thrimboud adlı kullanıcının Okuma Listesi
8 stories
Stealing the Heart of a God by -skies-
-skies-
  • WpView
    Reads 444,563
  • WpVote
    Votes 19,579
  • WpPart
    Parts 53
Can the world's biggest player actually fall hopelessly in love?.... Well known in all the honey houses across the country and sought by multiple beautiful women, it is an understatement to say that Zhanshi is not short of affection. With his carefree, friendly, and flirtatious appearance, it's not hard to replace a lover when needed and it is easy for others to dismiss him as incompetent. However, contrary to how he behaves, Zhanshi is actually a meticulous man who would only bet when the odds are on his side. Thus, would this care free, fun-loving, careful man be willing to gamble everything, along with his life for one man. Note: Read 'Stealing the Emperor's Male Concubine' before reading this one
The Villainess's Great Revenge by JustVennabel_chan
JustVennabel_chan
  • WpView
    Reads 3,040,108
  • WpVote
    Votes 144,770
  • WpPart
    Parts 154
Lilith Esther Bailey. A woman who was shunned by most due to her arrogant and cold personality. Compared to her, most adored Evelina Skyler, her long time rival, than her. Evelina was a sweet young woman with a pure beauty that can only be found once in a century. Thus most sided with Evelina and deemed Lilith as the hateful villainess preying upon a weak lady. Even Lilith's own fiancee, Chase Casspan, left her for Evelina. Drowned with resentment and deep hatred, Lilith would often scheme and harras Evelina, however she would never have expected for things to escalate so much. Once one of the most influential and esteem noble ladies in the Sainthallian Empire, Lilith was now stripped of her noble status, damned with the title of a criminal, and was sentenced to be burned for her 'crimes'. Though her body died by the flames, her resentment lived even after her body burned to ash. As her soul was about to enter the afterlife, she was awakened by a woman's voice. This voice turned out to be the sacred Goddess that ruled over the realm that had pitied her. Lilith was given a second chance, not only that she was blessed with two blessings. One, her soul was to be reincarnated in the body of Angelina Skyler, the younger sister of Evelina. Two, she was given the ability of 'The Travelling Soul', which allows her to transport her soul to another's body and control them temporarily. With this, she vowed to seek vengeance and set things right! This time, she wouldn't be so foolish... ⚠️The image used as the cover isn't mine⚠️ (Hiatus? Not sure when next update cause very busy rn)
The god-chosen princess's only wish is die quickly (bırakıldı) by ilybikydlmbatobydht
ilybikydlmbatobydht
  • WpView
    Reads 1,087
  • WpVote
    Votes 117
  • WpPart
    Parts 4
Önceki hayatımda yaşadıklarıma dayanamadım ve evimdeki tüm hapları içerek intihar ettim. Öldüğüme kesinlikle emin olmama rağmen... Yeniden mi doğdum? Hem de eski hayatımda okuduğum 'Emperor's love for an ordinary shapeshifter' romanının içindeki tanrının en sevdiği çocuğun bedeninde? Prenses Beatrice kitapta sadece bir iki kere adı geçen ana karakterin kız kardeşi. O tanrı tarafından öyle kutsamalar almış ki herkes tarafından 'tanrının en sevdiği çocuğu' olarak adlandırılmış. Ancak bu kutsama değil, bu bir işkence! Beatrice aldığı kutsama nedeniyle tanrı onun ölme zamanı geldiğini düşünene kadar ölemiyor bile! Hey seni lanet tanrı, sadece öldür beni. Sadece çabucak ölmek istiyorum! *** Benim tarafımdan yazılmıştır çeviri falan değil, sadece bu tür novel başlıkları türkçeye çevrilince bana çok komik geldiğinden ingilizce yazmaya karar verdim. Umarım beğenirsiniz iyi okumalar.
