llftmnrksa0 adlı kullanıcının Okuma Listesi
10 stories
Alo! Polis İmdat (Texting)✓ by rumiys
rumiys
  • WpView
    Reads 7,146,495
  • WpVote
    Votes 350,216
  • WpPart
    Parts 52
İlker Abi: Polis ihbar hattını rahatsız etmeyi ne zaman bırakacaksın? İlker Abi: Senin kolundan tutup karakola getirince mi, yoksa dört duvar arasına tıkılınca mı? Başak: Hayır yaa! Başak: Ben değildim o, kuzenim yazmış abi benim telefonumdan.
KURALSIZ | KİTAP OLDU by gizzemasllan
gizzemasllan
  • WpView
    Reads 10,543,990
  • WpVote
    Votes 536,326
  • WpPart
    Parts 93
"Ben, kalbinde yaşayabileceğim birini hayatımda isterdim," dedim ve yemyeşil gözlerinin içine baktım. "Peki sen, sen nasıl birini isterdin hayatında?" Yeşillerini denize çevirdi, iç çekti. Sabırla bekledim dudaklarından dökülecek olan cümleleri. Uzun uzun baktı denize. Sabrımı sınamak istercesine uzun baktı hem de ve sonunda yeniden bana dönebildi. "Hiç kimseyi," dedi kendinden emin bir şekilde, afalladım. "Neden?" Sordum, kadehinde kalan şarabını bir kerede içti. Boşalan kadehe odakladı bakışlarını. Uzun uzun düşündü. Gözünün ucuyla bana baktığında yüz ifadesi düzdü ama gözlerini yine saklayamamıştı. Gözlerinden anlaşılıyordu kederli olduğu. "Çünkü ben kimseyi kalbimde yaşatamam," dedi, bu cümlenin ağırlığı altında ezilirken acıyla yutkundu ve ekledi. "Benim kalbimde bana bile yaşam yokken, hiç kimseye olamaz."
ÖTANAZİ OKULU(Kitap Oldu) by Maral_Atmc6
Maral_Atmc6
  • WpView
    Reads 7,836,909
  • WpVote
    Votes 193,333
  • WpPart
    Parts 18
Dilsiz bir kızın kalbi tüm kötülükleri kendisine çekiyordu. Hiçbir kalp bu kadar değerli olmamıştır. Yeşil, Ötanazi Okulu'na sürgün edildiğinde o yıllarda henüz bir çocuktu. Öz babasının onu nasıl bir yere mahkûm ettiğini bile bilmiyordu. Ötanazi Okulu, Amerika Birleşik Devletleri'ne bağlı olan Alaska'da açılmış karanlık bir okuldu. Bildiğiniz tüm o okulları unutun çünkü Ötanazi Okulunda öğretmenler ders vermiyordu. Her biri kendi dalında uzman bilimcilerdi ve oradaki amaçları bir okul dolusu öğrencinin üzerinde deneyler yapmaktı. Öğrenciler ise sıradan öğrenciler değildi çünkü her biri idam cezası almış mahkûmlardı. Okul onları satın alarak kendi deneylerinde kullanan karanlık bir girdaptan farklı değildi. Bir kez içine girince çıkmak mümkün değildi. Yeşil tüm o tehlikeli mahkûmların içinde göğsünde değerli bir kalple yaşamak zorundaydı. Herkes onun kalbini isterken kurtların içine atılmış bir kuzudan farklı değildi. Kalbini isteyenlerden biri de öz babasıydı. Babasının onun kalbi için okula tehlikeli bir suikastçı göndermesiyle, belki de tüm ezberler bozulmaya başlamıştı. Avcı'da her zaman bu kadar acımasız değildi. Özellikle ateşten kızıl saçları olan ve bir katile gülümseyen hasta bir kadını tanıyana kadar. Şimdi karar verme sırası ondaydı. Avını öldürmeli mi, yoksa korumalı mı? Sayfalar üzerinde konuştuğu bu dilsiz kadınla tam olarak ne yapmalıydı? "Kadın kandan korkuyordu, adam ise kan kokuyordu. Şimdi sen söyle; böyle bir durumda kadın özleyebilir mi ölüm kokan bir adamı?" dedim. "Kadın aptaldı adam ise kadına kör. Şimdi sen cevap ver; her şeye, herkese ve özellikle küçük bir kadına kör olan bir adam bekleyebilir mi kadın tarafından özlenmeyi?" diyerek bana cevap verdi.
