-
33 stories
MAHPERİ by murekkep1atesi
murekkep1atesi
  • WpView
    Reads 19,336
  • WpVote
    Votes 1,441
  • WpPart
    Parts 6
"Gülüşün," Diye fısıldadı kalın bir sesle. Elleri yanaklarımı buldu ve gözleri dikkatle siyaha dönen gözlerime kaydı. "Gözlerin," Ardından parmakları boynuma inerek soğuktan buz gibi olmuş tenime kaydı. "Şu tenin, Narin'im." Sıcak nefesi yüzüme çarparken sağ eli bu sefer göğsüme, tam kalbimin üzerine indi. Yeşil gözleri ateş gibi bana bakarken gözyaşlarım yanaklarımdan acıyla süzülüyordu. Şifayı fısıldar gibi, "Her parçan," dedi. "Her parçan içimdeki sevdanın en deli yanı." Yaşlar gözlerimden dökülürken boynum ona büküldü, kalbim onun için çarptı. Kılıç bunu anladı ve dudaklarında oluşan yorgun tebessümle baktı bana. "Yokluğuna zifirim ben." Dedi erkeksi bir sesle dudaklarıma doğru kapamadan önce. "Sensiz bırakma beni, Mahperi." (+18)
DEMİR ZAMBAK by Loresimaa__
Loresimaa__
  • WpView
    Reads 370,771
  • WpVote
    Votes 31,979
  • WpPart
    Parts 5
"Zambaklar en ıssız yerlerde açar, Ve vardır her vahşi çiçekte gurur... ⚜️🦅 Kapak tasarım; publlisherr ❤️
Bizim İçin Yazılmış by AzraIzguner
AzraIzguner
  • WpView
    Reads 24,333
  • WpVote
    Votes 3,773
  • WpPart
    Parts 6
"Ünlü oyuncu Ada Göktan'ın yeni dizisinde partnerinin Özgür Ozan Özaltan olacağı konuşuluyor. Bir buçuk sene önce ilişkilerini noktalayan ikiliyi yoksa yeni bir başlangıç mı bekliyor?" Kırık kalpler, yarım kalmış hikâyeler ve eskimiş bir defter. Plakçalarda dönüp duran o şarkı. Geri gelmeyen anılar, üzeri kapatılamayan yaralar, acı kahkahalar, kavgalar ve didişmeler... Ada Göktan, yürüdüğü her yolu kendi sahnesine çevirmiş bir kadındı. Işıklar onun üzerinde durur, ayağını bastığı yer daima zirve olurdu. Özgür Ozan Özaltan ise en dipten gelen, içindeki oyunculuk ateşine sarılarak yolunu aydınlatmış bir adamdı. Ada'nın doğuştan sahip olduğu ışığı kazanabilmek için türlü mücadelelerden geçmişti fakat dişiyle tırnağıyla kazıyarak ulaştığı noktada yaptığı bir hata, kariyerini düşüşe geçirmişti. Daha önce aynı projede rol alıp birbirlerine aşık olan ikili, ayrılıklarının ardından hiç yan yana gelmemişti. Fakat onlar için yazılmış bir senaryo, işleri epey değiştirecekti.
AŞKA DAİR VARSAYIMLAR by mariematisse
mariematisse
  • WpView
    Reads 3,908
  • WpVote
    Votes 455
  • WpPart
    Parts 8
Geçirdigi büyük bir kaza sonrasında yapayalnız kalan ve tek hayali günün birinde basarılı bir yazar olmak olan Güneş' in hayatı Uraz D. Karadağ ile geçirdiği bir günün ardından tepetaklak olur. Ona duyduğu sarsılmaz nefret gün geçtikçe alevlenirken yanı başından ayrılmamak zorundadır. Bir yandan yazarlığını sürdürürken diğer yandan kendisini bir anda yaz dizisi başrol oyuncusu olan Uraz'ın menajeri olarak bulur ve işler daha da karmaşıklaşır. Uraz D.Karadağ dünyaca ünlü bir basketbolcudur fakat geçirdiği bir sakatlık sonrası ve öncesinde verdiği bir söz onu bir yaz dizisi başrol oyuncusu yapar. Bununla birlikte Güneş'i ise etrafında tutmaktan başka bir çaresi yoktur. Ve geçmişten bu yana gerçekleşen birtakim olaylar ikisini de çemberin tam ortasına alıyordur. Yazılma Tarihi: 06/07/2023 Yayınlanma Tarihi: 06/12/2025 Bu isimle yazılan ilk ve tek kitaptır. Tüm hakları saklıdır.