Dracula by ClassicsTR
ClassicsTR
  • WpView
    Reads 10,812
  • WpVote
    Votes 786
  • WpPart
    Parts 28
İngiliz yazar ve akademisyen Sir Malcolm Stanley Bradbury'nin, "şimdiye kadar yazılmış en güçlü korku hikayelerinden biri" diye tanımladığı Dracula, hukukçu Jonathan Harker'ın Kont Dracula adında bir alıcının Londra'da satın almak istediği evin işlemlerini yapmak üzere Transilvanya'ya gidişiyle başlar. Jonathan, müşterisinin şatosunda dehşet uyandıran keşiflerde bulunur. Kısa bir süre sonra Londra'da da huzur kaçıran birtakım olaylar başlar. İçinde kimse olmayan bir tekne batar; genç bir kadının alnında gizemli bir işaret belirir, tımarhanedeki bir ruh hastası "efendi"sinin gelmek üzere olduğundan dem vurmaya başlar. Olaylar, uğursuz kont ve onunla savaşmayı göze alan bir grup genç arasında çatışmaya dek gidecektir. İrlandalı yazar Bram Stoker'ın, iki taraf arasındaki bu irade ve güç çatışmasını işlediği ve korku edebiyatının başyapıtlarından biri sayılan Dracula, yayımlanmasının üzerinden yüz yılı aşkın süre geçmesine karşın, bugün de aynı ilgiyle okunuyor. Yayınevi: Can Yayınları Yıl: 2013 Çeviren: Zeynep Bilge
Madam Bovary by ClassicsTR
ClassicsTR
  • WpView
    Reads 20,014
  • WpVote
    Votes 672
  • WpPart
    Parts 30
Madam Bovary, 19. yüzyıl Fransız kadınının kıstırılmış hayatını ve iç dünyasını oldukça şeffaf bir şekilde ele alırken, dönemin kadın erkek ilişkilerine de ayna tutan bir başyapıt. Vasat bir doktorla evlendikten sonra boğucu taşra yaşamı içinde sıkışıp kalan genç ve güzel Madam Bovary, mutsuzluğu bir kader olarak kabul etmeye razı olmaz. Büyük hayalleri, hayattan büyük beklentileri vardır; okuduğu romanlardaki tutkunun ve romantik fantezilerin özlemiyle yaşar ve aradığı ideal aşkı bulmak için çıktığı yolda hiçbir fedakârlıktan kaçınmaz. Madam Bovary'nin bu mücadelesini ve sürüklendiği çıkmazı anlatan roman, tutkulu bir hikâyenin gerisinde evlilik, cinsellik ve zenginlik kavramlarını sorguluyor. 1857'de ilk kez yayımlandığında büyük yankı uyandıran, toplumun din ve ahlak anlayışını sarstığı gerekçesiyle yasaklanmaya çalışılan Madam Bovary, 19. yüzyıl Fransası'nın ahlak anlayışına ve burjuva değerlerine karşı güçlü bir eleştiridir. "Şairler nasıl bahara şükran duyuyorsa, romancılar da Flaubert'e öyle şükran duymalıdır. Onunla her şey yeniden başlar." -James Wood- Yayınevi: İş Bankası Yayınları Çevirmen: Nurullah Ataç, Sabri Esat Siyavuşgil Yılı: 2006
Uğultulu Tepeler by ClassicsTR
ClassicsTR
  • WpView
    Reads 59,577
  • WpVote
    Votes 3,307
  • WpPart
    Parts 34
İngiltere'de XIX. yüzyılın ikinci yarısı, "Victoria Dönemi" olarak adlandırılan bu dönem, orta sınıfın yükselişini, gösterişli yaşamların moda oluşunu simgeler. Brontë kardeşler, kadının edebiyatla uğraşmasının hoş görülmediği bu yıllarda, önce bir erkek kimliğiyle şiirler, sonra kendi adlarıyla klasikler arasında yer alacak üç önemli romana imza atmıştır. Emily Brontë 1848'de öldüğünde dünya edebiyatının en güzel romanlarından birini, Uğultulu Tepeler'i bırakmıştır ardında. Bu Victoria dönemi romanı, kimine göre dünyanın gelmiş geçmiş en büyük aşk romanı, kimine göre her okunuşunda değişik tatlar veren çağlar ötesi bir eser, ya da insanın içine işleyen bir anlatımla dile getirilmiş uzun bir şiirdir. Ölümünden bir yıl önce bitirdiği Uğultulu Tepeler'deki kişilerin yalnızca hayal ürünü kişiler olmadığı, Brontë'nin çevresindeki gerçek kişilerden derin izler taşıdığı da bir gerçektir. Sevgi, kin, nefret, öç alma tutkusu gibi güçlü duygularla örülü bu gençlik öyküsü, patladı patlayacak bir cinsellikle doludur. Daha otuz yaşındayken veremden ölen, son derece duyarlı, hiç evlenmemiş bu genç kadın yazar, tüm canlılığıyla bu romanda vardır. Okuyanın yaşına, deneyimlerine ve duyarlılığına göre değişkenlik gösteren, farklı zamanlarda okunduğunda değişik tatlar veren, tekrar tekrar okuma isteği uyandıran bir başyapıt.