olmaz dediği şey olur ve Yiğit Ali, Mihriban'a aşık olur. (Tamamen kurgudur.) Derin bir nefes alıp verdim ve gözlerine baktım. "Yüzbaşı." Dedim. "Mihriban?" Dedi bana doğru eğilerek. Allah'tan masa küçük değildi. "Bak paramız yetmediği için öyle yaptık biliyorum yapmamamız gerekirdi bir daha yapmayız söz. Hem sizin aradığınız kadın da değilim ben. Rica ediyorum bizi bırakın gidelim." Dedim. Bu sefer kendimi iyi ifade ettiğimi düşünüyordum. Kendimden emin bir şekilde dik durdum. "Afedersiniz, yanlış anlaşılma olmuş. İsterseniz anı kalsın diye size hediyelik bir şeyler de verebiliriz Mihriban hanım." Dedi kollarını birbirine bağlayarak. Yüzünde anlam veremediğim bir gülümseme oluşmuştu. Ciddi olup olmadığını anlamaya çalışıyordum. Muhtemelen ciddidir dedim ve masadan destek alarak çabucak ayağa kalktım. "Hediyeye gerek yok iyi günler." Dedim ve hevesle kapıya doğru bir adım attım ki o an duyduğum yüksek ses yüzünden olduğum yerde kaldım. "Mihriban yerine otur!" Diye kükredi yüzbaşı. İşte bu ses tonu tam da binbaşı Özçelik'in sesine benziyordu. Hiç hoş değildi beni kandırması