En yeni
5 stories
Afşar (Düzenleniyor) by Rainshii
Rainshii
  • WpView
    Reads 83,701
  • WpVote
    Votes 1,877
  • WpPart
    Parts 8
Doktor olduğum günü abim beni almaya çocukluk arkadaşı Girayla gelmişti hem arkadaşı hem komutanı. Kendisi bana abi demem için zorlamasıyla ona genelde abi diyordum ama bu durumun değişeceği kimsenin aklına bile gelmezdi. *Kitabın bütün hakları bana aittir çalınması kopyalanması durumunda dava açacağımız belirtmek isterim.*
MAHALLE 1 by zlemGndz4
zlemGndz4
  • WpView
    Reads 3,258,931
  • WpVote
    Votes 132,533
  • WpPart
    Parts 70
(DÜZENLENİYOR!) +18 Kartal Karacahan 🦋🦅 Ecem Akar İlk 28 bölüm civarı güncellendi sonrası eski mahalle tekrar yüklendi eski tadıyla karşınıza efenim🥰 Instagram @yazargunes20 TÜM HAKLARI ŞAHSIMA AİTTİR. İZİNSİZ (Ç)ALMA SÖZ KONUSU OLURSA İŞLEM BAŞLATILACAKTIR BÜTÜN KİTAPLARIM İÇİN AYNI İŞLEM YAPILACAKTIR!.
+18 more
Acısı Dinmeyen İzler  by areliimss
areliimss
  • WpView
    Reads 108,686
  • WpVote
    Votes 5,351
  • WpPart
    Parts 24
Altemur: "Askerim ben, ölüm şah damarımda daha yakın. Ölebilirim doktor." Alin: "O zaman peşinden bende ölürüm. Ölüm yokluğun kadar canımı acıtmaz Yüzbaşı." Daha küçük yaşlarda ruhu bedenini terk eden o kızdı Alin Kutseli. Hayatına giren insanların hepsinin acı dolu çıkışları olmuştu. Ancak bu sefer kaybeden olmak istemiyordu. Aşkta ve dostlukta kazanmak istiyordu. Peki kazanabilecek miydi? [Kitap ikinci bölüm ile akıcılığını kazanmıştır. İlk bölüm descendants of the sun dizisinden esinlenerek yazılmıştır.] Yeni Hikaye #1 Mutsuzson #1 Kaos #1
KODEX | RAFLARDA by RGAYEONEL
RGAYEONEL
  • WpView
    Reads 3,640,718
  • WpVote
    Votes 122,992
  • WpPart
    Parts 55
HAFIZANI KAYBEDERSEN DÜŞMANINA AŞIK OLABİLİR MİSİN? Kazadan sonra teyzemin yanına taşınırken planım; üniversiteye devam etmek, ressam olmak ve ailemin anısını onurlandırmaktı. Yani en azından her şey mahvolana kadarki plan buydu. Ta ki 'o' gelene kadar. Geçmişimden gelen gizemli bir yabancı işleri karıştırana dek. Şimdi, her şey değişti. Müthiş güzel bir hayattan koparılıp zift kokan diyarlara sürüldüm sanki. Sırlarla dolu Aram Alevhan, gerçekleri fısıldarken kendi karanlığına çekti beni. Benim anılarım o karanlığın dibinde zincirlere vurulmuş, kilitli. Artık ne arkadaşlarıma ne de teyzeme güvenebilirim. Aynadaki aksime bile güvenemiyorum çünkü gördüğüm kişiyi tanımıyorum. Bu gözler bir yabancının gözleri sanki. Ben gerçekten sandığım kişi miyim? Sahi en eski anım ne benim? Peki Aram, o benim neyim? Düşmanım mı? Peki neden düşman olduğunu hatırlamıyorsam ona aşık olabilir miyim?
KIŞ GÜNEŞİM by gunesveaygibi428
gunesveaygibi428
  • WpView
    Reads 83,977
  • WpVote
    Votes 6,809
  • WpPart
    Parts 23
En can yakan yara, gönül yarasıymış meğer. Sevdiği kızın başkasıyla evlendiğini gören Yiğit Ali, yaşadığı yeri terk ederek Ankara'ya gider. Yıllar geçer ve Yiğit Ali, başarılı bir yüzbaşı olur. Fakat gönül yarası bir türlü geçmez. Tam her şeyden umudunu kesecekken, dünyalar güzeli Mihriban ile karşılaşır. Mihriban kardeşi Ege ile birlikte, değerli taş ticareti yapan Artem Volkov ve adamlarından kaçmaktadır. Volkov, taşlarını Mihriban'ın babasının çaldığını düşündüğü için onları aramaktadır. Kaçarken yolları Hakkari'ye düşer. Tevafuk bu ya, Yiğit Ali ve Mihriban karmaşık bir olayın içinde karşılaşırlar. Kader, onların kalplerinin iplerini kördüğüm ile birbirine bağlamıştır. Yiğit Ali'nin asla olmaz dediği şey olur ve Yiğit Ali, Mihriban'a aşık olur. (Tamamen kurgudur.) Derin bir nefes alıp verdim ve gözlerine baktım. "Yüzbaşı." Dedim. "Mihriban?" Dedi bana doğru eğilerek. Allah'tan masa küçük değildi. "Bak paramız yetmediği için öyle yaptık biliyorum yapmamamız gerekirdi bir daha yapmayız söz. Hem sizin aradığınız kadın da değilim ben. Rica ediyorum bizi bırakın gidelim." Dedim. Bu sefer kendimi iyi ifade ettiğimi düşünüyordum. Kendimden emin bir şekilde dik durdum. "Afedersiniz, yanlış anlaşılma olmuş. İsterseniz anı kalsın diye size hediyelik bir şeyler de verebiliriz Mihriban hanım." Dedi kollarını birbirine bağlayarak. Yüzünde anlam veremediğim bir gülümseme oluşmuştu. Ciddi olup olmadığını anlamaya çalışıyordum. Muhtemelen ciddidir dedim ve masadan destek alarak çabucak ayağa kalktım. "Hediyeye gerek yok iyi günler." Dedim ve hevesle kapıya doğru bir adım attım ki o an duyduğum yüksek ses yüzünden olduğum yerde kaldım. "Mihriban yerine otur!" Diye kükredi yüzbaşı. İşte bu ses tonu tam da binbaşı Özçelik'in sesine benziyordu. Hiç hoş değildi beni kandırması