3391 Kilometre by beyzaalkoc
beyzaalkoc
  • WpView
    Reads 27,583,154
  • WpVote
    Votes 1,485,773
  • WpPart
    Parts 47
''O gün, bana 'Sinemaya gidelim mi?' diye sordu. 3391 kilometre öteden, şehirlerce, denizlerce uzağımdan... Yanımdaki insanlar görmezken beni, o bana imkansız olduğunu bile bile 'Sinemaya gidelim mi?' dedi...'' Aylarca sesini duymadığınız, yüzünü görmediğiniz, dokunmadığınız, kokusunu bilmediğiniz, aynı sokaktan geçme ihtimalinizin dahi olmadığı, asla aynı fotoğrafın içinde bile bulunamayacağınız, sizden kilometrelerce denizlerce adalarca şehirlerce uzakta olan bir insana aşık olur muydunuz? Bunu, kendinize yapar mıydınız? Bu bir mesafe hikayesi! İki insanın, birbirlerini görmeden duymadan aylarca gece gündüz konuştukları ; birbirlerinin en yakını oldukları, ama birbirlerinden en uzakta oldukları, aralarındaki kilometrelere rağmen birbirlerine aşık oldukları bir mesafe hikayesi! Burası bizim gezegenimiz ve burada her şey anını bekler. Burası, bizim 3391 kilometrelik gezegenimiz... - ''Seni görmem için yanımda olmana gerek yok. Ben seni gözlerim kapalıyken de görebiliyorum. Zaten ben seni sadece gözlerim kapalıyken görebiliyorum...''
BEYAZ LEKE by asliaarslan
asliaarslan
  • WpView
    Reads 38,215,466
  • WpVote
    Votes 2,070,851
  • WpPart
    Parts 39
Yaşıyorduk, işkence çekiyorduk, idam ediliyorduk, köle gibi çalıştırılıyorduk, susuyorduk, çığlık atıyorduk ama hepsinin sonunda sesli ya da sessiz bir savaş veriyorduk çünkü seviyorduk. Şaşırtıcıydı, sevgi bazen bir savaş meydanının ortasında size uğruyordu. O an iki yolum vardı. Ya sevecektim, ya ölecektim. Sevmeyi seçtim. Onu sevmek de ölümü daima nefes gibi ensende hissetmekti. "En büyük savaşların ortasında kurak topraklardan bile bazen çiçek açar, bombalar etki etmez, kökleri sımsıkı tutunur. Bir bakarsın renkler canlanır, güzel kokar her yer. Sen bu çiçeksin diyemem, biz bu çiçeği temsil ediyoruz diyebilirim. Özgürlüğümüze." Bu kitapta geçen kişiler ve kurumlar tamamen hayal ürünü olup her ayrıntısıyla kurgudan ibarettir.
VÂYE by suveyda
suveyda
  • WpView
    Reads 3,478,987
  • WpVote
    Votes 211,075
  • WpPart
    Parts 69
Vâye: Nasip, kısmet. ••••• Ben Defne. 25 yaşında bir Psikoloji mezunuyum. Liseden sonra 1 sene üniversiteye hazırlandığım ve üniversitede de 1 sene alttan derslerimi veremediğim için bu yaşımda KPSS'ye hazırlanıyordum. Babam Ankaralı olduğu için ve babamın işlerinden dolayı Ankara'da oturuyorduk ama ben hem sınava daha iyi hazırlanacağımı düşündüğümden hem de biraz dinlenmek istediğimden dolayı anneannemin yanına Ordu'ya, küçük köyümüze gelmiştim. Dedem vefat ettiğinden beri kuzenim Ayça anneannemle birlikte burada yaşıyordu. Ayça liseden sonra üniversiteye gitmemişti ve evde nakış yapıp internet üzerinden satıyordu, oldukça tanınıyordu. Köyümüzde uzun süredir tek yaşayan yaşlı bir teyze vardı. Emine Teyze çocuklarından hiç hayır görememişti ve öldükten sonra evinin askeriyeye bağışlanması için bir vasiyet bırakmıştı. Emine Teyze birkaç ay önce vefat etmişti ve ev de askeriyeye bağışlanmıştı. Emine Teyze'nin vefatından bir süre sonra o eski ev restore edilmişti. Bugün de askeri bir manga köye, eğitime geliyordu. Muhtarın söylediğine göre bu manga teğmenlerden ve onları eğitecek bir üsteğmenden oluşuyordu. ••••• Final: 27.10.2020 🌸