Bir Turna Geçti by humeyraao
humeyraao
  • WpView
    Reads 54,014
  • WpVote
    Votes 7,035
  • WpPart
    Parts 9
"Eskiden, çok eskiden insanlar göç yollarını turnaları izleyerek bulurlarmış. Nerede su varsa, nerede toprak bereketliyse turnalar oradan geçermiş. Bir kervan bir gün sırtlarında çocukları, torbalarında tohumları turnaları takip etmişler günlerce, gecelerce. Ama yolun sonunda kuşlar ikiye ayrılmış. Biri doğuya gitmiş, biri batıya... Kervan durduğunda hangisi doğru yol diye sormuş içlerinden biri. En yaşlı olanda Turna kuşunun gittiği hiçbir yön yanlış değildir, sen hangi kuşun ardından yürürsen orası senin yuvandır artık demiş. Çok sevdiğim biri bana sen de öyle olacaksın demişti. Uçacaksın, kaçacaksın, kaybolacaksın ama sonra sana ait olan o çatının ucuna konacak birine yuva olacaksın demişti." Ben de şimdi yönümü bulmak için avuçlarımın arasında kalmış o tişörte bakıyordum. Bir turna olarak içimde birini yuvasız bırakmış olmanın çırpınışını duyuyordum. "Ben yolumu da yuvamı da bulmuştum aslında..." Boğazıma bir yumru oturunca içimdeki yüzlerce kuşun bağrışını duydum. "Sonra yolumu şaşırdım, yolunu şaşırttım. Yuvamdan oldum, yuvasından ettim. Şimdi tekrar yolumu bulmak, o yuvaya geri dönmek istiyorum." "Bir Mahalle Hikayesi."
PAYASLI by delusionslayer
delusionslayer
  • WpView
    Reads 69,517
  • WpVote
    Votes 5,289
  • WpPart
    Parts 11
Aldın bir güzelin âhını... Seni eli kanlı zalim bilen gelinin neden tüm dünyayı karşısına aldı? Ne uğruna? Neyin uğruna? Karşısına geçip sorsana! Acım dinmiyor, zihnim susmuyor... "Kimin uğruna, Ahra!" demeye dilim neden varmıyor?
BİZİ HATIRLATAN HER ŞEY by sulisindunyasi
sulisindunyasi
  • WpView
    Reads 26,230
  • WpVote
    Votes 3,653
  • WpPart
    Parts 13
Henüz çocukken kalpleri birbirine dokunan iki genç, yıllar sonra aynı futbol kulübünün çatısı altında yeniden karşılaşırsa ne olur? Feza, henüz yirmili yaşlarının başında, mesleğine tutkuyla bağlı, disiplinli ve başarılı bir diyetisyendir. Hayatı; kurallar, mesafeler ve profesyonellik üzerine kuruludur. Ancak kulüp, uzun süren sakatlığının ardından Dağhan Ulukan'ı yeniden kadroya kattığında, Feza'nın düzenli dünyası bir anda altüst olur. Bir zamanlar sahaların parlayan yıldızı olan Dağhan, kariyerinin en kritik dönemindedir. Feza ise işinde kendini kanıtlamak için, onun yeniden ayağa kalkmasında en önemli rollerden birini üstlenmek zorundadır. Yıllar önce yarım kalan hikâyeleri, şimdi yeşil sahaların gölgesinde, her bakışta yeniden yazılmaktadır. Ama geçmişin yankısı Feza'nın kalbinde hâlâ aynı uyarıyı fısıldar: "Aynı hatayı iki kez yapma. Sakın, Dağhan Ulukan'a kapılma."
GÖK KUZGUN by Piyamor
Piyamor
  • WpView
    Reads 11,662
  • WpVote
    Votes 1,149
  • WpPart
    Parts 16
Nazlı, bir gece yarısı kendi babası tarafından infaz edilmek üzereyken karanlığın içinden uzanan bir el onu hayata geri çeker. O el, en yakın arkadaşının abisi Yalvaç Zorlu'ya aittir. Nazlı'nın geçmişi sırlarla, kanlı bir hesaplaşmayla ve hâlâ nefes alan bir düşmanla çevriliyken yaşaması için tek seçenek vardır. Öldü gösterilmek. Gerçek kimliği devlet tarafından silinirken Ulusal Güvenlik ve İstihbarat Teşkilatı'na yerleştirilir. Orası hayatta kalabileceği tek korunaklı bölgedir. Yıllar sonra Nazlı artık teşkilatın siber güvenlik biriminde çalışmaya hazırlanan, kimsesizlerden ayrılmak üzere olan genç bir kızdır. Geçmişi arkada bırakabildiğini sanıyordur. Ta ki teşkilat ona yeni bir koruma atayana kadar. Karşısında duran isim, yıllar önce onu karanlıktan çıkaran adamdır. Yalvaç Zorlu, soğukkanlı, disiplinli, asker gibi hareket eden, kurallara bağlı bir uzman istihbaratçıdır. Nazlı'nın hayatını yeniden güvence altına almaya niyetlidir. Ancak sunduğu teklif, teşkilatın tüm dengelerini sarsacak cinstendir: "Evlenelim." Bu, kâğıt üzerinde, sadece kimliğini korumak, onu görünmez kılmak için tasarlanmış bir istihbarat stratejisi olsa da bazı kararlar sadece korumak için verilmez. Ve bazı duygular, yıllarca sessiz kalan bir sızı gibi büyür, en kritik operasyonda bile insanın kalbini hedef alır. Gök Kuzgun, teşkilatın yurt koridorlarında başlayan, karanlık bir geçmişin ateşinde sınanan; görev, sadakat ve tutkulu bir bağlılık üzerine kurulu nefes kesici bir istihbarat romanı.
