swmsaw
Mardin'in en nadide mücevheri: Viyan Cevherizade. Herkesin uzaktan bakıp iç geçirdiği, ama kimsenin dokunmaya cüret edemediği yasak elma.
💎
Dışarıdan bakıldığında o, Cevherizade Konağı'nın etrafı koruma duvarlarıyla örülü, kibirli ve ulaşılamaz kızıydı. Kimsenin yüzüne bakmaz, kimseyle göz göze gelmezdi. İnsanlar bunu asaletinden ya da kibrinden sanırdı. Oysa gerçek, Viyan'ın ruhuna ve bedenine vurulmuş görünmez bir mühürdü.
Bir erkeğin tenine değmesi, Viyan için karanlığa düşmek demekti.
Bedeni, yabancı bir dokunuşa isyan edip bilincini kapatırken; Viyan çareyi kimseye ümit vermemekte, gözlerini yerden kaldırmamakta bulmuştu. O, cam bir fanusun içindeki "Seyirlik Bebek"ti. Dokunmak yasaktı, sadece izlenebilirdi.
Ta ki Agir Dervişoğlu, o fanusun camına elini yaslayana kadar...
Mardin'in hükümranı Agir, herkesin "buzdan prenses" dediği Viyan'ın gözlerindeki o saklı korkuyu gördüğünde, imkansız bir yangının fitilini ateşledi.
Dokunmadan sevmek mümkün müydü? Yoksa Agir, yanacağını bile bile o cama dokunup "Seyirlik Bebeği" uykusundan uyandıracak mıydı?