Yıldızlar Şahidim by theruhsuz
theruhsuz
  • WpView
    Reads 953,507
  • WpVote
    Votes 36,641
  • WpPart
    Parts 25
"Seviyorum lan!" Kükreyişi kaldırımlarda değil, kalbimde yankılandı sanki. İçim titredi, beynim sarsıldı ama yinede yerime mıhlanmış gibi hissettim. "Var mı lan? Seviyorum. Suç mu?" dedi yağmurun altında ve bana iki adım yaklaştı. "Suç!" diye bağırarak karşılık verdim. "Ne zaman ya? Ne zaman değiştin sen? Ne zaman kabullendin, sindirdin de karşıma çıkıp böyle sözler edebiliyorsun?" Göğsüm hiddetle inip kalkıyor, yağmur sinirimi bozuyordu. "Suç Cihangir abi! Sen benim ağabeyim yaşındasın. Benim abim gibisin ya. Sen ne dediğinin farkında bile değilsin," diye bağırmayı sürdürdüm. Yüzüme yapışan saçlarımı öfkeyle savurdum ve yürümeye başladım. "Farkındayım." Kolumdan yakaladı ve beni hızla kendine çevirdi. "Lanet olsun ki farkındayım!" diye bağırdı. Hiddetle inip kalkan göğüs kafesine baktım. Diğer elini sertçe iki kez göğsüne vurdu "Ama gel de buraya anlat," dedi. Savurduğu yağmur damlalarıyla irkildim. "Seviyorum kızım seni." Başlangıç: 10.04.2020 Bitiş: 30.08.2020
GÖKÇEN by Loresimaa__
Loresimaa__
  • WpView
    Reads 61,821,632
  • WpVote
    Votes 3,117,464
  • WpPart
    Parts 60
"Masalda da gerçekte de kalbi olmayan bütün kızların adı Gökçen'dir..." . . . Kapak: @birkadehsevgi- 🦋🖤
SOKAK NÖBETÇİLERİ by asliaarslan
asliaarslan
  • WpView
    Reads 58,457,826
  • WpVote
    Votes 2,254,270
  • WpPart
    Parts 63
16 Mayıs 2021 güncellemesi: Bölüm yorumlarında fazlasıyla spoiler olabilir, eğer hoşlanmıyor ve keyif alarak okumak istiyorsanız yorumlara bakmayın. Bütün Sokak Nöbetçileri'nin gözleri benim üzerimdeydi, benim gözlerim ise onun turkuaz rengi gözlerinden ayrılmıyordu. Hepimiz yine bir amaç uğruna toplanmıştık. "Sokak çocuklarını her gördüğünüzde saçlarını okşayın," dediğimde gözlerim onun kumral saçlarına kaydı, alnına bir tutam saç düşmüştü ve her zamanki gibi dağınık, özensizdi. "Onları sevin, gülümseyin. Bir gün o çocukların büyüyeceğini ve karşınıza çıkacağını unutmayın." Hafifçe tebessüm ettiğimde canım hiç olmadığı kadar fazla yanıyordu. "Büyüdüm, büyüdün, büyüdük." Ona doğru bir adım attım ve başımı kaldırıp "Keşke hiç büyümeseydik," diye fısıldadım. "Keşke büyümeseydin. Keşke o sokaklara ait kalsaydık." Öfkeli değil, bıkkındı. Ruhsuz değil, tepkisizdi. Yalnız değil, kimsesizdi. "İçimi sokaklara çevirmenin bir yolu var mı?" diye sorduğunda sesinde ilk defa başkaldırı yoktu, vazgeçiş vardı. "Kendimi değil ama seni o sokaklarda yaşatıp gizlemek istiyorum."
YERE YAKIN YILDIZLARA UZAK. |RAFLARDA| by matmazelhayalleri
matmazelhayalleri
  • WpView
    Reads 4,136,196
  • WpVote
    Votes 123,334
  • WpPart
    Parts 26
Bir metro istasyonu, 14 rehin. Sınırlı yemek, Sınırlı su. Tuzak ve ölümler. Hayatta kalmak için neler yapardınız? Peki onlar ne yaptı? Bu oyununun sadece bir kazananı olacak, Ve herkes bir bir ölecek. Benimle bu oyunu oynar mısınız?