AZAZİLİN İNİ by ebyide
ebyide
  • WpView
    Reads 990,154
  • WpVote
    Votes 61,565
  • WpPart
    Parts 19
Tesadüfün üç kurşunu vardır. İlk ikisinden kaçsan bile üçüncüsü tarafından vuruluyorsan, kaderin orada yeniden yazılıyordur. Bazen isabet eden bir kurşun, sıyıran iki kurşunun açabileceği darbeden fazlasını tek seferde açıp, hiç edebilir emeklerini ve kaderin doğan güneşi yakabilir tenini. Belçin Darya Tekin, bir gece vakti her zaman bildiği yollardan geçerken sonunun farklı olacağından, o gece kayan bir yıldızın tesadüfün ateşini yakacağından habersizdi. Hazar Cihangir Soykan, bir gece vakti ilk kez bilmediği yollardan geçerken sonunun aynı olacağından, o gece kayan bir yıldızın yaktığı tesadüf ateşinin onun ocağında söneceğinden habersizdi. Azazilin ini o gece Azazel'in kalbinde, bir kapının arkasında gizliydi. Belçin Darya, kuzeni ile eğlenmek için çıktığı gece o kapıyı aralamak ve ardındaki yabancıya yardım etmek zorunda kalırken, çevresi tarafından umutsuz gözlerle bakılan kaderi bir çift göze değince değişecekti. Hazar Cihangir Soykan'ın yolları, Belçin Darya'ya çıktı; denizde olmayan iz, onun gözlerinde saklıydı. Bir gece vakti kader yeniden yazıldı, gündüz tesadüfle yazılanı kabul etti.
BÜLBÜL by papatyakorusu
papatyakorusu
  • WpView
    Reads 196,329
  • WpVote
    Votes 16,279
  • WpPart
    Parts 24
*avareyim,asudeyim,yorgunum bilmiyorum,neden sana vurgunum? -bir mahalle hikâyesi- 18/05/2023 " Dökme yüzünü." dedi. Yüzüne vuran kızıl ateşlere bakarken gözlerinde kararlı bir ifade vardı. Kurşuni bulutlar, karşıdaki binaların silüetlerin üzerine yığılmışlardı ve akşamın alacasına güneşin son kızıllıkları karışıyordu. Hafif bir rüzgâr çıkmıştı. Sesi, bulanıklıktan uzak, net ve kendinden emindi. Hiç tereddütleri olmamıştı zaten. Şimdi oturduğumuz bu tenhalıkta, gözleri yerdeki ateşin kızıllığındayken düşen yüzümü, incinen kalbimi nasıl fark etmiş, nasıl sezmişti bilemiyordum. Beni şaşırtmaya devam ediyordu. Kemikli yüzündeki kararlı ifadeye baktım. Gözleri ateşten uzaklaşıp bana döndüğünde yanağında şimdi sakalların gizlediği yara izini ve sebebini düşünüyordum. Yaralar her zaman görünür değildi, olamazdı ama sanki onun yaraları gördüğümden daha derinlerde bir yerlerde gibi geliyordu bana. Gözleri, uysal bir kuştan uzak, gelip gözlerime ilişti. Bakışları karanlık bir orman gibiydi ama tekinsiz değildi. Alaz alaz bir ifade vardı. Hummalı, sert ve kendinden emindi. Kaşlarının arasındaki çukurlar inen akşamla karanlık çizgilere dönmüştü. Garip bir şekilde yanında kendimi hiç olmadığı ölçüde güvende hissettiğimi fark ediyordum. Bana bakarken gözünü bile kırpmıyor, bakışlarındaki bir şey beni gözlerimi kaçırmaya hatta buradan çıkıp ardıma bile bakmadan kaçmaya zorluyordu. Ama direniyordum. Ne gözlerimi mızrak gibi saplanan bakışlarından çekebiliyordum ne de koşup uzaklaşmaya derman bulabiliyordum. " Dökmedim." dedim inkar ederek, az önceki sözünü esasında kendime hatırlatmak için. Elindeki uzun çubukla ateşi karıştırırken tüylerimi diken diken eden ifadesini de çekip almıştı üzerimden. " Döktün. Ama sen yine de dökme yüzünü. O yüz, dökülecek yüzlerden değil."